Özet (TL;DR) @ 2018-10-27T09:58:23.000Z: Hava kirliliği ve taşıt gürültüsünün kalp krizi riskini artırdığı belirlendi. European Heart Journal'da yayımlanan çalışma, yalnızca hava kirliliğinin sağlık üzerinde olumsuz etkilerinin olmadığını,…



Bilim

09:58 27.10.2018URL'yi kısaltın

Hava kirliliği ve taşıt gurultusunun kalp krizi riskini artırdığı belirlendi. European Heart Journal'da yayımlanan çalışma, yalnızca hava kirliliğinin sağlık uzerinde olumsuz etkilerinin olmadığını, aynı zamanda ulaşım araçlarının çıkardığı gurultunun de kardiyovaskuler hastalık ve diyabet riskini artırdığını ortaya koydu

Science Daily'nin haberine gore; sonuçları "European Heart Journal"da yayımlanan çalışma, yalnızca hava kirliliğinin sağlık uzerinde olumsuz etkilerinin olmadığını, aynı zamanda ulaşım araçlarının çıkardığı gurultunun de kardiyovaskuler hastalık ve diyabet riskini artırdığını ortaya koydu.

İsviçre Tropikal ve Halk Sağlığı Enstitusu (İsviçre TPH) tarafından yurutulen çalışmada, 2000 ve 2008 yılları arasında İsviçre'de kaydedilen tum olumler goz onunde bulundurularak, hava kirliliği ve araç gurultusunun, kalp krizi kaynaklı olumlerdeki kombine etkileri incelendi.

Yalnızca hava kirliliğinin dikkate alındığı analizlerde parçacık kirliliğindeki her 10 g/m³ artışın kalp krizi riskini yuzde 5.2 artırdığı kaydedilirken, çalışma, yol, tren ve uçak gurultusu faktorunun de hesaba katılmasıyla parçacık kirliliğindeki her 10 g/m³ artışın sebep olduğu kalp krizi riskinin artışın aslında yuzde 1.9 olduğunu gosterdi.

Çalışmanın lideri, İsviçre TPH'den Martin Roosli, gurultu etkilerinin hava kirliliğine maruz kalmaktan bağımsız olduğuna dikkati çekerek, "Çalışmamız, ulaşım gurultusunun kalp krizi riskini, evdeki ortalama ses duzeyinde her 10 desibel artışta yuzde 2.0-3.4 artırdığını ortaya koydu" ifadesine yer verdi.

Çalışma ayrıca hem hava kirliliğine hem de gurultuye maruz kalan kişilerin en yuksek kalp krizi riskini taşıdığını gozler onune serdi.

Roosli, "Tartışmalar genellikle hava kirliliğinin ya da gurultunun sağlık uzerindeki olumsuz etkilerine odaklanmakta, ancak kombine etkiyi dikkate almamaktadır. Bizim çalışmamız, her iki faktorun de aynı anda dikkate alınması gerektiğini gosteriyor" değerlendirmesinde bulundu.