Özet (TL;DR) @ 2018-10-19 08:17:00.026442: 57. Yarım Kalan Hayatlar’ın konuğu Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bora Koç
57.Yarım Kalan Hayatlar'ın konuğu Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bora Koç
Son donemde bir mide kuçultme ameliyatı belası çıktı başımıza! İhtiyacı olan da, olmayan da, koşulları uygun olan da, olmayan da bu ameliyatları oluyor.
Kilo sorununa altın bir " çozum" olarak sunuluyor. Hooop, millet ameliyat masasına yatıyor, midesini kuçultuyor, Ünluler, bu işin gonullu tanıtımını yapıyor. Özendirici oluyor. Doktorlar, hastaneler bunu rant kapısı gibi goruyor.
İş, çığıından çıkmış durumda!

_ FOTO ĞRAFLAR: EMRE YUNUSOĞLU_
Peki gerçekten bu kadar kolay mı? Herkes bu ameliyatları yapabilir mi? Bu ameliyatı olmanın şartı yok mu? Peki sonrasında takibi yok mu? Turkiye'de bu ameliyatların takibi yapılıyor mu? Peki ya ameliyat olanlar ne kadar sağlıklı bilgiler veriyorlar, " Artık ne yesem kilo almıyorum!" diyorlar, doğru mu bunlar?
Bu iş, kilolardan kurtulmanın yolu olarak sunuluyor…
Öyle mi gerçekten?
Ameliyatın gereken insanlara faydalı olduğu muhakkak ama gerçekten doğru şartlar oluştuğunda yapılıyor mu ve sonrasında hastalar takip ediliyor mu? İşte bu kısımlar muallak…
" Yarım Kalan Hayatlar" kapsamında, İstanbul Obezite Akademisi Başkanı, Doçent Doktor Bora Koç'un kapısı çaldım. Bence çığır açan şeyler anlattı. Obezitenin bir davranış bozukluğu olduğunu, meselenin midede değil, beyinde olduğunu…
Yani mideyi kuçultmek yetmiyor, beyni kuçultmek gerekiyor!
Bu ameliyatların ne tur sonuçları oluyor? Hastalar nasıl tepkiler veriyor? Tup mide ameliyatları konusunda ilk kez bir hekimin bu kadar cesur konuştuğuna tanık oldum…
Gelin hep birlikte okuyalım…
Mide k uçultme ameliyatları aldı başını gitti. Geçtiğimiz gunlerde de bir aktor kaybetti. Bu iş sanki çığırından çıktı. Doktorların da suçu var mı?

-Olmaz m ı? Hastanelerin de, doktorların da suçu var. Hastaları teşvik ediyorlar, ameliyata zorluyorlar. Ne yazık ki mide kuçultme ameliyatları, bir rant kapısı haline geldi. Oysa, obezite cerrahisi dunyada 35 yıldır uygulanıyor, Turkiye'de de 10-15 yıllık bir geçmişi var. Doğru duzgun uygulanırsa hiçbir sorun yok. Bu arada bizim yaptığımız sadece tup mide ameliyatı değil. Bir suru ameliyat var. Ama en çok tup mide ameliyatı populer…
Neden?
-Çunku kolay. Cerrah, hiçbir eğitim almadan bu ameliyatı yapabiliyor. El becerisi gerektirmiyor. Safra kesesi ameliyatıyla aynı yapılabilirlikte. O yuzden Youtube'dan izleyip yapanlar bile var...
Yok art ık!
- Ama var yapılıyor! Bu ameliyatları yapanların bir kısmı İngilizce dahi bilmiyor. Belli ki ekrana bakıp oğrenmiş, belli ki dunyayı takip etmiyor, literaturden habersiz. Oysa, her sene dunyada obezite kongresi yapılıyor. Geçtiğimiz gunlerde Dubai'de gerçekleştirildi, Turkiye'den katılan 8-10 doktorduk. Anlatmaya çalıştığım şu: İngilizce bilmeyenler oradan buradan bakarak oğreniyor. Ama her gelen hastaya da tup mide ameliyatı yapmamak gerekiyor, onu da bilemiyorlar. Mesela diyabeti olana, diyabeti de ortadan kaldırıcı bir cerrahi yontem uygulamanız gerekiyor, ama işte boyle bir şey yok, herkese aynı tup mide ameliyatı yapılıyor! Dunyada populer olan 6 farklı ameliyat turu var bu konuda. Bizde ise sadece bir tek ameliyat revaçta. Yuzde 90 tup mide. Neden? Dediğim gibi çunku kolay. Ve hastanen ittirmesi, doktorun zorlamasıyla unlu insanlara yapıldı ve populer oldu. Şimdi herkes aynı ameliyattan istiyor…
Peki t up mide ameliyatının moda olması neden tehlikeli?
