Özet (TL;DR) @ 2018-10-26T15:48:00.000Z: Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, "2 Ekim gerçekten çok, çok zor bir gün. Anlatmanın zor olduğu, benim…
2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda oldurulen gazeteci Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, Haberturk canlı yayınında soruları yanıtladı.
OSMAN ORSAL
Tanıştıklarında Kaşıkçı'nın 1.5 yıldar ABD'de yaşadığını soyleyen Cengiz, "Cemal Bey'in duruşunu genel olarak ne kadar muhalif olarak değerlendirmek doğru olur bilmiyorum. Ülkesinde bir değişim sureci yaşanıyor ve bu sureçte eleştirdiği ve doğru bulduğu bazı noktalar vardı. Bu sureçle beraber değişen yapıyı endişe ve heyecanla takip ediyordu. Dengeli, objektif ve vicdanlı bir gazeteciydi. Çok vatansever bir gazeteci olduğunu soyleyebilirim" diye konuştu.
ABD ve İstanbul arasında yaşamayı duşunduklerini soyleyen Cengiz, şoyle devam etti:
"10 Eylul tarihinde İstanbul'a geldiğinde 2 Ekim'e kadar hummalı bir şekilde evlilik hazırlıkları yaptık. Zamanı çok iyi kullanmamız gerekiyordu. Tamamen İstanbul uzerine başlangıç olarak bir hayat kurgulamıyorduk. Ailemle goruşmesi ve ailemin onay vermesi ile evlilik hazırlıklarına başladık. Önce ev aldı, tapu işlemlerini beklemeye ve ev eşyalarını sipariş vermeye başladık. Sureci nasıl doğru bir şekilde yonetebiliriz diye duşunurken babam siz resmi işlemlere başlayın, sonra hep beraber bunu bir duğun gibi bir etkinlik ile kutlarız dedi."
' KONSOLOSLUĞA GİTMEK İSTEMİYORDU'
Cengiz, "Turkiye'de hukuksal olarak çok eşliliğe izin vermeyen bir yapı olduğu için, yabancı bir kişinin evlenebilmesi için o kişinin evli olmadığını gosteren bir evrağa ihtiyacı oluyor. Konsolosluk ile alakalı birtakım sıkıntılar olabileceğinden bahsetti, bunları nasıl aşabileceğine dair duşunceleri olduğunu kaydetti. Gerçekten ben Cemal Bey'in ABD'de boyle bir belgeyi istediğini bilmiyorum. Spekulasyonun çoğu bu yonde, bu evrağın kendilerine verilmediğini ve Turkiye'ye yonlendirildiğini soyluyorlar ancak bana bunu mutlaka soylerdi. Oradan bir olumsuz yanıt alıp buraya gelmek gibi bir duşuncesi yoktu, her şeyi buradan halletmeyi duşunuyordu" diye konuştu.
Kaşıkçı'nın konsolosluğa gitmek istemediğini dile getiren Cengiz, "Çunku yazıları ile ilgili bazen olumlu bazen olumsuz tepkiler alıyordu. Çok duygusal ve narin bir insan olduğu için orada gerginlik çıkmasından rahatsızlık duyuyordu. Konsolosluk'ta beklemediği bazı olayların olmasından dolayı kaygı duyuyordu. Sorgu ya da baskı gibi birtakım olaylar yaşamak istemiyordu" dedi.
Cengiz, şoyle devam etti:
"Bu kağıdı yine dunyanın herhangi bir Suudi Arabistan Konsolosluğu'ndan alması gerektiğini oğrenince Turkiye'deki yerel networku iyi olduğu ve Turkiye'nin guvenli bir ulke olması dolayısıyla alıkonulma ya da istenmeyen bir hadisenin başına gelmesi takdirinde bunun halledilebileceğini duşundu. Ona gerçekten neden korktuğunu soruyordum. Çunku endişeleniyordu, yuzunden anlayabiliyordunuz. Turkiye'nin uluslararası anlamda guçlu bir ulke olduğunu, uluslararası anlamda boyle bir olayın olmayacağını, Turkiye ve Suudi Arabistan arasında ilişkilerin iyi olduğunu duşunuyordu. 'Gidelim' diye konuştuk o gun de.
' EVRAKIN BİR KAÇ GÜN İÇİNDE ÇIKACAĞINI SÖYLEMİŞLER'
Bir Suudi vatandaşının bir evrak alabilmesi durumu aslında, onu arkası yok. İçeri girerken endişeliydi, beni içeri almadılar, beni içeri almamakla beraber konsolosluğun etrafı, 'İçeride arkadaşım var' diye bakabileceğiniz bir yer değil, inanılmaz bir guvenlik var. Ben de kapıda beklemeye başladım, ikimiz de endişeliyiz, o sureçte surekli etrafı kolladım.
