Özet (TL;DR) @ 2018-10-11T08:51:00.000Z: Kamuoyunda 'imar affı' olarak bilinen imar barışının UNESCO'nun dünya mirası listesinde olan İstanbul'un tarihi yarımadasının yaklaşık yüzde 90'ını kapsadığı anlaşıldı. UNESCO, Türkiye'yi uyarırken,…
Kamuoyunda 'imar affı' olarak bilinen imar barışının UNESCO'nun dunya mirası listesinde olan İstanbul'un tarihi yarımadasının yaklaşık yuzde 90'ını kapsadığı anlaşıldı. UNESCO, Turkiye'yi uyarırken, İstanbul Tarihi Alanlar Başkanı Halil Onur, UNESCO'nun koruma listesindeki tum yerlerin 'barış' dışına çıkarılması gerektiğini soyledi.
12. yuzyılda yapılan Molla Zeyrek Camisi ve çevresi, Yedikule surları ve zindanı, Sultanahmet bolgesinin yarısı, Kuçuk Ayasofya ile Acemoğlu Hamamı, tarihi sarnıçlar gibi UNESCO'nun koruma listesindeki bolgelerde silueti bozan, hatta tarihi yapılara uzanan kaçak yapılar da imar barışına başvurdu.
Hurriyet'ten Aysel Alp'ın haberine gore, haziran ayında yururluğe giren imar barışı, İstanbul Boğazı ongorunum bolgesi ile yasada koordinatları belirtilen tarihi yarımada ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı hariç Turkiye genelinde ruhsata aykırı tum yapılar devletle barışma olanağı buldu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, İstanbul'da tescilli binaların affa girerken, tescilli olmayanların ise af kapsamı dışında kaldığını belirttiler. 650 yıllık Acemoğlu Hamamı'nın uzerine yapılan Celal Ağa Konağı'nın imar barışı için başvurduğunu, Kuçuk Ayasofya ve çevresinin barışa dahil olduğunu belirten yetkililer, "Bu sınırları çizmek yerine Kultur ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına girmeyen ve silueti bozmayan yapılar da barıştan yararlanmalı" dediler.
Uzmanlar ise Mimar Sinan'ın yaptığı Gazi Ahmet Paşa Camisi, Topkapı Sarayı surları içindeki Tekfur Sarayı, 1600 yıllık Bukoleon Sarayı, Fatih Camisi, Cerrahpaşa Camisi, Hekimoğlu Ali Paşa Camisi, Haliç'e bakan siluet, Marmaray'a bakan yamaçlardaki siluetler, Fener Rum Kilisesi (Kırmızı Mektep) çevresinin de barış kapsamında olduğuna dikkat çektiler.
' BERGAMA, EFES İŞGAL ALTINDA'
İstanbul Şehir Plancıları Odası Başkanı Tayfun Kahraman, imar barışıyla Bergama, Efes dahil Turkiye genelinde doğal, tarihi, kulturel SİT alanları uzerindeki kaçak yapıların yasal hale getirildiğini savundu. Kahraman, 31 Ekim'de başvuru suresi dolacak olan imar barışının tarihi ve kulturel sit alanlarının harap edilme riskini daha da artırdığını belirterek, "Koruma kurullarının butun kararları bu yasa değişikliğiyle yerle bir oldu, boşa çıktı. Bunun hemen duzeltilmesi gerekir" dedi.
(C) Fotoğraf : DHA
UNESCO Dunya Miras Listesi'ne giren İstanbul'un Tarihi Alanları Topkapı Sarayı; Ayasofya ve Sultanahmet Camisi'nin de yer aldığı kentsel ve arkeolojik sit alanı; Zeyrek Camisi ve Çevresi Koruma Alanı ile İstanbul Kara Surları olmak uzere toplam 4 bolgede, 2 bin 156 hektarı kapsıyor.
Ancak İmar Barışı Yasası'nın af dışında tuttuğu koordinatlar içinde geçmişi 8 bin yıl onceye uzanan Molla Zeyrek Camisi (eski Pantokrator Manastırı Kiliseleri) ile halk arasında Yedikule Surları ve zindanı olarak bilinen Kara Surları hiç yer almadı. Sultanahmet ve Suleymaniye koruma bolgesinin ise bir kısmı af kapsamı dışında, bir kısmı da af alanı içinde yer aldı. Uzmanlar, boylece UNESCO'nun sınırlarını çizdiği tarihi yarımadanın yuzde 90'ının affa girerken, sadece yuzde 10'unun girmediğini hesapladılar.