- Çunku ozendirici oluyor. **** İşin daha da kotusu, ameliyat olan insanlar çıkıp, "Bakın, midemi kuçulttum. Çikolata yesem bile kilo almıyorum!" diyor. Bu kadar yanlış bir mesaj olamaz! Boyle deyince insanları ozendiriyorlar. Özendirince de bu ameliyatlar rant kapısı oluyor. Hastaneler ve doktor da bu durumdan faydalanıyor, endikasyon dışı ameliyat yapmaya başlıyorlar…
Peki bir olçusu yok mu bu işin?

- Var. Bilim bunu s ınıflandırmış. Demiş ki, "Obezite cerrahisiyle, metabolik cerrahiyi ayrı tutacaksın!" Metabolik cerrahi, kilodan bağımsız, metabolik hastalıklara maruz kişilere yapılan cerrahi turu. Yani diyabet, hipertansiyon, uyku, apne sendromu, hiper lipidemi gibi kan yağlarının yuksek olması… Onların ameliyatı zaten farklı. Eğer sen onlara zayıflama ameliyatı yaparsan, onları kaybediyorsun zaten. Onlar farklı bir ameliyat olmak zorunda. Ama diyabeti olanlara da bu ameliyat yapılıyor…
Peki ay ırt etmeden herkese aynı şeyin yapılması nasıl bir sonuç doğuruyor?
- O hastanın midesini kuçultup, metabolik olarak ona bir katkı sağlamadığın zaman, ileride yine sorun yaşamaya başlıyor. Yani her turlu hastalığı bir torbaya sokup hep bu mide kuçultme ameliyatını yapıyorlar. İlk zamanlar her şey yolunda gibi gorunuyor. Biz, o ilk yıla "balayı yılı" diyoruz. Hasta, her şeyi yiyecek ve kilo almayacak zannediyor. Oysa, oyle değil. O kadar basit değil. Bir yıl sonra kilo almaya başlıyor. Ve tekrar hooop eski haline donuyor…
Bir tek bu sorun mu var?

- Hay ır. Bu hastalar ameliyat sonrası takip edilmesi gereken hastalar. Ama yapılmıyor. Bu alanda da bir başı boşluk soz konusu. " Takip" ne demek? Bir kere bunun tanımlanması lazım. Takip, "Bana 3 ayda bir kan testini gonder" gibi bir şey değil. Bu yeterli değil. Bakın, obezite hem fiziksel hem sosyal hem de psikolojik bir hastalık. Biz, ameliyatla sadece fiziksel ayağını tedavi ediyoruz…
Sosyal ve psikolojik aya ğı hala duruyor…
- Aynen! Yani davranış bozukluğu hala duruyor. Zaten hastalık, midede değil, beyinde! Obez insan, yemek yediği için obez olmuyor. Hepimiz yemek yiyoruz ama obez değiliz. Onlar obez oldukları için yemek yiyorlar! Şoyle anlatayım; birinin davranış bozukluğu var diyelim, onun kompanse etmek için uyuşturucu kullanıyor. Diğeri kafasındaki karmaşayı çozmek için alkole yoneliyor, alkolik oluyor. Obez bireyler de, kafalarındaki o içsel karmaşaya çozum bulabilmek için yemeğe yoneliyorlar ve obez oluyorlar. Yani bir bağımlılık durumu soz konusu. Bana hep şunu diyorlar, "Doktor Bey, ben yemek yemeyi çok seviyorum!" Ben de diyorum ki, "Hayır, ben sizden daha çok seviyorum. Ben, yemek yiyorum. Siz ise bir davranış bozukluğunuzu ortadan kaldırmak için yemekleri kullanıyorsunuz! Nasıl mı anlıyorum bunu? Çunku ben sizi, yemek yiyemez duruma getirdiğim zaman siz deliriyorsunuz. Saldırıyorsunuz. Karakteriniz bile değişiyor…"
HASTA ZANNED İYOR Kİ, "AMELİYATTAN SONRA HEP ZAYIF KALACAĞIM!"
