Özet (TL;DR) @ 2018-11-21T22:58:00.000Z: ABD Kongresi’nin talimatıyla kurulan ulusal savunma stratejisi özel komisyonunun hazırladığı rapor, ABD’nin olası bir savaş durumunda kabul edilemeyecek kadar yüksek kayıplara uğrayabileceğini ortaya…
ABD Kongresi'nin talimatıyla kurulan ulusal savunma stratejisi ozel komisyonunun hazırladığı rapor, ABD'nin olası bir savaş durumunda kabul edilemeyecek kadar yuksek kayıplara uğrayabileceğini ortaya koyarken hukumet, olası bir nukleer saldırının sonuçlarını en doğru şekilde değerlendirmek amacıyla ihale açtı.
Son zamanlarda Amerikalılar, rakipleri tarafından gelebilecek nukleer saldırıda neler olabileceğinin uzerinde daha sık kafa yormaya başladı.
ABD Sağlık Bakanlığı, Ulusal Sağlık Enstituleri (National Institutes of Health) ve Ulusal Onkoloji Enstituleri'nin araştırmasına gore ulkede, atmosferde nukleer bir patlamanın meydana gelmesi durumunda halkın hangi dozda radyasyon alabileceğinin değerlendirmesini mumkun kılan etkili bir yontem yok.
Raporda, "30 yıl boyunca radyoaktif kalıntıların dozimetrisi alanındaki araştırmalar, nukleer testlerin Nevada, Kazakistan, Marshall Adaları'ndaki poligonlarda yapılan nukleer denemelerinin sonuçlarının değerlendirilmesi için kullanıldı. Ulusal Onkoloji Enstitusu'nun bu araştırmaları, ABD ve Rusya'nın deneyimlerini birleştirdi ve onlarca onemli bilimsel yayına dokuldu. Yine de birçok kilit yonle ilgili bilgiler ya yok, ya da erişilmesi yasak. Bunun da otesinde soz konusu araştırmaları tamamlayıp sonuçlarını yayınlayabilecek uzmanlar yok" ifadelerine yer verildi.
RADYASYON DOZLARININ TESP İT EDİLMESİNİ SAĞLAYACAK YÖNTEM YOK
Araştırmayı isteyenlere gore, araştırılmamış alanlardan bir tanesi de, bir kişinin nefes alırken ya da gıda ile birlikte maruz kalacağı radyasyonu belirlemede kullanılan dahili dozimetri yontemleri.
Buyuk bir kentin uzerindeki atmosferde nukleer patlaması olması durumunda, radyoaktif bir bulut ve olumcul çokeltiler devasa bir alanı kapsayacağı için bolgedeki su kaynakları kullanılmaz hale gelecek, bu nedenle patlamanın merkezinden çok uzakta yer alan kaynaklardan su içenlerin dahi yuksek dozda radyasyon almaları riski oldukça yuksek olacak.
Sonuçta buyuk devletlerin cephaneliklerinde bulunan nukleer cephane yeterince 'temiz' olsa da bu cephanelerin yerleşimi sık bolgelerde yoğun bir şekilde kullanılması, vucut içi radyasyona maruz kalan yuzbinlerce ve belki de milyonlarca kurban anlamına gelecek.
Geniş olçekli radyasyonlu bolgede acil servisler son derece ağır koşullarda çalışmak zorunda kalacak. Dolayısıyla etkilenenlerden her birinin hangi dozda radyasyon aldığını tespit edilmesini sağlayan yontem olmadan hastalara zamanında yardım edilmesini engelleyecek. ABD Sağlık Bakanlığı'nın uzmanlarının ifadelerine bakılırsa şimdiye kadar bu tur konularda ciddi çalışmalar yapılmadı. Issız poligonlarda yapılan nukleer denemeler sonlanınca bu yonde araştırmalara da ihtiyaç kalmadı.
ATMOSFERDEK İ PATLAMALARA YÖNELİK ARAŞTIRMALARA DÖNÜŞ
Uzmanlar nukleer patlamayı her ayrıntısına kadar araştırdı. 1963'te Soğuk Savaş'ın iki kutbunda da suda, havada ve yuzeyde yuzlerce kiloton ve onlarca megatonla ifade edilebilecek binlerce cephanelik test edildi. Bilim adamları ve ordu kapsamlı bilgiler elde etti, testlerle bu silahların guçlu ve zayıf yanlarını ortaya çıkardı, zarar verici etkenlere karşı korunma araçları yarattı. Nukleer bir bombanın neler yapabileceğini gosteren bu testler aslında Üçuncu Dunya Savaşı'nı onlemiş oldu.
Eski nukleer poligonların birçoğunda hala normal bir yaşam surebilecek ortam bulunmuyor. Örnek verilecek olursa Marshall Adaları'nda bulunan Bikini Atolu, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından uzun sure onlarca nukleer deneme için kullanıldı, bu ada 'Castle Bravo' olarak bilinen hidrojen bombası denemesine de ev sahipliği yaptı.
ABD'deki kaynakların verdiği bilgilere gore Castle Bravo, Amerikan nukleer testleri tarihinin en 'kirli' patlaması oldu. Uzunluğu 550 kilometreyi aşan uzunlukta ve yaklaşık 100 kilometrelik bir genişlikte bolge radyasyona maruz kaldı. Ruzgardan dolayı radyoaktif serpintinin hızla yayılması sonucunda, patlamadan 7.5 saat sonra, patlamadan 240 kilometre uzakta olan Rongerik Atolu'nde radyasyonda artış kaydedildi ve orada bulunan 28 ABD askeri, yuksek oranda radyasyona maruz kalıp acilen bolgeden tahliye edildi. Bir radyoaktif serpinti bulutu da, patlama merkezinden 170 kilometre uzakta Japon balıkçı teknesi Fukuru Maru'yu kapladı. Gemi murettebat uyelerinden her biri yaklaşık 300 X-ışını aldı ve hastalanarak engelli hale duştu. Geminin telsiz operatoruyse 6 ay sonra oldu. Bu olay Japonya'da ve dunyanın her yerinde toplu savaş karşıtı gosteriler dalgasını tetikledi.
N ÜKLEER SAVAŞ OLACAĞINI DÜŞÜNEN ABD'LİLERİN ORANI ARTTI
ABD hukumeti acaba neden şimdi atmosferdeki nukleer patlamaların sonuçlarıyla ilgili yeni araştırmalara ihtiyaç duyduğu sorusuna gelince, bu konu ilk başta Amerikalıların kendilerini ilgilendiriyor.
Geçen ekimde Washington'da bulunan Georgetown Üniversitesi'nden Prof. Matthew Kroenig, oğrencileriyle geleneksel yıllık anket yaparak nukleer bir savaşın şahidi olacaklarına inanıp inanmadıklarını sordu. 10 yıl once sorulan bu soruya oğrencilerin arasından sadece 2-3 kişi olumlu yanıt verirken son zamanlarda bu tur karamsar duşunceye kapılanların oranının yuzde 60'larda olduğu anlaşıldı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.