Özet (TL;DR) @ 2018-10-14T04:41:59.000Z: Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'a yazdığı makalede, "Cemal'i kaybettiysek sadece kınamak yetmez. Onu bizden alan insanlar,…



Hatice Cengiz, 2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna giden ve bir daha kendisinden haber alınamayan nişanlısı Cemal Kaşıkçı'nın akıbetiyle ilgili New York Times gazetesi için "Nişanlım Cemal Kaşıkçı yalnız bir vatanseverdi" başlıklı bir makale kaleme aldı.

Kaşıkçı ile mayıs ayında İstanbul'daki bir konferansta tanıştıklarını kaydeden Cengiz, Ortadoğu ve Korfez'e ilgisinden dolayı bir sohbetlerinin ardından yaptıkları goruşmelerinde, aralarındaki arkadaşlığın duygusal bir ilişkiye donuştuğunu belirtti.Cengiz, Kaşıkçı'nın tum dunyayı gezip en çok Suudi Arabistan'ı sevdiğini vurgulayarak, "Ancak, kendi ulkesinde artık ona yer yoktu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı eleştiren fikir adamları ve aktivistlere yonelik baskılar nedeniyle iki valizini alıp Suudi Arabistan'dan kaçtı ama yine de Cemal vatanseverdi. İnsanlar onu muhalif olarak tanımladıklarında buna karşı çıkarak, 'Ben kalemini kendi ulkesinin iyiliği için kullanan bağımsız bir gazeteciyim.' derdi. Suudi Arabistan'ı terk etti çunku bu, onem verdiği konu ile goruşleri yazabilmesi ve konuşabilmesinin, ayrıca onurundan taviz vermeden çalışmasının tek yoluydu." değerlendirmesini yaptı.

" TÜRK MAKAMLARI ALARMA GEÇİRMEMİ SÖYLEDİ"

Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna gittiği sabah da oldukça neşeli olduğunu belirten Cengiz, şoyle devam etti: "Konsolosluğa vardığımızda, içeri girdi. Bana kısa surede kendisinden haber alamazsam, Turk makamları alarma geçirmemi soyledi. Eğer bunun Cemal'i son goruşum olduğunu bilseydim, konsolosluğa kendim girerdim. Hikayenin devamı: O binadan bir daha hiç çıkmadı. Ve onunla ben de orada kayboldum." Cengiz, makalesinde, "Bugun Cemal'in doğum gunu. Onun için bir parti planlayıp, ona ozlediği sevgi ve sıcaklığı gosteren en yakın arkadaşlarını davet etmiştim. Şimdi evlenmiş olacaktık." ifadelerini kullandı.

" SADECE BENİM DEĞİL, HERKESİN KAYBI OLUR"

Kaşıkçı'nın kaybolmasının ardından 12 gun geçtiğini ve her sabah ondan bir haber alabilme umuduyla uyandığını yazan Cengiz, makalesinde şu ifadelere yer verdi: "(Kaşıkçı'nın) Akıbeti hakkındaki spekulasyonlar hala yetkililerce teyit edilmedi ama Suudi Arabistan'ın sessizliği beni korkutuyor. Aklımdan çıkmayan bir soru beni bir an yalnız bırakmıyor: Bu doğru mu? Cemal'e suikast mi yaptılar? Eğer suçlamalar doğruysa, Cemal Muhammed bin Selman'ın ayakçıları tarafından oldurulduyse o zaten çoktan şehit olmuştur. O sadece benim değil, bilinçli ve vicdan sahibi herkesin kaybı olur. Cemal'i kaybettiysek sadece kınamak yetmez. Onu bizden alan insanlar, siyasi konumlarına bakılmaksızın sorumlu tutulmalı ve hukuki çerçevede cezalandırılmalıdır." Son donemlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın da kendisini Beyaz Saray'a davet etmek istediğine dair haberler gorduğune dikkati çeken Cengiz, "Eğer o gun (2 Ekim) Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda neler olduğunu ortaya çıkarmak için harcanan çabalara gerçekten katkı sağlarsa, davetini kabul etmeyi duşunurum." goruşunu paylaştı. Cengiz makalesini şu ifadelerle sonlandırdı: "Cemal zulme karşı sesini yukseltti ama Suudi Arabistan halkının ozgurluk talebini kendi hayatı ile odedi. Eğer olduyse ki oyle olmadığını umuyorum, bugun, onun doğum gununde binlerce Cemal doğacaktır. Sesi ve goruşleri Turkiye'den Suudi Arabistan'a ve dunyanın her yerine ulaşacaktır. Zulum sonsuza dek surmez. Zorba diktatorler onunde sonunda gunahlarını oder. Sevdikleriniz bu dunyadan ayrıldığında, obur dunya artık o kadar da korkutucu ya da uzak gelmez. Burada onlarsız, yapayalnız kalmak en acı verenidir."