Özet (TL;DR) @ 2018-10-11T01:11:00.000Z: Erdoğan, CHP’nin İş Bankası hisselerinin Hazine’ye devri için MHP’nin desteği ile bir yasal düzenleme yapılabileceğini açıkladı.



İş Bankası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasının ardından gelişmelerin anbean takip edildiğini ve olayın tum boyutlarıyla soruşturulduğunu belirterek, "Devletimizin ilgili birimleri, birbiriyle istişare halinde, yapılması gereken her şeyi yapacaktır. Turkiye'ye girişler, çıkışlar vs. dahil gereken her şey mercek altına alındı. Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda kamera sistemlerinin olmaması mumkun mudur? Yani buradan bir kuş uçsa, bir sivri sinek çıksa bu sistemler bunu yakalar ki onlarda bu sistemlerin en ileri dereceleri vardır" dedi. Erdoğan, Rahip Brunson'ın 12 Ekim'deki davasının hatırlatılması ve Amerikalıların serbest kalması yonunde yuksek bir beklenti içerisinde olduklarının ifade edilmesi uzerine de "Turkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olması sebebiyle, ben yargıya mudahale edecek konumda değilim. Yargı ne karar verirse, o karara uymak zorundayım. O işin muhatabı olanlar da yargı kararına uymak zorunda" dedi.

Erdoğan, CHP'nin İş Bankası hisselerinin Hazine'ye devri için MHP'nin desteği ile bir yasal duzenleme yapılabileceğini açıkladı.

Erdoğan, Macaristan'dan donerken uçakta temaslarına ilişkin bilgi verdi, soruları yanıtladı. Macaristan ziyaretinden memnun ayrıldıklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

' SESSİZ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL'

- (Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolması) Olayı tum boyutlarıyla araştırıyoruz. Boyle bir hadiseyle ilgili olarak sessiz kalmamız mumkun değil. Çunku sıradan bir olay değil. Kaşıkçı guçlu bir ailenin evladı. Uluslararası bir koşe yazarı ozelliği var ve bir Turk kızıyla evlenme arifesinde boyle bir şey yaşıyor. Nikah muameleleriyle ilgili başkonsolosluğa muracaatında yaşanıyor. Ben, daha ilk gun olay duyulur duyulmaz arkadaşlara talimatı verdim. Gerek Adalet Bakanlığımızla, Dışişleri Bakanlığımızla --bu işin malum bir Viyana Sozleşmesi boyutu var- hemen olayla ilgilenmeye başladık. Emniyet boyutuyla, istihbarat boyutuyla, her boyutuyla bu işi ele aldık. Anbean surekli takibi yapıldı.

' HER ŞEY MERCEK ALTINDA'

(C) AA /

- Turkiye'ye girişler, çıkışlar vs. dahil gereken her şey mercek altına alındı. Bir başkonsoloslukta, bir buyukelçilikte kamera sistemlerinin olmaması mumkun mu? Olayın cereyan ettiği Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda kamera sistemlerinin olmaması mumkun mu? Yani buradan bir kuş uçsa, bir sivri sinek çıksa bu sistemler bunu yakalar ki onlarda bu sistemlerin en ileri dereceleri vardır..

' ENDİŞELERİMİZ VAR'

-- Viyana Sozleşmesi'ne gore de adımlar atıldı. Başkonsolosluğa girilip gerekli çalışmaların yapılabileceği noktasında donuşler alındı. Bu donuşler alındıktan sonra da gerek yargımız, gerek emniyetimiz, Dışişleri Bakanlığımızın yetkilileri, istihbaratımız çalışmalarına devam ediyor. Şu anda tahminler uzerine değerlendirme yapmam doğru olmaz. Ama endişelerimiz var. Bizim bu endişelerimizi ABD'nin de aynı şekilde telaffuz ettiğini goruyoruz. Gerek Sayın Trump'ın gerek Pompeo'nun gerek Pence'in… Hepsi de bu olaydan duydukları endişeyi anlatıyorlar. Asıl değerlendirmeyi yapmak için yurutulen çalışmalar neticesinde tablonun netleşmesini beklemek lazım. Bulgular, belgeler elimize geçtikten sonra, biz de gerekli değerlendirmeyi elbette yapacağız. Ama endişeliyiz.

