Özet (TL;DR) @ 2018-11-09T22:12:00.000Z: Cemal Kaşıkçı olayı ile ilgili neredeyse her gün farklı söylenti ve iddialar dile getiriliyor. Peki bunların hangileri doğru hangileri uydurma? Kaşıkçı olayı, uluslararası kamuoyunda ve özellikle…



Goruş

22:12 09.11.2018(Guncellendi 22:48 09.11.2018) URL'yi kısaltın

Cemal Kaşıkçı olayı ile ilgili neredeyse her gun farklı soylenti ve iddialar dile getiriliyor. Peki bunların hangileri doğru hangileri uydurma? Kaşıkçı olayı, uluslararası kamuoyunda ve ozellikle Batı'da buyuk bir yankı uyandırdı.

Suudi Arabistan yonetimi Batılı liderler tarafından sert eleştirilere maruz kaldı. Ama bu eleştirilerin henuz somut bir sonucu olmadı. Peki olacak mı?
Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan TÜRKSAM Başkanı Ahmet Gencehan Babiş, şu değerlendirmelerde bulundu.

Olaya ili şkin pek çok soylenti ve iddia soz konusu. Bu konuda sizin goruşunuz nedir? 

''Bu eylemin ne şekilde gerçekleştiği, kurulan araştırma ve inceleme komisyonunun nihai raporunda belirlenip açıklanacak. Ama soz konusu olayla ilgili şu ana kadar yapılan açıklamalara, sinyallere, ipuçlarına baktığımız zaman bunun anlık bir provokasyondan ziyade planlı ve organize bir şekilde işlenen bir eylem olduğu karşımıza çıkıyor. Öte yandan bazı adli tıp uzmanlarının Suudi Arabistan'dan geldiği gibi bazı tespitler var. Ama yine de olay hakkında derinlemesine bir değerlendirme yapmak için, komisyon tarafından yerine getirilen incelemeleri içeren nihai raporu gormek daha isabetli olacaktır''.

Bu olay uluslararas ı kamuoyunda ve ozellikle Batı'da buyuk bir yankı uyandırdı ve Suudi Arabistan yonetimi Batılı liderler tarafından sert eleştirilere maruz kaldı. Peki sizce bu eleştirilerin somut bir sonucu olacak mı?

''Batılı medyada bu olayla ilgili çok ciddi bir tepki soz konusu. Gerek Trump'ın gerek Macron'un bazı açıklamaları, Suudi Arabistan'ın bir bedel odeyeceğine ilişkin bazı demeçleri barındırıyor. Ama bunların ne kadarı hayata geçirilebileceği soru işareti. Çunku ABD ve Suudi Arabistan arasında son sureçte artık çok ust noktalara çıkan bazı ticari anlaşmalar var. Özellikle silah konusunda Trump'ın son Riyad ziyareti ve sonraki sureçte 100 milyar doları geçen bir anlaşma hayata geçirildi. Ve halihazırda Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu politikası, İran'a karşı Korfez ulkelerini ve başta da Suudi Arabistan'ı onceleyen bir politika barındırmakta. Tabi ki Trump yonetiminin İsrail ile olan yakın bağlantılarının da bunda etkisinin olduğunu soyleyebiliriz. Dolayısıyla soylem olarak evet, bir tepki var, ama bu soylem reel politikaya donecek mi - buyuk bir soru işareti.

Öte yandan Suudi Arabistan, gerek insan hakları gerek ozgurlukler noktasında ciddi sıkıntıları olan bir ulke. Yalnız bu, uluslararası kamuoyunun gundemine çok fazla gelmiyor. Çunku Suudi Arabistan, belli ticari anlaşmalarıyla bunları tabiri caizse tazmin edecek şeyler yapıyor ve bu yolla bu kısıtlamaları ve bunlar uzerindeki baskıları engellemeye çalışıyor''.

(C) REUTERS /

Hatta bir bas ın toplantısında Donald Trump, Cemal Kaşıkçı'nın Amerikan vatandaşı olmadığını, sadece ABD'nin ikamet iznine sahip olduğunu, olayın da Amerika'da değil Turkiye'de işlendiğini soyleyerek olayın doğrudan ABD'yi ilgilenmediği gibi ifadelerde bulundu. Ama bu konuda Amerika'nın çifte standartlı tutumu soz konusu. Çunku bir taraftan Amerika, Cemal Kaşıkçı noktasında sadece ikamet izni var gibi bir ton benimsiyor. Diğer taraftan ise, mevzu Fethullah Gulen'in iadesi olunca, onun ikamet izninin kendisi için bir kalkan olarak kullanılması gibi bir durumu soz konusu.

''Kaşıkçı olayı evet, Turkiye'de gerçekleşti. Ama 15 Temmuz darbe girişimi de Turkiye'de oldu ve Fethullah Gulen'in de Amerika'da sadece bir ikamet izni var. Kaldı ki ABD'nin, bir muttefik olarak Turkiye'ye Fethullah Gulen'i iade etmesi, ABD ile Turkiye arasında azalan guvenin inşası açısından ilk adım olacaktı. Ama şu anda bununla alakalı bir emare yok. Aslında bu durum ABD'nin, ikamet izni ve ikili ilişkiler konusunda çifte standartlı politikaları benimsediğine dair açık gostergesidir''.