Özet (TL;DR) @ 2018-10-29 08:03:31.454380: İspanya’daki Ulusal Onkolojik Araştırmalar Merkezi’nden doktor Manuel Serrano, ‘Yaşlanma Emareleri’ adlı yeni yayımlanan araştırmayı yapan doktorlardan biri. Uzmanlar yıllar geçtikçe vücudumuzda…
ntv.com.tr
29.10.2018 - 08:58 29.10.2018 - 09:03 Son Guncelleme : 29.10.2018 - 09:03
'Yaşlanma Emareleri' adlı araştırmayı yapan doktorlardan biri olan Ulusal Onkolojik Araştırmalar Merkezi'nden doktor Manuel Serrano, "Biyolojik anlamda, yaşlandıkça daha iyiye giden hiçbir şey bilmiyorum" değerlendirmesini yaptı. Serrano BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bunlar kaçınılmaz faktorler. Yaşam biçimi ve genetiğe bağlı olarak bazı insanlarda daha çok, bazılarında da daha az gorunur oluyor. Ama mutlaka yaşanıyor" dedi.
BBC Turkçe'de yer alan haberde, aralarında insanların da bulunduğu memeli canlılarda yaşlanma emaresi olarak kabul edilen dokuz faktor şunlar...
DNA'mız hucreler arasında iletilen genetik kodumuz. Yaşlanmayla birlikte iletim surecindeki hatalar artıyor. Ve bu hatalar hucrelerde birikiyor. Genetik istikrarsızlık, kok hucrelere zarar verebiliyor. Hatalar biriktikçe, kanserli hucrelere bile donuşebiliyor.
DNA zincirlerimizin ucunda kromozomlarımızı koruyan kapak gibi yapılar var. Tıpkı, ayakkabı bağının ucundaki plastik koruyucular gibi.
Bunlara telomer deniyor. Yaşlandıkça bunlar yıpranıyor ve kromozomlar korumalarını kaybediyor. Bu da yanlış bir şekilde kopyalanmaları anlamına geliyor ve sorunlara yol açabiliyor.
Vucutlarımızda DNA ifadesi adı verilen bir sureç yaşanıyor. Bu sureçte belirli bir hucredeki binlerce gen, hucrenin ne yapacağını belirliyor. Örneğin hucrenin, bir deri hucresi mi yoksa bir beyin hucresi mi olacağı boylelikle belirleniyor. Zaman ve yaşam biçimimiz bu talimatların nasıl verildiğini etkiliyor. Bu nedenle hucreler yapmaları gerekenden farklı davranabiliyorlar.
Hucrelerimizdeki hasarlı unsurların birikmesini onlemek için, vucutlarımız surekli olarak hucre stoğunu yenileme kapasitesine sahip. Ancak bu kapasite yaşlandıkça azalıyor. Daha sonra hucreler işe yaramayan ya da toksik proteinleri biriktirmeye başlıyor. Bunların bazıları Alzheimer ve Parkinson hastalıklarıyla ve kataraktla ilişkilendiriliyor.
Zamanla hucreler, yağ ve şeker gibi maddeleri işleme kapasitelerini kaybediyor. Hucrelerin alınan besinleri duzgun bir şekilde metabolize etme yeteneği ortadan kaybolunca, şeker hastalığı gibi hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Daha yaşlı vucutlar artık yenilen her şeyi işleyemiyor.
Mitokondri, hucrelere enerji sağlıyor, ancak yıllar geçtikçe etkinliklerini kaybediyorlar. Mitokondrilerin iyi çalışmaması DNA'ya zarar veriyor. Bazı çalışmalarda, mitokondri faaliyetini tamir etmenin, memelilerde omru uzattığı sonucuna varıldı.
Bir hucre aşırı hasar gorunce, diğer hasarlı hucrelerin uremesini onleyen bir araç olma ozelliğini kaybediyor. Bolunmeye devam ediyor, ancak olmuyor.
Yenilenme potansiyelindeki azalış, yaşlanmanın en karakteristik unsurlarından biri. Kok hucreler yoruluyor ve yenilenme fonksiyonlarını kaybediyorlar.
Hucreler surekli birbirleriyle iletişim halinde, ancak bu kapasite zamanla azalıyor. Bu da iltihaplanmada artışa yol açıyor ve "diyaloğun" onundeki sorunları buyutuyor.
Kaynak: BBC Turkçe











Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.