Özet (TL;DR) @ 2018-10-21T12:32:00.000Z: 'Çav Bella' marşına çektiği kliplere yapılan eleştirilere yanıt veren ve 'gerçek bir devrimci olmaya çalıştığını' ifade eden şarkıcı Hilal Cebeci, "Avrupa’daki kültüre göre bir işçi marşı önemlidir,…
'Çav Bella' marşına çektiği kliplere yapılan eleştirilere yanıt veren ve 'gerçek bir devrimci olmaya çalıştığını' ifade eden şarkıcı Hilal Cebeci, "Avrupa'daki kulture gore bir işçi marşı onemlidir, saygı duyulmalıdır ancak dans etmek, tekno muziklerle soylemek saygısızlık kabul edilmez" dedi.
İtalya'da faşizme karşı direniş marşı olarak hafızalara kazınan 'Çav Bella' marşını yorumlaması ve çektiği kliple tartışmalara neden olan ve bunun uzerine klibin ikinci bir versiyonunu yayınlanan şarkıcı Hilal Cebeci, Hurriyet'ten Hakan Gence'ye konuştu:
IMDB
- Bir sanatçı olarak sevdiğim bu şarkıyı yorumlamak istedim. Tabii amaç ses getirmek, konuşulmak, eğlendirmek, duyguları daha çok paylaşmak, 8 yaşındaki çocuğun diline duşurmek, 15 yaşındaki genci şarkıdan haberdar etmekti.
('Klipteki dans sahnelerine ve popo sallama figurlerinize gelelim. Neden bir direniş şarkısına bunları eklediniz?' sorusuna) Elektronik dans muziği yaptım. Ben klipte dans etmeseydim insanlar bu şarkıyla dans etmeyecek miydi? Daha once bir proje yapmıştım, zor işlerde çalışan emekçilerin bir gunune ışık tutmuştuk. Aslında ilk klibe bu goruntulerle girmeyi duşunuyordum ancak ikinci klibe erteledim. İlk klibim de hala yayında.
-- ('Danslarınızın 'kapitalizm ve emperyalizm'i simgelediğini soylemişsiniz. Bağlantıyı anlayamadım…' sorusuna) Danslar yani eğlence sektoru, maalesef kapitalizmin bir aracı olmuş durumda. İnsanlar dans edip eğlenmek için para harcamak zorunda. Eser, içerik olarak kapitalist ve emperyalist bir duzene karşı yazılmış notlardan oluşuyor. Amacım rutinin dışına çıkarak, insanları şaşırtıp duşunmeye sevk etmekti. Sosyalist bakışın bu denli heyecanlanmış olması beni de çok umutlandırdı. Her daim heyecanımızı yuksek tutmalıyız.
- 'Gokhan Özoğuz, Twitter'da "Gitti guzelim 'Ciao Bella'. Yasak olması lazım boyle eserlerin bu amaçlarda yorumlanması!" diye yazdı' sorusuna) Bir sanatçı, bir şeyin yasaklanmasını nasıl onerebilir? İdeolojisinin ne olduğu umurumda değil ama goz onunde insanlar olarak gençlere "Şu yasaklanmalı" diyerek mi ornek olacağız? Sorgulayan ve cesur bir nesil mi yoksa yasaklarla, korkularla onu kesilen bir nesil mi gormek istiyoruz?
-- Avrupa'daki kulture gore bir işçi marşı onemlidir, saygı duyulmalıdır ancak dans etmek, tekno muziklerle soylemek saygısızlık kabul edilmez. Artık evrenselleşmiştir, herkesin şarkısıdır.
-- 'Çırpınırdı Karadeniz'i elektro dans muziğiyle soylemeyeceğim gibi dans da etmem. Bizim kulturumuzde bazı şeyler kutsal kabul edilir. Bu tarz eserler de kutsaldır, saygı duyulmalıdır.
-- ('Bu şarkıyı soyleyerek devrimcilerin ruhunu sızlattı" eleştirilerine ne diyorsunuz?' sorusuna) Bunu devrimcilerin ruhlarına sormak lazım. Boyle duşunen insanların devrimcilik nedir, bu ideoloji neyi savunur, insanın gundelik hayatına nasıl yansımalı gibi sorularla meşgul olmalarını tavsiye ediyorum.
- ('Siz solcu ya da devrimci misiniz?' sorusuna) Kendimi sola daha yakın hissediyor, gerçek bir devrimci olmaya çalışıyorum.
-- İdeal bir devrimci geleneklerine bağlı kalarak çağı yakalamayı bilir. Mesela yenilikçi olmalıdır, hem ozgurdur hem de toplumunun ozgur ve bağımsız olmasını destekler, sorgular ve sorgulatır. Korkak olmaz, kişilerle değil fikirlerle uğraşır, yasaklarla değil ozgurluklerle anılır.
-- ('Marx, Engels, Lenin… Bu isimlerden hangisini kendinize daha yakın hissediyorsunuz?' sorusuna) Bana gore en iyi lider hayatını anlayabildiğiniz ve onu gunluk yaşantınıza sokabildiğiniz kişidir. Mustafa Kemal Ataturk'ten daha iyi bir dunya goruşune sahip, daha iyi bir devrimci açıkçası tanımıyorum.
-- Sosyal medyada kendisini solcu olarak tanımlayan bireyler, solcuların bana çok kızdıklarını ifade etti. Sol bir goruştur, ben ise bir bireyim. Eğer solcular bireylerin peşine takılıp siyaset yapıyor ve buna kafa yoruyorlarsa maalesef bittikleri anlamına geliyor, uzgunum.
- Babam bir işçiydi. Maalesef ulkemizin geçirdiği değişim yıllarının zorluklarını yaşamış. Babam gibi nice devrimciler, siyasi olarak da sağcılar veya solcular çok çeşitli zulumler gormuş. Tabii bu da babamın sağlığını kaybetmesine neden olmuş. Maalesef genç yaşta bizlere veda etti. Babam 12 Mart sonrasının uydurma davalarından olan Sabotaj Davası'nın sanıkları arasında yer almış, idamla yargılanmış, hapis yatmış ve kontrgerillanın işkencesini yaşamış. 1974'te delil yetersizliğinden beraat etmiş. Onu 2002'de, 56 yaşında akciğer kanserinden kaybettik. Annem hayatta, 65 yaşında. Babam vefat etmeden once ayrılmışlardı. Çok iyi bir insan, emekçi ve devrimciydi.
-- Zamanında çok ozel pozlar vermediğimin farkındayım. 50 yıl once Turkan Şoray, Nukhet Duru, Ajda Pekkan gibi değerli sanatçılarımızdan daha curetkar hiçbir fotoğrafım yok. Bu denli akılda kalıyor olmasının sebebini anlıyorum; estetik bir goruntu kolay unutulmuyor. Kariyerim boyunca cinselliği hiç kullanmadım. İlk klibim yayımlandığında "Bu kız çok seksi" dediler, oysa klipte cinsellik yoktu. Demek ki bir bakış da seksi olabiliyor.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.