Özet (TL;DR) @ 2018-11-11T12:26:40.000Z: Olası İstanbul depreminde en büyük risklerden birinin 'zemin sıvılaşması' olduğunu belirten uzmanlar, dolgu alanlara dikkat çekerek "Dolgu alanlarını doğa tekrar geriye alır" uyarısında bulundu.



Çevre

12:26 11.11.2018URL'yi kısaltın

Olası İstanbul depreminde en buyuk risklerden birinin 'zemin sıvılaşması' olduğunu belirten uzmanlar, dolgu alanlara dikkat çekerek "Dolgu alanlarını doğa tekrar geriye alır" uyarısında bulundu.

'Zemin sıvılaşması' suya doygun zeminlerde duzenli aralıklarla gerçekleşen sarsıntılar sırasında zeminin taşıma kapasitesini kaybederek uzerindeki binaların toprağa gomulmesine ya da yan yatmasına deniliyor. Turkiye zemin sıvılaşmasının ornekleri 1999 İzmit depreminde Golcuk'te yaşanmıştı.

(C) Fotoğraf : DHA

Jeofizik uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Gundoğdu, "Zemin etudunu gereken koşullarda yapmayan, jeofizik metotlarını kullanmayan, onlem almadan yapılan binalar risk altındadır" dedi.

"Yer altı su seviyesi yuksek olan yani dolgu alanlar zemin sıvılaşmasına çok açıktır" diyen Gundoğdu, "Bina yapılmadan once yapılması gereken etutlerde, onlem alınıp zemin iyileştirmesi yapılıp daha sonra bina yapılması lazım" diye konuştu.

DHA'ya konuşan Gundoğdu, yuksek katlı binaların nasıl inşa edilmesi gerektiğine dair yonetmeliğin yeni çıktığını belirterek, Turkiye'nin bu konuda epey geride olduğunu soyledi.

Zemin etutlerinde, zemin sıvılaşmasının çok onemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Gundoğdu, İstanbul'un sahil şeridinin tamamında risk olduğunu belirtti. Gundoğdu, "Zemin etudu yapılmadıysa, buna uygun yapılar yapılmadıysa ister bina, ister yol olsun son derece tehlike altında" ifadesini kullandı.

' 1766 DEPREMİNİN TEKRARI OLACAK'

(C) AA /

Gundoğdu, olası bir İstanbul depremi konusunda, "Yıkıcılığı çok daha fazla olacak. Şiddeti 7.5'a yakın olacak ve yuksek hızda geleceğini duşunuyoruz. Silivri civarında kırılmasını bekliyoruz. Marmara Denizi'nin son 3 senedir aktivitesi değişti. Butun bunlara baktığımızda Silivri'den İstanbul'a doğru kırılacak olan 1766 depreminin tekrarı olacak. Bunu da hesapladık, 7.5 artı- eksi 2 diye soyluyoruz. Depremin şiddeti 7.5 buyukluğunde olacaksa Endonezya depremindeki gibi her şey olabilir" diye konuştu.

İnşaat Muhendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna ise, "Deprem anından suya doygun zeminlerde, tekrarlı titreşim hareketlerinde zemin taşıma kapasitesini sıfırlar. Sıfırladığı anda, uzerindeki yapı da oturma ya da yana doğru yıkılma soz konusu olabilir. İstanbul olçeğinde genelde sahil bantlarımızda sıvılaşma riski olan bolgelerimiz var. Buralarda da yapılarımızı buna gore projelendirmemiz gerekiyor" dedi.

' SAHİL BANDINDAKİ YOLLARIMIZ RİSKLİ&

Zemin sıvılaşmasının 1995 yılındaki yaşanan Kobe depremiyle ilk kez incelenmeye başlandığını soyleyen Suna, şoyle devam etti:

"Sıvılaşma çok dikkate alınması gereken bir olay. Zemin değerlendirme raporlarında eğer o parselde bir sıvılaşma riski varsa ona gore onlem alınarak inşaatın yapılması isteniliyor. Kurumlar da zaten buna gore projelerini kontrol ederler. Ama eski yapı stokumuzun buna gore yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerekiyor. Bizlerin ısrarla soylediğimiz İstanbul'daki yapı stokunun zemin durumlarının ve zemin ustundeki yapı durumlarının incelenmesi gerekiyor."

Suna, zemin sıvılaşmasının ise şoyle ozetledi: "Zemin taşıma kapasitesini sıfırlar. Tekrarlı titreşim hareketinde yani bir deprem hareketinde zemin joleye doner. Jolenin bir taşıma kapasitesi yoktur. Bu çok kısa bir sure içerisinde oluşur. Sarsıntı hareketi bittiği zaman tekrardan eski haline doner."

Suna, "Olası bir depremde tsunami olursa sahil bandındaki yollarımız riskli. Bunlarda bir takım goçmeler, yarılmalar olacak tabii ki. Bunlara karşı, deprem bittikten sonra bizim yan kaçış yollarına ihtiyacımız var. Toplanma alanı kadar İstanbul içinde deprem sonrasında acil kaçış yollarına ihtiyaç var" dedi.