BU DO ĞRU DEĞİL!

Siz, hekimlerin yeteri kadar bilgilendirmedi ğini mi soyluyorsunuz?
-Evet! Hasta zannediyor ki, "Ameliyat olacağım, zayıflayacağım ve omrumun sonuna kadar zayıf ve mutlu kalacağım!" Bir de o zayıflamış sanatçıları goruyor, onlar da "Her şey şahane, ben her şeyi yiyebiliyorum!" diye anlatıyor, ki doğru değil, e hasta da eksik ve yanlış bilgilendiği için, "Gideyim ben de olayım bari bu ameliyatı. Ömrumun sonuna kadar zayıf kalayım" diyor. Oysa bu ameliyatlar sadece kilo vermeyi sağlıyor. Başka hiçbir şey sağlamıyor…
Bir y ıl sonra ameliyatın etkisi geçiyor mu?
-Siz, ideal kiloya geldiğiniz zaman vucut diğer refleksi çalıştırıyor. Daha aşağı inmesin diye, kilonuzu yukarı çekmeye çalışıyor. E ameliyatın da etkisi geçmiş oluyor. Hasta, haliyle yavaş yavaş eski haline donuyor. Hasta şunu bilmeli: "Bu, bir zayıflama yontemi. Obezite tedavisi değil!" Yani bu ameliyatla, fiziksel rehabilitasyonu sağlıyorsunuz. Eğer hastayı psikolojik olarak da tedavi edemezsiniz, geri aynı noktaya doner. Ama sadece doktorların değil, herkesin suçu. Ameliyat olup, "Ben çikolata yiyorum ve zayıflıyorum!" diyen unlulerin, bunu haber yapan medyanın, iyice bilgilenmeden, "E bari gidip bu ameliyatı olayım!" diyen vatandaşın, "Ama çok talep var, napalım!" diyen doktorların, bu işi rant kapısı goren hastanelerin…
DONDURMALI BAKLAVAYI MİKSERLE ERİTİP İÇENLER VAR

Ameliyat olduktan sonra, "Madem belli bir miktar sıvı içmem lazım, o çikolatayı eritip içeyim!' diyenler mi var gerçekten…
-Evet.
Olabilir mi b oyle bir şey ya…
-Valla oluyor! Çunku kuçuk bir hacmin var. O kadar sıvı içmen gerekiyor. Baklavayı eritiyor mesela, dondurmayla mikserden geçiriyor onu içiyor! Niye? "Çunku ben halsizim!" diyor. Aslında halsiz değil. Uyuşturucusu -yani şekeri- bitti, yoksunluk sendromu yaşıyor. O da şeker seviyesini boyle yukseltmek istiyor.
M İDE KÜÇÜLTME AMELİYATINI OLUP ALKOLİK OLANLAR, CİNSİYET DEĞİŞTİRENLER VAR, TÜRBANLIYKEN AÇILANLAR VE EŞLERİNİ BOŞAYANLAR ÇOK…

Bir de psikolojik olarak haz ır olmadan, ameliyata girenler var, oyle mi?
-Evet.
Bu ne t ur sonuçlar doğuruyor?
-Tukenmişlik sendromu yaşayanlar var, alkolik olanlar var, cinsiyet değiştirenler var, turbanlıyken olup açılanlar var...
Nas ıl yani?
-Mesela çok dindar birini ameliyat ettim. "Hocam, bana yardım et" dedi. "Ne oldu?" dedim. "Ameliyattan sonra bana bir haller oldu, içkiye başladım. Cuma'yı kaçırmayan ben, Perşembe akşamı o kadar çok içmişim ki, Cuma'da yere duştum!" dedi.
Nas ıl olabilir boyle bir şey?
