Özet (TL;DR) @ 2018-10-21T13:11:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA Genel Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin son 16 yılından rahatsız olanlar da kendilerini imtiyazlı vatandaş olarak görmeye alışanlardır. Son 16 yılda…



Turkiye

13:11 21.10.2018(Guncellendi 14:55 21.10.2018) URL'yi kısaltın

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA Genel Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, "Turkiye'nin son 16 yılından rahatsız olanlar da kendilerini imtiyazlı vatandaş olarak gormeye alışanlardır. Son 16 yılda hiç kimsenin, hiçbir vatandaşın, etnik veya dini grubun ozgurluk alanı daralmamış ve hayatına mudahale edilmemiştir" dedi.

İstanbul'da Turkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Genel Merkezi'nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından one çıkanlar şoyle:

(C) AA / Cem Öksuz

-Gençlik geleceğimizdir. Gençliğini ihmal eden geleceğini de tehlikeye atıyor demektir. Son 16 yıldır gençlerimize sahip çıkmanın en guzel şekilde yetiştirmenin mucadelesini veriyoruz. Gençlerimiz için pek çok yatırımı hayata geçirdik. Gençlerimizle hayalleri arasındaki engelleri kaldırmaya gayret ediyoruz. Gençlerimizin duşuncelerini hayata geçirecek iklimi gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

-- Hiçbir gencimizin inancından, kıyafetinden dolayı horlanmadığı ozgurluk atmosferini hakim kıldık. Bizimle aynı goruşu paylaşsın ya da paylaşmasın milletimize hizmet etmenin çabasında olduk. Turkiye'nin son 16 yılından rahatsız olanlar da kendilerini imtiyazlı vatandaş olarak gormeye alışanlardır. Son 16 yılda hiç kimsenin, hiçbir vatandaşın, etnik veya dini grubun ozgurluk alanı daralmamış ve hayatına mudahale edilmemiştir.

- (CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na) Ana muhalefetin başı İngiltere'de Suriyelileri tekrar Suriye'ye gondereceğiz diyor. Bunun insanlıktan nasibi var mı? Ensar ile muhacir nedir bunlar bilmez. Bunlar her zaman zulumle içiçe olmuşlar. Geçmişlerinden bu yana hep zulum etmişler. CHP'nin tarihini biz iyi biliriz. Adnan Menderes ve arkadaşlarını nasıl idam ettiklerini biliriz. Onlar kollarında teroristlerle Ankara'dan İstanbul'a yuruyebilirler. Bay Kemal sen onlarla yurumeye devam et, biz mazlumlarla beraber yuruyeceğiz. Bu mucadele boynumuzun borcu.

-- Çocukların, kadınların guvende olmadığı bir dunyada hiçkimse guvende değildir. Mazlumların cesetlerinin çocuklarıyla birlikte sahile vurduğu dunyada kimse kendini guvende hissedemez.

-- Bu donemin adı, yeniden diriliş, yeniden şahlanış donemidir. Bu donem yeniden buyuk Turkiye idealimizi pratiğe dokme donemidir. Elbette bu idealin bir yanı coğrafyamızla ilgilidir. Ancak bu asla yayılmacı bir ideal değildir. Bizim ideallerimize bu tarz kulp takanların gayesinin meseleyi anlamaktan ziyade daha başından yaftalamak, mahkum etmek olduğunu biliyoruz. Gayesi uzum yemek yerine bağcıyı dovmek olan bu çevreleri nazarı dikkate almadık, almıyoruz.

-- Talebelik asla diploma avcılığı değildir.

- Bu noktada bilhassa tahsillerine yurt dışında devam ettiren gençlerimize merhum Nurettin Topçu'nun Fransa'da yaşadığı şu hadisenin ornek olmasını ozellikle diliyorum. Felsefeden sanata, dinden ekonomiye ve eğitime kadar pek çok alanda eser veren hem Batı duşuncesini bilen hem de milli değerlerimizi çok iyi tanıtan Nurettin Topçu doktora eğitimi için Fransa'ya gider. Bugun olduğu gibi 1934'te de dunyanın en seçkin universitelerinden biri olan Sorbonne'da doktorasını bitirir ve juriye tezini sunar. Topçu'nun doktora çalışması Sorbonne Üniversitesi felsefe jurisi tarafından yılın en başarılı doktora tezi seçilir. Üniversite geleneklerine gore birinci oğrenciler odullendiriliyor. Yetkili profesor merhum Topçu'ya odul olarak bir altın saat mi, Amerika veya Kuzey Avrupa'ya bir yolculuk mu istediğini sorar. Tam bir karakter abidesi olan Topçu, kararlı ve gayet kendinden emin bir şekilde 'Hiçbiri değil.' diye cevap verir. Profesor şaşırmış bir şekilde 'O zaman ne istiyorsunuz?' diye sorar. Bunun uzerine merhum Topçu, Sorbonne giriş ve çıkış kulelerinde 24 saat boyunca Turk bayrağının dalgalanmasını istiyorum.' diye cevap verir.