Özet (TL;DR) @ 2018-10-16T13:02:00.000Z: İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Nazan Moroğlu, Seyr-i Sabah programında CHP’nin hazırladığı kadın hakları raporunu ve kanunlar önünde kadınların son durumunu yorumladı. Moroğlu, yeni…



Seyr-i Sabah

13:02 16.10.2018(Guncellendi 13:56 16.10.2018) URL'yi kısaltın

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatoru Nazan Moroğlu, Seyr-i Sabah programında CHP'nin hazırladığı kadın hakları raporunu ve kanunlar onunde kadınların son durumunu yorumladı. Moroğlu, yeni çıkan yasalarla kadınların durumunun giderek daha kotuye gittiğini vurguladı.

(C) AA / Arşiv

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kadınların mevcut durumu hakkında bir rapor hazırladı. Rapora gore her 10 kadından biri okuma yazma bilmiyor, erkeklerle eşit iş yapıyor ama aynı maaşı alamıyor, tum bunların ustune son 10 yılda değişik gruplardan 2521 kadın en yakınları tarafından cinayete kurban gitti. İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) Koordinatoru Nazan Moroğlu, Seyr-i Sabah programında tum bu aksaklıkların yanında kadınların kanunlar onunde yaşadığı zorlukları anlattı. Moroğlu, yeni çıkan yasalarla kadınların son yıllarda kazanılmış haklarını kaybettiğini dile getirdi:

' KADINLAR GÜÇLENMEYİNCE TOPLUM NASIL GÜÇLENECEK?'

"Kadınların yaşadıkları artık bir kadın sorunu değil toplumun sorunudur. Turkiye gelişmek istiyorsa demokrasiyi yerleştirmek istiyorsa dunya çapında surdurulebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için cinslerden birini bu kadar ayrımcılıkla baş başa bırakmamalıdır. Durum vahim. Giderek de zorlaştırılıyor. Kadının sorunu kız çocukluktan başlıyor. Ayrımcılığa uğruyor ve eğitimden faydalanamıyor. 2 milyondan fazla kadın 21. yuzyılda okuma yazma bilmiyor. Turkiye'nin 1995 yılında tum dunyaya taahhut ettiği veri ile de hiç ortuşmuyor: 2000 yılında okur yazar olmayan tek kadın kalmayacak. Geldiğimiz noktada 2 milyon kadın okur yazar değil. 8 milyondan fazla kadın okula gitmemiş ama okuma yazma bildiğini soyluyor. Kadınların yuzde 75'i ilkokul seviyesinde. Eğitim olmayınca da sorunlar birbiri ardına geliyor. Ne yazık ki ilerlemenin onu boylece kesiliyor. İster kamu alanında olsun ister ozel sektorde, kadının çalışması için bazı desteklere ihtiyaç var. Aile kursun, çocuk sahibi olsun diyorsunuz ama kreşler emzirme odaları olmalı bunun için. Kadının aile hayatıyla iş hayatını uyumlu hale getireceksiniz. Bir iş yerinde bir odada bunu kurmak mumkun. Kadın da çocuğunu çocuk odasına bırakıp işini yapabilir. Bunun gibi destekler olmazsa kadını istihdam etmiyorlar. Özel sektor için patronlar bunun maliyetine girmek istemeyebilir ama kamu sektoru da bunu yapmıyor.

Kadınlar toplumun bir parçası. Kadınlar guçlenemeyince erkekler nasıl guçlenecek? Demokrasinin en temel kriteri cinsler arasındaki eşitlik. Kadınların insan haklarından yararlandırılmaları lazım. Bu yapılmayınca toplum daha da geriye gidiyor. Kadın bu kadar baskı altında tutulursa ne yapılabilir? Kadın olumleri sayılara indirilebilecek bir şey değil. Önlem alınmalı. Eğer kararlı bir devlet politikası olsa ilerleme sağlanır. Biz adım adım yasalardaki eşitsizliklerin kaldırılmasını yaşadık. Eşitlik oncelikle yasalarda olacak sonra hayata da yansır bu. Ama 2000'li yıllarda bu politikalar ortadan kaldırıldı. 2011'de kadın bakanlığı kaldırıldı ve aile bakanlığı kuruldu. Bu sorunlara çozum arayacak bir bakanlık yok. Yasalarda değişiklik yapılarak kadınların kazanılmış haklarından geri adımlar atılmaya başlandı. Şu anda kazanılmış hakları korumaya çalışıyoruz. Toplum kadın ve erkeğe eşit haklar verirse o zaman gelişmek mumkun.

2016 yılında bir rapor tartıştık. Bu bir meclis araştırma komisyonu raporuydu. Bu raporun adı aile butunluğunu olumsuz etkileyen nedenlerin kaldırılmasıydı. Raporun son bolumunde yasa değişiklikleri oneriliyordu aile butunluğunu korumak için. Tamamen kadınların kazanılmış haklarının geri alınmasıydı. Kadınların aile içinde kazandıklarının eşit paylaşılması aile butunluğunu olumsuz etkiliyormuş. Bunlardan biri de nafaka konusu. Medeni kanun boşanma nedeniyle ekonomik olarak guçsuz duruma duşen yoksulluk yaşayacak eşe diğeri nafaka verir deniyor. Koşullar değişince kaldırılacağına yonelik maddeler var. Kadınlar yararlanıyor çunku kadınlar guçsuz. Önce bunun için bir sosyal destek fon kurulmalı. Sonra nasıl değişiklik yapılması isteniyorsa yapılabilir.

Bir de adliyedeki icra dosyalarından bahsedilirken kaç mağdur erkek var nafaka demek zorunda kalan diye bakmak lazım. Artık erkek de yoksulluğa duşerse kadın da nafaka veriyor. Bakanlık bir toplantı yaptı ama sadece aynı goruşte olanlarla masaya oturdu. Tek yonlu bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ve bu da kadınları mağdur edecek."