Özet (TL;DR) @ 2018-10-27T19:53:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'la birlikte düzenlenen dörtlü zirve sonrası…



Turkiye

19:53 27.10.2018(Guncellendi 20:50 27.10.2018) URL'yi kısaltın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'la birlikte duzenlenen dortlu zirve sonrası açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, dortlu zirve sonrası yaptığı açıklamada Suriye'de anayasa komitesinin yıl sonuna kadar kurulması gerektiğini vurguladı.

"Bugune kadar DEAŞ ve PYD tarafından gerçekleştirilen saldırılarda yuzlerce vatandaşımız ve guvenlik gorevlimiz şehit oldu. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı'nı gerçekleştirdik. Bugun ulkemizin guvenli hale getirdiği Afrin, Cerablus ve El Bab gibi şehirlerde huzur ve barış var" diyen Erdoğan, "Suriyeli sığınmacılar için harcadığımız 33 milyar dolar Turkiye'nin fedakarlığını gostermektedir. Adil yuk paylaşımı konusunda AB'nin verdiği tahahhutleri de yerine getirmesini bekliyoruz" ifadesini kullandı.

Erdoğan'ın açıklaması şoyle:

-- Suriye konusunda istişarelerde bulunmak uzere sayın Putin, sayın Merkel ve sayın Macron'a şahsım ve milletim adına şukranlarımı sunuyorum. Bu sureçten ozellikle ana onceliklerimiz sahada tam olarak ateşkesin sağlanması ile akan kanın bir an once durdurulması hedefimiz var. Ayrıca bir siyasi çozume ulaşılmasını, boylece ulkede istikrar için neler yapılabilir etraflıca ele alma fırsatı bulduk. Suriye ihtilafının kuresel bir sorun haline donuşmesinin sebebi, uluslararası toplumun meseleyi sahiplenmemesidir. Suriye'deki sıkıntının yukunu siviller ile komşu ulkeler çekmek zorunda kalmıştır. Artık bu kayıtsızlığa son verilmesi gerekiyor. İnisiyatif alınmadığı takdirde Suriye'deki trajedi daha da kotuye gidecektir. Astana'da yurutulen işbirliği uluslararası topluma ornek olmuştur. Bu olumlu işbirliğine ne kadar çok paydaş ulke katkı sağlayabilirse kalıcı çozume de o denli hızlı ulaşabiliriz.

-- Suriye'nin toprak butunluğu ile siyasi birliğine bağlılığımızı ve ihtilafa askeri yontemlerle çozum bulamayacağını teyit ettik. İdlib konusunda değerli dostum Putin'in gayretiyle sağladığımız muhtıraya riayet edildiğini teyit ettik. İdlib'de sağlanan sukunetin tekrar yeşerttiği umut ile siyasi sureçte adımlar atılması gerektiğini konuştuk. Anayasa komitesinin yıl sonu itibariyle tamamlanması çağrısında bulunduk.

-- Bugune kadar DEAŞ ve PYD tarafından gerçekleştirilen saldırılarda yuzlerce vatandaşımız ve guvenlik gorevlimiz şehit oldu. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı'nı gerçekleştirdik. Bugun ulkemizin guvenli hale getirdiği Afrin, Cerablus ve El Bab gibi şehirlerde huzur ve barış var. 260 bin Suriyeli bu bolgelere geri donmuş durumdadır. Turkiye, Suriye'nin herhangi bir bolgesinde teror gruplarının palazlanmasına izin vermeyecektir. Zirvede Suriye ihtilafının insani boyutunu da konuştuk. Bugun Suriyeli multecilerin ulkelere geri donuş surecinin gonulluluk esasına gore, guvenli bir şekilde ve BM ile eşgudum halinde yurutulmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardık. Suriyeli sığınmacılar için harcadığımız 33 milyar dolar Turkiye'nin fedakarlığını gostermektedir. Adil yuk paylaşımı konusunda AB'nin verdiği tahahhutleri de yerine getirmesini bekliyoruz.

-- Sahile vuran masum çocuk bedenleri Suriye'de yaşananların en acı sembolleridir. Herkesin bu trajediyi sonlandırmak için mucadele etmesi gerekiyor. Zirve katılımcıları olarak gerek sahadaki durumun iyileştirilmesine yonelik çabaları arttıracağımıza inanıyorum. Turkiye olarak soruna çozum bulmaya yonelik gayretimizi surdurmekte kararlıyız. Şuphesiz ki bu kararlılığımız İran'ı da ilgilendirmektedir. Bu attığımız adımlardan İran'ı da bilgilendireceğiz ve bu surecin olumlu bir şekilde devamlılığını sağlamak için bunu gerekli goruyoruz.