Özet (TL;DR) @ 2018-10-12T23:49:00.000Z: ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimlerini hatırlatan Zeynep Gürcanlı’ya göre rahip Brunson’ın tahliyesi, bu çerçevede Türkiye’nin Trump’a büyük bir hediyesi. Gürcanlı, Brunson’ın serbest…
ABD'de Kasım ayında yapılacak ara seçimlerini hatırlatan Zeynep Gurcanlı'ya gore rahip Brunson'ın tahliyesi, bu çerçevede Turkiye'nin Trump'a buyuk bir hediyesi. Gurcanlı, Brunson'ın serbest bırakılmasıyla çeşitli beklentiler içine girmiş olan Erdoğan yonetiminin Turkiye-ABD ilişkilerinde kazan-kazan anlayışına dayalı hareket ettiğini ifade etti.
PKK ve FETÖ'ye casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıl hapis cezasıyla yargılanan papaz Andrew Craig Brunson hakkında karar çıktı. Mahkeme, Rahip Brunson'ın ev hapsi ve yurt dışı yasağını kaldırdı. Brunson'a 3 yıl 1 ay 15 gun hapis cezası verildi. Ancak yattığı sure goz onune alınarak tahliye edildi.
Brunson'ın tahliyesi Turkiye-ABD ilişkilerini ne yonde etkiler, Sozcu Gazetesi Ankara Temsilcisi Zeynep Gurcanlı ile konuştuk.
' RAHİP BRUNSON KARARI BİR MİLAT OLMALI'
Zeynep Gurcanlı, rahip Brunson'ın tahliye edileceğinden siyasetin pek çok kesiminin emin olduğunu dile getirdi. Erdoğan'ın "Beğenmediğim çok yargı kararı var. Ama saygı duyuyorum" sozlerini hatırlatan Gurcanlı, rahip Brunson'ın çıkacağına dair ilk işaretin bu sozler olduğuna dikkat çekti:
(C) REUTERS / Dado Ruvic/Illustration
"Herkes rahip Brunson'ın çıkacağından emindi. En ufak bir şuphe bile yoktu. Bu hafta Meclis'teydim. Tum muhalif partileri, iktidar partisi, ve iktidar destekçisi partilerinin vekilleri kesin bırakılacak gozuyle bakıyorlardı. Bunun ilk işareti aslında şoyle geldi. Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı iki konuşma. Birincisi, Meclis'te yaptığı açılış konuşması, 1 Ekim. Orada sert şekilde yuklendi. Ama ardından şoyle bir şey soyledi. 'Beğenmediğim çok yargı kararı var. Ama saygı duyuyorum' dedi. Bu sozler bir işaret fişeği gibiydi. Herkes bu andan itibaren Brunson'ın serbest kalma ihtimalini çok yuksek olduğunu duşunmeye başladılar. Yine Cumhurbaşkanı'nın çıkıp şimdiki beklenti 'Ben onun terore destek verdiğine inanıyordum ama yargı karar verdi, ne yapalım? Beğenmedim ama saygı duyuyorum' demesi. Rahip Brunson'ın bu noktaya kadar yargılanmasında en onemli etken gizli tanık ve tanık ifadeleriydi. Daha çok gizli tanık vardı. Şimdi bakıyorum da o kadar çok gizli tanıkla o kadar çok Turkiye Cumhuriyeti vatandaşı çeşitli cezalara çarptırıldı ki. Sırf bu ifadeler yuzunden tutuklu olarak yargılanıyor, hapislerde duruyor. Bu karar bir milat olmalı. Kanıtlama konusunda çok ciddi sıkıntılar var zaten. Dijital deliller denen bir şey var. Mesela Brunson aleyhinde iddianamenin çok buyuk bir bolumu bu dijital deliller uzerineydi. Bu herhangi birinin aynı semtte bulunması demek. Ben biriyle İstanbul'da aynı semtte duruyoruz, hiç karşılaşmıyoruz ama İstanbul buyuk yer. Sadece aynı semtteki bir baz istasyonundan telefonlarımız sinyal çekiyor. Bundan dolayı bizim o kişiyle goruştuğumuz kanısına varabiliyor savcı. Bunlar vardı. Dolayısıyla sadece tanık ifadesi değildi. Tanıkların o fantastik ifadelerinin yanına bir de bunu koydular, oldu sana bir iddianame. 35 yıl hapis cezası istediler, sonuçta 3 yıl verdiler."
