Özet (TL;DR) @ 2018-11-01T17:11:00.000Z: Darbe girişimi sonrası görevinden ihraç edilen eski Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) üyesi Hamdi Demiralay, Deniz Harp Okulu'nda bir arkadaşı aracılığıyla 1992'de girdiği örgütteki ilk abisinin…



15 Temmuz arbe girişimi sonrası gorevinden ihraç edilen eski Askeri Yuksek İdare Mahkemesi (AYİM) uyesi Hamdi Demiralay, hakim karşısına çıktı. Demiralay, Deniz Harp Okulu'nda bir arkadaşı aracılığıyla 1992'de girdiği orgutteki ilk abisinin 'Zeyd' kod adlı Tuncay Opçin olduğunu belirtti.

(C) AA /

Darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilen ve tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler ve Savcılar Yuksek Kurulu (HSYK) uyeleri ile askeri hakimlerin yargılanmasına devam edildi. İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce, Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda gorulen duruşmaya, tutuksuz sanık Demiralay ile avukatı katıldı.

Duruşmada sanık hakkındaki iddianamenin ozeti okundu. İddianamede, darbe girişiminin ardından tutuklanan sanığın etkin pişmanlık hukumlerinden yararlanarak, itirafçı olduğu, orgutle bağlantılı kişilerin isimlerini vererek, teşhis ettiği anlatıldı.

ByLock kullandığını da kabul eden sanığın darbe girişimini yapanlar tarafından hazırlanan sıkıyonetim direktifindeki gorevlendirme listesinde 'goreve devam edecekler' arasında bulunduğu kaydedildi. İddianamede, AYİM'de kurmay subay uye olarak gorev yapan sanığın, oğrencilik yıllarından bu yana orgut toplantılarına katıldığı, orgutun gizli haberleşme uygulaması ByLock kullandığı, orgutun stratejisi, amaçları, faaliyetleri doğrultusunda sıkı bir disiplinle hareket ettiği bildirildi.

Sanığın, teror orgutu uyeliği suçundan cezalandırılması istendi.

' SINAVLARDA ÖRGÜTÜN ETKİSİ OLMADI'

Savunma için soz verilen eski AYİM uyesi Demiralay, darbe girişiminin ardından tutuklandıktan sonra etkin pişmanlık hukumlerinden yararlanmak istediğini ve bildiklerini anlattığını hatırlattı. Bu nedenle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ifade eden Demiralay, darbe girişiminin ardından açılan pek çok davada tanık olarak ifade verdiğini soyledi.

Deniz Harp Okulu'ndan mezun olduktan sonra 2003'te Deniz Harp Akademisi'nde eğitim gorduğunu, bu sureçler boyunca 'abi' denilen orgutun sivil imamlarıyla sohbetlere katıldığını anlatan Demiralay, seyir subaylığı, komutanlık, plan proje subaylığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Plan Şube Mudurluğu gorevlerinin ardından 19 Haziran 2015'te, Cumhurbaşkanının onayıyla AYİM uyeliğine atandığını dile getirdi.

Deniz Harp Okulu'ndan 1994'te teğmen rutbesiyle mezun olduğu bilgisini veren Demiralay, meslek hayatının buyuk bolumunun denizlerde seyir halinde geçtiğini, bu nedenle orgutun sohbet toplantılarına fazla katılamadığını, meslekte aldığı terfilerde ve girdiği sınavlarda orgutun etkisinin olmadığını ileri surdu.

' NAMAZ KILIP SOHBET EDİYORDUK'

Demiralay, İstanbul'da Deniz Harp Okulu'nda eğitim gorduğu donemde, 1992'de devre arkadaşı aracılığıyla orgutle tanıştığını, ev sohbetlerine gidip geldiğini ifade etti.

(C) Flickr /

Devre arkadaşının, kendisini, İstanbul Kocamustafapaşa'da gerçek adını sonradan oğrendiği 'Zeyd' kod adlı Tuncay Öpçin ile tanıştırdığını aktaran Demiralay, "Benim tarihe merakımı bildiklerinden once tarihle ilgili sohbetler etmeye başladık. Sonra yavaş yavaş dini konulara girdiler. Burada namaz kılıp, sohbetler ediyorduk. FETÖ kitapları ve Risale-i Nur kitapları okunuyordu" dedi.

