Özet (TL;DR) @ 2018-10-17T10:38:00.000Z: Türk Ortodoks Patrikhanesi adına basın sözcüsü Sevgi Erenerol, Fener Rum Patrikhanesi Başpapazı Dimitris Arhondonis Bartholomeos ile Sen Sinod Meclisi Üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.



Turk Ortodoks Patrikhanesi adına basın sozcusu Sevgi Erenerol, Fener Rum Patrikhanesi Başpapazı Dimitris Arhondonis Bartholomeos ile Sen Sinod Meclisi Üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusunda Bartholomeos ile Meclis uyelerinin, "Halkı Kin ve Duşmanlığa tahrik etmek, Gorev Sırasında Din Hizmetlerini Kotuye Kullanmak, Kamu Gorevinin Usulsuz Olarak Üstlenilmesi, Devlete Karşı Savaşa Tahrik, Temel Milli Yararlara Karşı Faaliyette Bulunmak için Yarar Sağlamak" suçlarından cezalandırılmaları istendi.

Erenerol, suç duyurusunda, TBMM'nin aldığı kararlara da değinerek şunları kaydetti:

-- Turkiye'de Fetulahçı Teror Örgutu (FETÖ) ile ilişkileri açık kaynaklarda da yazılmış ve tarihte din terorunun uygulayıcısı olan Fener Rum Kilisesinin ulkemizde varlığının devamı ile ilgili olarak TBMM'nin 01.01.1923 tarihli 166. bileşimin, 2.buluşmasında yapılan goruşmelerde Turkiye'de kalması onaylanmamıştır. Sadece ulkemizde yaşayan Rum azınlığın dini vecibelerini yerine getiren sıradan bir kilisedir.

-- Bu durumun o donemde farkına varan kilisenin meclisi 09.07.1923tarihinde aldığı kararda; 'Her turlu siyasi ve idari karakterini terk ederek sadece Panortodoks dini temelli sınırlar içerisinde' kalmak kaydı ile azınlığın dini vecibeleri kapsamında faaliyette bulunacağını belirtmiştir. Bugun kendisini 'Ekumenik' patrik olarak gostermeye çalışan kişinin asıl unvanı sadece ve sadece bir kilisenin başpapazıdır.

-- "Turk Devleti'nin bu konudaki siyaseti ve kabulu hiç değişmemiş, Dışişleri Bakanlığı; 'Devletimizin laik niteliği uyarınca hiçbir dini kuruma tuzel kişilik verilmesi mumkun değildir. Bu çerçevede Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'de tuzel kişiliğe haiz olmadığını' defalarca kati ve kesin bir dille ifade etmiştir" denilen suç duyurusunda şu satırlar yer aldı:

-- T.C. Devleti'nin goruşune ve siyasetine gore tuzel kişiliğe haiz olmayan, İstanbul ve Adalar'da yaşayan Rum vatandaşlarının dini vecibelerini yerine getirmek için faaliyette bulunmasına izin verilen her turlu kaza-i, idari ve siyasi faaliyetlerden men edilmiş Fener Rum Kilisesi; 2007 Yılında Moskova ve Butun Rusya Patriği II. Aleksi ile Yurt Dışı Ortodoks Kiliseler Birliği'nin (ROCOR) aldığı birleşme kararından sonra Yunanistan'ın Girit Adasının, İroklion kentinde 19.06.2016 tarihinde, Yunanistan Cumhurbaşkanının da hazır bulunduğu resmi bir ayin yapıldıktan sonra tarihe "Ortodoks Konsul" olarak geçen siyasi sonuçları hedefleyen uluslararası sujelerin katıldığı gorunurde dini içerikli toplantı gerçekleştirilmiştir.

