Özet (TL;DR) @ 2018-10-28 08:19:23.635695: - Hayatımda hiç diyet yapmasaydım şimdikiyle aynı kiloda mı olacaktım? - Hayır, daha zayıf olacaktın.
"Kilo almışsın - Kilo vermişsin"... Ya da "Sen kilo mu aldın - Sen kilo mu verdin"... Bu laflar neredeyse "merhaba, nasılsın" gibi kullandığımız yeni selamlama kalıplarına donuştu! Çağımızın en buyuk sağlık obsesyonu kilo ve diyet. Konu basit gorunuyor; insan bilimsel yontemler, kurallar bekliyor. Oysa her kafadan başka ses çıkıyor. Meşhur diyetisyenler, profesorler birbirinin tam tersi şeyler oneriyor. İnsan kime guveneceğine şaşırıyor. Dunyanın en prestijli beslenme uzmanlarından King's College'dan genetik profesoru Tim Spector "Hiçbirine guvenmeyin" diyor. Sabri Ülker Vakfı'yla birlikte Birleşik Krallık Tıp Topluluğu'nun 'Diyet ve Kilo: Ruh Sağlığı ve İyi Yaşam İlişkisi' konulu konferansını takip ettim. Buluştuğum Spector, bağırsağa, mikroplara ve diyete bakışımı tamamen değiştirdi.
Neden her diyet gurusu bamba şka şeyler soyluyor? Uzayı mı keşfediyoruz? - Diyetler dine benzedi, hatta mezheplere bolundu. Veganlar, vejetaryenler, laktozsuz, glutensiz, yağlı-yağsız yiyenler... Hiçbirinin doğru durust bilimsel dayanağı da yok. İnsanlar inanma ve bir gruba ait olma ihtiyaçlarını karşılıyor sanki bu şekilde.
Siz hiçbir diyete inanmadığınıza gore ateist oluyorsunuz bu durumda.
- Ateist ya da agnostik belki... Ama şupheci ve alaycı olduğum kesin.
İşe yaramıyor mu diyetler?
- Çok kısıtlayıcı oldukları için surdurulebilir değiller. 6 ay yapılıyor, sonra eski alışkanlıklara donuluyor. Ayrıca diyetler gıda çeşitliliğini azaltarak mikroplarımıza zarar veriyor.
Mikrop konusuna d oneceğim ama bir şeyi merak ettim. Bugune kadar hayatımda hiç diyet yapmasaydım şu ankiyle aynı kiloda mı olacaktım?
- Hayır, belki daha zayıf olacaktın. Herkes farklıdır ama diyet yapan ve yapmayan tek yumurta ikizlerini incelediğimiz zaman, daha çok diyet yapanın genelde daha kilolu olduğunu gozlemliyoruz.
Tam tersi yani! Neden?
- Kalorileri azaltarak kilo verirseniz vucudunuz bunu telafi etmeye, sizi eski halinize getirmeye çabalar. Evrim bizi açlık çekmemeye programladı. Vucut enerjiyi, kiloyu, yağı muhafaza etmek için her şeyi yapar. O yuzden diyet yapan insan once incelir ama sonunda bu durur. Çunku vucut metabolizmayı yavaşlatır, sizi tembelleştirir, acıktırır. O kiloyu size geri aldırır.
Kilo vermek isteyen insanlar ne yapacak peki? Yapacak bir şey yok mu?
- Bir diyet onermek istemem, butun kitap bu tur mitleri yıkma iddiasında. Ama aralıklı orucun iyi geldiğine yonelik işaretler var. Öğun sayısını azaltın ve arayı açın. İki saatte bir atıştırmak iyi değil. Vucudunuza toparlanacak zaman verin.
Kitapta şok diyetten bahsediyorsunuz. "Bazı gunler 500 kaloriyi geçmeyin" diyorsunuz.
- Evet, o gun normalin dortte biri kalori alıyorsunuz. Sonraki gun ne isterseniz yiyorsunuz. Tum rejimler içinde en başarılısı bu bizce.
Haftada bir gun yeterli mi?
- İki gunle başlamak daha iyi. Genelde birkaç hafta sonra bire iniliyor. Herkes farklı, deneyip gormeniz lazım.
**Big Mac sorunsal ı
Hamburgere, pizzaya, makarnaya direnmek neden bu kadar zor? Bu arzunun kayna ğı nedir? Kitapta 'kutsal uçgen'den bahsediyorsunuz. Nedir bu?**
- Tuzun, şekerin ve yağın sihirli bir buluşma noktası var. Belirli bir denge oluştuğunda bu gıdaları karşı konulmaz buluyoruz. İşlenmiş gıda ureticileri bu tatlarla oynayarak tat alma reseptorlerimizi çıldırtıyor. Hep daha fazlasını istetiyorlar.
Uyuşturucu muptelası gibi...
- Doğada olmayan bu kombinasyonları tutturmak için laboratuvarlarda çalışıyorlar. Bunları besleyici gıda olarak algılamamızı sağlıyorlar. Mikroplar da beynimize "bana bundan daha çok ver" sinyali gonderiyor. İki yonlu baskı var yani, biri bağırsaktan, diğeri beyinden.
