Özet (TL;DR) @ 2018-11-01T14:57:00.000Z: Gazeteci ve ekonomist Mustafa Sönmez, Seyr-i Sabah programında ekonomide yaşanan KDV ve ÖTV indirimleri konusundaki görüşlerini paylaştı. Sönmez, bu indirimlerin bütçeye ekstra yük getireceği…
Seyr-i Sabah
14:57 01.11.2018(Guncellendi 15:19 01.11.2018) URL'yi kısaltın
Gazeteci ve ekonomist Mustafa Sonmez, Seyr-i Sabah programında ekonomide yaşanan KDV ve ÖTV indirimleri konusundaki goruşlerini paylaştı. Sonmez, bu indirimlerin butçeye ekstra yuk getireceği çekincesini dile getirdi.
Ekonomide birbirinden farklı adımlar atılıp kriz ortamı rayına sokulmaya çalışılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, dun yaptığı açıklamalarda birçok urunde KDV ve ÖTV indirimlerinin yapılacağını dile getirdi. Gazeteci ve ekonomist Mustafa Sonmez, Seyr-i Sabah programında yaptığı açıklamalarda bu indirimlerin mali disiplinden uzaklaşmak, zaten zor durumda olan ekonomi ustunde butçe açığı yaratmak anlamına geleceğini soyledi. Sonmez, ekonominin farklı yapılarının farklı kararlar ve ongorulerde bulunarak guven sarstığını vurguladı:
' MART AYINA KADAR TADIMIZ BOZULMASIN İSTİYORLAR'
"Krizin adını koyamıyorlar fakat bunu yapamayan bir tek kendileri. Onların dışında herkes bir krize, hatta stagflasyon dediğimiz yuksek enflasyon ve işsizliğe tutulduğunu soyluyor ulkenin. IMF ve uluslararası birçok otorite Turkiye'nin kriz tuneline girdiğini soyluyor. Birbiriyle tutarlı olmayan onlemler alınıyor yonetmeye çalışıyorlar. Siyasi kaygıları on planda tutarak pozisyon almaya çalışıyorlar çunku Mart ayında yerel seçimler var. O zamana kadar kimsenin ağzının tadının bozulmaması gerekiyor ozellikle AKP'ye oy vermiş kişilerin. Ama her atılan adım biraz daha çokuşe yol açıyor, Turkiye'ye zaman kaybettiriyor.
(C) AP Photo / Mucahid Yapıcı
Turkiye 15 yıldır gormediği enflasyonu yaşıyor. Yuzde 24.5 tuketici yuzde 46 sanayi enflasyonu var. Bunun yıl sonu tahminleri var. Saray'ın damadı bunun yuzde 20.5 olacağını ongordu. Ama dun Merkez Bankası bir raporda tahmin yenileyip yuzde 23.5'u bulur dedi. Birden bire iki otorite birbiriyle çelişti. Buna Albayrak'ın ne diyeceğini merak ediyorum.
Daha duşuk bir tahminde yonetse sarayı mutlu etmek için, realite başka bir yere gelse o zaman doğru tahminde bulunmamış olacaklar. Bir yandan boyle bir enflasyon ongorup faiz enflasyonu yapmıyorsun bakışı var. Burada kalacağını duşunmuyorum. Pazartesi gunu Ekim enflasyonu açıklanacak. Kasım ve aralık var. Buralardaki fiyat artışlarıyla yuzde 28-30'u bulur. Bu çok yapışkan bir enflasyon. Yapıştan çunku, gıda enflasyonu var. Tarım çokmuş. Tarımda arz olmadan, bu alanı ayağa kaldırmadan enflasyonu aşağı çekemezsiniz. Eğer enflasyonu kontrol etmek istiyorsanız hem para hem maliye politikalarıyla talebi duşurup kemer sıkmanız lazım ve bir yandan kuru aşağı çekmeniz lazım. Doviz kuru yukseldiği için ithalat maliyetlere yansıdı. Doviz kurunu aşağı çekmek için TL'yi değerli yapmanız lazım. Bunlar metinlerde yer aldı. Dunku ÖTV KDV indirimi disiplinden uzaklaşmak anlamına geliyor. Gelirler azaldığında borçlanmak zorunda kalacaksın. Hazine açığın buyuyecek. Maliye politikan gevşer.
