Özet (TL;DR) @ 2018-11-04T14:19:00.000Z: Tvnet'teki Türk Kahvesi programına konuk olan Milli Eğitim Bakanı Selçuk kendi okul hayatını anlattı. Selçuk, "Çocukluk hayallerinizle bugün geldiğiniz yer uyuşuyor mu?" sorusuna, "Aslında uyuşmuyor.…



Turkiye

14:19 04.11.2018(Guncellendi 14:38 04.11.2018) URL'yi kısaltın

Tvnet'teki Turk Kahvesi programına konuk olan Milli Eğitim Bakanı Selçuk kendi okul hayatını anlattı. Selçuk, "Çocukluk hayallerinizle bugun geldiğiniz yer uyuşuyor mu?" sorusuna, "Aslında uyuşmuyor. Benim hayalimde nikelajlı buyuk bir TIR'da, TIR şoforu olmak vardı" yanıtını verdi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Tvnet'teki Ayşe Bohurler ile Turk Kahvesi programına katıldı. Eğitim hayatında annesinin yerinin onemli olduğunu ifade eden Selçuk, 2 yıl once vefat eden annesini hala yanında hissettiğini soyledi.

MİZMER

Psikoloji alanındaki çalışmalarında, annelerin davranışlarıyla ilgili de çalıştığını dile getiren Selçuk, "Annemin eğitim hayatımla ilgisi çok onemli. Onun sayesinde okudum, diyebilirim. Doğduğum koyde ilkokul birinci sınıfa 5 yaş 2 aylıkken başladım. Ailem Ankara'ya goçmuştu, ben de babaannemin yanında koyde kaldım. Toplam 17 gun gitmişim okula gerisinde de kaçmışım" diye konuştu.

Selçuk, daha sonra Ankara'da ikinci sınıfa devam ettiğini, akademik yetersizliği olduğu için iki oğretmenin de kendisini sınıfına almadığını belirterek, sonunda emekliliği yaklaşan oğretmeninin sınıfına kabul edildiğini soyledi.

Sınıfında koyden gelmiş bir oğrenci olarak çocukların kendisiyle konuşmadığını anlatan Selçuk, şoyle devam etti: "Sınıfta yokmuşum gibi sanki. Bir tek şekilde goruluyorum; ağabeyimden ablama, ablamdan da bana geçen siyah bir onluk var. Önluğun yan taraflarında bulunan bir cebi çok yıprandığı için annem birini atmış, bir cebi de ters çevirip ortaya dikmiş. 700 kadar oğrencinin içinde cebi ortada olan tek oğrenci benim. Çok dikkat çekiyor bu, ama hiç kimse konuşmuyor. Öğretmen bir hikaye anlatarak, 'Sekmek ne demek' diye sordu. Sınıfta da sekmeyi bilen bir tek ben oldum. Öğretmenim beni alkışlattı ve teneffuste çocuklar benimle ilk kez konuşmaya başladı."

Lise doneminde 2 ay kadar okuldan kaçtığını, bunun uzerine babası "Okumayıp benim gibi dolmuş şoforu mu olacaksın?" diyerek kendisini dovunce "Hayır, ben TIR şoforu olacağım" dediğini belirten Selçuk, lisede bir yıl sınıfta kaldığını, ardından da Ankara Üniversitesi'nde Eğitim Bilimleri Fakultesine devam ettiğini, bu surede de dolmuş ve taksi şoforluğu yaptığını anlattı.

Selçuk, Bohurler'in "Çocukluk hayallerinizle bugun geldiğiniz yer uyuşuyor mu?" sorusuna, "Aslında uyuşmuyor. Benim hayalimde nikelajlı buyuk bir TIR'da, TIR şoforu olmak vardı" dedi.

' BEN ÖĞRETMENİN ŞEFKATİNE BAKARIM, ŞEFKAT VARSA ARKASI GELİR'

Öte yanda  hayalindeki oğretmen profilini anlatan Bakan Selçuk şoyle konuştu: "Öğretmenin bilgisi, hep benim ikincil unsurum. Ben oğretmenin şefkatine bakarım. Eğer şefkat varsa, arkası gelir. Şefkat yoksa bir resmi gorev, geçim vasıtası için yapılan bir şey vardır. Meselenin ozu şefkatte. Bir eğitim fakultesinde oğretmen yetiştirirken şefkat hiç konuşulmuyor. İyi bir oğretmen aslında çocuklara bir şey oğrettiğini duşunmez, oğretmenlik, oğretmenin kendi seruvenidir, yolculuğudur. Doğrudan 'Çocuğa bir şey veriyorum, oğretiyorum' denildiği anda, oğretmenlik bitiyor. Öğretmen ustaysa eğer, mufredat gerekmiyor. Mufredat engelleyici bir husustur. Mufredat ya da metot daha çok acemiye lazımdır, ustaya değil."