Özet (TL;DR) @ 2018-10-10T19:01:00.000Z: Sezin Öney’e göre Macaristan lideri Orban, Avrupa’daki ‘illiberal demokrasi’ mücadelesinde Türkiye’yi kendisine yakın görüyor. Budapeşte’nin Ankara’ya ilgisinde ‘milliyetçilik’ ve ‘Orta Asya’…
Eksen
19:01 10.10.2018(Guncellendi 04:50 11.10.2018) URL'yi kısaltın
Sezin Öney'e gore Macaristan lideri Orban, Avrupa'daki 'illiberal demokrasi' mucadelesinde Turkiye'yi kendisine yakın goruyor. Budapeşte'nin Ankara'ya ilgisinde 'milliyetçilik' ve 'Orta Asya' kokenlerinin rol oynadığını anlatan Öney, Orban yonetiminin kendisini 'Avrupa'da İslam'a karşı son kale' olarak sunduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu vesilesiyle ABD ve ardından Almanya'ya yaptığı ziyaretinin ardından Avrupa Birliği içinde ozellikle Musluman goçmenlere set çeken tutumu ile buyuk eleştirilerin odağında bulunan Macaristan'daydı. İki gunluk ziyarette ust duzeyde ağırlanan Erdoğan hem siyasi hem ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yonelik mesajlar verirken, Macaristan ile birlikte Afrika açılımından soz etmesi dikkat çekti. Cumhurbaşkanı, ziyaret sırasında Batı dunyasına eleştirilerini de ihmal etmedi.
Erdoğan'ın Macaristan temaslarını, uzun yıllar bu ulkede yaşamış akademisyen ve gazeteci Sezin Öney ile konuştuk.
' MACARİSTAN AVRUPA'DA İSLAM'A KARŞI SON KALE OLDUĞUNU İDDİA EDEN BİR ÜLKE'
Sezin Öney, Cumhurbaşkanı'nın ziyaretinin Macaristan için onemine dikkat çekti. Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın 2014 yılındaki bir konuşmasında "Liberal olmayan demokrasilerin zamanı geldi" diyerek Erdoğan'ı ornek gosterdiğini anımsatan Öney, diğer yandan Orban'ın ulkesini 'Avrupa'da İslam'a karşı son kale' olarak sunmasına dikkat çekti:
"Macaristan için bu ziyaret çok onemliydi. Turkiye için elbette onemli. Fakat Ankara'nın aklındaki birçok ziyaretten sadece bir tanesi. Almanya ya da Amerika ziyaretleriyle karşılaştırdığımızda çok fazla uzerinde durulmayan bir ziyaret olsa da Macaristan için oyle değil. Orban için çok onemli. Çunku 2014'te bir konuşma yapmıştı. Liberal olmayan demokrasilerin zamanı geldi demişti. O zaman Turkiye ve Erdoğan'ı ornek gostermişti. Dolayısıyla ideolojik olarak şu anki Turkiye'nin çok buyuk onemi var Orban'ın gundeminde. Halbuki Turkiye tarafında daha çok ticari olarak bakılıyor. Çunku Afrika açılımı yapıldı. Turkiye'nin Afrika'da son donemlerde ticari olarak da etkin olmaya başlaması. Onun dışında diplomatik ilişkiler bakımından da. Macaristan'ın ise fazla açılımı yok. Macaristan'da alternatifler aranıyor. Turkiye daha çok Musluman nufusu olan Afrika ulkelerine hitap etme arzusunda. Musluman birliği uzerinden gidiliyor. Macaristan da tam tersi Avrupa'da İslam'a karşı son kale olduğunu iddia eden bir ulke olduğu için şu anki yonetimde. O enteresan bir durum."