Yeniden bir talep canlanmasına yol açıyorsunuz. Buna imkan vermezseniz talep olmadığında fiyatlar talep yonlu bir baskının altından kalkar. Aşağı gelir. Talebi canlandırırsanız o fiyat aşağı inmez. Ama bunun yukunu hazineye yukluyorsunuz. Akaryakıtın ÖTV'si binmiş vaziyette, diğer malları da ustune eklediniz. Butçenin gelirleri azalacak. Harcamalar çok katı ve azalmıyor. Butçe açığı buyuyor boylece yuksek faizle borçlanacaksınız. Bu işin kitabi hali hem maliyede hem para politikalarında kemer sıkmayı gerektirir. Bir muddet insanların canının yanması lazım. Onlar can yakmak istemiyor çunku onlerinde sandık var. Sandıkta canı yanmış insanlar için ekonomiyi sulandırıyorlar. Kamu açıkları buyuyecek. Yuksek faizlerle borçlanacaksınız. Bu bizi bir yere goturmez. Butun bu çelişkileri herkes gorduğu için açıklamalardan sonra doviz arttı. Merkez Bankası orta vadedeki hedef tutmayacak diyerek başka bir tahmin açıklıyor. O zaman yatırımcı TL yine değerlenmeyecek kendimi guvenceye alıp dovize doneyim diyor. Guven vermiyor, tutarlı davranmıyorlar. Bu kadar yukselen TL faizlerine rağmen dovize donduler. Bu yapılanlar bizi iyice hastalıklı hale getirir. Turkiye ekonomisi bole bir yere sokuldu. Bunun ne zaman dibe vuracağı yukarı çıkacağı belli değil. Her gun en kotusu geride kaldı diyor ve ertesi gun daha kotusunu gosteriyorlar.
Şimdi işçi çıkarmaları başlayacak. Enflasyon kadar zam yapmadıkları için reel getiri azalacak. İşverenler iş çıkmadığı için daha mutsuz olacak. Dışardan para gelmiyor, kimse bize guvenmiyor. Ekonomi kuçuluyor. Dış ticaret verileri ekonomik guven endeksi ekonominin kuçulduğunu gosteriyor. Nereye kadar kuçulme? 2019 yılında ancak yuzde 0.4 buyuyecek deniyor. Biz en azından 4-5 mevsim kuçulerek gideceğiz. Yeniden buyumeye nasıl gireriz bir ışık gerekiyor. Onu da goremiyoruz.
' VATAN GAZETESİNİN KAPANMASININ AYAK SESLERİ GELMİŞTİ'
Vatan gazetesinin kapanması ekmeğini buradan kazanan gazeteci arkadaşlar için uzucu. Fakat bunun ayak sesleri duyulmuştu. Doğan Grubu'nun yayınları Demiroren'e satmaya zorlanmasında anlaşılmıştı. Alan da alabilecek bir babayiğit değildi. Dunyanın parasını saydılar bu gruba. Bunu nereden buldular? Bunu Ziraat bankasından kredi alarak gerçekleştirdi. Medya oyle ahım şahım para ureten bir yer değil. Burada çok açık bir Saray operasyonu var. Bunun aracısı da Demiroren Grubu oldu. Niye aldı? Çunku kontrol edemediği medyayı alıp mundar etmek için yaptılar. Bir yandan istenmeyen gazeteci ve yazarların işine son verildi. Diğer yandan da toptan kapatma noktasına gelindi. Korkum odur ki bu devam edebilir.
Bunun devamı olarak Doğan Grubu'nun dağıtım şirketinin kapatılarak Sabah grubunun dağıtım şirketinden servis alma yoluna gidilecek. Tek dağıtıcı demek ozellikle ayakta kalmış Cumhuriyet, Birgun, Evrensel gibi gazeteler buradan dağıtılacak. O tarafa tek dağıtımlı bir medya ortamı olacak. Bu çok tehlikeli. Damadın kardeşinin yonettiği Turkuvaz grubunun doğru durust dağıtıp dağıtmadığı belli olmayan tekelci bir durum oluşacak. Buna rekabet kurumunun el koyması lazım. Hiç olmazsa kamunun bu durumda bir dağıtım şirketi kurması lazım. Boyle tek bir şirkete mecbur bırakılmış bir medya ortamı çok tehlikeli olur. Bunun basında ornekleri var. PTT gibi kurumların bu hizmeti vermeleri gerekiyor. Mutlaka bir kamu kuruluşunun bulunması gerekiyor. Zaten bunlar az basılıyor birçok yere gitmiyorlar. Dağıtımcı iyi niyetli olsa bile bunlar dağıtmıyorlar soylentisi çıkacak. Buna bir hal çare bulunmalı. Muhalefet partileri buna karışmıyorlar. Bunlara karşı bir duruş yok. Çağrıldıklarında da hemen ekranlara arz-ı endam ediyorlar. Bir tutarsızlıktır gidiyor. Yargı nasıl araçlaştırıldıysa medya da oyle oldu. Bu planlı ve bilinçli bir biçimde yapıldı. Doğan grubu en azından belli zamanlara kadar dik durmayı denedi."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.