Özet (TL;DR) @ 2018-11-01T14:44:00.000Z: Sıfır Atık Zirvesi'ne katılan Emine Erdoğan, TBMM ve bakanlıklardaki çalışmanın dalga dalga tüm Türkiye'ye yayıldığını ifade edip "Sevinerek ifade etmeliyim ki uzun süredir Cumhurbaşkanlığı…
(C) AA /
Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kultur ve Kongre Merkezi'nde duzenlenen Sıfır Atık Zirvesi'nde bir konuşma yaptı. Sadece Turkiye'nin değil, yerkurenin geleceğini ilgilendiren zirvenin hayırlı neticeler vermesini dileyen Erdoğan, surdurulebilir bir yaşamın, toprağın, suyun, iklimin, ormanın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına bağlı olduğunu bu nedenle her birinin doğru yonetilmesinin hayati onem taşıdığını belirtti.
Sağlıklı bir çevrede yaşamanın, herkesin en temel insan hakkı olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bu hakkın sadece insana yonelik değil, ekosistemin de gelecek nesillerin de bunda hakkı olduğunu vurguladı:
' DOĞA BİZ OLMADAN HAYATİYETİNİ SÜRDÜREBİLİR FAKAT BİZ TABİAT OLMADAN YAŞAYAMAYIZ'
"Bizden sonra gelecek olan nesillere, kaynakları tukenmiş, yaşam şartları zorlaşmış bir dunya bırakamayız. Misafiri olduğumuz yeryuzunu bize emanet edildiği şekliyle bizden sonrakilere bırakmak hepimizin temel sorumluluğudur. Ne yazık ki modern insan, kendini doğanın hakimi zannediyor. Oysa bizler doğanın sadece bir parçasıyız. Doğa biz olmadan hayatiyetini surdurebilir fakat biz tabiat olmadan yaşayamayız."
Kuresel ısınmaya dair yakın zamanda yayınlanan bilimsel bir çalışmaya gore dunyanın sanayi oncesi doneme gore 1 derece ısındığını ve bu ısınma sonucu iklimde buyuk değişikliklerin olduğunu anlatan Erdoğan, şoyle devam etti:
' KÜRESEL ISINMANIN 2050'LERDE 1.5 DERECE SINIRINI AŞMASI BEKLENİYOR'
"Deniz seviyesi yukseldi, buzullar erimeye başladı. Sera gazı emisyonları bu şekilde devam ederse kuresel ısınmanın 2050'lerde 1.5 derece sınırını aşması bekleniyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Akdeniz'de tatlı su kaynaklarının yuzde 10'a yakın azalması, yangınların yuzde 37 oranında artması demek. Avrupa şehirlerinde sıcaklık kaynaklı olumlerin yuzde 15 ile 22 oranında artması demek. Buzullardaki erime sonucu deniz seviyesinin yukselmesi, sahillerde yaşayan 400 milyon insanın buyuk riskler altında kalması demek."
' TÜM DÜNYA EN HIZLI ŞEKİLDE YENİLENEBİLİR ENERJİ KULLANIMINA YÖNELMELİ'
Sadece bu raporun bile acilen uretim ve tuketim kulturunun gozden geçirilmesi gerektiğini vurguladığına işaret eden Erdoğan, "Aksi halde, sadece doğal yaşam ve turlerin kaybı değil toplumların refahı ve ekonomisi de geri donuşu olmayacak şekilde etkilenecektir. Bu sebeple tum dunya en hızlı şekilde yenilenebilir enerji kullanımına yonelmeli. Yaşam tarzları yeniden tasarlanmalı" dedi.
Sıfır Atık Projesi'nin de bu tasarımlardan biri olduğunu kaydeden Erdoğan, "Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri donuşume girmesiyle daha yaşanabilir bir çevre, daha guçlu bir ekonomi hedefliyoruz" ifadesini kullandı.
' İNANIYORUM Kİ, BU SİSTEM YAKIN GELECEKTE TÜM KAMU BİNALARINDA UYGULANIR HALE GELECEK'
Ekim 2017'de başlayan projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın gayretli çabalarıyla guzel bir aşamaya geldiğini belirten Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi, Turkiye Buyuk Millet Meclisi ve bakanlık binalarındaki çalışmanın dalga dalga tum Turkiye'ye yayıldığını ifade etti:
"Sevinerek ifade etmeliyim ki uzun suredir Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi'ne çop kamyonu girmiyor. Personelimizi eğittik, sistemimizi kurduk. Tum atıklar kaynağında ayrıştırılarak azami geri donuşum sağlanıyor. Bahçe peyzajlarımızda, organik atıklardan elde ettiğimiz kompost gubre kullanılıyor. İnanıyorum ki, bu sistem yakın bir gelecekte tum kamu binalarında uygulanır hale gelecektir."
