Özet (TL;DR) @ 2018-10-21 08:19:31.434159: Emre Saygı’nın hazırlayıp sunduğu, 'Hadi Be' programına ‘Yol Arkadaşım 2’ filmi ile tekrar sinemaseverlerin karşısına çıkan İbrahim Büyükak ve Oğuzhan Koç konuk oldu.



'İkimiz de ruh
hastasıyız'

Soruları içtenlikle yanıtlayan İbrahim Buyukak ve Oğuzhan Koç, serinin ikinci filmi ve kendileri ile ilgili bilinmeyenleri anlattı.

" FİLM ÇEKMESİ, İZLEMESİ KADAR KEYİFLİ DEĞİL"

'Yol Arkadaşım' serisinin başarılı oyuncusu Oğuzhan Koç, "İlk film için, 'Yol filmi yapmak hiç oyle kolay değilmiş arkadaş, başımıza neler geldi' demiştiniz. Hiçbir ders almamışsınız ki ikincisini çekmişsiniz" sorusuna şu cevabı verdi: "Demek ki ders alamamışız ki birincisinin daha zorunu yazdık. 'Nasıl daha fazla zorlaştırabiliriz, daha sıcak bir yerde çekelim' falan dedik. İlk filmi çekerken en azından akşamları otele geldiğimizde yemek yerken biraz sohbet etme imkanımız oluyordu. Bunda o da olmadı, çunku gucumuz kalmıyordu. Herkes sessizce odasına gidip çıt çıkarmadan uyuyor, sabah 4.20'de kalkıyordu."

İbrahim Buyukak ise "İlk filmin roportajlarında da hep bunu diyordum, hala da diyorum; yol filmlerini çok seviyorum, nerede bir yol filmi gorsem hemen gidip izlerim. Kendim de oyle bir film yapmak istedim. Yolun kendi içinde bir ritmi vardır; 'bir normal adam, bir garip adam ikili bir film yapalım' dedim. Fakat çekmesi, izlemesi kadar keyifli değil. İlk film butun çileye rağmen çok sevilince, ikimiz beraber sinemada çalışmaktan da keyif alınca aklıma bir hikaye geldi ve hemen Oğuzhan'la paylaştım. Hikayenin kendi içerisinde guçlu bir film oluşturup oluşturmayacağına dair inancımızı sorguladık. Sonra çok guzel bir film olacağına inandık ve projeye girdik. Bu sefer ilk filmin iki katı zorlukta bir filmdi" ifadelerini kullandık.


"BİR SAAT HİÇ KONUŞMADAN YEMEK YEDİĞİMİZ ANLAR VAR"**

Oğuzhan Koç, "3 Adam'a gelen butun sinema filmi konukları, 'Sette çok eğlendik, set şahaneydi' diyordu. Biz filme bir girdik İbrahim'e 'Hani herkes sette eğleniyordu, biz niye eğlenmiyoruz?' diyordum. Yani, sette eğlence diye bir şey yok, eğlenceli olan film. Yoksa onu çekmek çile. Son set gunu 'Beni bir havaya atıp tutun, bir daha gelmem' dedim.

İbrahim Buyukak, "Sette bir saat hiç konuşmadan yemek yediğimiz anlar var. Bizim filmimizde aksiyon da çok var, onları yapmaya çalışmak buyuk bir yorgunluk yaratıyor. Bir de hava 45 dereceydi ve arka planda guzel bir doğa olsun diye hep yazlık yerlerde çektik. Gerçekten zor bir sureçti. Oğuzhan bana surekli, 'Unutmayalım bak bu yaşadıklarımızı' diyordu. Ve ilk filmde her sabah 4'te uyanıp yanıma gelip 'Bu benim son filmim haberin olsun' diyordu, ikinci filmde de aynılarını soyledi" sozleriyle, yaşadıkları zorlukları anlattı.

İkimiz de ruh
hastasıyız

" SEYİRCİNİN NEYİ SEVİP NEYİ SEVMEDİĞİNİ ANLAMAK ÇOK ÖNEMLİ"

'Birinci film bittikten ve filmi perdede gordukten sonra 'Bu filmin ikincisini yaparsak şunu şoyle yapalım' dediğiniz şeyler var mıydı?' sorusuna Buyukak, "Tabii ki vardı. Kendimize 'Bunu boyle oynasak daha guzel olurdu, demek ki bu sahne farklı da yapılabilirmiş' diyorduk. Aslında bir rehberlik ediyor. Tecrube parayla satın alınabilen bir şey değil. 'Kuçuk Esnaf'tan beri en çok Anadolu turnesine çıktığımızda seyirciyle beraber izlemelerde seyircinin nabzını anlamak, seyircinin neyi sevip neyi sevmediğini anlamak bizim için çok onemli donelerdi. O yuzden de onları çok onemsiyoruz" cevabını verdi.

" İKİMİZ DE RUH HASTASIYIZ"

Emre Saygı'nın "Tuvaletteyken maalesef sifonu çekmeyi unutmak, kapağı kaldırmayı unutmak gibi alışkanlıklarım vardır" sorusunu Oğuzhan Koç, "Yanlış; asla ve asla. O durumlarda ikimiz de ruh hastasıyız. Film setinde karavanda bir şeyin yeri değişse 'Aman ha o oradaydı, buraya koymayın, çop yerdeydi çantayı yere koyma yerler silindi mi?' diye sorgularız" şeklinde cevapladı. Buyukak ise aynı soru için "Yanlış; titizlik konusunda ikimiz de birbirimizle yarışırız, ikimiz de ruh hastasıyız. 'Çok Guzel Hareketler' doneminde oda arkadaşıydık, turnelerde bizim odamız jilet gibiydi. Kızın odasına git, bizim odamız gibi olmazdı yani. Oğuz dışında bir arkadaşımla aynı odada kalabileceğimi duşunmuyorum" dedi.

" BİR ARADA OLMAK KOLAY DEĞİL"

Evlilik hakkında konuşan İbrahim Buyukak, "Evlilik kiminle yaptığınla çok alakalı bir şey; yani kiminle evli olduğunla. Çunku evlilik oyle bir karar ki; bir insana 'sen benim hayatımda artık sabit olarak kal ve beraber hayata devam edelim, her şeyi birlikte paylaşalım; iyi gunu de kotu gunu de' diyorsunuz. Herhangi bir huyuyla alakalı; şuna kadar varım yani banyodan çıktığında banyoyu ıslak bırakıyor ve ben buna gıcık oluyoruma  kadar, diş macununun ortasından sıkıyor ben buna gıcık oluyorum en ufacık bir teredduttun varsa yapılması zor. Gerçekten iyi bir huyunun olması lazım. Hem birbirini çok sevmek hem de çok iyi anlamak lazım. Bir arada olmak kolay bir şey değil" şeklinde konuştu.

" ÇÖPÜ GEÇ DÖKME KONUSUNA SİNİR OLUYOR"

"Eşin senin hakkında en çok hangi konuda dırdır ediyor?" sorusuna İbrahim Buyukak, "Çopu geç çıkarıyorum. Çop ağzına dolana kadar kullanıyorum, ona sinir oluyor. Oğuz da ben de duzenli insanlarız. Mesela kimse benim odama girip 'Bu ne boyle her yeri mahvetmişsin, banyoyu mahvetmişsin' gibi şeyler soyleyemez" cevabını verdi.