Özet (TL;DR) @ 2018-10-12T16:25:00.000Z: Türkiye Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in Ekim ayı sonunda Doğu Akdeniz'de hidrokarbon rezervlerinin çıkarılması çalışmalarına başlanacağı açıklamasını uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi.
Turkiye Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Donmez'in Ekim ayı sonunda Doğu Akdeniz'de hidrokarbon rezervlerinin çıkarılması çalışmalarına başlanacağı açıklamasını uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Donmez, Ekim ayı sonunda Doğu Akdeniz'de hidrokarbon rezervlerinin çıkarılması çalışmalarına başlanacağını soyledi. Turkiye'nin bu hamlesini Sputnik'e değerlendiren Cumhuriyet Halk Partisi Enerji Komisyonu ve Petrol Muhendisleri Odası Enerji Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Necdet Pamir "Sondajın başlangıcı için 29 Ekim tarihi verildi. Bu tarihini, Cumhuriyetin kuruluş gunu olması sebebiyle sembolik bir onemi var. Dolayısıyla milli ağırlıklı bir mesaj var. Bunun onemini şoyle açıklamak lazım. Son yıllarda Doğu Akdeniz'de onemli keşifler oldu. Önce İsrail'in çeşitli sahalarında, denizel alanlarda doğalgaz rezervlerinin miktarı açısından onemli sayılabilecek keşifler oldu. İsrail denizel alanında yaklaşık 1 trilyon metrekup uretebilir bir gaz rezervinden soz edebiliriz" dedi ve şoyle devam etti:
' AKDENİZ'DE ÇOK ÖNEMLİ KEŞİFLER YAPILDI'
"Bunun ardından Kıbrıs'ın guneyinde, Kıbrıs Rum Kesimi'nin tek taraflı olarak ve adanın ve Turk tarafının hukukuna aykırı olarak fiili bir durum yarattıkları ortaya çıktı. Bu arada Doğu Akdeniz'de petrol veya doğalgaz ihtiva etme potansiyeli olan bazı sahalarda çok daha onemli boyutta keşifler yapıldı. Bunlardan biri Zohr, oburuyse Noor sahasındaydı. 800 milyar metrekup civarında Zohr ise, 2,5 trilyon metrekup gibi ciddi rakamların one surulduğu Mısır keşifleri var. Peki bu doğalgaz keşiflerinin Turkiye açısından onemi ne? Öncelikle, Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti, Kıbrıs Rum Kesimi'nin adanın guneyinde yaptığı keşiflerde kendilerinin hakkı olduğunu soyluyor ve haklılar. Rum tarafı ise 'Tabii hakkınız var ama şu barış işini halledelim. Bize Maraş'tan, Guzelyurt'tan toprak verin. Biz de size hakkınızı verelim' diyor. Boyle bir sureç olmaz. Bunu sopa ve havuç gibi kullanıyorlar. Bu sahalar, ada halkına aittir. Ama maalesef Rum tarafı bunu muzakere malzemesi olarak kullanıyor" dedi.
' TÜRKİYE'NİN KENDİ SİSMİK GEMİSİNİN VE SONDAJ PLATFORMUNUN OLMASI ÖNEMLİ'
Akdeniz'deki kıyıdaş ulkelerin Munhasır Ekonomik Bolge konusunda farklı tutum içerisinde olduklarını ve ortada onemli bir anlaşmazlık olduğunu soyleyen Pamir "Dolayısıyla AB'nin ve ABD'nin desteği Rumların yanında. Dolayısıyla Rumların sopa-havuç taktiğinin ardında gorduğu destek var. Boyle bir sureçte, eğer kendi sismik gemilerinize, sondaj gemilerine sahip değilseniz, kimi zaman kiralamak isteyeceğiniz boyle gemiler elinizin altında olmayabiliyor. Dolayısıyla Turkiye'nin, Turkiye Petrolleri'nin hem kendi sismik gemilerinin, hem de sondaj platformunun olması onemli" ifadelerini kullandı.