Bir saat geçti ve şunu duşundum, 'Eğer 10-15 dakika içinde çıkmazsa benim sormam gerek çunku uçağını kaçıracak, eğer kaçırma ihtimali varsa endişelenecek bir şey demek var' demekti. Ancak çıktı ve çok neşeli ve keyifli çıktı. Onu boyle gormek beni çok mutlu etti. Kendi toprağında ona gosterilen ilgiyi alakayı anlattı, manevi anlamda çok mutlu olduğunu anlattı. Sadece evrağı alacağı için değil ulkesine olan ozlemi atlattığı için sevindim. İçeride her şeyin yolunda olduğunu soyledi.
Evrakın birkaç gun içinde çıkacağını soylemişler. O da hali hazırda seferinin olduğunu, ayrılmak istediğini soyluyor. Heralde onlar da ne zaman doneceğini soruyor. O da Salı gunu doneceğini soyluyor. Onlar da tamam biz hazırlarız diyorlar. Tepkilerini, orada geçenlerini anlattığında ben de onunla birlikte mutlu oldum. Bu sevinçle ayrıldık ve Londra'ya gittik. Yavaş yavaş eşyalar gelmeye başladı. Çantasını eve bırakmamı istedi, ben de çantasını alıp eve yoneldim havaalanına onu bıraktıktan sonra."
' 2 EKİM GERÇEKTEN ÇOK ÇOK ZOR BİR GÜN'
Cengiz, Kaşıkçı'nın konsolosluğu girdiği 2 Ekim gunu yaşananları şu sozlerle anlattı:
-2 Ekim gerçekten çok, çok zor bir gun. Anlatmanın zor olduğu, hala benim cevabını veremediğim çok sorunun olduğu bir gun. Bir yerde acaba bir şeyi mi atlattık dediğim bir gun. Hiç endişeli değildi. Eve aldığımız bazı eşyaları beğenmemişti, yolda konsolosluğa giderken neden bu eşyaları beğenmediğini anlatıyordu. Konsolosluk'a vardık, bu sefer hiçbir şekilde beklemedik.
-- Salı gunu gelir gelmez, hemen konsolosluğa gideceğini bilmiyordum. Ben de ona kendisiyle geleyim mi diye sordum, okulum var o gun, arkadaşıyla gideceğini soyledi. O kağıdın alınmasıyla beraber, aldığımız eşyalarla ilgili bir işimiz vardı, aynı gun Fatih Belediyesi'ne gidecektik, hepsini aynı gun halledecektik, o gun onunla gitmem gerektiği, yalnız bırakmamam gerektiğine dair anlık bir his oluştu içimde. Ben hemen arayayım diyerek, konsolosluk yetkililerini aradılar. Sanırım konuştuğu kişi size hemen doneceğiz dediler, ki biz yakınlarda bir yerde kahvaltı yaptık, saat 13.00'te uygun olduğunu soyledi arayan kişi ve biz bir taksiye binerek konsolosluğa yoneldik. İkinci gidişimizde beden dilinden hiç endişe hissetmedim.
' KONSOLOSLUĞUN ÇALIŞMA SAATİNİN 15.30'DA BİTTİĞİNİ ÖĞRENİNCE BÜYÜK KORKU YAŞADIM'
-- Konsolosluğa içeri beraber girmeyi talep etmiştim, almadılar. İlk gidişindeki proseduru bildiğimizi için bana telefonunu vererek gitti, sonra uzun bir bekleyiş başladı. Hastalandığı bir gun Cemal Bey'e Turkiye'de bir şey olursa kiminle irtibata geçmem konusunda bir nasihati olur mu diye sordum, bana 'Yasin Hoca'yı arayabilirsin, eski dostumdur' dedi. Biz birinci gun Konsolosluk'a giderken aklıma bu cumle geldi, ama bana Konsolosluk'a girerken bu konuda bir tembih vermedi. Sıkı sıkıya tembih etmiş olsaydı isimleri, ciddi anlamda endişesi var ve ben birilerini aramakta çok geç kalmışım anlamına gelirdi.
(C) REUTERS /
- İçeride sohbet ortamı var diye duşundum. Beni boyle duşunmeye iten onun tamamen rahat bir hissiyatla içeri girmiş olmasındandı. Suudi yetkililerin boyle bir plan, boyle bir kumpas içinde olduğuna dair endişem olsaydı her şeyi goze alıp kapıya ben koşardım. Uzun bir sure bekledim orada, aman kağıdı versinler de sohbet etsinler, geciktirsinler diye duşundum, aklıma başka bir şey zerre kadar gelmedi.
