Özet (TL;DR) @ 2018-11-10 08:20:24.550654: 16 yaşında şöhret basamaklarını tırmanmaya başladı. Geçen 26 yılda yıldızı parladığı dönemlerde hep bir yolunu bulup ortadan yok oldu. Tam unutuldu derken küllerinden yeniden doğdu. Şebnem Dönmez,…
26 y ıldır hayatımızdasınız. Zirveye çıktığınız donemlerde hep bir anda ortadan kayboldunuz. Bu gelgitlerin nasıl bir hikayesi var?- Benim hayatım kendini yeniden, yeniden ve yeniden doğurmakla ilgili. Hep bir doğum sureci. Hep bir donuşum. Mukemmel olmayan hali donuşturme yolculuğu. Ama nihayetinde eşsizliği ve mukemmelliği yaşamanın hikayesi bu.
Neden stabil kalam ıyorsunuz?
- Kiminin hayatının merkezi paradır, kiminin ailedir, koklenmedir, kimininki kariyerdir, şohrettir. Benim ilgimi çeken de kendimi geliştirmek. Planladığım bir şey değil. Boyle olageldi.
Kariyerinizi o kadar da onemsemiyorsunuz oyleyse...
- Benim için hayatın tek amacı kariyer olsa onu surekli katlayarak ileri gotururdum. Bu laftan kariyeri onemsemediğimi çıkarmayın. Ama benim her şeyle kurduğum farklı bir ilişki var.
Ne gibi bir ili şki bu?
- Kalbim bir şarkı soyluyor. Çok şukur ki o şarkıyı duyabiliyorum. O şarkı beni nereye goturuyorsa oraya gidiyorum. "Hadi şimdi çok çalışacağız" diyor, tum varlığımla orda oluyorum. Sonra o şarkı, dunyada herhangi bir yer adı soyluyor, "Hadi oraya gidelim" diyor, planlıyor ve zamanı gelince gerçekleştiriyorum. İşte ben bu dansla besleniyorum.
G orunenin otesinde de bir varlığım var
D onem donem saçlarınızı kısa kestirdiniz. "Mutsuz kadın saçıyla oynar"
denir. Mutsuz bir donemden mi geçtiniz?- Saçlarım 'Medcezir' dizisinin
olduğu donem sarıydı ve feci şekilde yanmıştı. Dizi bittikten sonra saçlarımı
kestirip kendi rengine bırakmak istiyordum. Avustralya yolculuğu planlamıştım,
uzun sure donmeyecektim. Orada yaşayan Chanel diye bir arkadaşım var, aşık
olduğu adam birdenbire kayboldu ve bedeni hala bulunamadı. Chanel'in saçları
rastaydı. Bu kaybın yaşandığı donemde benden evvel saçlarını kazıtmıştı.
Yolculuğa çıkarken onunla konuştuğumda, "Sıfıra vurdurmak içsel olarak bir
donuşum yaratıyor" demişti. Hem saçlarım çok yıprandığından hem de onun
deneyiminin etkisiyle seyahate çıkmadan once saçlarımı uç numaraya vurdurdum.
T urkiye'nin en guzel kadınları listelerinde ilk sıradaydınız. Guzellikle ilişkiniz şimdi nasıl?
- Bu, benim için buyuk bir anlam ifade etmiyor. 12 yaşından beri hem ailem hem çevrem bana guzel olduğumu hissettirdi. Bense hep kendimi besleyip başka noktalara gitmek isteyen biri oldum.
Ya ş aldıkça korkmadınız mı?
- 30'ların ortasında kırışıklıklar başlayınca "Ne olacak" diye duşundum. Arkadan yeni isimler geliyor, acayip acımasız bir rekabet ortamı var. Bu yuzden birkaç sene kimseye çaktırmadan buhranlı geçti. Ama sonra "Ben bundan çok daha buyuk bir şeyim" dedim. Gorunenin otesinde de bir varlığım var. Bunun farkındalığıyla bir karar verdim. Kaç yaşına gelirsem geleyim; 60 yaşında da, 70 yaşında da guzel olacağım. Guzellik bence bir karar meselesi, içten gelen bir hissediş.
İ şi bilip işe gitmeyenlerdenim
' Çakallarla Dans 5' bu hafta vizyona giriyor. Orada sizi nasıl bir
karakterde goreceğiz?- 90'lı yıllarda Kemancı Bar'a takılan 'Marjinal
Mujgan' isimli bir karakter. Rock'n roll takılıyor. Çocuk yapacağı birini
arıyor. Şevket Çoruh'un oynadığı Gokhan karakteriyle tanışıyor. Bir gece
birlikte oluyorlar ve Mujgan ortadan kayboluyor. 18 yıl sonra boyu kadar
kızıyla ortaya çıkıyor. Eğlenceli bir film oldu.
