Özet (TL;DR) @ 2018-10-29T18:48:00.000Z: Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa liderlerinin İstanbul'da gerçekleştirdiği Suriye zirvesini değerlendiren Prof. Dr. Hasan Ünal ve ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan'a göre dörtlü…



Turkiye, Rusya, Almanya ve Fransa liderlerinin İstanbul'da gerçekleştirdiği Suriye zirvesini değerlendiren Prof. Dr. Hasan Ünal ve ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatoru Oytun Orhan'a gore dortlu zirve, dunyanın çok kutupluluğa gidişinin onemli bir kilometre taşı ve alınan kararların uygulanması konusunda da umut vaat ediyor.

Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel, 27 Ekim'de kilit onemdeki bir Suriye zirvesi için İstanbul'da bir araya geldi. Turkiye, Rusya ve İran'ın garantorluğunu ustlendiği Astana surecini takip eden zirvenin ardından liderler, terore karşı mucadeleye devam etme gerekliliğinin altını çizen ve kalıcı bir ateşkesin onemini vurgulayan bir bildiriye de imza attı. "Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak butunluğunu" teyit eden bu bildiride, siyasi çozumun desteklenmesi, yardımların artırılması ve multecilerin evlerine guvenli donmesinin onemi için gerekli çabaların sarf edilmesi hususları yer aldı. Zirvenin ardından, Astana'nın iki garantor ulkesi olan Turkiye ve Rusya'nın liderleri Erdoğan ve Putin, baş başa goruşme gerçekleştirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın "çok onemli" diye nitelendirdiği zirveyle ilgili AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'tan da "tarihi bir adım" açıklaması geldi. Soz konusu zirveyi ve olası sonuçlarını ise Maltepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bolumu oğretim uyesi Prof. Dr. Hasan Ünal ve Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Suriye Çalışmaları Koordinatoru Oytun Orhan, Sputnik'e değerlendirdi.

' ABD VE MÜTTEFİKLERİNİN GÖRÜŞ AYRILIKLARININ ÇOK CİDDİ BOYUTLARA VARDIĞI NOKTADA BÖYLE BİR ZİRVE GERÇEKLEŞTİ'

Zirvenin gerçekleşmesinin bile başlı başına "buyuk bir başarı" olduğunu soyleyen Maltepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bolumu oğretim uyesi Prof. Dr. Hasan Ünal "Bu zirve, içeriğinden bağımsız olarak, yapılabiliyor olması itibariyle çok onemli bir başarıdır. Ve bu başarı da buyuk olçude Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in izlediği dış politikanın sonucudur. Çunku ABD son yıllarda muttefiklerini dışlayan bir dış politika izliyor ve ABD ile muttefikleri arasındaki goruş ayrılıkları çok ciddi boyutlara ulaştı. Bu dortlu zirvenin başlangıcının dayandığı noktayı hatırlamak onemli.Malum, ABD, AB'den ithal ettiği, otomobiller dahil olmak uzere, pek çok urune yuksek gumruk vergileri uygulamaya başlamış ve Trump da kullandığı lisanı seviyesiz bir hale getirmişti. Bu surecin sonucunda ise Almanya ve Fransa, Rusya'yla ABD'den bağımsız olarak bir araya gelip pek çok konuyu goruşmek ve aynı zamanda bolgesel sorunlar uzerinde de goruş alışverişinde bulunmak istediklerini soylediler. Alman siyasetçiler, ABD'nin bolgedeki dış politika ve ekonomi politikalarının parçası olmak zorunda olmadıklarına işaret ederek Rusya'yla sermaye, teknoloji ve yeraltı ve yer ustu kaynaklarını birleştirerek katma değer yaratmak istediklerini soylediler. Aynı goruşler Fransa tarafından da tekrarlandı. Zirve boyle bir bağlamda gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

' BU ZİRVE, BAZI GÖRÜŞ FARKLILIKLARINA RAĞMEN FEVKALADE ANLAMLI'

Zirvenin dunyanın çok kutupluluğa gidiş sureci için onemli olduğunu savunan Ünal "Zirve, once uçlu olarak duşunuldu. Ancak daha sonra Rusya Lideri Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında BRICS Zirvesi esnasında gerçekleşen goruşme esnasında zirvenin dortlu yapılmasına karar verildi. Bu zirve, bir suredir gerçekleşemiyordu ancak sonunda gerçekleşti. Bu sebeple de zirve içeriğinden bağımsız olarak fevkalade buyuk bir oneme sahip. Önumuzdeki yıllarda tarihçiler ve uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından dunyanın çok kutupluluğa gidiş sureci incelendiğinde, bu zirvenin çok onemli kilometre taşı olduğu anlaşılacaktır" diye konuştu.

Rusya'nın zirvenin "oyun kurucusu" olduğuna işaret eden Ünal "Turkiye, Suriye politikaları konusunda Rusya'ya epey bir yaklaşmış durumda ancak henuz Esad inadından tam manasıyla vazgeçmiş değil. Fransa ise Suriye konusunda hem Rusya hem de Turkiye'den son derece uzak. Malum, Fransa'nın şu anda Fırat'ın doğusunda, oradaki PYD'lilere bir statu verilmesi konusunda ABD politikalarına destek verecek şekilde, birlikleri bulunuyor. Bir ulke, o dortlu zirveye katıldı diye ABD ile duşman olmuyor. Zirveyi boyle yorumlamak lazım. Almanya'ya geldiğimizde, Almanya'nın Suriye politikası bu noktada Fransa'nın politikalarına gore daha muallak. Surecin başından beri Almanya da Esad'ın gitmesi yonunde bir tutum belirtti. Hatta bir donem Alman uçakları, İncirlik Hava Üssu'nu kullandı. Almanya, ABD'nin yanında uzun sure epey aktif bir ulkeydi. Şimdi oyle değil" dedi.