' MACAR TURANCILIĞI KENDİ LİDERLİĞİNİ ÖNGÖRÜR'
Macaristan'ın dunyadaki ilk Turkoloji bolumunu kuran ulke olduğunu belirten Öney'e gore, Budapeşte yonetimi Ankara'ya 'milliyetçilik' ve 'Orta Asya' uzerinden bakıyor. Ancak Öney, 'Macar Turancılığının' kendi liderliğinin altını çizdiğini anımsattı:
(C) AA /
"Aslında gerçekten de 19. yy sonunda Macaristan koklerini ararken Avusturya- Macaristan imparatorluğundan farklı bir yerde Macarlar olarak kendilerine ozgu kokenlerini ararken Orta Asya'ya bakmaya başlıyorlar. İlk Turkoloji bolumu de dunyada Macaristan'da kuruluyor. Meşhur bestecileri Bela Bartok, Turkiye'ye gelip 20 yy'in başında gelip araştırmalar yapıyor. Anadolu ezgilerini topluyor. Boyle bir enteresan, eski bir bağ var. Daha sonra bu bağ yani Orta Asya koken konusu işin folklorik kısmından çıkıp, milliyetçilik ve giderek artan biçimde negatif bir dışlayıcı milletçiliğin aslında ogesi olmaya başlıyor. Gunumuze geldiğimizde Jobbik Partisi'nin Turkiye'de MHP ile bağ kurmaya çalıştığını ve aslında bir Orta Asya Turan Birliği'ne bir zamanlar atıflarda bulunduğunu, son 10 yıldan bahsediyorum, boyle çabalar içine girdiğini goruyoruz. Bir de her yıl kurultay diye orada Ağustos ayında Orta Asya Halklar Birliği toplanıyor Macaristan'da. Fakat orada bir anlaşmazlık var. Macar Turancılığı kendilerinin lider olacağını ongoruyorlar. Diğer Orta Asya'dan gelen kuzen, kardeş halkların da onlara tabi olacağını ongoruyorlar. Burada herhalde dillerden bir anlaşmazlık oluyor. Dilleri geçtim din konusu hiç gundeme gelmiyor ama. Gene de Orta Asya sporları yapılarak eğlenceli vakit geçiriliyor Ağustos'taki kurultaylarda. Orban'ın yaklaşımlarında farklı bir durum var. Çunku o yeni bir ideoloji çerçevesinde. Guçlu lider, yerli ve milli vurgusu uzerinden, gunumuzun daha populist akımları uzerinden farklı bir şey var orada. Biz bize benzeriz, kendimize ozguyuz, o zaman kendine ozgu toplumlar değerlerine milliyetçi biçimde sahip çıkmalılar. Kendilerini koruyabilecek guçlu bir liderin onderliğinde buluşmalılar gibi bir yaklaşım var. Burada ozellikle Hristiyanlık vurgusu Orban'ın tarafında ortaya çıkıyor. Ama Orban'ın geçmişine baktığımızda aslında ateistlikten neredeyse gelen bir kişilik. Daha sonra Hristiyanlığı birden keşfediyor. Daha sonra eşiyle de tekrar kilisede ikinci defa evleniyor. Şimdilerde de çok muhafazakar ve Hristiyanlığa vurgu yapan bir aile babası gorunumu vermeye çalışıyor Orban."
' BATI AVRUPA'NIN MACARLARA YAPTIĞI HAKSIZLIKLAR VAR'
Öney, Batı Avrupa'nın Macaristan'ın eğitim gucunu kullanarak yaptığı haksızlıklara da dikkat çekti. Macaristan'da multeci krizinin patlak verdiği sırada Macarların kendi geçmişleriyle empati yaparak multecilere yardımda bulunduğunu anlatan Öney, olayın çok kısa surede politize edildiğini ve yabancı karşıtı histeriye donuşturulduğunu vurguladı:
"Orban, Macaristan'da 2014'te liberal olmayan konuşması havada kalan bir konuşmaydı. 