Özet (TL;DR) @ 2018-11-08T14:27:00.000Z: Gazeteci Tülin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında ABD’deki son seçim sürecini değerlendirdi. Daloğlu, ABD başkanının azledilmesi için Senato çoğunluğunun gerektiğini söylerken “Bu dağılımla Trump…



Seyr-i Sabah

14:27 08.11.2018(Guncellendi 14:59 08.11.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci Tulin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında ABD'deki son seçim surecini değerlendirdi. Daloğlu, ABD başkanının azledilmesi için Senato çoğunluğunun gerektiğini soylerken "Bu dağılımla Trump azledilemez" dedi.

(C) REUTERS / Andrew Kelly

ABD'de yaşanan seçim sureci ve sonuçlarının ardından tum dunya yeni duzende nelerin değişebileceğini tartışmaya başladı. Kimileri Donald Trump'ın kazançlı çıktığını, kimileri ise kaybettiğini ve halktan guvenoyu alamadığını soyledi. Uzun yıllar ABD'de habercilik yapmış deneyimli gazeteci Tulin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında bu oylarla Trump'ın guvenoyu alamadığını soylemenin yanlış olabileceğini dile getirdi. Daloğlu azil surecinin en onemli aktorunun Senato olduğunu soylerken, Senato'daki bu senator dağılımıyla Trump'ın azledilmesi surecinin mumkun gozukmediğini belirtti:

' TEMSİLCİLER MECLİSİ'NDEKİ KAYIPLAR BİR ŞEY DEĞİŞTİRMEZ'

"Amerika, Trump'ı içselleştiriyor. Tabii ki bu, ona gosterilmiş bir sarı kart. Senato'da çoğunluğu tuttular ama temsilciler meclisinde çoğunluğu kaybettiler. 1934 ara seçimlerinden bu yana ABD başkanı goreve gelince ilk ara seçimde temsilciler meclisinde ortalama 23 sandalye kaybetmiş. Trump'ın durumu da bu ortalamanın 7 sandalye ustunde. Yani ezici bir yenilgi değil. O yuzden demokratların soylediği gibi Trump'ı koşeye sıkıştıracak bir sonuç değil. Trump guvenoyunu kaybetti diyemiyoruz.

(C) Sputnik /

Senato'yu elinde tutmak çok onemli. Temsilciler meclisi kongrenin alt kanadı. Temsilciler meclisi halkın nabzını tutuyor. Sağlık sigortası kesinlikle çok onemli. Obama yonetimi bu anlamda çok kapsayıcı bir sağlık sigortası yaptı. Trump Obama'nın yaptığı her şeyi tam tersine çevirdi. Şehir merkezlerinin dışında kalan yerleşkelerdeki Amerikalı bu gidişattan memnun değil. Ekonomi iyi gidiyor gibi gozukuyor ama halkın geçimine veya kendi yaşantısını sağlıklı olarak idame ettirmesinde sağlık sigortası çok onemli. Temsilciler meclisi bunu yansıtıyor. Ama bizim gibi ABD'ye dışarıdan bakanlar, acaba 2016'daki başkanlık seçiminde Rusya'nın desteğiyle Trump'ın seçimi kazandığı mevzuu nereye gidecek Trump azledilecek mi diye bakıyor. Bu Kongre'nin alt ve ust kanadı için onemli. Eğer boyle bir surece gidilecekse Kongre'nin alt kanadı başkanın azledilme surecinde iddianameyi yazıyor Senato da bu yazılmış kararla hakim gorevini yerine getiriyor. Boyle bir şey olduğu zaman yuksek mahkemenin başlangıcı bu oturumda yer alıyor. Oturumda yer alan senatorlerin uçte ikisinin çoğunluğu gerekiyor. ABD başkanı mahkemeye gidip yargılanmıyor onun yerine Kongre yapıyor bu yargılamayı. Şu anda Senato çoğunluğu cumhuriyetçilerin elinde. Bu da başkanın azledilmesinin mumkun olmadığını gosteriyor. Trump bu dort yılı sonlandıracak. ABD medyası ve dış basında one çıkan yorumlara rağmen azledilmesi olasılığı yok.