' BU TOPLANTININ SONUÇLARI TÜRKİYE AÇISINDAN AB'YE GİRMEKTEN BİLE DAHA ÖNEMLİ'

Dort ulkenin de Suriye'de siyasi çozum konusunda mutabık olduklarına işaret eden Ünal "Ancak bazı farklılıklar var. Fransa ve Almanya, Suriye'nin kesin olarak yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu soyluyor. Rusya, bu konuda bağlayıcı açıklama yapmaktan kaçınıyor ki bence bu doğru. Turkiye ise olası yeni bir anayasada PYD'nin elde edebileceklerini duşunerek konuya mesafeli yaklaşıyor. Ancak Turkiye, Esad'la ilgili ideolojik saplantıdan içerideki seçmen varlığı sebebiyle çıkamadığı için Rusya'nın pozisyonuna henuz gelebilmiş değil. Bu farklılıklar henuz surse de dort ulkenin toprak butunluğunde mutabık kalması onemli. Yine de bu açıklamaların, yanıltıcı olabileceğini de unutmamak lazım. Mesela Bosna-Hersek'in toprak butunluğu ve egemenliği var ama yonetilmez hale gelmiş bir devlet yapısı var. Dolayısıyla egemenlik ve toprak butunluğu vurgusu tek başına butun sorunların çozumu anlamına gelmeyebilir. Ama en azından bu dort ulkenin artan şekilde bir araya gelecek olmaları ve ortak yatırımlara imza atabilecek olması onemli. Bence bu dortlu Turkiye açısından Avrupa Birliği'ne girmesinden bile çok daha onemli. Çunku AB'nin patronları ve Rusya'nın ekonomik ve ticari ilişkilerle ortak yatırımları goruşmelerinde Turkiye'nin de yer alması onemli. Zira bu zirve taraflar arasındaki ekonomik ilişkilerin ve ortak yatırımların artacağına işaret ediyor" diye ekledi.

' ZİRVE, KARARLARIN UYGULANABİLMESİ AÇISINDAN CENEVRE'YE GÖRE DAHA FAZLA UMUT VAAT EDİYOR'

Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Suriye Çalışmaları Koordinatoru Oytun Orhan'a goreyse zirve, Suriye'de çozum adına "tek başına umut vaat etmese de, siyasi çozumun onunun açılması ve Astana'nın kazanımlarının Cenevre'ye taşınması için" bir rol ustlenebilir:

"Cenevre sureci, anayasa komitesinin kurulması konusunda tıkanmış durumda ama bu dortlu zirveden kısa sure once Moskova'da İran, Turkiye, Rusya arasında gerçekleştirilen goruşmede, anayasa komitesinin kurulması çalışmalarının hızlandırılması konusunda bir karar alınmıştı ve bu karar, dortlu zirvede de teyit edildi. Bu da dortlu zirvenin en somut çıktılarından biriydi. Eğer yıl sonuna kadar bu konuda somut bir adım atılırsa, siyasi çozumun onundeki tıkanıklık açılacaktır. Multeciler konusunda uluslararası konferans toplanması da siyasi çozum noktasında onemli bir adım. Suriye'deki siyasi çozumu tıkayan konuların başında seçimler geliyor ve seçimlerde Suriye dışında yaşayan Suriyelilerin de oy kullanması gerektiği, Turkiye başta olmak uzere muhalefeti destekleyen ulkeler tarafından destekleniyor. Suriye'deki durumun normalleşmesi için de Suriyelilerin evlerine donmesi onemli. Nihai bir karar alınmış olmasa da, Rusya, Fransa, Almanya, Turkiye gibi farklı duşunen tarafların boyle bir karar almış olması onemli. Yine asıl belirleyici olan kararların uygulanması olacak."

Dortlu zirvenin, kararların uygulanabilmesi açısından Cenevre surecine gore daha fazla umut vaat ettiğine işaret eden Orhan "Dortlu zirveye, sınırlı sayıda ulke katıldı ve bu ulkelerin hepsi etkili ulkeler. Bu yuzden dortlu zirve, Cenevre goruşmelerine gore kararların uygulanabilmesi açısından daha fazla umut vaat ediyor. Çoklu mekanizmalardan ziyade Astana gibi az aktorlu ve belli konuların çozumune odaklanmış mekanizmaların çok daha başarılı olduğunu gorduk. Dortlu zirvede de benzer bir nitelik var" dedi.

' DÖRTLÜ ZİRVE, ZİRVELER SİLSİLESİ TETİKLEYECEK Mİ, BAKMAK LAZIM'

İdlib'deki yeni durumun Fransa ve Almanya'yı da rahatlattığına değinen Orhan "Turkiye ve Rusya'nın İdlib konusunda anlaşması, Fransa ve Almanya'ya da buyuk bir rahatlık getirdi. Bu yuzden iki ulke de Turkiye'ye verdikleri desteği gostermiş oldu. Her iki ulkenin İdlib'de sağlanan uzlaşının devamı konusunda isteklerini beyan etmesi, Turkiye'nin de elini rahatlattı. Ama goruş farklılıkları suruyor. Rusya, 'teroristler temizlenmediği takdirde operasyon seçeneğinin masada olduğu' vurgusuna devam etti. En onemli husus ise bu toplantının tek bir zirve olarak mı kalacağı yoksa seri zirvelerin mi gerçekleşeceği. Bu yuzden meselenin geleceğine donuk temkinli yaklaşımda bulunmakta fayda var" diye ekledi.