2015'te multeci krizi yaşanırken akın akın multecilerin geliyor olması hakikaten sarsıcı goruntulerdi. Orada ben Avrupa'nın sonsuza kadar adeta değişeceğini duşunuyordum. Öyle de oldu. Orada ilk başta Macarlar çok açık davrandılar. Çelme takan gazeteci de var malum. Fakat onun yanı sıra aslında halkın buyuk bir çoğunluğu multecilerin geçtiği yollarda mesela sıra sıra su ve yiyecek dağıtımı organize etti. Macaristan çok goç vermiş bir ulke, multeci olarak da çok goç vermiş bir ulke. Butun bunları hatırlarına getirdiler ve bir empati yaşadılar. Fakat çok kısa zamanda olay politize oldu. Avrupa genelindeki saldırılar çok etkili oldu. Medyada muthiş bir negatif propaganda var. Aslında orada hiç kimse arasında pek ayrım yapılmıyor. Multeciymiş, Macaristan'a legal olarak girmiş, legal olarak girmemiş goçmenlermiş hiçbir ayrım yapılmıyor. Hepsi bir arada gozukuyor. Macaristan'ın çok açık bir multeci politikası vardı. Vatandaşlık haklarını fazla fazla sahip olabiliyorlardı. Gerçekten kucak açılıyordu Bosna'dan olsun, Kosova'dan gelen olsun. Fakat şimdi tamamen kapalılık politikası var. Macaristan'ın aslında bir multeci hatta goçmen problemi de yok, Macaristan'a gelmek isteyen de yok. Çunku iş imkanı yok, sosyal guvenlik yok. Hatta sağlık hizmetleri çokuş içerisinde. Özellikle doktorların ve kalifiye elemanların Batı'ya doğru goçu yuzunden. Batı Avrupa'nın da Macaristan'a yaptığı haksızlıklar var. Adeta kamplar halinde Macaristan'da eğitim gormuş yetenekli doktorlar ozel eğitim kamplarına alınıyorlar ve Batı Avrupa'ya transfer ediliyorlar. Burada Macaristan'ın eğitim gucunu kullanma hali var. Avrupa Birliği uyesi bir ulke olmalarına rağmen bir yanda onlara karşı uygulanan zenofobi var Batı Avrupa'da. Dolayısıyla butun bu karmaşalar, çozumlenmemiş sorunlar, Avrupa Birliği'nin de aynı zamanda kendi hatalarıyla harmanlanarak muthiş bir ofkeye, tepkiye ve reaksiyona sebep oluyor Macaristan'ın kendi içerisinde. Bu da gunah keçisi olarak goçmenlere ve multecilere yonlendiriliyor."
' ORBAN'IN ERDOĞAN'A BİR HAYRANLIĞI VAR'
Öney, Orban'ın Erdoğan'ı ornek aldığını belirterek Erdoğan'a karşı bir hayranlığı olduğunu ifade etti. Diğer yandan Orban'ın Avrupa'nın İslamlaşmasına set çeken bir lider olduğunu belirten Öney, normal şartlarda Ankara için bunun bir problem olması gerektiğini fakat bunun gormezden gelindiğini belirtti:
Sputnik
"Orban'ın muhakkak ki Erdoğan'a bir hayranlığı var. Örnek alma, oykunme olduğunu duşunuyorum. Çunku gerçekten Orban'ı bu kadar ağzı kulaklarına varırken, bu kadar gulumseyen ve içten bir şekilde başka bir lidere karşı gormedim. Macaristan'ın gorduğu birtakım çıkarlar var. Avrupa Birliği'ne karşı tavır koyuyor olmak. Bunu Turkiye ile aynı zamanda iyi ilişkiler geliştirirken yapmak. Onun otesinde alternatif politikalar. Biz işin hep multeci tarafına değiniyoruz. Ama mesela Rusya ile de iyi geçinmek, ozel ilişkiler kurmak. Bu konuda Macaristan çok eleştiriliyor Avrupa'da. Bunun için de Turkiye'yi bir partner olarak goruyor. Turkiye ile Macaristan arasında şu sorun olabilir. Fakat olmuyor. Orban'ın Avrupa'nın hızla İslamlaştığı ve kendisinin de buna set çeken lider olduğu bir soylemi var. Normal şartlarda aslında bunun Ankara ile bir çelişme yaratması gerekir. Fakat bu herhalde pek dikkate alınmıyor ya da Ankara tarafından bilinmiyor mu… Burada çakışma alanı olarak karşımıza çıkmıyor, konu da olmuyor. Bu konuda soru soran gazeteciler de oldu aslında. Ama Erdoğan'ın vurgusu tamamen pozitif yondeydi. Biz Macaristan'ı sadece iyi tarafını goruyoruz çunku Avrupa Birliği konusunda destek oluyor gibi soylemleri vardı. Orada Erdoğan'ın surekli vurguladığı; 'biz Macaristan'da kendimizi evimizde hissediyoruz'. Hatta Anadolu Ajansı da Orban'ı kabul eti gibi bir soylemi vardı Erdoğan ile ilgili. Osmanlı doneminden gelen Macaristan'ı ev kabul etme halimiz de var."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.