' BİR AMERİKAN KAHRAMANI YARATILDI'
Gurcanlı, Brunson'ın ABD'ye gittiğinde bir kahraman gibi karşılanacağını belirtti. Kasım ayında ABD'de yapılacak seçimlere dikkat çeken Gurcanlı'ya gore Turkiye'nin Brunson kararı, ABD Başkanı Donald Trump'a bir hediye:
(C) REUTERS / UMIT BEKTAS
"Turkiye-Amerikan ilişkilerinde gorece bir rahatlama doğuracaktır. Trump yonetimi açısından duşunursek zamanlama muhteşem oldu. Trump da kendi ulkesinde hakikaten sıkıntıda şu anda. Kasım'ın ilk haftasında çok ciddi bir ara seçime girecek. Cumhuriyetçilerin Senatoyu ve Temsilciler Meclisi çoğunluğunu kaybetmesi soz konusu olabilecek. Bu buyuk bir ihtimal olarak konuşulurken Turkiye Cumhuriyeti Hukumeti Trump'a neredeyse bir hediye verdi. Brunson'ı bir sonraki goreceğimiz yer buyuk bir ihtimal Beyaz Saray, orada buyuk bir karşılama olacak. Trump, Pence, bakanlar orada olacaktır. Bir Amerikan kahramanı yaratıldı. Brunson hakkında Amerikan yonetiminin girişimleri bir onceki yonetim doneminde başlamıştı. Joe Biden'ın Turkiye'ye geldiği donemde Brunson'ın eşiyle ozel olarak goruştuğunu, pek çok konuşmasında buna yer verdiğini hatırlıyorum. Trump da şimdi 'Demokratlar yapamadı, biz vatandaşımızı Turk yargısının elinden çekip aldık' diyecek. Bir nevi kazan-kazan oldu. Bunun Turkiye açısından da beklentileri olacak. Cumhurbaşkanı'nın bugunku konuşmasına bakmak lazım. Bugun Cumhurbaşkanı ağırlıklı olarak Menbiç'ten bahsetti. '90 gun demişlerdi ama orada sozlerini tutmadılar' dedi. Bana gore pazarlığın obur tarafını ortaya koydu. Bir de Halkbank cezası var. Turkiye'nin ekonomik durumu malum. Muhalefet kriz diyor. İktidar manipulasyon diyor ama bir sıkıntı var adına ne derseniz deyin. Bu sıkıntının ortasında bir devlet bankası var. Yukluce bir miktar, iki haneli milyar dolarlardan bahsedilen spekulasyonlar var Halkbank'a gelecek ceza konusunda. Başka ne beklentiler olabilir? İran yaptırımları. Bunu kimse duşunmuyor ama Ankara için onemli bir konu. 5 Kasım'da İran'a yonelik Amerikan yaptırımlarının ikinci bolumu devreye girecek. Bu Turkiye'yi çok yakından etkiliyor. Doğalgaz ve petrolu hiç almamak gerekiyor. Komşu ulkeden almamak Turkiye için mumkun değil. Acaba bir istisna gelir mi Amerikan yonetiminden onumuzdeki gunlerde?"