Bu toplantılara Harp Okulu'ndan devre arkadaşı, FETÖ sanığı eski Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreteri Serkan Saral'ın da katıldığına değinen Demiralay, "Zeyd kod adlı şahıs, Harp Okulu son sınıfta, aynı okulda okuduğumuz Mustafa Erceylan ve Huseyin Demirtaş'la tanıştırdı. Onlar da bu eve gidip geliyordu. Daha sonra 1994'te mezun olup Golcuk'e tayin oldum. Burada Serkan Saral ile aynı evde kalıyordum. Golcuk'te de bir cemaat abisi gelirdi, namaz kılıp sohbet ederdik ama tedbir amaçlı Gulen kasetleri dinlenmiyordu. Ev denizaltıcı bir subayındı. Alt katta da başka subaylar vardı. Deşifre olmamak için bu tedbiri uyguluyorduk" diye konuştu.

Golcuk'teki evlerde sohbete katıldığı devrelerinin isimlerini veren Demiralay, butun evlerde orgut abilerinin katılımıyla sohbetler yapıldığını kaydetti. Abilerin, kendilerini, kılık kıyafete dikkat etme, sosyal hayata katılma, ustleriyle iyi geçinme, gerektiğinde içki içme gibi konularda uyardığına dikkati çeken Demiralay, mezun olup maaş almaya başladıktan sonra orgut abisine himmet verdiğini itiraf etti.

' GÖREV YERİ DEĞİŞTİKÇE 'ABİ'LER DE DEĞİŞİYORDU'

Demiralay, orgutte kod adının 'Halit' olduğunu, kural olarak 'abi' denilen tek kişiyle goruştuğunu, diğer orgut mensuplarıyla işlerinin olmadığını, rutbe yukseldikçe askeriye içindeki diğer orgut mensuplarıyla da muhatap ettirilmediklerini aktardı.

Gorev yerleri değiştikçe 'abi'lerinin de değiştiğini, genellikle oğretmen olan bu kişilerle sohbetlere tek başına katıldığını kaydeden Demiralay, seyirde bulunması ve işlerinin yoğunluğu nedeniyle sohbetlere çok sık katılamadığını, sohbet abisinin kendisine bazı kitaplar vererek okumasını istediğini belirtti.

Deniz Harp Okulunun ardından, orgutun yonlendirmesiyle Deniz Harp Akademisine girdiğini, burada da orgutle goruşmeye devam ettiğini anlatan Demiralay, "Rutbem yukseldikçe uslerimle iyi geçinmem, sosyal faaliyetlere katılmam, doğum gunlerinde hediye almam gibi tavsiyelerde bulunuyorlardı" diye konuştu.

Ö RGÜT ABİSİ AFAD UZMANI

Demiralay, 2013'te Aksaz'dan, Ankara'ya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na Personel Plan Şube Muduru olarak atandığını belirterek, burada AFAD uzmanı olarak çalışan Emin Aytaş adlı orgut abisi ile goruşmeye başladığını soyledi.

(C) Sputnik / Kirill Kallinikov

Kıdemli olduğu için tek gittiği bu kişinin evinde, namaz kılıp kaset izlediklerini soyleyen Demiralay, orgut abisinin, iş yerindeki faaliyetlere ilişkin sorular sorduğunu, komuta katının gozune girecek şekilde çalışmasını istediğini anlattı.

ByLock programını telefonuna Emin Aytaş'ın yuklediğini, programı genellikle orgut abisi ile buluşma zamanını ayarlamak için kullandığını belirten Demiralay, sonraları ByLock'ta sorun olduğu soylenince "sure shot" isimli başka bir program uzerinden yazıştıklarını aktardı. Demiralay, "En son bu programı kullanıyorduk" dedi.

Personel Plan Şube Muduru iken 2015'te AYİM uyeliğine kendi isteği dışında atandığını soyleyen Demiralay, denizci subaylar için AYİM'in bir bekleme yeri olarak gorulduğunu, çok istenmediğini dile getirdi.

