Özet (TL;DR) @ 2018-11-05T08:34:45.000Z: Kamuoyunda 'Rockçı imam' olarak bilinen ve hakkında meslekten ihraç kararı verilen Ahmet Muhsin Tüzer, “Şu andaki vahim tablo aslında yıllardır verilmeye çalışılan din eğitiminin ne kadar yanlış…
Turkiye
08:34 05.11.2018URL'yi kısaltın
Kamuoyunda 'Rockçı imam' olarak bilinen ve hakkında meslekten ihraç kararı verilen Ahmet Muhsin Tuzer, "Şu andaki vahim tablo aslında yıllardır verilmeye çalışılan din eğitiminin ne kadar yanlış olduğunun da bir gostergesi" dedi.
Ahmet Muhsin Tuzer, Cumhuriyet gazetesinden Hilal Kose'nin sorularını yanıtladı.
"İlk zamanlar ben de şeriat zaviyesinden olaylara bakıyordum. Yıllarca imam hatipte okudum. Biz kendimizi biraz seçilmiş zannediyorduk" diyen Tuzer, devamında "İmam hatipli olmak bir ayrıcalıktı. Biz cenneti yakalamaya en yakın musluman topluluktuk. Bizim inancımızda olmayan herkes gunahkar, akıbetleri kotu olacak gibi maalesef yanlış bir algıyla buyuduk. Bize o empoze edildi. İmam hatiplerdeki, teolojiyle ilgili eğitim veren yapılardaki en temel sıkıntı bu. Çunku tutanacak bir dal arıyorsunuz" ifadesini kullandı.
"Buyukleriniz size diyor ki; siz zaten Peygamberin ummetisiniz. Sizi dunyadayken aslında belli bir inanç sisteminde tutsak ediyorlar. Size verileni mutlak doğru zannediyorsunuz. Onun dışındaki renkleri, duşunceleri, dini akımları, soylemleri, meshepleri her şeyi reddediyorsunuz" diye konuşan Tuzer, Kose'nin "İslam bunu soyluyor mu soylemiyor mu?" sorusunu da şoyle yanıtladı:
-- Bu zor ve derin bir konu. Zahir ve Batın ulemasının iki ayrı goruşu var. Zahir dediğim, bugun, dinin, cevizin kabuğunda yaşayan, cevizin içindeki lezzete bir turlu ulaşamayan, ulaşmak istemeyen… Zahir uleması bugun her tarafta, televizyonlarda, basında çıkıp insanlara fetvalar veriyor.
-- Kendi duşuncelerinin en doğru olduğunu empoze etmeye çalışıyorlar. Ortaya bir kaos çıkıyor. Halbuki hakikat iddiayı gerektirmez. Batın uleması, bir şey iddia etmez. Yapan da yaptıran da haktır anlayışıyla hareket eder. Kendi istek ve arzularının istikametinde değil. Ülkemizdeki İslam anlayışının şu andaki vahim tablosu aslında yıllardır verilmeye çalışılan din eğitiminin ne kadar yanlış olduğunun da bir gostergesi. Ben buradan bir çağrı yapıyorum. MEB eğitim mufredatına acilen Mevlana, Şems, Hacı Bektaş, İbn-i Arabi gibi buyuk Allah dostlarının, duşunurlerin eserlerini sadeleştirerek koymalı. Bu şekilde devam ederlerse bunun sonu gerçekten facia olacak. Özunde rahmet olan, sevgi olan, aşk olan, muhabbet olan bir anlayışı gençlerimize verebilirsek eğer, onların yaşamlarında bu değerler hakim olursa, o zaman toplumsal barışın, uzlaşmanın, evrensel değerlerin yaşandığı guzel bir toplum inşa edebileceğimizi soyluyorum.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.