- Başpapaz Bartholomeos, yabancı ulke topraklarında gerçekleştirilen bu toplantıya iştirak etmek ve bu toplantıyı gerçekleştirmek için T.C. Devleti'nin hiçbir makamına muracaat ederek izin almaması Lozan Antlaşması dahil, devletin laik yapısına vurulmuş ağır bir darbe olup, suç teşkil eden kendi başına buyruk, kamu otoritesini tanımadığı bir eylemdir. ABD'nin bolgedeki emperyal politikalarına alet olan, devlet içinde devletleşmiş bir yapı olarak kendini goren kilisenin yaptığı bu faaliyetin, bolge ulkeleri arasında nifak ve duşmanlık tohumlarını ekerek çatışmaları koruklediği farkına varıldığından, bu bolucu ve nifakçı toplantıya Rusya Patrikhanesi, Bulgaristan, Gurcistan, Suriye ve Antakya kiliseleri iştirak etmemiştir.

-- Şupheli başpapazın Yunanistan'da gerçekleştirdiği ismine "Ortodoks Konsul" olarak koyduğu bu toplantıyı gerçekleştirmesinin sebebi; Hıristiyan Ortodoks inancının ihtiyaçlarından değil, bolgemizi karıştırmayı amaç edinmiş bir takım guçlerin siyasi ve egemenlik isteklerini karşılamak olduğu konusunda hiçbir tereddut yoktur.

' TÜRK DEVLETİ'Nİ NERELERE SÜRÜKLEDİĞİNİ İBRETLİK BİR ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKARMIŞTIR'

Fener Rum Patrikhanesi'nin, Ukrayna'yla ilgili aldığı karara da değinilen suç duyurusunda şunlar kaydedildi:

-- Bu toplantıdan sonra adeta uluslararası bir kuruluş ya da kamu gorevini yapan bir devlet organı gibi hareket ederek, Ukrayna'ya iki temsilci gondermiş, Kiev kilisesinin Rus Ortodoks Patrikhanesinden bağımsızlık statusu kazanması için alt yapı çalışmalarını surdurmuştur. İki temsilcinin gonderilmesinden once Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşekko 2018 yılı Nisan ayında Fener Rum Kilisesine ziyarette bulunmasını takiben Ukrayna Parlamentosunda, Ukrayna Kilisesinin kurulması hususunda Fener Rum Kilisesine başvuru yapılması konusunda bir karar kabul edilmiştir.

- Bu karar uzerine, Fener Rum Kilisesi, Ukrayna'ya iki temsilci tayin ederek, gondermiştir. Turk yasalarına gore sadece ve sadece bir kilisenin başpapazı olan kişinin, Turk Devleti'nin yetkililerine hiçbir bilgi vermeden, bir devlet başkanını kabul ederek goruşme yapması, bir başka devletin din işlerine ve siyasetine mudahalede bulunması, yuruttuğu mezhep siyaseti ile Rusya ve Ukrayna arasında din eksenli yuruyen mucadelede taraf olarak devletler ve toplumlar arasında kin ve duşmanlığı koruklemesine izin verilmesi ve yasalarımız nezdinde kabul edilmesi mumkun değildir.

-- Bugun gelişen olaylar, Turkiye'de faaliyet gosteren bir kilisenin Ukrayna ile Rusya arasındaki siyasi ve politik çekişmelere taraf olarak Turk Devleti'ni nerelere suruklediğini ibretlik bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Bu kilisenin, hangi guçlerin elinde bu olayların içinde bir pozisyon olarak yer aldığını araştırmak ve hukuksal işlemlerde bulunmak zorunluluk haline gelmiştir.

' POLİTİK ÇEKİŞMELERDE BİR FİGÜR OLARAK YER ALMASINA NASIL İZİN VERİLEBİLİR'

Sevgi Erenerol'un suç duyurusunda Sen Sinod Meclisi toplantısının sonuçları da aktarılarak şu ifadelere yer verildi:

-- 09-11 Ekim 2018 Tarihleri arasında uç gun suren Sen Sinod Meclisi toplantısının sonuçlarını açıklayan Fransa Metropoliti, Ukrayna Ortodoks Kilisesinin bağımsızlık talebi konusunda daha once almış oldukları kararı, yenileyerek talebi uygun gorduklerini belirtmiştir.

