Özet (TL;DR) @ 2018-10-17T16:15:00.000Z: 15 Temmuz darbe girişimine 'tiyatro, kontrollü darbe' diyenlerin soyut bir örnek olan '5 günlük asker de darbeci mi?' tartışmasında gerçek yüzlerini gösterdiklerini söyleyen gazeteci Nedim Şener,…
Turkiye
16:15 17.10.2018(Guncellendi 16:27 17.10.2018) URL'yi kısaltın
15 Temmuz darbe girişimine 'tiyatro, kontrollu darbe' diyenlerin soyut bir ornek olan '5 gunluk asker de darbeci mi?' tartışmasında gerçek yuzlerini gosterdiklerini soyleyen gazeteci Nedim Şener, "'Kim o 5 gunluk er, ne ceza almış' bilen yok. Ben fikrimi soyledim. Halka silah sıkmışsa benim gozumde suçludur" ifadesini kullandı.
Posta gazetesi yazarı Nedim Şener, "250 insanımızın katledildiği, 2 bin 193 kişinin yaralandığı 15 Temmuz darbe girişimine, 'tiyatro, kontrollu darbe' deyip FETÖ'nun ihanetini gormezden gelenler, tamamen soyut bir ornek olan '5 gunluk asker de darbeci mi?' tartışmasında gerçek yuzlerini bir kez daha gosterdiler. 'Kim o 5 gunluk er, ne ceza almış' bilen yok. Ama ben fikrimi soyledim, saatler suren darbe girişimi sırasında halka silah sıkmışsa benim gozumde suçludur" dedi.
Şener, "16 yaşındaki çocuğu goğsunden vuran er kaç gunluk askerdi?" başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:
"27 Temmuz 2018 gunu yayınlanan 'Darbeci er' başlıklı yazımı bu konuda somut bir ornek vererek şu cumle ile bitirmiştim: 'Her er darbeci olmadığı gibi, her er masum da olmayabiliyor.' O gece Fatih Sultan Mehmet Koprusu'nu kapatan darbeciler içinde yer alan 46 er arasındaki Gokhan Bolu, otomobiliyle geçenlere 'Sıkıyonetim oldu abi, ordu devlete el koydu. Tayyip yok, guneşli gunler bizi bekliyor' diyordu. 46 er arasında yalnız Gokhan Bolu halen tutuklu, diğerleri beraat etti.
Soyut bir ornek uzerinden halkın darbe girişimini itibarsızlaştırmaya çalışanlara bir başka somut ornek vereyim. 15 Temmuz gecesi darbeciler saat 21.00 gibi Boğaziçi Koprusu'ne kapattı. Halk direnmek için oraya gitti. Aralarında AKP'lilerin çok yakından tanıdığı Erol Olçok ile 16 yaşındaki oğlu Abdullah Olçok da vardı. Darbe girişimine katılanların tamamı daha sonradan 'teror operasyonu için' gittikleri soyleyenler de, karşılarındaki kalabalığın ellerinde bayraklarla silahsız siviller olduğunu goruluyordu.
UYARIYA KAR ŞI ATEŞ
Polisin ve halkın uyarılarına karşı, tankın onune tek sıra dizilen darbeciler, halkın uzerine yaylım ateşe açtı. O erler arasında bunun yanlış olduğu goren birisi vardı; adı Kurtuluş Kaya. Silah arkadaşlarının ifadesine gore; ateş etmek istemeyince FETÖ'cu komutan tarafından başından vuruldu. Bir başka er Habibullah Şahin de o sırada darbecilerin arasından kaçıp polise teslim oldu. Diğerleri sabaha kadar ateşe devam etti ve toplam 34 sivil o gece şehit edildi.
Öyle ki darbeciler yaralı ve şehitlerin alınmasına bile izin vermedi. Erol Olçok omzundan ve boynundan, 16 yaşındaki oğlu Abdullah goğus kafesinden vurularak şehit oldu. Onları vuran mermi vucutlarının onunden girip arkasından çıktığı için silahı kimin ateşlediği belirlenemedi. Eldeki tek delil başlarında FETÖ'cu komutan ve tek sıra dizilmiş erlerin ateş etme anlarına dair kamera kaydı. Yargılama sonunda, 143 sanıktan 99'u ceza aldı. Sanıkların 71'i er idi. 31'i cezalandırıldı. 1 asteğmen ile 43 er beraat etti. Erol ve Abdullah Olçok'un şehit olmasından sorumlu tutulan 12 kişi, darbe suçlamasının yanında 2'şer kez ağırlaştırılmış muebbet hapis cezasına çarptırıldı. Toplam 31 er cezalandırıldı.
DARBEC İ ERLERLE İLGİLİ GEREKÇELİ KARAR
(C) Fotoğraf : DHA
15 Temmuz Koprusu ile ilgili darbe davasının gerekçeli kararlarında, erlere yonelik darbe suçlamasıyla ilgili değişik değerlendirmeler yapıldı. Beraat eden erlerin darbe girişiminden habersiz ve verilen emre itaat ettikleri belirtildi. Darbe suçundan cezalandırılan erlerin ise başlangıçta darbe girişiminden habersiz oldukları ancak daha sonra mağdurların kendilerini uyardıkları ve olayın darbe teşebbusu olduğunu anladıkları anlatıldı. Şimdi karardan okuyalım; 'Bunu oğrenmelerine rağmen, ozellikle saat 01.27 itibarıyla başlayan ve devam eden sureçte çok sayıda vatandaşımızın şehit edilmesi ve yaralanması ile sonuçlanan eylemler içerisinde bilerek ve isteyerek bulunmuşlardır.' Kararda, bu sanıkların, 'komutanların emri ve tehdidiyle vatandaşları hedef almayıp havaya ateş ettikleri' savunmalarına, çok sayıda mağdur anlatımı, goruntu tespit tutanağı ve kamera goruntulerinden de anlaşıldığı kadarıyla itibar edilmediği, doğrudan masum vatandaşları hedef alarak ateş ettiklerinin belirlendiği bilgisi verildi. Ayrıca, ellerini kaldırarak tek başına askerlerin bulunduğu alana doğru ilerleyen mağdur Halil Aslan'ın vurulmasıyla ilgili 01.26'daki yaylım atışının ilk başladığı ana ve sonrasına ilişkin kamera kayıtları izlendiğinde, sanıkların doğrudan masum vatandaşlara ateş ettiklerinin açıkça gorunduğu belirtilen kararda şu onemli tespit yapıldı; 'Turk askerinin vatandaşımıza ateş etmesini hiçbir psikolojik durum, hiçbir tehdit mazur gosteremez. Ettiği yemine sadık kalarak, gerektiği taktirde olumu goze alarak vatandaşlarımıza zarar verecek bir davranış içerisinde bulunmaması gereken bu sanık erler, darbe teşebbusune bilerek ve isteyerek katılıp, fikir ve eylem birliği içerisinde, 'anayasayı ihlal' suçuna iştirak etmişler ve bu suç yonunden cezalandırılmaları gerektiği yonunde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.'
Şimdi tekrar soruyorum; 16 yaşındaki Abdullah dahil 34 kişiyi vuran erler sizce kaç gunluk askerdi?"
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.