Siz ne kadar rock 'n roll ruhlusunuz?
- Bilmem. Tam olarak oyle hissetmiyorum. Rock'n roll, klasik, geleneksel, çocuksu... Hepsinden biraz biraz var.
Peki filmden yola çıkarak sorayım, çok çakallıklarla karşılaştınız mı?
- Tatlımmm! Bu şehirde yaşarken çakallarla karşılamamak enteresan olurdu.
Siz ne kadar çakalsınız?
- Ben işi bilip işe gitmeyenlerdenim.
Nas ıl?
- Sezgilerim kuvvetli. Bir çakalı 150 metreden tanıyabilirim. Bana çakallık yapıldığında ofkelenme modundan da artık çıktım. Bunu gorup hiç enerjimi vermeden oradan yavaş yavaş uzaklaşıyorum.
Kanal D 'de 'Yeni Bir Ben' isimli programınız devam ediyor. Programda nasıl bir yerde duruyorsunuz?
- Kadınların donuşmek için geldikleri bir program. Beni çeken de bu oldu. Tuvana Buyukçınar ve Raşit Bağzıbağlı'yla birlikteyiz. Onlar modacı, teknik yerlerden işe yaklaşıyorlar. Ben bir oyuncu olarak orada sadece kıyafetleri yorumlamıyorum. Kadınların dış gorumuyle birlikte içten donuşumu konusunda yarışmacıları cesaretlendirmeyi amaçlıyorum.
Ç ok istersem bir çocuk evlat edinebilirim
A şkla ilgili geldiğiniz nokta ne? - Benim vereceğim cevaplar sıkıcı
olur Hakan!
Olsun...
- Kendini sevemeyen birisinin başkısını sevemeyeceğine inanıyorum. Yani diyorum ki aşk denen hikaye kendinden başlıyor. Kendini sevebilme kapasitenden... Sevgiyi formlar otesi bir yerden algılayabilen kişi gerçek aşkı bilebilir gibi geliyor bana. Aşk dediğimiz şey biriyle birlikte olmaktan çok daha buyuk bir hal. Amma velakin kastettiğin noktadan baktığımda şoyle soyleyebilirim; kendimi içinde hayal edebileceğim birliktelik, koşulsuz sevgiyi tam olarak yaşayabileceğim bir ilişki olabilir.
Ş imdi oyle biri var mı?
- Yok. Çunku ne istemediğimi iyi biliyorum.
Nedir istemedi ğiniz?
- Ne bileyim, bu o anda beliren bir şey. Anlatması zor.
Ç ocuk sahibi olmak istiyor musunuz?
- Şoyle bir şey gozlemledim, aynı yaşta olduğum birçok kadın arkadaşım, biyolojik zamanları geldiği için, annelik duygusunu tatmak için, omur boyu surmeyecek ilişkilerinde çocuk yaptılar. Ben yapmadım. Bir çocuğum olursa babasıyla beraber buyutmek istedim. Çocuk yapmak insanın başına gelen bir şey bence. Benim başıma gelmedi. Bununla ilgili bir pişmanlık hissi yaşamıyorum. Çunku benim için hep gidilecek yerler, yapılacak işler vardı. İlgim hep donuşmek ve donuşturmek uzerineydi. Ama çok istersem, bir çocuk evlat edinebilirim. Bunu yaşayarak goreceğiz.
Sevgi haznem gittik çe buyuyor
40'lı yaşların insanın kendini keşfiyle ilgili bir donum noktası olduğu
soylenir. Siz bu sureçte kendinizle ilgili nelerle yuzleştiniz?- 40'lı
yaşlarda sevgi haznem buyuyor. Bu sevebilme gucu kendi kendini yaratan bir
şey. İçsel dinamonu hareket ettirip kendinden enerjini almaya başladıkça
nerede yaşadığının onemi de kalmıyor. İçinde saf, naif ve zengin bir hayatın
olunca kalbin neredeyse evin de orası oluyor. Öyle hissediyorum. Bir berraklık
var. Kendi istediğim sularda ve istediğim yerlerde geziniyorum. İstemediğim
hiçbir şeyi yapmıyorum. 40'lı yaşların ozeti bu benim için.
Bu uyanışın sebepleri arasında merak sardığınız yoga ve meditasyon var mı?
- Umarım uyanmışımdır. Yoga ve meditasyon sonradan merak sardığım bir şey gibi gorunuyor ama bu ruhsallık ve varoluşun hayatımda bir mesele haline gelmesi 19-20 yaşlarıma tekabul eder.
M uzik dinlemek kadar şarkı soylemekten de zevk alıyorum. Hatta ayda bir- iki kere sevdiğim yerlerde sahne bile alıyorum. Aralık ayında Teşvikiye Divine'da ve Karakoy Opps'ta sahneye çıkacağım.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.