Turkiye'nin bu hamlesinin Kıbrıs'taki muzakere surecinde de Turkiye ve Kuzey Kıbrıs'ın elini guçlendireceğine işaret eden Pamir "Burda gerçekten bir keşif olursa bu keşif, Rumların sorumsuz ve haksız bir muzakere tarzının onune geçecektir" dedi.
' SONDAJ ALANYA'DAN SONRA FİNİKE AÇIKLARINDA DEVAM EDECEK'
Sondajın 29 Ekim'de başlayacağına, Alanya açıklarında 5 ay boyunca devam edeceğine işaret eden Pamir "Bu platform once Alanya açıklarında sondaj yaptıktan sonra Finike açıklarına gidecek. Herhangi bir doğalgaz bulgusu olduğu takdirde -- ki gayet umutlu 3 ve 2 boyutlu sismik yapılmıştı- o zaman Turkiye ve Kıbrıs'ın eli guçlenir. Rumlar, muzakere yontemlerini değiştirmek zorunda kalır hatta bu sureç tersine donebilir. Bu hem Turkiye'nin gaz ihtiyacına yanıt verebilir, hem de Kuzey Kıbrıs'ın ozellikle enerji ve elektrik ihtiyacını Fuel Oil'den karşılamasının da onune geçer. Çunku bu hem çevre kirliliği hem de ekonomik açıdan akılcı değil. Yani KKTC'nin enerji sorununa çozum bulmamada da onemli bir hamle olacaktır" dedi.
' BİR GEMİYLE BAŞLANIR, ZAMANLA İKİNCİ GELİR, BU ÖNEMLİ BİR ADIM'
Pamir "Turkiye Petrolleri'nin ozelleştirilmesi, BOTAŞ'ın ozelleştirilmesi gundemde. Varlık fonuna devrediler. TP'nin içi boşaltıldı. TP'nin teknik kadroları, muazzam bir şekilde tırpanlandı, elde hiçbir şey kalmadı. Bunların hepsi, enerji politikaları ve milli politikalar açısından buyuk bir zaaftır. AKP iktidarının bu anlamda yatacak yeri yok. Ancak bu gemi ve platformların varlığı onemlidir. Bir taneyle başlar, ikincisi gelir. Ancak şu ekonomik koşullarda, doların alıp başını gittiği goz onune alındığında, bunu ne kadar başarabilirsiniz, bu ayrı konu. 29 ekim retoriğini kullanarak yerel seçimlere donuk bir hamle atılmış olması son derece eleştirilebilir bir durum. Ancak hamle doğru ve onemlidir" diye ekledi.
' TÜRKİYE DİKKATİNİ DOĞU AKDENİZ'E VERMEKTE HAKLI'
Konuyu Sputnik'e değerlendiren Gazeteci Ceyhun Bozkurt "Bilindiği uzere Fatih Mayıs sonunda zaten Akdeniz'e gonderilmişti ve bazı çalışmalar tamamlanınca sondaj çalışmalarına başlayacağı duyurulmuştu. Fatih, Turkiye'nin ilk sondaj gemisi olma ozelliği taşıyor. Bu gemiyle Turkiye yeraltı sondajı yapabilecek gemiye sahip olan 10 ulkeden biri haline geldi. İkinci sondaj gemisinin çalışmalarını da yakın zamanda başlayacağı duyurulmuştu" dedi.
