Özet (TL;DR) @ 2018-10-21 08:18:47.693191: Ünlü oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu, sosyal medya hesabından yaşadığı taciz olayını ilk kez anlattı. Ünlü oyuncuya destek mesajları yağdı.



"Fotoğrafta ne goruyorsunuz? Guzel bir kadın mı? Havalı bir elbise mi? Guzel saçlar ve makyaj mı?

Benim için bunların otesinde bir anlamı var bu fotoğrafın. Musaadenizle anlatayım:

Yaralı çirkin ordek yavrusunun, sağlıklı ve guçlu bir kuğuya donuşme hikayesi bu fotoğraf; benim hiç anlatmadığım hikayem:

Çocukluk doneminde çok kuçuk yaşta cinsel tacize uğrayan kız çocuğu çok ağlar. Çok korkmuştur. Başına gelenin ne olduğunu tam bilemese de, bir şeylerin çok yanlış olduğunun ve buyuk bir tehlikeden sağ çıktığının farkındadır...6 yaşındadır. Başına gelen olayın bir şekilde, anne olmak ve bebek sahibi olmakla alakalı olduğunu da bilir. Ailesindeki ve çevresindeki herkes ona boyle bir şeyin, onun yaşında olmasının mumkun olmadığını soylemesine rağmen ikna olmaz.3 sene boyunca her gece ağlayarak dua eder:"Allah'ım ne olur lutfen bebeğim olmasın, ben daha kendim bebeğim, çok kuçuğum, ne olur Allah'ım ne olur bebeğim olmasın..." diye. Başına gelenleri kendi suçu zanneder. Öyle ya, o kotu bir kız olmasa, bunlar neden onun başına gelmiş olabilir ki?

Dehşet ve kabus dolu uç yılın ardından, farkında olmadan bir karar verir:"Kız çocuğu" olmak tehlikelidir, kızların başına, kız oldukları için kotu şeyler gelebilir, "erkek çocuklar" ise ona gore, daha guçludur. Ağabeyleri gibi...

Yavaş yavaş eteklerden ziyade ağabeylerinin pantolonlarını giymeye başlar. Onları taklit eder, onlar gibi guçlu olmak ister...

Buyudukçe farkında olmaksızın erkeksi davranışla ve guçle kendini koruyabildiğini gorur. Kadınsı olan her şeyi kuçumser. Saç makyaj guzellik onun için hava cıvadır. O beyni, yetenekleri ve karakteriyle sevilmek ve saygı gormek ister.

Yıllar yılları kovalarken o içindeki kuçuk yaralı kız çocuğunu ve narin kadını bir kafese kapatır ustlerine duvarlar orer. Seslerini duymamak için de zihninde şahane bahaneler uretir. Ta ki atılan bir şevkat tokadı ile kalbindeki ve içindeki tum duvarlar parçalanana kadar...

Bu hikayeyi konuşabilmem çok uzun zamanımı aldı. Çok uzun yıllar o acıyı yok saydım... Sonra yavaş yavaş içtenlikle yapılan her kadın sohbetinde yalnız olmadığımı gordum. Çocuk yaşta tacize uğrayan birçok kız kardeşim (devamı yorum olarak aşağıda) benzer stratejiler geliştirmiş hayatta kalmak ve başa çıkabilmek için.

Benim için kendi içimdeki hapishaneden o kuçuk kızı ve o zarif kadını kurtarma operasyonum, hayatın karşısındaki incinebilirliğimi savunmasızlığımı kabul ederek başladı. Acıyı kabul ettiğimde ve direnmekten vazgeçtiğimde içimde başka bir guç buldum. Stratejiyle, akıl veya yetenekle elde ettiğim guce hiç benzemiyordu ama bu guç... Kaynağı zeka değil kalpti çunku...

Artık kadın olmaya hakkım var.

Artık "guzel" bir kadın olmaya da hakkım var.

Artık içimdeki kuçuk kız çocuğunu avutabilir ve onu koruyabilirim.

Çunku artık -şukurler olsun ki- asıl gucum aklımdan değil, kalbimden geliyor...

Guzel kız kardeşim, canım hemşirem:

Acını kabul et ve içinden geç o cehennemin, bil ki senin suçun değildi, bil ki sana o şiddeti yaşatandan çok çok daha guçlusun, devam edebildiğin ve hayatta kaldığın için.

Ve bil ki en buyuk acın, en guzel en buyuk gucun olabilir. Eğer istersen...

Kalbi kanamış butun kız çocuklarının gozlerinden operim..."