' İŞ BÜYÜK ÖLÇÜDE BELEDİYELERİMİZDE'
Proje çerçevesinde, bir yıl boyunca, toplumun tum kesimlerinden çok guzel destekler aldıklarını, sanayicilerin, iş adamlarının ve universitelerin kendi kurumlarında ornek sistemler kurduklarına değinen Erdoğan, şunları soyledi:
"Her birini çevre duyarlılıkları nedeniyle tebrik ediyorum. Şimdi iş buyuk olçude belediyelerimizde. Vatandaşlarımızın, evlerinde ayrıştırdıkları atıkları, belediyelerimizin aynı mantıkla toplayıp donuşturmesi gerekiyor. Belediyelerin vahşi depolamayı terk edip, depolama veya yakma yerine geri kazanıma odaklanması lazım. Atıkları, enerjiye veya komposta donuşturen entegre tesisler, tum şehirlerimizde olmalı."
KAM İKATSU ÖRNEĞİ
Japonya'da Kamikatsu adındaki bir kasabanın çopunun yuzde 80'inin geri donuşturulduğunu ve sadece yuzde 20'sinin depolama alanına gittiğini anlatan Erdoğan, buranın dunyanın sıfır atık kasabası olarak tanınan bir yer olduğunu ve 2020'de yuzde 100 geri donuşum hedeflendiğini aktardı:
"Kamikatsu'nun başarısının sırrı, orada yaşayan herkesin bu seferberliğe katılmasıdır. Çoplerini 45 ayrı kategoriye ayıracak iştiyaka sahipler. Öyle ki plastik şişeleri plastik kategorisine koymadan once uzerindeki etiketi sokecek kadar aktif çalışıyorlar. Burada ilginç olan, vatandaşların çoplerini 45 ayrı kategoriye ayırırken, birçok şeyin ne kadar gereksiz şekilde paketlendiğinin farkına varmaları. Bu nedenle uretim yaparken, urettikleri her şeyin çevreye maliyetini duşunuyorlar. Dolayısıyla bireysel katılım, uretim ve tuketimde seçicilik, bu işin donum noktasını oluşturuyor. İşte bu nedenle bizim de 'kullan-at' kulturunu bir tarafa bırakarak, değişimi başlatmamız gerekiyor."
Bunun ilk aşamasının bireysel tutumlar olduğuna vurgu yapan Erdoğan, konuşmasında şu konulara işaret etti:
(C) AA /
' BİREYSEL TALEPLER VE REDDEDİŞLER BELİRLİYOR HER ŞEYİ. MESELA, PLASTİK POŞET YERİNE BEZ ÜRÜNLER KULLANMAK, ATACAĞIMIZ KÜÇÜK BİR ADIMDIR AMA SONUÇLARI KORUNMUŞ AĞAÇLAR VE SU KAYNAKLARIDIR'
"Sistemler kurabilirsiniz fakat davranışları değiştiremezseniz sistem de işlemez. Az once Kulliye'de kurduğumuz sistemden bahsettim. Şayet insan unsurunu katmasaydık başaramazdık. Sıfır atık gonulluleri ekibi kurduk, atık kumbaralarını her gun kontrol ettik. Personelimizin sorularını sorabileceği platformlar oluşturduk, yani davranışlara odaklandık. Biraz once iklim sorunlarından bahsederken, hepimiz bu sorunlarla bizim adımıza birilerinin mucadele etmesi gerektiğini duşunmuş olmalı. Oysa her şey bizim gundelik hayatımızda başlıyor. Endustriler bizim davranışlarımızla şekilleniyor. Bireysel talepler ve reddedişler belirliyor her şeyi. Mesela, plastik poşet yerine bez urunler kullanmak, atacağımız kuçuk bir adımdır ama sonuçları korunmuş ağaçlar ve su kaynaklarıdır."