Uzmanlar Sultanahmet Cezaevi'nden Four Seasons otele çevrilen bolgenin de af kapsamında kaldığına dikkat çektiler. Four Seasons, birinci derece arkeolojik sit alanı olan yanı başındaki alana 60 oda ilave etmek uzere çelik ayaklar uzerinde yukselecek ilave binalar yapmayı planlamış ancak Danıştay kararıyla bu durdurulmuştu.
OTELLER İSYANDA: BİZİ DE KAPSAMA ALIN
Tarihi Yarımada'da gunluk 150 bin turist ağırlayan ve sadece konaklamayla ekonomiye 15 milyon dolar katkı sağlayan yaklaşık 1000 otelin barıştan yararlanamadığını belirten Minel Otel'in sahibi Ali Ersoy, "Tarihi eser niteliğindeki oteller aftan yararlanırken, bizim gibi tarihi olmayanlar af kapsamında kalıyor. Devletin buna çozum bulmasını istiyoruz" dedi.
(C) AA /
İstanbul Otelciler Odası Başkanı ve eski AK Parti Milletvekili Ahmet Yaşar da hem ilgili bakanlıklara hem de Cumhurbaşkanı'na aftan yararlanmak istediklerini ozetle şoyle anlattı:
"Sadece tarihi eser yonunden değerlendirerek, bolge olarak ele alınmışsa Turkiye'nin birçok bolgesinde tarihi eser olan yerler kanun kapsamı dahilindedir. Kapsam içine alınan mahallelerde tarihi eser daha çoktur. Örnek gerekirse Sultanahmet, Kuçuk Ayasofya ve Buyuk Ayasofya Akbıyık caddesi bolgeleri tamamen tarihi bolge olmasına rağmen, bire bir tarihi binalar dahil, kapsama alınarak yasal hale gelmiştir. Özellikle Sirkeci Hocapaşa mahallesinin kapsam dışında bırakılmasının hiçbir gereği yoktur. Yuzlerce uyemizin mağdur olmaması için bu krokinin yeniden duzenlenmesini talep etmekteyiz. Bolgenin kapsam içine alınması halinde devlete ciddi ekonomik gelir sağlanacaktır. Bolge kapsam dışı bırakılmamış olsaydı; devletin kasasına girecek nakit para tahminimizce 5 milyar TL'yi aşacağı yonundedir."
' UNESCO LİSTESİ OLMAMALI'
İstanbul Tarihi Alanlar Başkanı ve aynı zamanda Kultur Varlıklarını Koruma Bolge Kurulu Üyesi olan Halil Onur, Tarihi Yarımada'nın UNESCO'nun çizdiği sınırlar kapsamında tumden barış dışı kalması gerektiğini soyledi. Onur, konuyla ilgili olarak eylul ayında danışma kurulunu topladıklarını soyledi.
Bu yanlıştan donuleceği umudu içinde olduklarını belirten Onur, UNESCO'nun Turkiye'yi sozlu olarak uyardığını, kendilerinin de olası sıkıntıları ilgili kurumlarla paylaştıklarını anlattı. Onur, barışın yaratacağı olası sıkıntıların neler olabileceğine ilişkin şunları soyledi:
"Örneğin, kultur varlığına bir bina eklenmiş, yapı kullanım belgesi aldığında ne olacak? O eserin restorasyonu gundeme geldiğinde kaçak katı nasıl restore edeceğiz? Ben aynı zamanda Koruma Kurulu uyesiyim, kaçak kat onume bu geldiğinde Kanun gereği yıkılmasını istemem gerekir. Ama vatandaş da o zaman 'ben parasını odedim, kaldırmam' diyecek. O zaman ne yapacağız? Biz yasa çıkmadan ilgili kurumlara yazı yazdık. 'Orası bir butundur, orası burası ayrılamaz' dedik. Danışma kurulunda da tum uyeler sakıncaları dile getirdiler. Biz de ilgili kurumlarla paylaştık. Sehven yapılmış bir hata olarak duşunuyoruz. Kulturel Miras Etki Değerlendirme (KÜMED) çalışması yapılmadan, Tarihi Yarımada'ya getiri ve goturuleri hesaplanmadan bu tur oldubittiler olmamalı. Sadece Tarihi Yarımada değil UNESCO'nun Turkiye koruma listesinin tamamı barış dışına çıkarılmalı."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.