- Bağımlılık yer değiştiriyor. Yemek yediğimiz zaman serotonin hormonu salgılıyoruz ve mutlu oluyoruz. Uyuduğumuzda melatonin salgılıyoruz, o da bize mutluluk veriyor. Endorfin de mutluluk hormonu. Endorfin'i de eroin, kokain, içki ve cinsel yaşam veriyor.
Bir şey elinden alınınca, onun yerine oburunu mu koyuyor?
-Evet! Artık yiyemediği için, bağımlılık başka bir yere kayıyor. Bu ameliyatlardan sonra; kişi, sosyal olarak da travma yaşıyor. Bazıları hiç kilo veremiyor, "Rezil olacağım aileme. Yemek yemezsem, alkolik olacağım, bari yemek yiyeyim!" diyor. Alkolik olmamasının çozumu ona gore, kiloları geri almak… Mesela dun akşam yine yakın zamanda ameliyat olan bir hastamın eşi aradı. "Hocam" dedi, "Yardımınıza ihtiyacım var. Hatice'yi zapt edemiyoruz, iki çocuğumuz var ve benden boşanmak istiyor!" "Neden?" dedim. "Beni artık istemiyormuş. Bu ameliyattan sonra boyle şeyler soylemeye başladı. N'apacağımı bilmiyorum" dedi.
Neden oluyor peki bunlar?
-Özguveni geliyor. Kadınlığının farkına varıyor. Zaten bu ameliyatlardan sonra çok fazla var boşanan var. Daha once tahammul ederken, "Şimdi niye edeyim?" diyor. Çunku ona da aslında yemek yiyerek tahammul ediyordu! Sonra teşhircilik gelişiyor. Butun ameliyatı olanlarda teşhircilik gozleniyor…
Nas ıl yani?
-Biz bedeninizi bir kere sergiliyorsak, bu ameliyatları olanlar gunde 10 kere sergilemek istiyorlar…
E çunku o kadar çekmiş ki şişmanlıktan, zayıflayınca bedenini herkese gostermek istiyor…

-Evet ama bunun da bir seviyesi var. T urbanlıyken, vucudumu gostereceğim diye saçları boyatıp, mini etekle çıktığınız zaman olmuyor. Bir yerde durmanız gerekiyor. Bir de inanılmaz suç işlemeye meyilli oluyorlar…
Hocam, amma olumsuz şey soylediniz!
-Ben size butun gerçekleri anlatıyorum. Ama sakın yanlış anlaşılmasın, bu ameliyatlar yapılsın ya da yapılmasını asla tartışmıyorum. Dunya bunu tartışmış, bitirmiş! Morbid obezleri ameliyat edeceksiniz. Etmezseniz, 5 yıl sonra arkanızı donup baktığınızda ameliyat etmedikleriniz kalp krizinden ya da başka hastalıklardan oluyor… Ameliyat, tabii ki yapılmalı. Ama şartları oluştuktan sonra yapılmalı. Ve ameliyat sonrası onemli. Hatta ameliyattan daha onemli. Takip şart…
SORUN M İDEDE DEĞİL… BEYİNDE! OBEZ İTE, BİR DAVRANIŞ BOZUKLUĞU
Sorun midede de ğil, beyinde değil mi?
-Evet, **** çunku bu bir davranış bozukluğu! Eskiden yeme bozuklukları dendi mi, "blumia" ve "anoreksiya nevroza" sayardık. Hani manken hastalığı. O çok zayıflayan hastalar. Şimdi uçuncu bir şey: Obezite. Bu da bir davranış bozukluğu. Ameliyatla, bu davranış bozukluğunu tedavi edemezsiniz. Davranış bozukluğu ilaçla da tedavi edilmez. Bu iş, profesyonelleşmiş psikoterapi sureçleriyle ve psikologlarla yapılır.Tıpkı alkol bağımlılığı gibi bir şey yeme bozukluğu…
O zaman mideyi k uçultmenin bir faydası yok…
-Evet. Çunku beyni kuçulteceksiniz, mideyi değil! Ben zaten soyluyorum: Bu mide kuçultme ameliyatı değil, beyin kuçultme ameliyatı diye… Obeziteyi, sadece kontrol altında tutulabilir bu ameliyat. Hasta diyor ki, "Ben ameliyat olacağım bitecek!" Hayır, o safra kesesi ameliyatı." Safra kesesi alırız, biter. Burnuda lezyon vardır, alırız biter. Obezite ise kanser gibi. "Bitti" diye bir şey yok. Her zaman nuksetme şansı var. Ama tekrar tekrar altını çizmek istiyorum, "Ameliyat yapalım yapmayalım mı"yı tartışmak komik. Yapalım ama gereken insana yapalım. Ve obezitenin aslında bir davranış bozukluğu olduğunu unutmayalım…
İ STANBUL OBEZİTE DERNEĞİ NASIL KURULDU?