' BUNLAR DİPLOMASİDEN DE ANLAMIYOR'

(C) REUTERS / REUTERS

- (CHP'nin diplomatların sınır dışı edilmesi açıklamasının sorulması uzerine) Gereken neyse zaten yapılıyor. Turkiye'yi ana muhalefet idare etmiyor, onlar once kendi işlerine baksınlar. Bizdeki ana muhalefetin bu ulkeyi belli yerlere şikayet etmekten başka ozelliği yok. Onlar, ekonomide Turkiye'yi nasıl daha zor duruma sokacaklarının derdindeler. Ekonominin e'sinden anlamayanlar ekonomiyle ilgili konuşuyorlar. Turkiye'yi 16 yılda nereden nereye getirdiğimizi gormuyorlar. Bunlar bakar kor. Bunları gormuyorlar, konuşuyorlar. Turkiye 36 milyar dolar ihracattan 165 milyar dolar ihracata ulaşmış, adam bunu gormuyor. Bunu gormeyecek kadar bakar kor bunlar. Bunlar diplomasiden de anlamıyorlar. Netice itibarıyla, İstanbul'daki olay, anlattığım gibi, tum boyutlarıyla soruşturuluyor. Devletimizin ilgili birimleri, birbiriyle istişare halinde, yapılması gereken her şeyi yapacaktır.

' CHP'NİN İŞ BANKASI HİSSELERİ HAZİNE'YE'

- (Kılıçdaroğlu surekli olarak tazminat oduyor ama son açıklamasında 'ben bir tek dava kaybettim' dedi ancak 900 bin TL'nin uzerinde bir tazminat odedi. CHP içinde de tartışılıyor bu, nereden buldu bu parayı diye. Ve bununla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı… Ayrıca, daha once CHP'nin İş Bankası'yla ilişkisini doğru bulmadığınızdan soz etmiştiniz…) Mesele İş Bankası değil. Mesele, Gazi Mustafa Kemal Ataturk'un vasiyetidir. Kılıçdaroğlu, 'Oradan bizim kasamıza giren para yok ki' diyor. Ben 'Senin kasana para giriyor' demiyorum ki. Biliyorsunuz, mahkeme kararıyla, Turk Dil Kurumu'na ve Turk Tarih Kurumu'na belirli bir temettu geliri aktarılıyor. Ama orada yonetim kuruluna CHP niye dort adam koyuyor? Efendim, yonetim kurulundaymışlar ama hiçbir inisiyatifleri yokmuş. Yonetim kuruluna gireceksin, ama hiçbir inisiyatifin olmayacak. Boyle bir saçmalık olur mu? Şayet inisiyatifleri yoksa o dort kişiyi çeksinler o zaman. Biz diyoruz ki: Buradaki Gazi Mustafa Kemal Ataturk'un vasiyeti neyse bu vasiyetin Hazine'ye devrini gerçekleştirelim. Çunku bu şahıslara ait bir hak değildir. CHP'nin hakkı hiç değildir. Dolayısıyla, MHP'li arkadaşlarla birlikte yapılacak bir yasal duzenlemeyle bu işin yoluna koyulabileceği kanaatindeyim.

' MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR'

(C) AA / Murat Kaynak

-(İnonu'nun fotoğrafının sorulması uzerine) Evet, o toplantıda İnonu ile ilgili gosterdiğim fotoğrafa CHP'liler itiraz etmişler. Tek bayrak değil de çift bayraklıymış. Ben tek bayrak demedim ki zaten. Gosterdiğim fotoğrafta, zaten tek mi çift mi belli. İki tane çubuk orada gozukuyor. Bir tanesi Amerikan bayrağı. Bu da ortada. Şimdi çıkarmışlar tersinden gosteriyorlar ama yine de gizleyememişler. Çunku mızrak çuvala sığmıyor.

BAH ÇELİ İLE GÖRÜŞME

-- (Bahçeli ile goruşme ve yerel seçimde ittifak soruları uzerine): Özel Kalemim yarın (dun) buyuk ihtimalle Sayın Bahçeli'nin Özel Kalemi ile irtibatı kurar, Perşembe gunu (bugun) falan uygun olursa biz aramızdaki goruşmemizi yaparız. Bu goruşmede son gelişmeleri, ittifaktı şuydu buydu hepsini ele alma fırsatımız olur.

' MÜNBİÇ'TE MUTABAKAT TAMAMEN ÖLMÜŞ DEĞİL'

(C) REUTERS / Kevin Lamarque

-(Munbiç'te de Amerikalılarla ortak eğitim çalışlarının başlaması acaba onumuzdeki gunlere dair bir pozitif surecin de başlaması şeklinde değerlendirilebilir mi?): Munbiç meselesinde bir gecikme var. Ortak eğitim başlıyor. Ayrıca YPG sonrasında Munbiç'i yonetecek kişilerin seçimiyle ilgili çalışma devam ediyor. Bir gecikme var ama, tamamen olmuş değil. ABD'nin Dışişleri Bakanı Pompeo da Savunma Bakanı Mettis de onumuzdeki gunlerde somut adımlar atacaklarını soyluyorlar…

İ SRAİL İLE BÜYÜKELÇİ GERGİNLİĞİ

-- (İsrail basınında, Tel Aviv'le karşılıklı olarak Buyukelçilerin geri gonderileceğine dair haberlerin sorulması uzerine) An itibarıyla gundemimizde bu tur bir konu yok. İslam İşbirliği Teşkilatı'na başkanlık ettiğimiz bir donemde Kudus'le, Filistin'le ilgili gelişmelere duyarsız kalamayız. O yuzden şu anda bu sureci hassas bir şekilde goturmemiz lazım.

' AFRİKA'YA MACARLARLA BİRLİKTE AÇILACAĞIZ'

- 15 Temmuz'da ulkemize çok açık ve guçlu desteğini Sayın Viktor (Orban) hemen ortaya koyan bir arkadaşımızdı. Kendisiyle ilişkilerimiz, siyasette irtibatımız çok eski. Ticaret hacminde hedefimiz 5 milyar dolardı. O hedefi 6 milyar dolar olarak adeta revize ettiğini açıklamış oldu… Gerek savunma sanayinde, gerek turizmde, gerek kultur alanında, her alanda işbirliğimizi artırmaya kararlıyız. Yasadışı goç ve terorle mucadele konularında işbirliği içerisindeyiz. Üçuncu ulkelere ki başta Afrika konusunda birlikte açılmayı arzu ettiklerini ifade ettiler… Orada girilmesi gereken şey, ozellikle yeraltı zenginlikleri var bu insanların. Altın madeniydi, bakır madeniydi, kromdu, platindi, fosfattı… Butun bunlarla ilgili oralarda yapılacak çalışmalar var. Hepsine onlar da varız diyorlar. Onlarla bu çalışmaları inşallah yapmayı planlıyoruz.

