Özet (TL;DR) @ 2018-10-26T13:53:00.000Z: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesindeki merkez, 14 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararla faaliyetlerine başladı.



Araştırma Merkezi Mudurluğu'ne atanan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Coğrafya Bolumu oğretim uyesi Prof. Dr Vedat Çalışkan, merkezin kuruluş amacını ve planladıkları çalışmalar hakkında Sputnik haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.

T urkiye-Rusya işbirliğinin Sizce onemi nedir?

Turkiye ve Rusya, Avrasya'nın birbiri için her zaman onem taşıyan iki onemli ulkesidir. İki ulke arasında son yıllarda gelişme gosteren ekonomik ilişkiler ve uluslararası alanda dunya sorunlarına karşı sergilenen ortak politik yakınlaşmalar, aynı zamanda iki ulke arasında işbirliği potansiyelinin keşfedilmesi surecini de başlattı. Bu surecin sağlam temeller uzerinde yukselebilmesi için işbirliği alanlarının çeşitlendirilerek geliştirilmesi kadar kulturel diyalog kanallarının da artırılması gerekiyor. Bu sureçte Çanakkale'nin kulturel diyaloğa katkı sağlayacak çok onemli bir rolu olabileceğini değerlendiriyoruz. Turkiye'nin batıya açılan kapısı durumundaki Çanakkale, birçok bakımdan sembol şehirdir. Tarihsel olarak Turkiye için olduğu gibi Rusya için de gurur kaynağıdır. Biz de, iki ulke arasında gelişme gosteren ilişkilere ve işbirliği projelerine kopru oluşturmak uzere Çanakkale'de bir temel atmış olduk.

Ç anakkale'de Araştırma Merkezi Fikri Nasıl Doğdu?

Çanakkale,  Turkiye-Rusya ilişkilerinde tarihsel olarak oldukça onemli bir yerdir. Bilindiği gibi, Bolşevik devriminden sonra Beyaz Rus goçunun yoneldiği ulkelerden birisi de Turkiye olmuştur. Turkiye'ye ulaşan "Beyaz Ruslar"ın yaklaşık 30 bin uyesi 1920-1921 yıllarında Gelibolu'da zorunlu bir gurbet yaşamıştır. Yeniden hayata tutunmaya çalışan Beyaz Ruslar, bu zor gunlerinde Gelibolu'da yaşayan Turklerden buyuk destek gormuştur. Oldukça yakın bir tarih olmasına karşın, Gelibolu'da yaşanan bu insani dayanışma orneği gunumuzde Turkiye'de pek bilinmez. Oysa Rusya, tarihsel geçmişteki bu gurbete ve yaşanan dayanışma ornekleri nedeniyle Gelibolu'ya ozel bir onem vermektedir. Nitekim Beyaz Ruslar Gelibolu'dan ayrıldıktan sonra dunyanın çeşitli ulkelerinde dernekler, vakıflar kurmuş; çeşitli dergiler çıkarmıştır. Merkezi Paris'te olan 'Gelibolulular Derneği' bunlardan biridir.  Dolayısıyla geçmişte olağanustu koşullarda yaşanan bu dayanışma doneminin varlığı,  gunumuzde Rusya ve Turkiye arasında kopru kurulması için ilham verici bir zemin oluşturmaktadır. Bu tarihsel arka plan içinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin, Rusya ve Turkiye ilişkilerinde bir platform olarak, akademik işbirliğinin yanı sıra çeşitli sektorler arasında gerekli bağlantıları ve koordinasyonu ustlenebileceğini değerlendirdik.

2008 yılında, araştırmalarımızın da katkıda bulunduğu bir surecin sonunda, Gelibolu'da Ruslara ait ancak zamanla tahrip olmuş ve kaybolmuş buyuk mezarlık ve anıt yeniden inşa edildi. Nitekim o gunden itibaren belirli gunlerde, Rusların Gelibolu'ya gelişi ve ayrılışı tarihlerinde, anıta ve dolayısıyla Çanakkale'ye, universitemize çeşitli ziyaretlerde bulunan heyetler oldu. Bizler de İki ulke tarihinde ortak bir noktayı oluşturan bu konuyu daha geniş bir perspektifle ele almayı duşunduk. Sadece bir ya da iki gune sıkışan bu ilişki kalıbının dışına çıkarak, konunun iki ulke arasında surekli bir işbirliği faktorune donuşmesini odaklandık. Çunku tarihsel ve kulturel ortak noktalarımıza dayanarak, gunumuzde oluşturulacak dayanışma ve işbirliği ornekleri oldukça onemlidir.

