Özet (TL;DR) @ 2018-11-10 08:04:23.935285: Sonbahar hüzün mevsimi olarak bilinir. Hele bir de aylardan kasımsa... Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayanlar için her 10 Kasım hüznün en yoğun yaşandığı gündür. Zira 10 Kasım, topraklarını işgalcilerden…
Anadolu Ajansı, ntv.com.tr
09.11.2018 - 17:36 10.11.2018 - 02:35 Son Guncelleme : 10.11.2018 - 02:35
1881 yılında Selanik'te dunyaya gelen Mustafa Kemal, 1895 yılında Harp Akademisi'nden kurmay yuzbaşı olarak mezun oldu. Önce Şam'daki 5'inci Ordu'da, iki yıl sonra ise Makedonya'daki 3'uncu Ordu'da gorev yaptı. Mustafa Kemal, 1909 yılında İstanbul'daki 31 Mart Vakası'nı bastıran Hareket Ordusu'nda gorev aldı.
İtalya'nın 1911 yılında Trablusgarp'a asker çıkarmasının ardından Tobruk'a gonderildi. Buradaki gorevinde de başarılı olan Mustafa Kemal, binbaşı rutbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı'na katıldı. Edirne'yi Bulgaristan'dan geri alan kolorduda gorev yaptı.
Birinci Dunya Savaşı sırasında 19'uncu Tumen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı'na katıldı. Gelibolu'da duşmana geçit vermeyen Turk ordusunu yoneten Mustafa Kemal, "Anafartalar kahramanı" olarak un kazandı.
1916 yılında Doğu Cephesi'ne Kolordu Komutanı olarak atanan Mustafa Kemal, generalliğe yukseldi. Rus saldırılarının berteraf edilmesini sağlayan Mustafa Kemal, Bingol ve Muş'u duşmandan geri aldı.
Bir yıl sonra ise Filistin ve Suriye'de gorevli 7'nci Ordu Komutanlığı'na atandı.
Birinci Dunya Savaşı'nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'a dondu.
Anadolu topraklarını duşman işgalinden kurtarmak için gizli planlar yuruten Mustafa Kemal, ordu mufettişi olarak İstanbul'dan ayrıldı.
19 Mayıs 1919'da Bandırma feribotuyla Samsun'a doğru yola çıkarak milli mucadelenin fitilini ateşledi.
Turkiye Buyuk Millet Meclisi, onun onculuğunde 23 Nisan 1920'de gorevine başladı. İlk TBMM'nin Meclis ve Hukumet Başkanı seçildi.
Sevr Antlaşması'nı kabul etmedi ve tek kurtuluş yolunun vatanı savunmak olduğunu duyurdu.
İzmir'i işgal eden Yunan ordusunun ilerleyişi 1921 yılında Birinci ve İkinci İnonu Savaşları'yla durduruldu. Başkomutanlık ettiği Turk ordusu, Sakarya Meydan Savaşı'ndan da zafer çıktı. Bu zafer nedeniyle Mustafa Kemal'e "Mareşal" rutbesi ve "Gazi" unvanı verildi.
Liderliğindeki Turk ordusu, 30 Ağustos 1922'deki Başkomutan Meydan Savaşı'nda işgalci kuvvetlere buyuk bir darbe indirdi. Turk askerleri İzmir'e girdiğinde tarih 9 Eylul 1922'yi gosteriyordu.
11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması'yla birlikte duşman ordusu Anadolu topraklarını terk etmiş oldu.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Bu gorevini 4 kez ust uste yuruttu.
24 Kasım 1934'te kendisine "Ataturk" soyadı verildi.
Mustafa Kemal Ataturk, 1929 yılında dunya genelinde yaşanan Buyuk Buhran'ın etkilerini hafifletmek için 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı devreye soktu.
Dış politika alanında da art arda onemli adımlar atılırken; Milletler Cemiyeti'ne girilmesi, Balkan Antantı'nın imzalanması, Montro Boğazlar Sozleşmesi ve Sadabat Paktı gibi pek çok uluslararası oluşumda Turkiye Cumhuriyeti de yer aldı.
Ataturk, Hatay'ın anavatana katılması için yoğun çaba sarf etti. Bu hedefi olumunden bir yıl sonra gerçekleşti.
Mevcut karaciğer yetersizliği Ocak 1938'de daha da belirginleşen Ataturk, son gunlerini İstanbul'da doktor gozetiminde geçirdi.
Mustafa Kemal Ataturk, 10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda saat dokuzu beş geçe hayata gozlerini yumdu.
