Özet (TL;DR) @ 2018-10-26T14:47:00.000Z: Rusya, Almanya, Fransa ve Türkiye'nin 27 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştireceği dörtlü zirvenin sonuçları ne olur? Zirve, ABD'nin Suriye'de devre dışı kaldığının kanıtı niteliğinde mi? AK Parti, CHP ve…



Rusya, Almanya, Fransa ve Turkiye'nin 27 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştireceği dortlu zirvenin sonuçları ne olur? Zirve, ABD'nin Suriye'de devre dışı kaldığının kanıtı niteliğinde mi? AK Parti, CHP ve Vatan Partisi'nden siyasetçiler konuyu Sputnik'e değerlendirdi.

Turkiye, Rusya ve İran'ın garantorluğunu ustlendiği Astana sureciyle birlikte Suriye'de siyasi çozum sureci devam ederken, İstanbul onemli bir Suriye zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Turkiye- Rusya --Fransa -- Almanya dortlu zirvesi 27 Ekim'de İstanbul'da gerçekleşecek. Zirvenin taraflarının, Suriye'deki siyasi çozum için ortak formul arayışına girmesi bekleniyor. Zira Cumhurbaşkanlığı Sozcusu İbrahim Kalın "Bu zirvede bizim oncelikli amacımız, Suriye'de çozumun askeri değil, siyasi olduğu gerçeğinden, ilkesinden hareketle acaba yeni ne tur formuller uretebiliriz konuları uzerinde durmak olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu çerçevede İdlib mutabakatının muhafaza edilmesi ve ozellikle rejim kaynaklı ihlallerin onlenmesi yonunde değerlendirmeleri olacak" dedi. Kremlin Sozcusu Dmitriy Peskov da, zirveye ilişkin Suriye'yle ilgili ortak konular bulmaya çalışacaklarını belirtti.

Peki bu zirvenin sonuçları ne olur? İstanbul'da gerçekleşecek bu kilit zirve, ABD'nin Suriye'de devre dışı kaldığının kanıtı niteliğinde mi? ABD'nin dahil edilmediği ve Suriye konusunda ilk kez yalnızca Ankara, Moskova, Paris ve Berlin'i bir araya getirecek olan zirveye ilişkin beklentilerle zirveyi takip etmesi olası gelişmeleri, AK Parti, CHP ve Vatan Partisi'nden siyasetçiler Sputnik'e değerlendirdi.

AK PART İLİ ÖZKAN: İSTANBUL'DA ÖNEMLİ BİR ZİRVE

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Sputnik'e yaptığı değerlendirmede, Suriye'de yaşanan istikrarsızlık sureçlerinin başta Turkiye olmak uzere Avrupa'yı da diğer ulkeleri de ilgilendirdiğini soyledi. "Ancak Turkiye'nin içerisinde olmadığı bir çozumun gerçekçi bir çozum olmayacağı da açıktır" diyen Özkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle İstanbul'da gerçekleşecek dortlu zirvenin onemli olduğunu kaydetti.

İstanbul'daki toplantıda Suriye meselesinin goç dahil tum yonleriyle ele alınıp etraflıca değerlendirileceğini vurgulayan AK Partili Özkan, "Gorunen şudur, tablo şudur; Turkiye'nin içerisinde olmadığı hiçbir çozum goruşmesi, hiçbir çalışma başarıya ulaşmamaktadır. Çunku Turkiye'nin içerisinde olmadığı muzakerelerin tamamı maalesef petrol, faiz ve silah eksenli değerlendirilip her ulkenin kendi ekonomik ve siyasi çıkarları dikkate alınarak meseleye yaklaşılmaktadır. Turkiye'nin bu meseleye yaklaşımı insan odaklı, insanların evlerinden yurtlarından edilmemesi, yaşanan goç dramının sona ermesidir. Turkiye, başta Suriye olmak uzere butun Ortadoğu'da barış ve istikrarın sağlanmasını hedef almaktadır" diye konuştu.

Suriye konusundaki Astana surecini ve Soçi zirvesinde varılan mutabakatı anımsatan AK Partili Cahit Özkan, çozum uretilmesine ilişkin gerçekçi diplomatik çalışmaların uçuncu ayağının da İstanbul'daki dortlu zirve olacağını kaydetti. Özkan, "Butun dunya yakından takip etmektedir. Bu da işletilen surecin, yapılan çalışmaların, zirvelerin, Turkiye merkezli yurutulen çalışmaların doğru, rasyonel ve başarı odaklı bir çalışma olduğunu da gostermektedir" dedi. "Suriye meselesinin istikrarla ilgili, bolgesel barış ile ilgili kısmı doğrudan Turkiye'yi, Rusya'yı, İran'ı ilgilendiriyor" diyen Özkan, Almanya ve Fransa'nın daha çok konuya goç boyutundan yaklaştığını soyledi. Özkan, "Goç sorunun çozumu de butun Avrupa'yı ilgilendirmektedir" dedi.