Gerçekten de Gelibolu, Ruslar için tarihsel, politik ve kulturel bakımlardan ozel bir anlam taşır ve adeta kutsal bir mekan olarak gorulur. Çunku Gelibolu'ya ulaştıktan sonra yıkıcı moral bozukluğundan sıyrılan Beyaz Ruslar, toplumsal hayatlarını burada tekrar kurmayı başarmışlardır. Bugun çok çeşitli ulkelere dağılmış bulunan Beyaz Rus aileleri için Gelibolu birçok yonden çok ozel anlamlar taşıyor. Temelde "Gelibolulu Beyaz Ruslar" a dayanan bu olanakların, kurulacak merkezin de katkısıyla Çanakkale'ye hatta Turkiye olçeğinde çok çeşitli yararlar sağlayabileceğini değerlendiriyorduk.

Neredeyse tam bir yıl olacak; 20 Kasım 2017'de Çanakkale'de "Beyaz Rusların Gelibolu Gurbetinin 100. Yılına Doğru" adlı bir konferans duzenlemiştik. Rusya İstanbul Başkonsolosu Andrey PODELYSHEV ile Rusya Bilim ve Kultur Merkezi Turkiye temsilciliğinin de konuşmacı olarak katıldığı bu konferansta, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektoru Prof. Dr. Yucel ACER de "100. yıla uzanan bu sureci dikkatle takip ediyoruz. Nitekim universite bunyesinde planlanan «Rusya İşbirliği Araştırma Merkezi» fikrinde sonuca ulaşmaya birkaç adım kaldı.  Bu araştırma merkezinin Turkiye ile Rusya arasında çeşitli alanlarda işbirliği için koordinasyona yardımcı olmasını umuyoruz" sozleriyle TURUSIA'nın kuruluş çalışmasını mujdelemişti. Nitekim henuz bir yıl dolmadan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi olarak araştırma merkezini Turkiye'ye kazandırmış olduk. Gerçekten de Turkiye ile Rusya ilişkilerine katkı sağlamayı amaçlayan çeşitli dernek, vakıf ve duşunce kuruluşlarının varlığına rağmen, Turkiye universitelerinde Turkiye-Rusya arasında işbirliğini araştırmayı hedefleyen herhangi bir araştırma ve uygulama merkezi bulunmuyordu. Bu bakımdan da bir ilk oldu. Bir suredir REBTEK (Rusya Ekonomi Bilim ve Teknoloji Derneği) çatısı altında surdurduğumuz faaliyetler soz konusuydu. REBTEK, Turkiye-Rusya ilişkilerinde oldukça onemli misyonlar ustleniyor. REBTEK ile TURUSİA'nın işbirliğini yine kurumsal olarak surdureceğiz.

  • 20 Kasım 2017'de Çanakkale'de "Beyaz Rusların Gelibolu Gurbetinin 100. Yılına Doğru" adlı konferans.

20 Kasım 2017'de Çanakkale'de "Beyaz Rusların Gelibolu Gurbetinin 100. Yılına Doğru" adlı konferans.

(C) Sputnik / Amur Gadjiyev

  • "Beyaz Rusların Gelibolu Gurbetinin 100. Yılına Doğru" adlı konferans sırasında Rusya İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelyshev'in konuşması.

"Beyaz Rusların Gelibolu Gurbetinin 100. Yılına Doğru" adlı konferans sırasında Rusya İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelyshev'in konuşması.

(C) Sputnik / Amur Gadjiev

  • Rusya ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi heyetileri.

Rusya ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi heyetileri.

(C) Sputnik / Amur Gadjiyev

  • Rektorluk makamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Rus heyeti ile goruşmesi.

Rektorluk makamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Rus heyeti ile goruşmesi.

(C) Sputnik / Amur Gadjiyev

1 / 4

(C) Sputnik / Amur Gadjiyev

20 Kasım 2017'de Çanakkale'de "Beyaz Rusların Gelibolu Gurbetinin 100. Yılına Doğru" adlı konferans.

Ara ştırma merkezinde yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

TURUSIA, Turkiye ile Rusya arasında mevcut işbirliği alanlarının çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla kultur, eğitim, bilim ve çeşitli ekonomik sektorel alanlarda işbirliği olanaklarını araştırmaya odaklanacak bir merkez olacaktır. Her iki ulkede bu alanlarda araştırma ve proje ureten bilim insanlarının ve temsilcilerinin buluşmasını sağlayarak ortak işbirliğine zemin hazırlamaya çalışacağız.

