Özet (TL;DR) @ 2018-11-23T16:46:58.000Z: ABD Başkanı Donald Trump'ın belki de tüm dünyaya ne kadar güçlü, akil, pragmatik ve vatansever bir kişi olduğunu göstermek için gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yaptığı bir dizi açıklama…



ABD Başkanı Donald Trump'ın belki de tum dunyaya ne kadar guçlu, akil, pragmatik ve vatansever bir kişi olduğunu gostermek için gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yaptığı bir dizi açıklama gerçekte tam aksine bir etki yarattı.

Trump'ın hareketleri son bir gundur sosyal ağlarda alay konusu olmaya devam ederken ABD başkanı sadece siyasi muhaliflerinin değil, aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti'deki ust duzey temsilcilerinin eleştiri oklarının hedefi oldu.

TRUMP 'IN ZAYIF NOKTASI BULUNDU

Beyaz Saray şu ana kadar belki de skandalı geçiştirmeyi umuyordu, ancak şimdi Kongre ve Senato uyelerinin Suudi Arabistan'a yonelik yaptırım kararı alma olasılığı iyice arttı. Trump'ın zayıf noktası bulunmuş oldu ve bu noktaya surekli ve acı verecek şekilde vurulmaya devam edilecek. Aslında ABD Başkanı soylediklerinde haklı, zira birden ahlak ilkeleri ve insani değerler ABD'nin aklına gelmişçesine Suudi Arabistan'la o yonden kavgaya girişmek muazzam bir aptallık olur.

Bu arada Trump'ın yandaşları birkaç yıldır rakiplerine Rusya ile kavga etmenin de çok verimli bir taktik ve strateji olmadığını anlatmaya çalışıyor, ancak gorunurde Trump'a zarar verme isteği, Rus nukleer silahlarından duyulan korkuya dahi ağır basıyor. Şimdi de Suudi Arabistan konusunda da buna benzer bir durumun ortaya çıkma şansı yuksek duruyor.

R İYAD AMERİKAN SİLAHLARININ DEVASA BİR ALICISI

Aslına bakılırsa ADB Başkanı'nın açıklamaları birkaç tezle ozetlenebilir. Birincisi Suudi Arabistan, ABD'nin Ortadoğu'da iyi bir ortağı, başka bir deyişle de Amerikan silahlarının devasa bir alıcısı konumunda. Trump, bu yakınlarda imzalanan ve Suudilere 100 milyar doların uzerinde silah satışını ongoren anlaşmayla gurur duyuyor.

İkincisi Suudi Arabistan'ın, petrol fiyatlarının ciddi bir şekilde duşurulmesi konusunda Trump'a buyuk yardımı oldu, dolayısıyla Trump'ın ifade ettiği gibi, bundan adeta tum dunya buyuk miktarda 'vergi indirimi' kazanmış oldu. Gerçi ABD Başkanı, İran'ın petrol ihracatını tamamen yok edecek muazzam bir yaptırım sozu verdi, uygulamadaysa bir hiç ortaya çıktı ve boylelikle Trump, herkesi yanıltmış oldu. Gelecekte buna benzer bir şeyin sonuç verip vermeyeceği bilinmiyor.

Üçuncusu de Trump, Suudi Arabistan'ı sert bir şekilde cezalandırma girişimlerinin petrol varil fiyatlarını 150 dolara kadar tırmandıracağını ve bunun 'Rusya'nın yararına' olacağını ima ederek, araya 'Rus tehdidini' dahi sıkıştırmayı başardı.

' TRUMP'IN EYLEMLERİ ABD'Yİ ÇOK AŞAĞILARA DÜŞÜRDÜ'

CNN'in haberine gore Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Senator Bob Corker, ABD Başkanı'nın Suudi Arabistan skandalıyla ilgili eylemlerinin 'ulkeyi çok alt seviyelere duşurduğunu' belirtti ve Beyaz Saray'dan durumla ilgili rapor istedi.

Bloomberg koşe yazarlarından Eli Lake, Washington'un şu anki yonetiminin çok yuksek olmayan profesyonel standartlarına rağmen her şeyin çok kotu geçtiğini yazdı. Lake, Trump'ın Suudi gazetecinin oldurulmesi ile ilgili "Belki de butun dunya sorumlu tutulmalıdır, çunku dunya kirli bir yer" ifadesinin, aslında 'madem dunya oyle bir yer, bir gazeteci eksik ya da fazla, ne fark eder' anlamına gelebileceği yorumunu yaptı. Gazeteci, ABD Başkanı'nın Riyad'ın Moskova ve Pekin'de yeni muttefikleri aramaya başlayabileceği (ve buyuk olasılıkla) bulabileceği yonundeki tum risklere rağmen, Suudi Arabistan yonetimine baskı yapmak için mukemmel bir fırsat kaçırdığını ifade etti. Bloomberg'e gore bundan boyle Riyad'a yonelik olası yaptırımlarla Senato ve Kongre ilgilenecek.

Demokrat Parti Hawaii senatoru Tulsi Gabbard ise, ABD Başkanı'nı sert bir dille eleştirerek, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan'ın yavru kopeği olmak 'Önce Amerika' demek değil" ifadelerini kullandı (orijinalde 'yavru kopeği' yerine aslında daha ağır bir ifade kullandı).

SUUD İ PRENSLER AMERİKAN EKONOMİSİNE ZARAR VERMENİN YOLUNU BULUR

Eğer ABD, Suudi Arabistan yonetimini iktidardan ya da yaşamdan yoksun kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakırsa, Suudi prensler Amerikan ekonomisine ve mali sistemine çok buyuk zararlar vermenin bir yolunu bulur: Suudi petrolunun dolar değil, altın, euro ya da yuan karşılığında satılacağını ilan etmeleri yeterli olur. Boylelikle ABD'nin mali gucunun kilit unsuru olan 'Petro-dolar sistemi' çokmuş olur.

Elbette ki Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi, 'Petro-dolar sistemine' yonelik çok daha mutevazı bir tehdit orgutlemeye çalıştığı için olduruldu, fakat Suudi yonetimi, başkalarının hatalarından ders çıkarmasını biliyor ve bu nedenle Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın alma konusunda aktif çaba sarf ediyor, ayrıca genel olarak Ortadoğu'da guvenilir bir ortak sıfatıyla bilinen Rusya ile yakınlaşmaya onem veriyor.

PETRO-DOLAR S İSTEMİNİN İSTİKRARI BİRÇOK HAYATTAN ÖNEMLİ

(C) REUTERS /

ABD'nin buyuk devlet yanılsamaları bir kenara, aslında Trump soylediklerinde haklı. Pragmatik Amerikan çıkarları bakımından Petro-dolar sisteminin istikrarı birçok insanın hayatından onemli. Fakat mesele şu ki ABD'li elit tabaka pragmatizmi unutmuş durumda ve kendi tartışılmaz buyukluğunun hayali dunyasında yaşıyor. Dolayısıyla kendi guçlerini bir kez daha ortaya koymaya çalışırken Amerikan mali sistemini çokertmeye hazır olacakları ihtimalini de dışlamamak gerekir. Boyle bir şeyin olmasınınsa dunyanın geri kalanına yarar sağlayacağı ortada.