Ataturk'un vefatı, daimi doktorları Prof. Neşet Ömer İrdelp, Prof. Mim Kemal Öke ve Dr. Nihad Reşat ile Prof. Akil Muhtar Özden, Prof. Hayrullah Diker, Prof. Sureyya H. Serter, Dr. Kamil Berk ve Dr. Abravaya Marmaralı tarafından yazılan "Reisicumhur Ataturk'un umumi hallerindeki vehamet dun gece saat 24'te neşir edilen tebliğden sonra her an artarak bugun, 10 İkinciteşrin 1938 Perşembe sabahı saat dokuzu beş geçe buyuk şefimiz derin koma içinde terki hayat etmişlerdir. 10 İkinciteşrin 1938" şeklindeki raporla tespit edildi.
Naaşı, Dolmabahçe Sarayı salonunda ozel bir katafalka yerleştirildi. Turk bayrağına sarılı ve başında silah arkadaşlarının nobet tuttuğu tabut, uç gun boyunca vatandaşlar tarafından ziyaret edildi.
Cenazenin Ankara'ya nakil işlemi hazırlıkları 19 Kasım'a kadar surdu. Naaşı Dolmabahçe'den çıkarılmadan once Ord. Prof. Şerefettin Yaltkaya tarafından cenaze namazı kıldırıldı.
Kortej eşliğinde Galata Koprusu'nden taşınan tabut, Sarayburnu rıhtımına yanaşan Zafer torpidosuna alındı. Oradan da Yavuz zırhlısına çıkarıldı.
Ataturk'un naaşı, 20 Kasım'da Ankara'ya getirildi. Sabahın ilk ışıklarından itibaren çok sayıda vatandaş tabutun taşınacağı guzergahı doldurdu.
Cenazeyi Ankara garında başta Cumhurbaşkanı İsmet İnonu, Meclis Başkanı Abdulhalik Renda, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, bakanlar, milletvekilleri ve komutanlar olmak uzere protokolde bulunan çok sayıda kişi karşıladı. Tabutunun bulunduğu trende Başbakan Celal Bayar ve Ataturk'un Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak ile bazı eski arkadaşları yer aldı.
Turk bayrağına sarılı tabut, istasyondan TBMM onundeki katafalka konuldu. Vatandaşlar Ata'ya veda edebilmek için uzun kuyruk oluşturdu.
Burada komutan ve silah arkadaşları tarafından bir gun saygı nobeti tutuldu.
21 Kasım 1938 gunu saat 09.00'da her rutbeden 6 subayın yer aldığı 45 nobet postasıyla saygı nobeti gerçekleştirdi. Cenaze, buyuk torenle Etnografya Muzesi'ndeki geçici kabrine kondu.
Cenaze torenine butun dunya devletleri ozel temsilci gonderdi. Torende, Çanakkale'de ve diğer savaşlarda ona karşı savaşmış yabancı generaller de dikkat çekti.
Buyuk Önder Ataturk'un vefatının ardından donemin hukumetince bir anıt mezar yapılması kararlaştırıldı. Yabancı mimarların da bulunduğu juri, yaptığı uzun incelemelerin ardından Alman Profesor Johannes Kruger, İtalyan Profesor Arnaldo Foschini ve İstanbul Mimarlık Fakultesi Profesoru Emin Onat ile Doçent Orhan Arda'nın projelerini odule layık bularak hukumete bildirdi. Ancak uç eserde de tadilat yapılması gerektiği juri raporunda vurgulandı. Bakanlar Kurulu daha sonra Profesor Emin Onat ile Doçent Orhan Arda'nın 25 numaralı projesinin tadilattan geçirilerek uygulanmasına karar verdi.
Projedeki duzenlemeler, yapım surecinde gecikmelere neden oldu. Duzenlemeler sonunda 9 Ekim 1944'te duzenlenen torenle Turkiye'nin sembol mekanlarından Anıtkabir'in temeli atıldı. Ankara'nın simgesi haline gelecek devasa kabirin inşaatı 1 Eylul 1953'te tamamlandı.
Ataturk'un naaşının Anıtkabir'e nakil toreni, olumunun 15. yılında gerçekleşti. Naaşın Etnografya Muzesi'ne taşınması sırasında halk, yol boyunca guzergahı doldurdu. Nakil toreni saat 09.05'te borazanın işaretiyle duyurulan 5 dakikalık saygı duruşuyla başladı. Bu sırada askeri uçaklar muzenin uzerinden uçtu. Saygı duruşunun ardından naaş, askerler tarafından top arabasına konuldu. Top arabasını 1953 mezunu Harp Okulu oğrencileri çekti.
Anıtkabir'e nakil torenine Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, İsmet İnonu, TBMM Başkanı Şukru Saraçoğlu ve Ataturk'un kız kardeşi Makbule Atadan başta olmak uzere butun devlet erkanı ile kalabalık bir halk topluluğu katıldı.
Kortej; Opera, Ulus, TBMM, Gar ve Tandoğan Meydanı'nı izleyerek Anıtkabir'e ulaştı.