Burada onemli olan Senato ayağı. Temsilciler Meclisi elbette onemli. Hem ABD içinde ve dışında Trump boyle adımlar atarsa Temsilciler Meclisi'nde yapılacak yorumlar medyaya yansıyacaktır. Ama sistemin işlevine bakınca Senato çoğunluğu olmayınca ABD başkanı dış politikada yapmak istediği adımları atma ozgurluğune sahip. Suriye'ye askeri guç gonderecekse bunun onune geçecek hiçbir şey yok. Bunun için Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk kaybetmeleri olayın akışını değiştirmeyecek. ABD başkanlık sistemi için bu soz konusu.

Gidişat aynı şekilde devam edecek. Demokratların çoğunluğu alması Turkiye için artı bir risk taşımıyor. Turkiye zaten olumlu algılanmıyor. Yani artı bir risk yok. Trump'ın Turkiye ile ilişkilerinde ilginç bir politika var hem sert çıkışlar yapıyor hem de karakterine yakışmayacak şekilde alttan alıyor. Bundan sonrasını izleyip goreceğiz. Bunlara bakarak iddialı yorumlar yapmamak lazım. Trump ile Erdoğan'ın ozel bir ilişkisi var. 24 Haziran seçimlerinden once Halkbankası konusunda New York Halk Mahkemesi bir karar alarak Turkiye'ye verilecek cezayı ABD Hazine Bakanlığı'na aktardı. Bu, 24 Haziran oncesinde verilmeliydi ama halen ortalıkta bir şey yok. ABD İran'a karşı yaptırımları başlattı ve Turkiye'yi muaf tuttu. Ortada denklemlerini anlamadığımız bir muzakere sureci var.

Cumhurbaşkanlığı sozcusu İbrahim Kalın bunu ozetledi: ABD'nin bir tarafta PKK'yı teror orgutu olarak gorduğunu, Turk kamuoyu onunde biraz daha netleştirme arzusu olarak ozetledi. Ama hala YPG ve PKK arasında ayrım yaptıklarını soyluyorlar. Turkiye de biz sizin yaptığınızı goruyoruz farkındayız ama kabul etmiyoruz diyor. ABD tarafında netleşmiş bir şey olduğunu duşunmuyorum. Ama Suriye ile ilgili gidişatta henuz bir şey yapamadılar. Rusya ile henuz Suriye'nin geleceği anlamında mutabakata varamadılar. Ama gorunen o ki bu 10 sene daha devam etmeyecek. Suriye rejimi İran ve Rusya desteğiyle ulkenin yuzde 85'i kadar bolgesinde kontrolu ele aldı. Radikal İslamcılarla mucadelede Rusya ve İran desteğiyle zafere doğru gidiyor. ABD bu gidişin bu şekilde sonlanmasına da razı değil. O yuzden iş uzuyor. Bundan sonra Kurtler ozelinde ABD ve Rusya anlaşmaya vardı mı anlayacağız. Erdoğan, Turkiye'nin pozisyonunu her iki taraf açısından da daha belirgin hale getirmek istiyor.

ABD Başkanı Trump için bu seçim bir guvenoyu ise bunu kaybetmedi. 2020'de seçilme olasılığı demokrat ABD'yi sarsmaya başlayacaktır. Demokrat ABD Trump'a karşı daha once hiçbir ABD başkanının yaşamadığı surece onu bu makama yakıştıramıyorlar. Azledilmesi için ellerinden geleni yapmayla çalışıyorlar. Bunun için bahaneler uretmeye çalıştıkça Trump buraya daha çok yerleşiyor. Çunku onu seçen kitle onu haklı goruyor orneğin ekonomi ve goçmenler konusunda. Eminim Turkiye'de belli bir kesim demokratların duştuğu bu açmaza CHP'nin duştuğunu soyleyenler olacaktır."