Özet (TL;DR) @ 2018-11-02T21:54:00.000Z: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan Washington Post gazetesi için kaleme aldığı Cemal Kaşıkçı hakkındaki makalesinde, "Hiç kimse bir daha bir NATO müttefikinin toprağında böyle bir…
Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan Washington Post gazetesi için kaleme aldığı Cemal Kaşıkçı hakkındaki makalesinde, "Hiç kimse bir daha bir NATO muttefikinin toprağında boyle bir suç işlemeye curet etmemelidir. Eğer bu uyarıyı goz ardı edenler olursa, çok ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacaklardır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldurulmesinden once Kaşıkçı'nın da yazdığı Washington Post gazetesi için "Suudi Arabistan'ın, Cemal Kaşıkçı'nın oldurulmesi hakkında hala cevaplaması gereken birçok soru var" başlıklı bir makale kaleme aldı.
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, 2 Ekim gunu, Suudi Arabistan'ın İstanbul'da bulunan başkonsolosluğuna evlilik işlemleri için girdiğini ve bir daha kimsenin onu goremediğini belirten Erdoğan, "Turkiye, yaşanan olayı tum yonleriyle aydınlatmak için geçtiğimiz bir aylık sure zarfında elindeki tum imkanları seferber etti. Bu gayretlerimiz neticesinde, tum dunya Cemal Kaşıkçı'nın soğukkanlı biçimde bir suikast timi tarafından oldurulduğunu oğrendi. Cinayetin onceden planlandığı kesin olarak ortaya çıktı" ifadesini kullandı.
' CEMAL'İN KATLEDİLMESİ EMRİ SUUDİ HÜKÜMETİNİN EN ÜST MAKAMLARINDAN GELDİ'
Soz konusu menfur olayın tum detaylarının aydınlatılmasının çok onemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu detaylardan daha onemsiz olmayan bazı soruların yanıt bulması, bu menfur olayı daha iyi anlamamızı sağlayacaktır. Cemal'in cenazesi nerededir? Suudi yetkililerin cenazeyi teslim ettiklerini one surdukleri 'yerel işbirlikçi' kimdir? Bu ince ruhlu insanın, katil emrini kim vermiştir? Maalesef Suudi makamları bu soruları yanıtlamayı reddetmektedir. Cinayeti işleyenlerin, Suudi Arabistan'da derdest edilen 18 şuphelinin içinde olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde bu şahısların kendilerine verilen 'Cemal'i oldurme ve Turkiye'den ayrılma' emirlerini yerine getirmek uzere geldiğini de biliyoruz. Son olarak Cemal'in katledilmesi emrinin, Suudi hukumetinin en ust makamlarından geldiğini de iyi biliyoruz".
Bazı kişilerin, Kaşıkçı cinayetini "zamanla unutulup gidecek bir problem" olarak gorduğunu ifade eden Erdoğan, "Ancak biz, hem Turkiye'de devam eden kriminal soruşturma hem de Cemal'in ailesi ve sevdikleri için buyuk onem taşıyan bu soruları sormaya devam edeceğiz. Cemal'in katlinin uzerinden bir ay geçmiş olmasına rağmen cenazesinin nerede olduğunu hala bilmiyoruz. Kendisi, en azından İslami usullere uygun şekilde defnedilmeyi hak etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, "Cemal'in ailesine ve Washington Post gazetesindeki çalışma arkadaşlarının da aralarında olduğu dostlarına, bu onurlu adama veda etme ve saygılarını sunma imkanını vermek boynumuzun borcudur" ifadesini kullandı.
' EMRİ, KRAL SELMAN'IN VERDİĞİNE İNANMAM MÜMKÜN DEĞİL'
Erdoğan, makalesine şoyle devam etti:
"Dunyanın aynı soruları sormaya devam etmesi amacıyla elimizde bulunan kanıtları, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak uzere tum dost ve muttefik ulkelerle paylaştık. Sorularımızın cevaplarını ararken, Turkiye ve Suudi Arabistan'ın dostça ilişkiler içinde olduğunu vurgulamak isterim. Cemal Kaşıkçı'nın oldurulmesi emrini Hadim ul-Haremeyn Kral Selman'ın verdiğine inanmam kesinlikle mumkun değildir. Dolayısıyla bu cinayetin, Suudi Arabistan'ın resmi politikasını yansıttığına inanmak için de herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Bu itibarla Kaşıkçı cinayetini iki ulke arasında bir 'problem' olarak gormek yanlış olacaktır. Öte yandan Riyad'la uzun yıllara dayanan dostluğumuz, gozlerimizin onunde işlenen bu planlı cinayeti gormezden geleceğimiz anlamına gelmemektedir".
' KİMSE BİR NATO MÜTTEFİKİNİN TOPRAĞINDA BÖYLE BİR SUÇ İŞLEMEYE CÜRET ETMEMELİ'
Kaşıkçı'nın oldurulmesinin izahının mumkun olmadığının altını çizen Erdoğan, "Bu suç, Amerika Birleşik Devletleri'nde veya bir başka ulkede işlenseydi, o ulkenin makamları yaşanan olayı aydınlatırdı. Bizim farklı bir davranış sergilememiz soz konusu değildir. Hiç kimse bir daha bir NATO muttefikinin toprağında boyle bir suç işlemeye curet etmemelidir. Eğer bu uyarıyı goz ardı edenler olursa, çok ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacaklardır" yorumunu yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi:
"Kaşıkçı cinayeti, Konsolosluk İşleri Hakkında Viyana Sozleşmesi'nin açık bir ihlali ve suistimalidir. Sorumluların cezalandırılmaması halinde gelecek için çok tehlikeli bir emsal teşkil edecektir. Bu nedenle bazı Suudi yetkililerin, dostluğumuzun gerektirdiği biçimde adalet davasına hizmet etmek yerine Kaşıkçı'nın kurban gittiği planlı cinayetin ustunu ortme çabalarını şaşkınlık ve uzuntuyle karşıladık. 18 şupheliyi derdest eden Riyad'ın medyaya yalan soyleyen ve kısa bir sure sonra Turkiye'den kaçan Suudi konsolosa yonelik hiçbir adım atmaması endişe vericidir. Aynı şekilde bu hafta İstanbul'a gelerek muhatabıyla goruşen Suudi savcının soruşturmaya destek olmayı ve en basit sorulara bile cevap vermeyi reddetmesi çok uzucudur. Kendisinin, Turk savcıları ek goruşmeler için Suudi Arabistan'a davet etmesi, umutsuz ve kasıtlı bir oyalama taktiği olarak değerlendirilmiştir".
' KUKLACILARI TEŞHİS ETMEK MECBURİYETİNDEYİZ'
Kaşıkçı cinayetinin arka planında neler olduğunu ortaya çıkarmanın bir gereklilik olduğunu belirten Erdoğan, makalesini şoyle tamamladı:
"Nasıl Watergate skandalı bir hırsızlık olayından daha buyukse ve 11 Eylul teror saldırıları uçakları kaçıran kişilerden ibaret değilse, Cemal Kaşıkçı cinayetinde de bir avuç guvenlik gorevlisinden çok daha fazla kişinin parmağı vardır. Uluslararası toplumun sorumluluk sahibi uyeleri olarak Cemal'in oldurulmesi olayındaki kuklacıları teşhis etmek ve olayı ortbas etmeye çalışan Suudi yetkililerin kime guvenerek bu hareketleri yaptığını ortaya çıkarmak mecburiyetindeyiz".
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.