TURUSİA, her iki ulke toplumlarının birbirini daha iyi anlamalarına yardımcı olacak, kulturel diyaloğu geliştirecek yaklaşım biçimlerini ortaya koymayı hedeflemektedir. Özellikle uygulamaya donuk, işlevsel ve kalıcı işbirliği olanaklarını araştıran projeler yoluyla iki ulke arasında ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Karşılıklı ya da ortak yatırımları amaçlayan kurum ve kuruluşlara projeler yoluyla akademik destek sağlayabileceğiz. Özel veya resmi kurumlar ya da firmalardan gelecek talepler doğrultusunda, araştırma projeleri yaparak, raporlar hazırlamayı da ustlenebiliriz. Örnek verecek olursak iki ulke arasındaki mevcut turizmin niceliğinin ve niteliğinin geliştirilmesi için yeni perspektifler, yeni stratejiler gerekiyor. İki ulke arasında çeşitli turizm turlerinden yararlanmaya başvurmak gerekiyor. Sağlık turizmi ve termal turizm iki ulke arasında işbirliği için harika fırsatlar sunuyor. Kultur turizmi ise iki ulke arasındaki yakınlaşma ve işbirliğinin kulturel diyalog boyutunu destekleyecektir. Araştırma merkezi, iki ulke arasında işbirliğini geliştirmeye donuk çeşitli projeler için bir adres olacaktır.

Turkiye ile Rusya Federasyonu arasında çeşitli sektorlerde işbirliğini geliştirmenin en etkili yollarından birisi kuşkusuz değişim programlarıdır. Çeşitli sektorlerde mesleki personel değişimi ve eğitimi, stajlar vb uygulama ornekleri iki ulkeye işbirliği için geniş fırsatlar sunmaktadır. Değişim programları da TURUSİA'nın geliştirmeyi hedeflediği konular arasındadır.

Değişim programlarından soz açılmışken bir duşuncemizi de paylaşmış olayım. Önumuzdeki donemde şunu yapabilmeyi çok istiyoruz. Rusların Gelibolu'ya goçlerinin 100. Yıl Donumu yaklaşıyor. 100. Yılda (2020) Turkiye ile Rusya arasında, çeşitli oğrenim kademelerindeki 100 oğrencinin karşılıklı ziyaretinin sembolik değeri olacağını duşunuyoruz. Gelecekte iki ulke arasında turizm elçileri olarak goreceğimiz bu oğrencilerin Rusya ve Turkiye'deki onemli doğal, tarihi ve kulturel turizm çekiciliklerini ziyaret deneyimleri çok anlamlı olacaktır. Bir hafta surecek olan "100. Yıl Anısına 100 Öğrenci Karadeniz'in Kıyılarını Birleştiriyor" adlı bu gezi programı oldukça anlamlı, işlevli ve yankı uyandırıcı olacaktır. İki ulke arasındaki turizmde doğal, tarihi ve kulturel kaynaklara dikkat çekilmesi oldukça onemlidir. Çunku iki ulke arasında buyuyen turizmin, toplumların kulturlerini, tarihini, doğasını ve birbirlerini daha iyi tanımaya yardımcı olacak misyonu ihmal edilmiş gorunmektedir. Oysa iki ulke arasında kulturel ve toplumsal temaslara, tarihsel bağlara odaklanarak çeşitlilik ve derinlik kazandırılacak bir turizmi şekline de ihtiyacımız var.

(C) Fotoğraf : DHA

TURUS İA'nın kimlerden oluşuyor? Herhangi bir butçeniz ya da desteğiniz var mı?