' MEVCUT İKTİDAR GİDEREK BATI KAMPINA YÖNELME EĞİLİMİNDE'
Gurcanlı, Erdoğan yonetimin iç kamuoyunu hedef alan soylemleri dışında şimdiye kadar ABD'nin canını sıkacak herhangi bir eylemde bulunmadığına dikkat çekti. Gurcanlı, ekonomik krizde olan Turkiye'nin giderek daha da çok Batı Blok'una yonelme eğilimi içerisinde olduğunu soyledi:
"Turkiye Cumhuriyeti mevcut iktidar doneminde Amerika Birleşik Devletleri'nin hangi çıkarına çomak soktu, ben boyle bir şey hatırlamıyorum. Bir tek Brunson'ı aldılar. Onun dışında soylemi bir tarafa bırakırsak Cumhurbaşkanı'nın 'Menbiç'i ezeceğiz. Fırat'ın doğusunu darmaduman edeceğiz' gibi soylemleri dışında ne yaptı, ona bakmamız gerek. Bir şey yapmadı. Ne yaptı, Afrin'e girdi. Afrin kimin kontrolundeydi, Rusya'nın. Suriye'de aslında Amerika ile Turkiye arasında bir soylem çatışması olmakla birlikte sahada Turkiye'nin Amerika Birleşik Devletleri'nin canını sıkacak çok da buyuk bir eylemi olmadı. Turkiye'nin kontrolundeki Cerablus hattındaki ya da İdlib'teki yaptığı askeri eylemler bir de ustune Amerikalılardan alkış aldı, destek aldı oradaki soylemleri ve yaptıkları. Bu durumda soylemleri bir tarafa bırakırsak alanda çok da buyuk bir çatışmadan bahsetmek mumkun değil. Bu çerçevede ne rahatsız ediyor Amerikalıları daha çok? Brunson devreden çıktığına gore S-400'ler var. Bu S-400 işi nereye gider, bu hakikaten bir soru işareti. Önumuzdeki donemde bu mali kriz bahane edilerek acaba S-400'ten de vaz geçilir mi? Ya da S-400 alınıp da onu kullanacak Rus personele izin verilmezse zaten kaduk edilir. 'Paramızı verdik, o gitsin ama başımız derde girmesin' deyip kaduk de edilebilir onlar. Yunanlılar daha once yaptığı için orneği var. Turkiye'de şu anda mevcut iktidarda giderek daha fazla Batı kampına yonelme eğilimlerini goruyorum. Soylemler biraz daha iç kamuoyuna yonelik. Mart'ta yerel seçimler var. Safları saklı tutalım, sık tutalım soylemi. Cumhurbaşkanı once New York'a gitti, oradan doğrudan Berlin'e gitti. Heyetinde pek çok bakan vardı. Fakat New York heyetinde o yaptırıma uğrayan bakan yoktu. Amerikan yaptırımına uğrayan iki Turk bakan Berlin'de ortaya çıktı. Orada bile Amerikalılarla herhangi bir çatışma goze alınmadı. Onların canı sıkılmadı."
' TÜRKİYE CUMHURİYETİ EKONOMİSİ CİDDİ BİR BORÇ KRİZİ İÇİNDE'
Ülke ekonomisinin ciddi bir borç krizi içinde olduğunu belirten Gurcanlı, Brunson kararının yabancı yatırımcıyı ne yonde etkileyeceğini açıkladı:
"Yabancı yatırım neden gelmiyor, hukuk sistemi yuzunden. Hukuk sisteminin son derece keyfi bir hale geldiğini, artık bağımsız bir yargıdan ne kadar bahsedilebileceği konusunda ciddi bir tartışma yuruyup gidiyor yurt dışında. Brunson davasında da boyle bir sonuç alınınca acaba bu yabancı yatırımcıyı Turkiye'ye gelme konusunda teşvik mi eder, yoksa 'Haklıymışız, Turkiye'deki yargı o kadar da bağımsız değilmiş' diye mi duşundurur? Asıl sorun bana gore Turkiye Cumhuriyeti ekonomisi ciddi bir borç krizi içinde. Para bulamıyor. Kredileri çok yuksek faizle alıyor. Bunu yaparken de yeni bir para bulamadığı için donduremiyor. Gunumuzde odenmesi gereken hem ozel sektorun hem devletin borçları var. Fakat bu parayı bulmak için sağlam ve istikrarlı bir ulke gorunumu vermek lazım bunun yolu da iktidardan bağımız bir yargıdan geçiyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.