Özet (TL;DR) @ 2018-11-03T09:52:00.000Z: ABD'li gazeteci Courtney Radsch, "Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, İsrail tarafından üretilip bir Amerikalı şirket tarafından satılan Pegasus adlı yazılım programıyla gözetlendi" iddiasında bulundu.



ABD'li gazeteci Courtney Radsch, "Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, İsrail tarafından uretilip bir Amerikalı şirket tarafından satılan Pegasus adlı yazılım programıyla gozetlendi" iddiasında bulundu.

ABD'nin onde gelen Musluman derneklerinden Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) ve Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda oldurulen Kaşıkçı adına kurulan "Cemal Kaşıkçı İçin Adalet Derneği", Kaşıkçı'yı anma etkinliği duzenledi. Programa ABD medyası da yoğun ilgi gosterdi.

Kaşıkçı'nın arkadaşlarının açılış konuşmalarıyla başlayan program, daha sonra Suudi Arabistan yonetiminin uyguladığı baskıları konu alan panelle devam etti.

Panelde konuşan ABD'li gazeteci Courtney Radsch, Suudi Arabistan yonetiminin kendilerine muhalif olan kişileri belirlemek için ABD'li şirket ve yazılımlara milyonlarca dolar harcadığını ileri surerek, "Cemal Kaşıkçı, İsrail tarafından uretilip, bir Amerikalı şirket tarafından satılan Pegasus adlı yazılım programıyla gozetlendi" iddiasını dile getirdi.

Gazetecileri Koruma Komitesi Başkanı da olan gazeteci Courtney Radsch, 2008'de Suudi Arabistan'ın fonladığı Dubai merkezli Arap uydu kanalı Al Arabiya'da çalıştığını ve muhalif gazetecilere yapılan baskılara bizzat tanık olduğunu soyledi.

Radcsh, "Suudi Arabistan yonetimi, sosyal medya stratejilerini geliştirmek için ABD'li PR şirketlerine ve kendilerine muhalif gazetecileri belirlemek için McKinsey şirketine milyonlarca dolar para odedi" ifadesini kullandı.

Suudi yonetiminin, belirlediği muhalif gazetecileri takip ettirdiğini soyleyen Radsch, "Cemal Kaşıkçı, İsrail tarafından uretilip bir Amerikalı şirket tarafından pazarlanan Pegasus adlı yazılım programıyla gozetlendi" dedi.

ABD'nin Georgetown Üniversitesinde oğretim gorevlisi olan Suudi Arabistan vatandaşı Abdullah Alaoudh, dini lider olan babasının da şu an Suudi Arabistan'da tutuklu bulunduğunu ve hakkında idam cezası istendiğini anlattı.

Alaoudh, "Cemal Kaşıkçı'nın oldurulmesi kapsamında İstanbul'a giderek soruşturmaya katılan Başsavcı (Suud el-Ma'cib), aynı zamanda barışçıl çağrılar yapan babamın idamını isteyen kişi" diye konuştu.

İnsan Hakları İzleme Örgutu (Human Rights Watch -- HRW) yoneticisi Tom Porteous da Washington merkezli duşunce kuruluşlarının Riyad'dan aldığı fonlar nedeniyle, uzun suredir insan hakları ihlalleri yapan Suudi Arabistan'ı eleştirmekten kaçındıklarına dikkati çekti.

Porteous, bu duşunce kuruluşlarının ABD'nin dış politikası konusunda Washington ile her zaman aynı fikirde olduğunu vurguladı.

Diğer onemli bir noktanın, bu duşunce kuruluşlarının devletlerden para almayı kabul etmesi olduğunu belirten Porteous, "ABD hukumetinden, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi Ortadoğu ulkelerinden para alıyorlar" vurgusunu yaptı.

Panele katılanlara video mesaj yoluyla hitap eden Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz de ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kaşıkçı'nın cesedinin bulunmasına yardım etmesi gerektiğini belirtti. Cengiz, "Herkesten, Turkiye'nin olaya ışık tutmaya ve cenazenin nerede olduğunu keşfetmeye yonelik yasal çabalarını desteklemesini istiyorum" çağrısını yaptı.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'dan, 2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra haber alınamamıştı. Suudi Arabistan yonetimi 18 gun sonra gazeteci Kaşıkçı'nın konsoloslukta oldurulduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Maktul Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018 tarihinde, evlilik işlemleri için girdiği Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'nda, daha onceden yapılan planlama doğrultusunda, başkonsolosluk binasına girer girmez boğularak oldurulmuştur. Cesedi, boğularak yine onceden yapılan planlama doğrultusunda parçalanarak yok edilmiştir" denilmişti.