Burada yapılan torende Cumhurbaşkanı Celal Bayar oldukça duygulu bir konuşma yaptı. Toreni milyonlarca insan radyodan yapılan naklen yayından dinledi.
Ataturk'un naaşı, şeref holunde tek parça mermerden yapılan mozolenin tam altında yer alan sekizgen odanın içinde hazırlanan mezarda, İslami usullere uygun olarak dualarla "vatan toprağı"na defnedildi. O zaman altmış yedi tane olan her il ve Kıbrıs'tan getirilerek harmanlanan vatan toprağı mezara konuldu. Bugun de tum illerden getirilen toprakların numuneleri birer vazo içerisinde, Ataturk'un mezarının etrafını suslemeye devam ediyor.
Ataturk'un Etnografya Muzesi'ndeki geçici kabrinden 10 Kasım 1953 tarihinde buyuk bir devlet toreni ile nakledildiği Anıtkabir, her yıl ziyaretçi akınına uğruyor.
Takvimlerin 10 Kasım'ı, saatlerin 09.05 gosterdiği anda yurt genelinde hayat adeta duruyor. Otomobilde bulunanlar kornalarını çalarken, vatandaşlar da saygı duruşunda bulunuyor.
Mustafa Kemal Ataturk'un olumu dunya genelinde buyuk yankı ve uzuntu yarattı.
Dunya basınının yanı sıra buyuk devlet ve bilim adamları da Ataturk'un olumunden duydukları uzuntuyu, yayımladıkları mesajlarla dile getirdi.
Ölumunun ardından ABD Başkanı Franklin Roosvelt, "Benim uzuntum iki turludur; once buyuk bir adamın kaybından dolayı butun dunya gibi uzgunum, ikinci uzuntum ise bu buyuk adamla tanışmak konusundaki içten dileğimin gerçekleşmesine imkan kalmamış olmasıdır" dedi.
İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ise "İngiliz ulusu, Ataturk'un devlet adamı niteliklerini ve ortaklaşa bağlı bulunduğumuz Batı idealleriyle iki ulke arasındaki dostluğun kuvvetlenmesi yonunde yaptıklarını hayranlık ve minnettarlıkla daima anacaktır" ifadesini kullandı.
İngiltere Başbakanı Lloyd George ise Ataturk'un vefatının ardından, "Arkadaşlar, yuzyıllar, nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o buyuk dahi çağımızda Turk ulusuna nasip oldu. Mustafa Kemal'in dehasına karşı elden ne gelirdi?" değerlendirmesini yaptı.
İngiltere Başbakanı Winston Churchill, 18 Aralık 1938'de yayımladığı mesajında, "Savaşta Turkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Turk ulusunu yeniden dirilten Ataturk'un olumu yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en buyuk kayıptır. Her sınıf halkın, onun ardından doktuğu içten gozyaşları, bu buyuk kahramana ve modern Turkiye'nin Ata'sına layık bir tezahurden başka bir şey değildir" ifadelerine yer verdi.
İran Şahı Rıza Pehlevi, "Dunya tarihinde, Kemal Ataturk gibi, onemli bir gorevi kesin şekilde başarı ile sonuçlandıran ve bir ulusun mutlu geleceğini sağlayacak sorumlulukları uzerine alan durust insanlara çok ender rastlanmaktadır." derken, İtalya Başbakanı Giovanni Leone, "Kemal Ataturk, yalnız yeni Turkiye'nin sembolu değil, aynı zamanda çağımızın en ilgi çekici şahsiyetlerinden birisidir. Çalışkan, guçlu ve hur Avrupa'nın diğer ulkeleri ile iş birliğine sağlam şekilde bağlı olan Turkiye, bugun de onun izinde yurumektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Japonya Başbakanı Hayato Ikeda da "Ataturk Japonya'da, Birinci Dunya Savaşı sonrası yıkımlarından Turkiye'yi kurtararak buyuk zafere ulaştıran kahraman ve Osmanlı İmparatorluğu yıkıntılarından yeni Turkiye Cumhuriyeti'ni yaratan buyuk bir devlet adamı olarak çok iyi tanınmaktadır. Özellikle Ataturk'un Turk dili devrimini gerçekleştirmesi ve dinle siyaseti birbirinden ayırarak Turk toplumunun modernleşmesini sağlama yolundaki çabalarına karşı buyuk bir hayranlık duymaktayız" dedi.
Pakistan Devlet Başkanı Muhammet Ali Cinnah ise Ataturk'un bolgedeki başarılarına vurgu yaparak, "O'nun olumuyle sadece Muslumanlar değil, butun dunya şimdiye kadar gelmiş en buyuk insanlarından birini kaybetti" değerlendirmesini yaptı.







































































Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.