-2013'de Okmeydanı'nda hastanede ameliyat yapıyordum. Hastalar bir yıl sonra geliyorlardı, "Hocam ben yine kilo aldım!" diye. Açıyordum dosyasını, duzgun de yapmışız, filmleri çekilmiş her şey tamam. "Bu iş boyle olmayacak. Ben tek tek bu hastaları dinlemek ve anlamak istiyorum!" dedim ve bir dernek kurduk.
Bir y ıl sonra gerçekten butun kilolar geri alınmaya mı başlanıyor?
-Alanlar var. Hiç veremeyenler de var.
Nas ıl olur?
-Kuçuk hacimli yuksek kalori alıyorlar! Mesela çikolata yiyorlar. Dunyada hiçbir ameliyat yok ki, siz, çikolata yiyeceksiniz ve o ameliyat sizi zayıflatacak! Hastanın şunu anlaması gerekiyor: "Ben bu ameliyatı olacağım ama bazı şeyleri hayatımın sonuna kadar yiyemeyeceğim!"
E o zaman niye oluyorum ben bu ameliyat ı…
-Olma! Başta soyluyorum. Kurallara uymayacaksan asla olma diyorum…
Baz ı şeylerin tadına bile bakamayacak mı?
-Hayır, bakmayacak! Çunku reseptorler yanar! Bağımlılık yeniden devreye girer. Sonra da doz yetmez, obezite geri gelir! O yuzden yemeyeceksiniz!
Peki nelerden uzak durmak gerekiyor …
-Bir liste veriyoruz. "Pilav, makarna, çikolata, şerbetli tatlı, gazlı içecekler kesinlikle uzak duraçasınız!" diyoruz. "Bunlardan vazgeçemeyeceksen, bu ameliyatı olma… Yazıktır, değmez!"
Ö mur boyu mu yemeyecek?
-İki yıl asla! 2 yılda tatları unutuyor beyin. 2 yıl sonra kontrollu veriyoruz. Ameliyattan once, karşı koyamayacağı şeylerin bir listesini istiyoruz. Tabii o 2 yıl sonra unutuyor doldurduğu şeyleri. Bizse nelere karşı koyamayacağını biliyoruz. Mesela makarnayı işaretlemiş ameliyat olmadan 2 yıl once. "Çikolata yemek ister misin?" diyorum, "Hayır!" diyor. "Git biraz çikolata ye bu hafta" diyorum. 2 yıl sonra ama… Sonra bana diyor ki "Hocam ne iğrenç bir şeymiş bu yahu!" O zaman diyorum ki, "Tamam yeme bozukluğu ve ağız tadı!" değişmiş. Ondan sonra gazlı içecek veriyorum. Diyor ki, "Onu da içemedim! Çok tatlı geldi!" Ondan sonra makarnaya geliyorum. Diyor ki, "Hocam, onu yerim ben!" O zaman diyorum ki, "Makarnayı omrunun sonuna kadar hayatından çıkarmak zorundasın! Bir kez bile yersen, dozunu tutturamayıp yine obez olacaksın! Ve oyle bir evre gelecek ki artık sen diğerlerini de yemeye başlayacaksın o yuzden hayatından tamamen çıkarman gerekiyor!"
Ç ıkarmasa ne olur?
-Yuzde 100 tekrar kilo alır ve ameliyat olduğu kilonun da ustune çıkar!
Ameliyattan 2 y ıl sonra da goruşmeler devam ediyor yani…
-Elbette! Bizde eksik olan bu takip işte! Biz, sırf bu yuzden İstanbul Obezite Derneği'ni kurduk. Ve butuncul tedavi anlayışını yerleştirmek için çalışmaya başladık…
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.