CHP 'Lİ YILMAZ: ALMANYA VE FRANSA SURİYE DOSYASINA DAHA FAZLA DAHİL OLMAK İSTİYOR

Sputnik'e konuşan CHP Ardahan Milletvekili eski Musul Başkonsolosu Özturk Yılmaz, dortlu zirvenin Suriye'deki soruna çozum amacıyla yapıldığını ifade ederek, " Almanya ve Fransa'nın Suriye'deki dosyaya daha fazla dahil olmak istedikleri açık, bununla daha fazla dahil olmak istiyorlar. Rusya da ABD'yi dengeleyebilmek için AB'nin iki onemli ulkesini bu suretle yanına almak istiyor. Turkiye de şu anda olabildiğince Rusya'yla ve AB'nin iki onemli aktoruyle birlikte gorunmek istiyor. Her ulkenin kendi açısından bakış açısı bu" diye konuştu. CHP'li Yılmaz, şoyle devam etti:

"Ama Suriye'ye bir çozum getirebilir mi bunlar? Parça başı çozum getirebilirler. Çunku ABD şu anda tabloda yok. Ayrıca Suriye'deki diğer kuvvetler yok, İran yok, başka ulkeler yok, Esat yok. Sonuçta ulkelerin konuştukları şeyler mutlaka onemli olacaktır. Ama bunun arazide uygulanması konusundaki, arazide kuvveti olan ulkelerin davet edilmemesi veya onların goz ardı edilmesi nedeniyle çok fazla bir sonuç doğuramayacaktır. Suriye'nin yeniden yapılandırılması ancak Suriye'de barış olursa mumkun olabilecek. Suriye'nin toprak butunluğu butun ulkelerin yer almasıyla ancak sağlanabilecek. Dolayısıyla parçalı bir butunluk goruyoruz, parçalı, boyle olunca da Suriye sorununa butunlukçu bir yaklaşım en azından getirilemeyecek bu toplantıda. Ama AB, bu ulke ile daha fazla Suriye dosyasına girecek, bir guç arayışına girecekler, bir goruntu verecekler. "

Suriye meselesine Almanya ve Fransa'nın bu şekilde dahil olmasını 'onemli ama eksik' diyerek değerlendiren CHP'li Yılmaz, "Suriye'de şu anda mevcut kuvvetler, çatışma alanları, taraflar belli belli. O tarafların oyle ya da boyle bir zeminde toplanması gerekir ki bir sonuç alınsın" dedi.

VATAN PART İLİ POLAT: DAHA ÖNCE CENEVRE'DEN MEDET UMAN ÜLKELERİN DE MASAYA OTURMASI ÖNEMLİ

Sputnik'e konuşan Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı, emekli Amiral Soner Polat ise İstanbul'da gerçekleşecek zirvenin "onemli" olduğuna işaret ederek "Bu zirve ilk kez Avrasya ve Batı grubunu bir araya getiriyor. Esasında, Almanya ve Fransa da Avrasya'da değerlendirilebilir ama bu iki ulkenin Suriye krizindeki politikalara baktığımızda daha çok Cenevre'den medet uman ve Amerika'ya daha yakın bir çizgi izleyen ulkeler olduğunu goruyoruz. Burada Almanya ve Fransa'yı da ayırmak gerekir. Fransa, ABD'ye daha yakın politikalar izliyor. Malumunuz, Fransa'nın Suriye'de ozel kuvvetleri, askeri, topçusu var ve bunlar ABD ile birlikte çalışıyor. Ancak Almanya başından beri daha dengeli, daha kontrollu bir yol izliyor. Boyle bir toplantı onemli çunku bu iki ulke AB'nin birinci ve ikinci ulkeleri. Dolayısıyla Almanya ve Fransa'nın katılımıyla boyle bir toplantı gerçekleşmesi, AB ve Avrasya'yı bir araya getiriyor gibi duşunebiliriz. Peki bu zirvenin dışında kimler bırakıldı? Batıdan ABD, doğudan ise İran bu zirvenin dışında bırakıldı. Dolayısıyla bu zirve Batı ve Avrasya'nın goruşlerini birbirine yaklaştırmayı hedefleyen bir çerçevede olacak. Burada İdlib ile ilgili fazla bir tartışma olacağını zannetmiyorum. Çunku İdlib'deki sureç beklenenden de çok daha olumlu gidiyor. Turkiye, burada verdiği sozleri tutuyor, oradaki ağır silahlar tampon bolgeden buyuk olçude çıkartılıyor. Bu durum Rusya'nın onde gelen devlet yetkilileri tarafından da ifade edildi" dedi.

