Özet (TL;DR) @ 2018-10-11T15:17:00.000Z: Soçi Mutabakatı çerçevesinde İdlib'deki son gelişmeleri değerlendiren ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan, şu ana kadar İdlib’de işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün olduğunu söyledi.…



Goruş

15:17 11.10.2018URL'yi kısaltın

Soçi Mutabakatı çerçevesinde İdlib'deki son gelişmeleri değerlendiren ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatoru Oytun Orhan, şu ana kadar İdlib'de işlerin iyi gittiğini soylemek mumkun olduğunu soyledi. Orhan'a gore Turkiye gerekirse radikal unsurlara karşı guç kullanımına da hazır olabilir.

Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 Eylul'de Soçi'de yaptıkları goruşmede İdlib'de silahsızlandırılmış bolge kurulması konusunda anlaşma sağlamıştı. Anlaşmaya gore tum orgutlerin 10 Ekim'e kadar soz konusu bolgeden ağır silahları çıkarması ongoruluyordu. Milli Savunma Bakanlığı da 10 Ekim'de yaptığı açıklama ile Soçi'deki mutabakat kapsamında İdlib'de oluşturulan Silahtan Arındırılmış Bolge'den, ağır silahların çekilmesi surecinin tamamlandığını duyurdu.

Peki bundan sonra Soçi Mutabakatı çerçevesinde hangi adımlar atılacak? Bu sorunun yanıtını Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden (ORSAM) Oytun Orhan Sputnik'e değerlendirdi. Soçi Mutabakatı çerçevesinde 15-20 kilometre derinliğinde Silahtan Arındırılmış Bolge'nin oluşturulması, 10 Ekim'e kadar ağır silahların bolgeden çekilmesi, 15 Ekim'e kadar da radikal grupların bolgeden geri çekilmesinin Turkiye tarafından sağlanması gerektiğini anlatan Orhan, şoyle konuştu:

' ESAS ZORLU KISIM 15 EKİM'E KADAR RADİKAL GRUPLARIN GERİ ÇEKİLMEYE İKNA EDİLMESİ'

"İlk aşamada tabi daha kolay bir misyon, 10 Ekim'e kadar yuklenen misyon. Zira buradaki muhalif gruplar Turkiye'nin telkinlerine daha açık, Turkiye'nin sunduğu plana inanan, Turkiye'nin burada sağlayacağı guvenliğe inanan kesimlerden oluşuyor. Dolayısıyla daha başarılması mumkun olan aşamaydı ve sahadan gelen bilgiler de muhaliflerin ağır silahlarını bolgeden çektiği yonunde. Hem Rus hem Turk yetkililer de bu konuda başarı sağlandığını teyit ettiler.

Ancak esas zorlu kısım 15 Ekim'e kadar radikal grupların, HTŞ ve onunla bağlantılı grupların bu silahtan arındırılmış bolgeden geri çekilmeye ikna edilmesi. HTŞ henuz bu Soçi Mutabakatı konusunda resmi bir açıklamada bulunmadı. Grup içerisinden ust duzey birkaç isimden anlaşmaya karşı oldukları yonunde açıklamalar geldi. Ama sahadaki gelişmelere bakıldığında esasında HTŞ'nin de bu anlaşmaya uyacağı, Turkiye ile karşı karşıya gelmemek için, İdlib halkının beklentilerine karşılık verebilmek için çok fazla karşı çıkmayacağı ve bu bolgeden çekileceği yonunde guçlu işaretler var."

' 15 EKİME'DE BU İŞ NİHAYETE ERECEK DİYE DÜŞÜNMEMEK LAZIM'

Oytun Orhan'a gore bu konuda 15 Ekim de nihai bir tarih olmayacak. Bu tur mutabakatlarda boyle tarihlerin belirlendiğini ancak sahadaki gelişmelerin surelerin uzamasına yol açabileceğini vurgulayan Orhan, "İlla 15 Ekim'de bu iş nihayete erecek diye duşunmemek lazım. Önemli olan surecin işliyor olması ve ilerleme kaydediyor olmasıdır. Bu konuda ben tarafların daha esnek davranacağını duşunuyorum. Rusya tarafı da en ust duzeyden Putin tarafından yakın zamanda bir İdlib'e operasyon beklentisi olmadığını ifade etti. Bu da Turkiye'nin İdlib'de uygulayacağı plana bir şans tanınacağı anlamına geliyor. Şu ana kadar İdlib'de işlerin iyi gittiğini soylemek mumkun" diye konuştu.

' TÜRKİYE, GEREKİRSE RADİKAL UNSURLARA KARŞI GÜÇ KULLAMINA DA HAZIR OLABİLİR'

Buradaki en buyuk sorumluluğun Turkiye'nin uzerinde olduğunu vurgulayan Oytun Orhan, sozlerini şoyle surdurdu:

"Yani Turkiye'ye bir operasyon yapılmaması konusunda Rusya taahhutte bulunuyor ama diğer taraftan da tabi Turkiye'ye ağır bir sorumluluk yukleniyor. En onemli mesele de radikal unsurlar. Turkiye'nin tabi bu grupları nasıl ikna edeceği en onemli mesele. Ama benim kanaatimce Turkiye, İdlib meselesine çok buyuk onem veriyor ve buradaki bir operasyonu engellemek için gerektiğinde sorumluluk almaya hazır. Çunku buradan yoğun bir goç dalgası beklentisi var. On binlerce savaşçı var. Dolayısıyla bunun Turkiye'ye donuk yansımaları olacağının farkında. Bu nedenle Turkiye gerekirse radikal unsurlara karşı guç kullanımına da hazır olabilir. Zaten HTŞ'nin eli veya buradaki radikal grupların eli giderek zayıflıyor. Çok fazla ellerinde alternatif de yok. İdlib halkının burada rolu son derece onemli. İdlib halkı artık savaştan yoruldu ve Turkiye'nin sunduğu bu çıkış planına inanıyorlar, destek veriyorlar. Buna silahlı gruplar da kayıtsız kalmayacaktır. Dolayısıyla radikal gruplar giderek daha fazla marjinalleşecektir. Radikal grupların birçoğunun da Turkiye'nin planına uyacağı tahmin ediliyor. Dediğim gibi uymayan unsurlar olacaktır ve bunun da başında daha çok buradaki yabancı savaşçılar geliyor. Bunlara donuk guç kullanımı dahil zorlayıcı araç Turkiye tarafından kullanılabilir diye duşunuyorum."