Nasıl kurtulacağız bu illetten peki?
- Tamamen yasaklamadan, ara sıra yiyerek. Bir şeyi yasaklamak işe yaramaz. Ben de arada yiyorum sırf nasıl olduklarını kendime hatırlatmak için. Az yedikçe daha az istiyor, bunun kimyasal bir etki olduğunu idrak ediyorsunuz. Yuksek lifli bol meyve, sebze tuketen insanlar boyle basit kimyasal karışımlar için olup bitmiyor zaten. Onca tat ve aromasıyla gerçek bir meze, iki dakikada mideye indireceğiniz Big Mac'ten çok daha uyarıcı.
Patates k ızartmasından tam tahıllılara geçmişsiniz galiba...
- Patates o kadar kotu bir şey değil. Ama artık sadece patates yerine tatlı patates, her tur tahıl, esmer pirinç, siyah pirinç, kinoa da yiyorum. Bence Turkler için anahtar geleneksel yemeklere donmek. Akdeniz yemekleri, mezeler, burada çok çeşitliliğiniz var. Amerikan tarzı pizza, hamburger çok kısıtlayıcı.
Annemizin, anneannemizin yemeklerine d onelim yani...
- Tabii. Amerikan usulu yemeklerde soya, buğday, şeker, yağ var sadece. Sizinkindeyse onca sebze, peynir, zeytinyağı... Mayalı besinler, çoğu da geleneksel olarak Turkiye'den geliyor... Kefir mesela. Diğeri neydi? Tuz koyduğunuz...
Ayran m ı?
- Evet, ayran! Genç nesiller bunlara devam etmeli. Sakın Amerikan mutfağını taklit etmesinler. Eski kulturler sağlıklı oluyor. Naturel sızma zeytinyağı, kuruyemiş, çekirdek, bağırsak mikroplarımız için muthiş.
Ba ğırsak ikinci bir beyin
Mikrop kotu bir şey değil midir? Amma seviyorsunuz bu mikropları... - 100 trilyon mikrobumuz var, vucudumuzu onlarla paylaşıyoruz.
Nerede yaşıyorlar?
- Her yerdeler ama yuzde 99'u incebağırsakta. Bu, son 10 yılda keşfettiğimiz yeni bir organ gibi aslında. Yeni bir karaciğer, pankreas bulduğumuzu duşunun. Mikroplar burada gıdaları kimyasal maddeye çeviriyor. Bir kimya fabrikası gibi...
Beyne benzetenlerdensiniz ba ğırsağı yani...
- Evet, bağırsak ikinci bir beyin. Burada birçok sinir ucu var. Beynimizle etkileşimi bunlar sağlıyor, mikroplar kimyasal sinyaller gonderiyor. İştahımızı, ruh halimizi, bağışıklık sistemimizi kontrol ediyor. Bu yeni organı nasıl sağlıklı yapacağımızı duşunmemiz gerekiyor.
Mikroplara iyi bakarak mı?
- Evet, mikropları doğru besleyerek. Bağırsak bizim bahçemiz gibi.
Neyin iyi geldi ğini nereden bileceğiz? Herkes farklı değil mi?
- Bazı genel bilgiler var. En onemlisi, bitki çeşitliliği. Ne kadar farklı çekirdek, meyve, sebze tuketirseniz o kadar iyi. Mayalı besinler çok iyi: sut, peynir, yoğurt, kombuça... Bazı meyve, sebze ve yağlarda 'polifenol' adı verilen kimyasallar var. Bunlar mikroplar için kimyasal enerji demek. Kahve bu yuzden faydalı. Tereyağı, çikolata, zeytinyağı, kırmızı şarap sağlık için iyi.
Miktarı onemli mi?
- Hepsi kuçuk dozlarda ve geniş bir diyet kapsamında tuketilmeli. Bir kadeh kırmızı şarap sağlığınız için iyidir ve bunun sebebi muhtemelen mikroplar. Artık biliyoruz ki uzumde antioksidan bir kimyasal madde olan polifenol var.
15 bin ad ım yetmez
Sporun kilo vermekle pek ilgisi yok galiba. Nedir spora bak ışınız?- Kilo vermenize katkısı olmaz çunku spor acıktırır, metabolizmanızı yavaşlatır. Kilo kaybetmek için bunu diyetle desteklemeniz şart.
Sağlıklı kilo için gunde en az 10-15 bin adım atılmalı diyenlere ne diyorsunuz?
- Bence bunun iki katı olmalı. Hafif, kısa egzersiz kilo verdirmez. Kilo vermek için bir saatin uzerinde, sıkı egzersiz yapmanız gerekir. Ama yine de kalp için ve diyabete karşı çok iyidir.
Peki al ışverişi nasıl yapmalıyız?
- Yemeğin nereden geldiğini bilin. Buyuk supermarketlerden, işlenmiş gıdalardan uzak durun, doğal urunlere yonelin. Organik iyidir; pestisit, herbisit yoktur. Bunlar bağırsak mikroplarına zarar verir. Yerel dukkanlara, evinize organik gıda yollayan kurumlara bakın. Bir de surekli yeni gıdalar deneyin.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.