-- Suudi Arabistan Konsolosluğu'nun çalışma saatinin 15:30'da bittiğini kardeşimden oğrenince çok buyuk bir korku yaşadım. İnanılmaz buyuk bir endişe ve bağırma ihtiyacı hissettim. En yakın arkadaşımı arayıp hemen gelmesini istedim. Konsolosluk'un kapısına koştum ve oradaki Turk yetkiliye Cemal Bey'in çıkmadığını soyledim. O anda çok kotu şeyler geldi aklıma. Turk yetkili içerideki herkesin çıktığını soyledi. Hemen Konsolosluk'u aradım. Cemal Bey'in çıkmadığını ve kapıda olduğumu soyledim. Genç bir yetkili dışarı çıtkı ve içeride kimsenin olmadığını soyledi. Burada beklemenin hiçbir anlamı yok dedi. Buyuk bir korku yaşadım ve sonra Yasin Aktay'ı aradım.
' KONSOLOSLUK'A GİTMEYİ BIRAKTIM'
-- İçimde çok buyuk bir manevi sorumluluk kaldı, manevi vicdan kaldı. Bizim ulkemizde, onun konsolosluğunda evlenmek isteyen birinin başına bunun gelmesi nasıl anlatılır, diplomaside nasıl yer bulur hiç anlamadım.
- Suudi Arabistan'dan uçakların Turkiye'ye geldiğinin Turkiye medyasında yer bulmasının ardından benim sandığımdan çok daha ileri bir hadisenin olduğunu anladım. Konsolosluk'a gitmeyi o gun bıraktım, bunun faydalı olmayacağını duşundum. Konuyla ilgili soruşturma açıldı. Fatih Emniyet'e ifade verdim.
-- Kendim ve ailem için çeşitli guvenlik onlemleri alındı. Hayatımda hiç okumadığım kadar haber, tweet ve insanların mesajlarını okudum. Psikolojik açıdan çok buyuk bir baskı yaşadım. Siz karşınızdaki insanı bilgilendirmek istiyorsunuz ama bu konu sizin acınız ve siz daha acınızı anlayamamışsınız… Şok etkisi, şokla gelen ifade edemeyeceğim kadar buyuk bir karanlığa gomuldum.
' TRUMP VE POMPEO ABD'YE DAVET ETTİ, GİDİP GİTMEMEM VİCDANİ YÖNELİŞE BAĞLI'
- Bu sureçte medyadan uzak kalmamın bazı sebepleri var. Bu bir cinayet ve bir suikast, bunun uluslararası boyutu, hukuki ve siyasi bir tarafı var. Sadece Cemal Kaşıkçı'nın hayatındaki bir kişi olarak bu konuyu evlilik boyutuyla gundeme getirmek bana ahlaki gelmedi.
-- Trump, surecin ilk gunlerinde beni ABD'ye davet etti, ancak konuyla ilgili çelişkili açıklamalarından oturu bu davetin sadece kamuoyu sempatisi için olduğunu duşundum. Trump'ın davetinden birkaç gun sonra Pompeo aradı, ona da Beyaz Saray'a ancak durumun çozulmesine katkı sağlamaları takdirinde gidebileceğimi soyledim. Pompeo soruşturmaya yeni başladıklarını soyledi, kendisinde farklı bir bilginin olmadığını soyledi.
-- Amerikan siyasetinde konuyla ilgili vicdani bir yonelişi olacak mı? Gidip gitmemem buna bağlı.
' UMARIM CENAZESİ BULUNUR, MEDİNE'YE DEFNEDİLİR'
-- Benim beklentim, Cumhurbaşkanımızın beklentisi, bu işe karışan kim varsa hepsinin yargıda hesap vermesi. En kısa zamanda soruşturmanın sonlanması, benim de bu sureçte en azından acımızı yaşayacağız, en azından ne olduğunu bilerek, acaba sorularıyla yaşamayalım acımızı.
- Cemal Bey'in cenazesinin Medine'ye defnedilmek istediğiyle ilgili vasiyeti var, bundan ailesinin de benim de haberimiz var. Ancak cenazesi ortada olmadığı için, umarım bulunur ve Medine'ye defnedilir.
-- Tehdit almıyorum ancak yazılan tweetler, sosyal medya paylaşımlarında ben insanların bu kadar insanlıktan çıktığını bilmiyordum. Turk medyasının komplo teorileri için, ne kadar kotuleşebileceklerine dair çok şaşırdım, boyle tanımıyordum.
-- Suudi Arabistan'dan beni arayan kimse olmadı. Ziyaret edebileceğimi de zannetmiyorum. Hem uygun olmadığını hem gerçekleştirebileceğimi zannetmiyorum.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.