-- Fener Rum Kilise'si hiçbir gorevi ve yetkisi olmadığı halde Rusya ve Ukrayna arasındaki siyasi ve politik çekişmeleri korukleyerek, ABD'nin bolgedeki emperyal siyasetinin bir parçası olarak, Ortodoks'luk mezhebinin kurallarını istismar ederek, bu konularda yetkisi olmadığı halde;

- Ukrayna kilisesinin, Rus Kilisesinin değil Fener Kilisesinin ruhani alanına girdiğini, 1686 Yılında Ukrayna'nın Rus Kilisesine bağlı olduğuna ilişkin kararı iptal ettiğini, Ukrayna Kiev'deki dini gorevli metropolitinin Moskova tarafından atanma yetkisini kaldırdığını, Moskova tarafından aforoz kararını iptal ettiğini açıklamıştır. Ukrayna'da patrik seçilmesinin ardından, Ukrayna Kilisesinin otosefal bağımsızlığı ilan edilecek, boylelikle Ukrayna kilisesi, Rusya'dan tamamen koparılacaktır. Turkiye'deki bir kilisenin mezhep "ruhaniyet" kuralları mazeret gosterilerek devletlerarasındaki politik çekişmelerde bir figur olarak yer almasına nasıl izin verilebilir? Bu faaliyetlerin eninde sonunda Turkiye'yi zor durumda bırakacağı, Ukrayna ve Rusya arasındaki ihtilaflarda bir oldubitti ile karşı karşıya kalacağını gormemek mumkun değildir.

Suç duyurusu şu satırlarla noktalandı:

-- Nitekim Fener Rum Kilisesi'nin boyutunu fazlası ile aşan bolge devletleri arasındaki politik çekişmelere taraf olduğunu gosteren mezhep faaliyetleri adı altındaki istişare toplantısının arkasından, Rusya yetkilileri bu kararları endişe ile karşıladıklarını ifade etmişlerdir. Fener Rum Kilisesinin mezhep ruhaniyet kurallarını istismar ederek, ABD'nin kendisine biçtiği rolu oynayarak Ukrayna'yı, Rusya'nın siyasi etkisinden kurtarmak amacı ile tum bu politik kararları aldığı ortadadır.

- Ülkemizdeki Rum vatandaşlarımızdan dini vecibelerine yardımcı olmak için faaliyetine izin verilen bir kilise başpapazının, mezhebin ruhani kurallarını ileri surerek;  Ancak devlet gorevlilerinin kamu hizmeti ve gorevi kapsamında ustlenebileceği faaliyetlerde bulunması,

-- İki yabancı devlet arasındaki siyasi ve politik çekişmelere taraf olması, ABD'nin, Ukrayna'yı kullanarak Rusya'ya karşı yuruttuğu bolge siyasetinde Ortodoks mezhebinin kurum ve kurallarının bir silah olarak kullanılmasına alet olması, Turkiye'nin taraf olmadığı yabancı devletlerarasındaki çekişmelerin içine çekmeye çalışması, iki yabancı devletin arasındaki duşmanlık politikalarını koruklemesi, kin ve husumeti artıran faaliyetlerde bulunması, uluslararası siyasette adeta bir devlet ya da bir kurum gibi çalışmalar yapması, din kurallarını kullanarak, devletlerarası ilişkilere mudahalede bulunması, ortaçağ din kurallarını uluorta uygulayarak T.C. Devleti'nin laik yapısına zarar verici işlem ve eylemlerde yoğunlaşması,

-- Ayni mezhebe mensup topluluklar arasında kin ve duşmanlık duygularını beslemesi ve tahrik etmesi, din hizmetlerini kotuye kullanarak Turk Devleti'nin politikalarını ve hukumetin siyasetini alenen takbih ve tezyif etmesi, Rusya ve Ukrayna arasındaki siyasi çekişmeleri ve duşmanlıkları artırarak savaşa neden olabilecek ve Turkiye'yi de bu ihtilaflarda ve çekişmelerde taraf yapacak faaliyetleri yoğunlaştırması, bu yolla devletimizin temel milli menfaatleri aleyhine eylem ve işlemlerde bulunması TCK'nun başta 216,219,262,304 ve 305.maddelerini ihlal ettiği konusunda bir tereddut yoktur. Bu faaliyetlere izin verilmesi ve seyirci kalınması ileride bir kilisenin, devletimize ve milletimize ne olçude zarara verebileceğini tahmin etmek çok zor değildir.