TURUSİA, 2547 sayılı Yuksekoğretim Kanununa ve Yuksekoğretim Yurutme Kurulu kararına dayalı olarak kurulan bir araştırma merkezidir. Yonetim Kurulunun tamamı universitemizin oğretim elemanlarından oluşmaktadır. Yonetim kurulumuz, Prof. Dr. Hasan Arslan, Prof. Dr Selver Özozen Kahraman, Dr. Öğretim Üyesi Gulzar İsmail, Doç. Dr. Ali Sonmez, Dr. Öğretim Üyesi Maria Stoyanova, Dr. Öğretim Üyesi Faize Sarış ve Dr. Öğretim Üyesi Berrin Gultay'dan oluşmaktadır.
Merkezin danışma kurulu ise Turkiye'den olduğu kadar Rusya'dan da katkı sağlayacak birçok isme sahiptir. Örneğin, Turkiye'den Prof. Dr. Aydın İbrahimov, E. Buyukelçi Ender Arat, Prof. Dr. Tanju Tosun, Prof. Dr. Rustem Arslan, Prof. Dr. Mehmet İsmail ve Prof. Dr. Emin Atasoy ve Erdoğan Gunduzpolat'ın yanı sıra Rusya'dan Prof. Dr. Vladimir Yakunın, Prof. Dr. Vitaly Belozerov, Prof. Dr. Aleksandr Drujinin, Prof. Dr. Vladimir Kozlovskıy, Prof. Dr. Sergey Mirenonko, Doç. Dr. Marina Vasilyevna  Lomonosova, Dr. Ruslan Braslavskıy, Elena Parfenova ve Vitaliy Vasilyev gibi çok değerli isimlerden oluşmaktadır. Danışma kurulunda yer alan, Rusya'dan isimlerin onemli bolumu Moskova Devlet Üniversitesi, St. Petersburg Devlet Üniversitesi'nin yanı sıra Rusya Bilimler Akademisi'nin oğretim uyeleridir.

TURUSİA'nın onunde pek çok hedefi bulunuyor. Kuşkusuz bunların mali kaynaklara ihtiyacı olacaktır. Üniversitemiz bilimsel işbirliğini destekleyecek faaliyetlerin yanı sıra sektorel buluşmalara, sektorel arayış toplantılarına zaten ev sahipliğini ustlenebilecektir. Merkezin faaliyetleri için, yurt içinden ve yurt dışından çeşitli kurum ve kuruluşlarla gerçekleştirilecek protokoller aracılığıyla kaynak sağlamayı umuyoruz. Ayrıca ulusal ve uluslararası projeler yoluyla da TURUSİA'nın teknik altyapısının gelişeceğini ongoruyoruz.

Hayata ge çirmek istediğiniz projeleriniz için beklentileriniz neler? Son olarak eklemek istediğiniz duşunceleriniz var mı? 

"Rusların Gelibolu Gurbeti"nin 100. yıldonumu yaklaşıyor. Bu nedenle oncelikle bu konuya odaklanmamız gerekiyor. Faaliyetlerin bu tema çevresinde surdurulmesini planlıyoruz. 100. yılı, iki ulke arasında kulturel temasların yoğunlaşması için tarihi fırsat olarak gormeliyiz. Turkiye'de tarihsel geçmişe ait bu konunun tanıtılması ne yazık ki bugune değin ihmal edilmiş gorunuyor. Gelibolu'daki anıt ve yanındaki muzede dahi ziyaretçilere sunulacak, bilgi verecek herhangi bir basılı materyal bulunmuyor. Oysa 20. Yuzyılın onemli olgularından birisi durumundaki Rus goçunu ve Turkiye'nin bu sureçteki insani rolunu tum dunyaya tanıtmak gerekiyor. Gelibolu'da yaşanan geçmişle ilgili elimizdeki araştırma sonuçları ve dokumanlar belirli bir olgunluğa erişti ve kitaplaştırılmayı bekliyor. 100. Yıl için bir sergi duşuncemiz var ancak bu konuda da sponsor arayışımız suruyor. "100. Yıl Sergisi", Turkiye'de çeşitli illerindeki salonları gezerek halkla buluşabilir. Bu sergi en sonunda ise daimi olarak Gelibolu'daki muzede işlevini surdurebilir. Bu serginin ilk açılışı Turkiye ve Rusya'dan etkili bir delegasyonun katılımıyla buyuk bir etki sağlayabilir. Esasen Turkiye'de çok iyi bilinmeyen bu konu, etkileyici dayanışma ornekleri içermesi nedeniyle kamuoyunun Turkiye-Rusya ilişkilerine pozitif bakışını pekiştirecek katkılar sunacaktır.

Gelibolu, geçmişte farklı milletlerin, farklı kulturlerin ve dinlerin mensuplarını bir araya getirebildi. O donemin Geliboluluları, bizlere medeniyetler arası diyaloğun ve işbirliğinin nasıl mumkun olabileceğini kanıtladılar. Neredeyse 100 yıl sonra Turkiye ve Rusya arasında işbirliğini geliştirme hedefiyle Çanakkale'de yeniden bir kopru kuruldu. Başta Çanakkale olmak uzere Turkiye'deki iş dunyasının da araştırma merkezimizin projelerine gosterecekleri ilgi ve destek ile harika işler başarılacağına inanıyorum. Bu mujdeli haberi kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiğiniz için Sputnik Haber Ajansı'na çok teşekkur ederim.