Özet (TL;DR) @ 2018-10-27T15:33:00.000Z: İstanbul Kocaeli arasında yapılması planlanan 64 km’lik otoyolunun nihai ÇED raporunda, İstanbul’da yükselen inşaatların hava sirkülasyonunu engelleyerek kirliliğe neden olduğu belirtildi.



Haberler

15:33 27.10.2018(Guncellendi 15:38 27.10.2018) URL'yi kısaltın

İstanbul Kocaeli arasında yapılması planlanan 64 km'lik otoyolunun nihai ÇED raporunda, İstanbul'da yukselen inşaatların hava sirkulasyonunu engelleyerek kirliliğe neden olduğu belirtildi.

Artı Gerçek'ten Rıfat Doğan'ın haberine gore, Kocaeli Valiliği'ne bağlı Çevre ve Şehircilik İl Mudurluğu'nde İstanbul ile Kocaeli arasında planlanan 64 km'lik otoyolun nihai Çevresel Etki Değerlendirme raporu yayımlandı.

Karayolları Genel Mudurluğu tarafından yapımı planlanan ve toplam maliyeti 94 milyon 500 bin olan otoyolu projesine neden ihtiyaç duyulduğu şu sozlerle anlatıldı:

"Karayolu taşımacılığı ve ulaşımında en guvenilir ve ekonomik olan otoyol ağı ile genişletilmiş karayolu ağının ulkemiz genelinde geliştirilmesi ve karayolu ağı içerisindeki payının artırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır."

Otoyol guzergahının İstanbul'un Tuzla ilçesi, Kurtkoy kavşağı-Guzeltepe mevkii arası 6+940, 96 km, Kocaeli İli, İzmit, Korfez, Gebze, Dilovası ve Derince İlçesi, Guzeltepe-Çınarduzu arasında 57+291,53 km. olmak uzere toplam 64 km olduğu kaydedildi.

OTOYOLUN AMACI TRAF İK YOĞUNLUĞUNU AZALTMAK

İstanbul-Kocaeli Yolu Projesinin amacının, her geçen gun artan trafik yoğunluğu, sıkışıklığı ve insan sağlığını tehdit eden gurultu ve hava kirlenmesine sebep olan ve mevcut İstanbul-Kocaeli otoyolunun trafik yoğunluğunu azaltmak olduğu ifade edildi.

733 nihai ÇED raporunda İstanbul ve Kocaeli'nde çevre, hava ve su kirliliğine ilişkin tespitler ve nedenleri yer aldı.

GEL İR SEVİYESİ ÜLKE ORTALAMASININ ÜSTÜNDE ANCAK BUNUN BİR BEDELİ DE VAR

ÇED raporunda Kocaeli'ndeki çevre kirliliğine ilişkin "Kocaeli, yoğun sanayi, ulaşım hatları (D-100 ve otoban), aşırı nufus artışı, plansız şehirleşme nedeniyle, ulkemizin çevre açısından en sorunlu bolgesidir" ifadelerine yer verilirken "Turkiye ekonomisine yon veren firmaların buyuk çoğunluğunun faaliyet gosterdiği ilimizde kişi başına duşen gelir seviyesi ulke ortalamasının çok çok ustunde yer alırken ne yazık ki bunun bedeli hava, su, toprak kirlenmesi ve çevre kirliliği ile birlikte yaşamak olmuştur" dendi.

K İRLİLİĞİN NEDENLERİNDEN BİRİ MADENLER, TAŞ OCAKLARI

(C) AFP 2018 / BEN FATHERS

Kirliliğin kaynaklarına ilişkin şu veriler raporda yer aldı:

"Kocaeli'nde, hava kirliliğinin en buyuk nedeni insan faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. Bu kaynaklar sabit ve hareketli olarak iki kısımda değerlendirilebilinir. Madencilik ve taş ocağı etkinlikleri sırasında oluşan kirlilik, fabrikalardan kaynaklanan kirlilik, yerleşim alanlarında bulunan ev ve binalardan kaynaklanan kirlilik, sabit kirletici kaynaklar olarak isimlendirilir."

İ STANBUL'DA KİRLİLİĞİN NEDENİ: DARALAN YEŞİL ALANLAR VE YÜKSELEN İNŞAATLAR

Raporda İstanbul'daki kirlilikle ilgili dikkat çekici şu ifadeler yer aldı: "Gittikçe daralan yeşil alanlar ve gittikçe yukselen inşaatlar hava sirkulasyonunu engelleyerek kirlilik artışında onemli bir rol oynamıştır."

(C) REUTERS / Stringer

Raporda su derelere boşaltılan atıkların kirliliğin en buyuk nedeni olduğunun altı çizilerek "Yerleşim yerlerinin ve fabrikaların atık suları derelere, gollere veya denizlere verilmektedir. Su belli bir duzeyde ve nitelikteki kirlenmenin ustesinden gelebilmektedir. Suya bırakılan organik kirleticiler, suda bulunan bakterilerin ve erimiş oksijenin (Biyolojik Oksijen İhtiyacı, BOI) etkisiyle biyokimyasal ayrışmaya uğramaktadır. Mineralizasyon denilen bu olay suyun kalitesinin bozulmadan surebilmesini sağlayan doğal bir etkileşimdir. Ancak kirletici turlerinin giderek artması, kirleticinin oz yapısının değişmesi, nufus yığılmaları ile kullanılan kirletici miktarının yukselmesi, mineralizasyonu etkisiz duruma getirmektedir. Özellikle zararlı ve tehlikeli atıklar olarak nitelendirilen inorganik ve radyoaktif maddeler bu açıdan bakıldığında yeni bir boyut oluşturmuşlardır. Havada ortaya çıkan kirlenme ve toprak kirliliği de suyun doğal dolanımı nedeniyle su kaynaklarını etkilemektedir" dendi.