Özet (TL;DR) @ 2018-10-28T16:57:00.000Z: İspanya'daki Ulusal Onkolojik Araştırmalar Merkezi'nden doktor Manuel Serrano, Yaşlanma Emareleri adlı yeni yayımlanan bir araştırmayı anlattı. Araştırmada, yaşlanmanın 9 önemli işaretine yer verildi.



İspanya'daki Ulusal Onkolojik Araştırmalar Merkezi'nden doktor Manuel Serrano, Yaşlanma Emareleri adlı yeni yayımlanan bir araştırmayı anlattı. Araştırmada, yaşlanmanın 9 onemli işaretine yer verildi.

Serrano, Yaşlanma Emareleri adlı yeni yayımlanan araştırmayı yapan doktorlardan biri. Araştırmada, uzmanlar zaman geçtikçe vucudumuzda yaşanan başlıca sureçleri listeledi.

Serrano BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bunlar kaçınılmaz faktorler. Yaşam biçimi ve genetiğe bağlı olarak bazı insanlarda daha çok, bazılarında da daha az gorunur oluyor. Ama mutlaka yaşanıyor" dedi.

Aralarında insanların da bulunduğu memeli canlılarda yaşlanma emaresi olarak kabul edilen dokuz faktor var:

DNA 'DAKİ HASAR BİRİKİYOR

DNA'mız hucreler arasında iletilen genetik kodumuz. Yaşlanmayla birlikte iletim surecindeki hatalar artıyor.

Ve bu hatalar hucrelerde birikiyor.

Genetik istikrarsızlık diye bilinen bu olay, ozellikle DNA hataları, ozel faaliyetleri bulunan hucrelerin uretildiği kok hucreleri etkilediğinde etkin oluyor.

Genetik istikrarsızlık, kok hucrelerin rolune zarar verebiliyor.

Hatalar biriktikçe, kanserli hucrelere bile donuşebiliyor.

KROMOZOMLAR YIPRANIYOR

DNA zincirlerimizin ucunda kromozomlarımızı koruyan kapak gibi yapılar var. Tıpkı, ayakkabı bağının ucundaki plastik koruyucular gibi.

Bunlara telomer deniyor. Yaşlandıkça bunlar yıpranıyor ve kromozomlar korumalarını kaybediyor.

Bu da yanlış bir şekilde kopyalanmaları anlamına geliyor ve sorunlara yol açabiliyor.

Araştırmalar, telomerlerdeki bozulma ile akciğer fibrozisi ve ağır bir bağışıklık sistemi hastalığı olan aplastik anemi arasında ilişki kurdu.

Araştırmacılar ayrıca, telomerlerin omrunu uzatan telomeraz adlı enzimin seviyelerini de artırmayı başardı.

Çalışmalarda, telomerlerin omrunu uzatmanın faralerin de omrunu uzatabileceği goruldu.

H ÜCRE DAVRANIŞLARI ETKİLENİYOR

Vucutlarımızda DNA ifadesi adı verilen bir sureç yaşanıyor. Bu sureçte belirli bir hucredeki binlerce gen, hucrenin ne yapacağını belirliyor. Örneğin hucrenin, bir deri hucresi mi yoksa bir beyin hucresi mi olacağı boylelikle belirleniyor.

Zaman ve yaşam biçimimiz bu talimatların nasıl verildiğini etkiliyor.

Bu nedenle hucreler yapmaları gerekenden farklı davranabiliyorlar.

H ÜCRE YENİLEME KAPASİTEMİZİ YİTİRİYORUZ

(C) AFP 2018 / Marcel Mochet

Hucrelerimizdeki hasarlı unsurların birikmesini onlemek için, vucutlarımız surekli olarak hucre stoğunu yenileme kapasitesine sahip.

Ancak bu kapasite yaşlandıkça azalıyor.

Daha sonra hucreler işe yaramayan ya da toksik proteinleri biriktirmeye başlıyor. Bunların bazıları Alzheimer ve Parkinson hastalıklarıyla ve kataraktla ilişkilendiriliyor.

H ÜCRE METABOLİZMASI KONTROLÜ YİTİRİYOR

Zamanla hucreler, yağ ve şeker gibi maddeleri işleme kapasitelerini kaybediyor.

Hucrelerin alınan besinleri duzgun bir şekilde metabolize etme yeteneği ortadan kaybolunca, şeker hastalığı gibi hastalıklar ortaya çıkabiliyor.

Yaşlanmayla birlikte başlayan şeker hastalığı bu nedenle sık goruluyor. Daha yaşlı vucutlar artık yenilen her şeyi işleyemiyor.

M İTOKONDRİLERİN FAALİYETİ DURUYOR

(C) AA /

Mitokondri, hucrelere enerji sağlıyor, ancak yıllar geçtikçe etkinliklerini kaybediyorlar.

Mitokondrilerin iyi çalışmaması DNA'ya zarar veriyor.

Bazı çalışmalarda, mitokondri faaliyetini tamir etmenin, memelilerde omru uzattığı sonucuna varıldı.

Nature adlı bilim dergisinde Haziran ayında yayımlanan bir araştırmada, uzmanların farelerdeki kırışıklıkları, mitokondrilerinin faaliyetlerini yeniden başlatarak geriye çevirdiği iddia edilmişti.

H ÜCRELER ZOMBİYE DÖNÜŞÜYOR

Bir hucre aşırı hasar gorunce, diğer hasarlı hucrelerin uremesini onleyen bir araç olma ozelliğini kaybediyor.

Bolunmeye devam ediyor, ancak olmuyor.

Senescent hucre diye bilinen bu hucreler zaman ve yaşlanmayla birlikte birikiyor.

Farelerde yapılar araştırmalarda, bu hucreleri yok etmenin, yaşlamanın bazı etkilerini ortadan kaldırdığı goruldu.

K ÖK HÜCRELERİN ENERJİSİ BİTİYOR

Yenilenme potansiyelindeki azalış, yaşlanmanın en karakteristik unsurlarından biri.

Kok hucreler yoruluyor ve yenilenme fonksiyonlarını kaybediyorlar.

Son yıllarda yapılan araştırmalar, kok hucreleri gençleştirmenin, vucudun yaşlanmayı gosterme biçimini geriye çevirdiğini gosteriyor.

H ÜCRELERİN BİRBİRİYLE İLETİŞİMİ SONA ERİYOR

Hucreler surekli birbirleriyle iletişim halinde, ancak bu kapasite zamanla azalıyor.

Bu da iltihaplanmada artışa yol açıyor ve "diyaloğun" onundeki sorunları buyutuyor.

Sonuç olarak, patojenlerin ve habis hucrelerin varlıklarına karşı duyarlılıklarını kaybediyorlar.

(C) Sputnik / Sertaç Kayar

Serrano, yaşlanma sureciyle ilgili çalışmaların, tıbbın organ ve dokulardaki bozulmayı yavaşlatacak yontemler geliştirmesini sağlayabileceğini soyluyor.

Ayrıca, yaşlanma kaçınılmaz olsa da, "sağlıklı yaşam biçimleriyle" etkilerinin azaltılabileceğini vurguluyor.

"Bugunlerde yaşlı insanların hayatı birkaç on yıl oncesine kıyasla daha mureffeh ve sağlıklı. Yapabileceğimiz en iyi şey, yaşlandığımızda da hayatımızdan keyif almak."