' GRİ SU DEDİĞİMİZ EVSEL ATIK SULAR DA PEYZAJ VE ENDÜSTRİDE KULLANILABİLİR'
Dunyayı değiştiren şeyin, fikirler değil onları takip eden insanlar olduğunu anlatan Erdoğan şunları soyledi: "Tek bir kişi olduğumuza bakmadan, inandığımız yolda çevreci adımlar atmalıyız. Ürettiğimiz ve tukettiğimiz her şeyin tabiata ne kadar buyuk bedeli olduğunu hesaba katmalıyız. Sıfır Atık felsefesi, sadece atıklar için değil, tum kaynaklarımız için de geçerlidir. Su da bunların başında geliyor. Gri su dediğimiz evsel atık sular da pekala peyzaj ve endustride kullanılabilir. Bazı ulkeler yuzde 70 oranında bunu başarıyorlar fakat biz yolun çok daha başındayız."
Sıfır Atık Projesi ile ilgili çalışmalarının kendilerini gıda israfı ile de yuzleştirdiğini ve zirvenin bir oturumunun da bu konuya ayrıldığını aktaran Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:
' İSRAF ETTİĞİMİZ GIDALARIN SADECE ÜÇTE BİRİNİ KURTARSAK DÜNYADA AÇLIK DİYE BİR SORUN KALMAYACAK'
(C) AA / Cumhurbaşkanlığı
"Bu oylesine onemli bir konu ki, bir ekmeğin israfı, bir ekmekten ote bir şeydir. Basit bir hesapla 1 kilo ekmek için 1.6 litre su harcandığını duşunelim. Yılda 6 milyon ekmek israf edildiğinde, bu yaklaşık 880 milyar litre suyun da boşa harcandığı anlamına geliyor. Oysa ekmeği alırken, bolerken, yarım bırakıp sofradan kalkarken bu bedelleri duşunsek ekmek gozumuzde çevresel bir değere de donuşmez mi? Basit onlemlerle benzeri israfların onune geçebiliriz. Unutmayalım, israf ettiğimiz gıdaların sadece uçte birini kurtarsak dunyada açlık diye bir sorun kalmayacak.
' HAYATTAN ALDIĞIMIZ İLHAMIN DA SONU GELECEK'
Ben buradan ozellikle kadınlarımıza seslenmek istiyorum. Çocuklarımızın bilincini oncelikle sizler inşa ediyorsunuz. Çocuklarımıza bir ekmeğin, bir bardak suyun, bir ağacın değerini lutfen oğretelim. Yiyeceklerin tarladan sofraya uzanan oykusunu onlara anlatalım. Öğretmenlerimiz, uğrunda şehitler verdiğimiz toprağımızın kıymetini tum yonleriyle çocuklarımıza oğretsinler. Hayatın, emeğin değerini bilen nesiller olsun. Şayet acilen bazı tedbirler almazsak, yaşayacağımız çevre krizleri, hayatı tum yonleriyle yok edecek. Öyle ki hayattan aldığımız ilhamın da sonu gelecek."
' VAN GOGH'UN ESERLERİNİ HER GÜN ÇIKTIĞI UZUN DOĞA YÜRÜYÜŞLERİNE BORÇLUYUZ'
"Van Gogh'un eserlerini her gun çıktığı uzun doğa yuruyuşlerine borçluyuz" diyen Erdoğan sozlerini şoyle surdurdu: "Ressamlara, şairlere ilham veren tabiatın yok olduğunu duşunun lutfen. Belki de gelecek nesillerimiz, Orhan Veli'nin 'Gemlik'e doğru denizi goreceksin, sakın şaşırma' dizelerini okuyup, 'Burada deniz mi varmış?' diye şaşıracaklar. Yine şairin 'Hava bedava, bulut bedava' dediği dizeler, yarın bize bir utopyadan bahsediyor olacak. Umuyorum ki bunların hiçbiri olmaz. Masmavi gokyuzu, zumrut yeşili deniz ve bol oksijenli ormanlarıyla bugunkunden daha guzel bir ulke bırakırız gelecek nesillere."
Konuşmasının sonunda Sıfır Atık Projesi'ne ilginin katlanarak artması temennisinde bulunan Erdoğan, "Kurumlarında sıfır atık sistemini kuran tum yoneticilere takdir ve teşekkurlerimi sunuyorum. Medyamızın çevre konularında toplumsal alışkanlıkları değiştirecek katkılar sunmasını diliyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.