Özet (TL;DR) @ 2018-11-12 08:22:36.737834: 1977 yapımı korku filmi “Suspiria” yeniden çekildi. Berlin’deki bir dans okulunda yaşanan esrarengiz olayları konu alan film, ülkemizde önceki gün vizyona girdi. Filmde başrolleri paylaşan Dakota…
DAKOTA JOHNSON: iZLEDi ĞiM EN KORKUNÇ FiLM HABERLER!
◊ Dario Argento 'nun kult klasiği "Suspiria"nın yeni versiyonuyla beyazperdedesiniz. Orijinal filmi izlemiş miydiniz?
- Hayır, izlememiştim. Yonetmenimiz Luca Guadagnino'nun "Suspiria" için teklif getirmesinden sonra izledim ve favorim olan tum sinemacıların etkilerini o filmde gordum.
◊ Son d onemde korku-gerilim turunde filmlerle karşımızdasınız...
- İçinden geçtiğim bir donem mi, hayatımın farklı bir evresi mi bilmiyorum. Benim de aklımdan geçmezdi gerilim dolu filmlerin içinde yer almak. Şimdiyse bu turu çok seviyorum.
◊ Birka ç yıldır film ustune film yapıyorsunuz. Hangi noktada "oyunculuğum ve kariyerim açısından guvendeyim" diyeceksiniz?
- Yaptığım işte kendimi guvende hissetmiyorum, guvende hissetmek istiyor muyum onu da bilmiyorum. Çunku bu bilinmezliği, oğrenmeyi seviyorum. Bu işi yaparken hiçbir zaman yeterli olamayacağımı hissetmem, bu gerçeğin bilincinde olmam belki de kendimi daha guvende hissettiriyor.
◊ "Suspiria"da hikaye Berlin'deki saygın bir dans akademisinde geçiyor ve siz bir dansçıyı canlandırıyorsunuz. Bu film için dans etmeyi ve Almanca konuşmayı oğrenmeniz gerekmiş.
Hangisi daha zor geldi?
- Almanca konuşmak... Telaffuzumun kusursuz olmasını istiyordum, bu da çok fazla çalışmamı gerektirdi.
◊ Öncesinde dans eder miydiniz?
- Bale yaparak buyudum ben. Yine de bu film için çekimlerin 2 yıl oncesinden hazırlanmaya başladım.
◊ Neden?
- Ekspresyonist (dışavurumcu) dansta ham, işlenmemiş enerji dışa vuruluyor.
Balede yerçekimine meydan okurcasına her hareketi tuy gibi hafif ve guzel gostermek zorundasınız.
Bu dansta ise derin nefes alışverişi duyuluyor, sanki ruhundan sesler fışkırıyor. Şahsen bu dansı yaparken vucudumu ozgurluğune kavuşmuş hissettim.
Ayrıca profesyonel dansçıların vucutlarına saygıları bende hayranlık yarattı. Oysa şimdiki genç kızlar kendilerini sadece Instagram modelleriyle karşılaştırıyor, vucutlarına saygı duymuyorlar.
◊ Az once "Çekimlerden 2 yıl once hazırlıklara başladım" dediniz. Nasıl bir hazırlık surecinden geçtiniz?
- Önce kaslarla işe başladım. Vucudumu hayatı boyunca dans etmiş birinin vucuduna benzetmeye uğraştım. Çekimlere 6 ay kala en yoğun donemim başladı. Kanada'da başka bir film çekiyordum, "Grinin 50 Tonu"nun iki ve uçuncu filmini bitirmeye çalışıyordum, bir yandan da "Suspiria"ya hazırlanıyordum.
Bu arada uç film de ancak bu kadar birbirinden farklı olabilirdi. Çekimlere 2 ay kala tum dansçılarla tanışmak için İtalya-Varese'ye gittim. Orada gunde 6-8 saat durmaksızın koreografi provası yaptık. Onun dışında beslenmeme dikkat ettim, protein ve sebze ağırlıklı beslendim. Tum hafta çok az yiyor, cuma akşamları hamburger ile bir şişe şarap içiyordum.
Ş ARTLAR AYNI OLSA YİNE " GRİNİN 50 TONU"NU ÇEKERİM
◊ Chris Martin ile ili şkiniz hakkında soylemek istediğiniz bir şey var mı?
- Hayır yok! Teşekkurler sorduğun için (guluyor).
◊ D unyayı sarsan "Grinin 50 Tonu"nu sorayım. Geriye donup baktığınızda "Bugun olsa yine yapardım" diyor musunuz?
- O filmler benim için hem oğretici hem de eğlenceli bir deneyimdi. Sektor, kendim ve sette işbirliği yapmak hakkında çok şey oğrendim. Tekrar yapar mıydım? Eğer o donemki şartlar altında olsam yapardım, çunku o filmler kariyerimi çok farklı yerlere taşıdı. Dirençli olmayı oğretti. Şimdi yoluma engeller çıksa bile daha dirençliyim.
◊ İzlediğin en korkunç film hangisiydi?
- Haberler! Evet, haberler...
Cevabım bu!
TILDA SWINTON: BiZ OYUNCU DE ĞiL MODELiZ
◊ 1977 'deki ilk film tamamen korku turundeydi. Yeni uyarlama ise donemin politik, sosyal olaylarını da anlatıyor.
- Evet Dario Argento ile Luca Guadagnino'nun "Suspiria"sı arasında farklar var. Dario'nun filmi bir fanusun içindeki masal.
Donemin olaylarıyla ilgili herhangi bir his yansıtılmamış. Bu filmde fantezinin içine o donemin gerçekleri de eklendi. Çunku 1977 Almanya'sı oldukça ilginç bir donem, bunu izleyiciye gostermek istedik.
◊ Siz filmde uç ayrı karakteri canlandırıyorsunuz. Aynaya bakınca gerçek yuzunden eser gormemek nasıl bir his? Gerçi daha once de yaşadınız bunu ama...
- En sevdiğim şey! Fransız yonetmen Robert Bresson'un en buyuk hayranıyım diyebilirim. O, oyuncularına asla "oyuncu" demezdi, onlara "model" derdi. Çunku filmlerdeki gerçek insanlar onlar değildir.
EVET GAR İP GÖRÜNÜYORUM AMA BENİ RAHATSIZ ETMİYOR
◊ Tilda Swinton adı hem oyunculuğu, hem tarzı hem de gorunumuyle klişeden çok uzak, cesur bir kadın hissi uyandırıyor hep...
- Teşekkur ederim. İnsanların boyle guzel tanımlamalarını biraz utangaç ve çekingen karşılıyorum. Nasıl cevap vermem gerektiğini de bilmiyorum. Çunku benim cesaretim başkası için sıradan olabilir. O yuzden gerçekten ne soylemeliyim bilmiyorum.
◊ Farkl ı bir goruntunuz var. Çocukken ya da iş hayatınızda, gorunumunuzden dolayı rahat hissetmediğiniz anlar oldu mu?
- Belki Los Angeles için benzersiz bir gorunumum var ama ailemde herkes benim gibidir biliyor musun? Buyuduğum yerde de bana benzeyen çok kişi vardı. Oyunculuk yapmaya ilk başladığım zamanları hatırlıyorum. Çekimlere rimel surmeden gitmiştim, insanların yuzunde korku ifadesi gormuştum. Evet garip gorunuyorum ama bu garip goruntum beni rahatsız etmiyor. Seviyorum. Belki 11-12 yaşlarımda goruntumle bu kadar mutlu değildim. Yaşlanmanın bir guzel yanı da bu, garip goruntun bile rahatsız etmiyor artık beni.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.