' ÖRGÜT ABİSİ, HUKUKU BİLMEDİĞİM İÇİN TAVSİYE VERİYORDU'

AYİM'e atandıktan sonra orgut abisi Emin Aytaş'ın kendisini 'Ertuğrul' kod adlı Tekin Bulbul adlı başka bir abiye teslim ettiği bilgisini paylaşan Demiralay, o zamana kadar goruştuğu orgut abilerinin genellikle oğretmen, Bulbul'un ise Turk Patent Enstitusu'nde avukat olduğunu bildirdi.

Sanık Demiralay, "Hukuku bilmediğim ve AYİM'e çok yabancı olduğum için bu konuda çok bilgisi olan Tekin Bulbul bana dosyaların genelinde somut bilgi ve belgeye gore hareket etmemi tavsiye ediyordu" diye konuştu.

Örgut abisinin, ozellikle FETÖ nedeniyle askeri okulla ilişiği kesilen oğrenci dosyalarında somut bilgi belgeye gore hareket etmesini soylediğini aktaran Demiralay, "Bulbul'un, 'somut belge gelemez zaten' dediğini hatırlıyorum" ifadesini kullandı.

Demiralay, bu dosyalar goruşulurken somut bilgi belge istenmesi yonunde oy kullandığını, FETÖ ilgili somut belge bulunan dosyalarda, atılan oğrenciler aleyhinde de karar verdiğini anlattı. Demiralay, AYİM'deki gorev suresi boyunca herhangi bir seçim yapılmadığını, bu nedenle oy kullanmadığını belirtti.

' ALLAH BİZİ BU İŞTEN KURTARACAK'

Tekin Bulbul'un, aynı suçtan yargılanan eski AYİM Üyesi Ertuğrul Şahin'in de FETÖ mensubu olabileceğini soylediğini aktaran Demiralay, tutuklandıktan sonra aynı araçla hastaneye gittiği Şahin'in kendisine, orgut soylemi olan "Dua edelim, Allah bizi bu işten kurtaracak, bu sorunlar bitecek" dediğini aktardı.

(C) REUTERS / REUTERS TV

Darbe girişiminden once, daha onceden planladığı tatil için izne çıktığını, 15 Temmuz'da da ailesiyle kampta olduğunu vurgulayan Demiralay, darbe girişiminden onceden haberdar olmadığını savundu.

Örgut abisi Bulbul ile Ankara'ya geldikten sonra 19 Temmuz'da goruştuğunu, ne olduğunu sorduğunu belirten Demiralay, "Bana, 'Darbe başarısız oldu' dedi. Ben de bu işi FETÖ'nun yaptığını anladım. Zaten 5 dakika surdu goruşmemiz, gergin bir ortamdı. Bir daha da goruşmem olmadı. Başta manevi duygularla girdiğimiz oluşum, kendi halkına silah sıkan bir konuma donuşmuştu. Ters olan bir şeyler vardı. Ama senelerce içinde bulunduğumuz bir cemaatin psikolojisinden kurtulmak kolay olmadı. Yaşanan olaylardan dolayı tepkim vardı. Manevi duygularla girdiğim bu yapının gercek yuzunu gorduğum için artık bunlarla birlikte olamayacağımı duşunerek bildiklerimi anlattım" dedi.

Bazı konularda yanlışlar, hatalar yaptığını ve manevi duygularının somurulduğunu anladığını dile getiren sanık Demiralay, etkin pişmanlık hukumlerinden yararlanarak, beraatine karar verilmesini istedi.

Demiralay'ın avukatı da muvekkilinin etkin pişmanlıktan faydalandığını, bilgisi dahilindeki orgut mensuplarını teşhis ettiğini, bu kişilerin davalarında tanık olarak dinlendiğini belirterek, 10 gunde bir imza verme şeklindeki adli kontrolun kaldırılmasını istedi.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanığın adli kontrol kapsamında bundan sonra kolluğa ayda bir imza vermesine hukmetti. Duruşma, 14 Şubat 2019'a bırakıldı.