Bozkurt "Bunu aktarmamızın nedeni, başta Asya-Pasifik ulkeleri olmak uzere dunyada artan enerji ihtiyacı için deniz alanları artık çok onemli. Bu gemiler, Turkiye'nin bu durumu kavradığının gostergesi. Üç tarafımız denizlerle çevrili. Karadeniz'de donem donem petrol ve doğalgaz aramaları yapılıyor. Ege'de, Yunanistan ile suren kıta sahanlığı sorunu nedeniyle şu aşamada bir arama yok. Ancak giderek artan bir şekilde Doğu Akdeniz onem kazanıyor. Doğu Akdeniz denince de ilk olarak aklımıza Kıbrıs adası geliyor. 2000'li yılların başında bu bolgede zengin doğalgaz ve petrol yatakları olduğu keşfedilince buyuk guçlerin bu bolgeye ilgisi giderek arttı. Ayrıca buraya komşu ulkeler de dikkatini buraya verdi. Turkiye de dikkatini buraya vermekte haklı" dedi ve şoyle devam etti:
"Bu bolge bilindiği uzere Leviathan bolgesi. Bu bolgenin doğalgaz ve petrol açısından zenginliği ortada. Yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir rezervden bahsediliyor. Bu da ekonomik olarak başta emperyalist guçler olmak uzere herkesin dikkatini bu bolgeye çevirmesine neden oldu. Rumlar burada AB uyesi olmasından oturu Batı dunyasının ve bolgede de İsrail ile Mısır'ın desteğini almaya çalışıyor. Batı emperyalizmi de, Turkiye'nin ve KKTC'nin haklarını verme niyetinde değil. Rumları kullanarak hamlelerini yapmaya çalışıyor. Turkiye'nin Doğu Akdeniz'de hem kendi hem de Kıbrıs Turkunun hakkını koruma çabalarından en çok rahatsız olan ulkeler ABD, İsrail ve Mısır."
' DOĞU AKDENİZ'DEKİ TERÖR KORİDORUNA YÖNELİK DE ÖNEMLİ BİR HAMLE'
Konunun ulusal guvenlik boyutu olduğuna da işaret eden Bozkurt "Doğu Akdeniz'de bir de ulusal guvenlik boyutu var. Turkiye'nin bolgede ekonomik ve askeri anlamda ağırlığı olmazsa, KKTC'nin bir gun bile yaşaması soz konusu olamaz. Bu da guneyden çevrilmemize neden olur. Ayrıca Batı dunyasının Irak ve Suriye'nin kuzeyinden teror orgutu PKK/PYD eliyle Akdeniz'e ulaştırmayı planladığı koridor da Doğu Akdeniz'deki bu gelişmelerden bağımsız değil. Yani Turkiye Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarını yaparak bu politikaya mudahalede bulundu, Doğu Akdeniz politikalarında soz sahibi oldu. Özetle gerek ekonomik çıkarlarımız gerek ulusal guvenliğimiz açısından Doğu Akdeniz hayati onemde. Fatih'in sondaj çalışmalarına başlaması da ulkemizin kararlılığını gostermesi açısından son derece olumlu bir gelişme" ifadelerini kullandı.
ANKARA 'NIN BU HAMLESİ KRİZE SEBEP OLUR MU?
Eski Kıbrıs Guvenlik Servisi Başkanı Andreas Pentaras ise Sputnik'e yaptığı açıklamada Turkiye, Kıbrıs sahanlığında hidrokarbon sondajına başlarsa ciddi bir krizin oluşmasının mumkun olduğunu soyledi. Pentaras "Turk Bakan Akdeniz'de tam olarak nerede çalışmaların yurutuleceğini soylemedi, ancak eski enerji bakanı daha onceki açıklamalarında arama çalışmalarının ilk olarak Antalya ve Messina kentleri yakınlarında, Turkiye'nin munhasır ekonomik bolgesinde yapılacağından soz ediyordu. Şimdilik bu kararın hala geçerli olup olmadığını ya da arama çalışmalarının başka bir yerde yapılıp yapılmayacağını bilmiyoruz" ifadesini kullandı.
Pentaras "Turkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 4, 5, 6 ve 7. su bolgelerinin yuzde 30'u kadarını sahiplendi. Bu bolgede 2008'den beri Turkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti ya da başka bir ulkenin gorevini yapmasına izin vermiyor. Ayrıca hem balıkçı hem de araştırma gemilerinin onunde erişim engeli var. Turkiye bu bolgede, diğer bir deyişle Kıbrıs ve Yunanistan munhasır ekonomik bolgesinde sondaj çalışmaları yaparsa, sorunlar oluşur, kriz meydana gelir. Turk basınındaki sondaj çalışmalarının Kıbrıs Cumhuriyeti'ne ait 8. ve 9. bolge arasında gerçekleşeceği yonundeki haberler çıktı. Tum bunlar doğruysa ciddi bir krize gireceğiz ve bu krizin ne gibi sonuçları olacağını kimse bilmiyor" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.