' TUNA'NIN ÇOK ANLAMI VAR'

-- Bizim için manen anlamlı olan bir gunu yaşadık. O da Gul Baba Turbesi'nin yeni haliyle açılışı. Ki bunu kendileriyle, Macaristan yonetimiyle bizim TİKA'mız ortaklaşa yaptı. Muhteşem bir eser meydana çıktı. Hem muzesiyle, hem oradaki butun objeleriyle insana bir şeyler veriyor, çevre duzenlemesi falan, gayet guzel oldu.. Bizim yapmayı duşunduğumuz ama gerçekleştiremediğimiz Zigetvar ziyareti vardı. Uzak tabii, 350-400 km. Onu gerçekleştiremedik. İnşallah bir başka ziyarette ona gore on hazırlıkları da yaparak Zigetvar'a da gideriz. Tuna'nın guzelliğini de temaşa imkanı bulduk. Zaman gelir Tuna azgın akar. Fakat dun (onceki gun) o kadar sakin akıyordu. Cumhurbaşkanı'na 'Tuna'nın bizde çok anlamlı bir yeri var' dedim. 'Tuna Nehri akmam diyor, etrafımı yıkmam diyor'… Elbette, Sırbistan'dan da Tuna'yı gormek lazım. Tabii ecdat buralara kafayı boşuna yormamış. Biliyorsunuz Macar kulturu içinde hala uçte bire Turk diye bakarlar.

V İŞEGRAD BEŞLİSİ

(C) AFP 2018 / JANEK SKARZYNSKI

-Kahramanlar Meydanı'na gittik. Galiçya Şehitliği'ni ziyaret ettik. Enteresan bir şeyi Orban şoyle ifade etti; basın toplantısında zaten duydunuz, 'Moskova-Berlin-Ankara, boyle bir uçgendeyiz' dedi. Bu tabii anlamlıydı. Dolayısıyla goruşmelerimizde en onemli uzerinde durduğumuz konu, 'Vişegrad Dortlusu'nu (Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Slovakya) gelin Vişegrad Beşlisi yapalım' dedik. Onun uzerine çalışma sozu verdi. 'Slovakya tamam' dedi. 'Merkel'i zaten sen biliyorsun' dedi. Vişegrad Beşlisi gibi bir oluşum gerçekleşirse tabii çok çok onemli olacak..

' FETÖ'YLE MÜCADELE SÖZÜ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz'da en buyuk desteği veren Macaristan'da FETÖ ile mucadelede gelinen noktanın sorulması uzerine "Bunların burada okul ve ticaretle ilgili dort yeri var. Bu dort yerle alakalı olarak kendisiyle konuştuk, bilgileri de kendilerine aktardık. Gereğini yapacağını soyledi; 'Üzerlerine gidiyorum' dedi" yanıtını verdi.

' BRUNSON KARARINI YARGI VERECEK'

- (12 Ekim'de (yarın) sizin 'ilişkileri karanlık' değiniz Rahip Brunson'ın davası var. Amerikalılar çok sessiz ve derinden gidiyorlar. Eski nobran usluplarını bir olçude terk etmiş gozukuyorlar ama yuksek bir beklenti içerisindeler) Turkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olması sebebiyle, ben yargıya mudahale edecek konumda değilim. Ben, demokratik bir cumhuriyet olan, bir hukuk devleti olan Turkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanıyım. Dolayısıyla yargı ne karar verirse, o karara uymak zorundayım. O işin muhatabı olanlar da yargı kararına uymak zorundadırlar. Olay budur.

' KURULLAR ÇANKAYA'DA ÇALIŞACAK'

(Politika kurullarında çok seçkin isimler var. Nasıl hareket edilecek, hedeflenen nedir?) Arkadaşlarımızı, konu başlıklarına gore her kurulu tek tek toplayacağım. Bu kurullarla toplantılarımızı yaptıktan sonra, başkan vekillerimizle birlikte artık kurullar çalışmaya başlayacak. Kurulların çalışma takvimini de zaman zaman, vekillerim belirleyecekler. Biliyorsunuz, bunlar daimi uye olarak çalışmayacak. Başkan vekillerimiz onlarla haftalık olur, aylık olur, bir araya gelecek. Çankaya Koşku'nde bu arkadaşlarımız çalışmalarını yurutecek.