' FIRAT'IN DOĞUSUNUN MASAYA YATIRILMASI OLASI, TÜRKİYE VE RUSYA BU KONUDA KARARLI'

Zirvede hem Suriye'deki siyasi çozum sureci hem de Fırat'ın doğusundaki ABD destekli PYD'nin varlığına ilişkin goruş alışverişi yapılmasının olası olduğunu soyleyen Polat "Suriye'nin batısında, guneyinde bir takım sorunlar var. Ürdun'le, İsrail'le ve ABD ile… Bu sorunlar Fırat'ın doğusu ve İdlib olçusunde değil ama dikkatle izlediğimiz takdirde Fransa ve Almanya'nın o sorunlarla çok fazla ilgili olmadığını goruyoruz. Demek ki, burada odak Fırat'ın doğusunda yoğunlaşabilir. Suriye'nin geleceği nasıl şekillenecek, Suriye'nin geleceğinin şekillenmesi ve siyasi çozume ulaşmak için netice olarak sahada belirli bir dengenin oluşması gerekiyor. Yani siz Suriye'nin yuzde 30'unu ABD destekli teror gruplarına verdiğiniz takdirde boyle bir denge oluşmaz, toplantılardan da bir sonuç çıkmaz. Bu zirvenin iki bacağı olacağını duşunuyorum. Bunlardan ilki, Suriye'de siyasi çozum surecine Astana mı Cenevre mi onculuk edeceği, Astana ve Cenevre arasındaki boşlukların nasıl doldurulacağı, Fransa ve Almanya'nın bunda rolunu ne olabileceği, Batı adına bu iki ulkenin Turkiye ve Rusya'dan hangi taleplerinin olacağı, anayasal surecin nasıl ilerleyeceği gibi konuların masaya yatırılacağı yani siyasi konuların tartışılacağı bolum. İkinci ise, Fırat'ın doğusu olacak. Çunku hem Turkiye hem Rusya, Fırat'ın doğusunda şu anki statuyu kabul etmeyeceklerini kesin bir dille bildireceklerdir" dedi.

' GERÇEK ANLAMDA SÜRECİN DIŞINDA BIRAKILAN ABD OLDU'

Dolayısıyla burada, Fransa ve Alanya ilk defa gerçekçi olarak bir çozum surecinde yer almak istiyorlarsa, kendi pozisyonlarında test etme imkanı bulacaklardır. Çunku şimdiye kadar hep ABD'nin arkasına saklanarak, muğlak ifadelerle ve sahadaki gelişmelerle uygun duşmeyen soylemlerle ve kuresel dunyanın populer soylemleriyle hareket ettiler. Ancak bu toplantıya katılacak olmaları, Turkiye ve Rusya kadar olmasa da, Fransa ve Almanya'nın da sorumluluk alma isteği olduğunu gosterdiğine inanıyorum. İran'ın da bundan çok fazla rahatsız olmasına gerek yok. Çunku bu goruşme taraflar arasındaki goruşleri, ortak noktaları, ayrılıkları ve kırmızı çizgileri belirleyecek bir goruşme olacak. Bence bu goruşmenin Suriye krizine olumlu yansımaları olacak ve hatta ABD'yle AB, Fransa ve Almanya arasındaki Suriye politikası çizgisinin biraz daha açılacağını ongoruyorum.

İran'ın olgun davranması gerekir. Neticede bu bir diplomasi ve bu diplomasi dunya dengeleri içerisinde yurutuluyor. Dikkat ederseniz, İran bahsettiğim bu dengeler sebebiyle hala Şanghay İşbirliği Örgutu'ne halen alınmış durumda değil. Burada hassas bir planlama yapılmış ve ABD bu surecin dışında bırakılmış. Belki de bu zirvenin gecikmesinin sebebi bile Batı'nın kendi içerisinde hesaplaşması olabilir. O yuzden buradaki en onemli nokta ABD'nin dışarıda bırakılması ve aslında Avrasya guçleri olan ancak şu anda Batı'da bulunan Almanya ve Fransa'nın da, Rusya ve Turkiye'nin goruşlerini birinci elden dinlemesi ve belki onlara yakın bir çizgiye gelmesidir.