Özet (TL;DR) @ 2018-10-09T04:55:00.000Z: Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.



Tezkere uzerinde CHP Grubu adına soz alan İstanbul Milletvekili Ahmet Ünal Çevikoz, 2003'ten bu yana Turkiye'nin guney sınırları boyunca dinmek bilmeyen istikrarsızlığın hukum surduğunu belirtti.

Bu durumun son 15 yılda Turkiye'ye yonelik tehditlerin de artmasına yol açtığını dile getiren Çevikoz, bunu yalnızca dış faktorlere bağlamanın yanıltıcı olacağını bildirdi.

Çevikoz, Turkiye'nin guney sınırlarında ulusal guvenliğe yonelik artan tehditlerin buyumesinin nedenlerinin başında, son 16 yıldır izlenen yanlış dış politika uygulamaları geldiğini savundu.

Tahran zirvesinde alınan kararların ardından Soçi'de Turkiye ile Rusya arasında varılan mutabakata değinen Çevikoz, Soçi mutabakatının, Suriye'de gelecek donemin en onemli sınamalarından birini oluşturacağını belirtti.

Tezkere metnindeki "Turk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır otesi harekat ve mudahalede bulunmak uzere yabancı ulkelere gonderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak uzere yabancı silahlı kuvvetlerin Turkiye'de bulunması" ifadelerini aktaran Çevikoz, "Bu tezkereyle alınacak yetki Turk Silahlı Kuvvetlerini, Suriye ve Irak dışında hangi yabancı ulkelere gondermek için kullanılacak? Yabancı silahlı kuvvetlerin Turkiye'de bulunması için TBMM'den yetki istemeyi gerektirecek hangi durumla karşı karşıyayız?" diye sordu.

Tezkereyle istenen yetkinin, Turkiye'nin guvenliğini korumaktan başka bir amacının olmaması gerektiğine işaret eden Çevikoz, şoyle devam etti:

"Yayılmacı bir siyaset izlemek, Mehmetçik'i bu şekilde savaş alanlarına surmek TBMM'den istenen yetkiyle bağdaşmaz. Biz bugune kadar hukumetlere ulkemizi ve Mehmetçik'imizi ateşe atması için değil, ulusal guvenliğimizi koruması için yetki verdik. Eğer bolgedeki askeri mevcudiyetimiz genişledikçe masada kapladığımız alanın da buyuduğu duşunuluyorsa bu, buyuk bir yanılgıdır. Boyle bir yaklaşım TBMM'nin tezkerelerle verdiği yetkinin istismarı anlamına gelir.

Her şeyden once Suriye'de rejim değişikliğine yonelik siyasetinizi bir an once terk ederek, komşumuzda akan kanın durması ve siyasi geçiş surecinin sağlanması için çalışın. Bunun için Şam yonetimiyle diyalog kurun. İdlib, Afrin, Azez, Cerablus ve El Bab'ın Suriye toprağı olduğunu artık kabul edin. Cihatçı orgutlere yakın olduğunuz goruntusunden kurtulun. Suriye'ye surekli asker ve silah yığmayı bırakın".

Çevikoz, tezkereye yurt topraklarına şehit cenazeleri gelmemesi, Turkiye'ye cihatçı terorist akımın onlenmesi ve Suriye'de insani bir dramın yaşanmaması için olumlu bakmak istediklerini de sozlerine ekledi.

' TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA DEVAM EDECEK'

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, Turkiye'nin, uzun suredir terorle mucadele ettiğini, buyuk bedeller odediğini belirtti.

Değişen ve artan çevresel zorluklara rağmen terorle mucadelede en başarılı donemin yaşandığını aktaran Yılmaz, "Ülkemizin terorle mucadelesi, teror sona erinceye kadar kararlılıkla devam edecektir. Irak ve Suriye'deki istikrarsız siyasi ortamdan istifadeyle ulkemizin guney sınırlarında terorun barınmasına, eğitilmesine ve ulkemize teror saldırılarının yapılmasına izin verilmeyecektir" diye konuştu.

Yılmaz, son donemde Turkiye'nin guney sınırlarında yaşanan gelişmelerin, tezkereye neden destek verilmesi gerektiğini gosterdiğine dikkati çekti.

Irak'taki istikrarsızlığın, teror orgutu PKK'nın bolgede varlığını surdurmesini ve Suriye uzerinden elde ettiği silahlarla Turkiye'de teror eylemleri duzenlemesini kolaylaştırdığını belirten Yılmaz, şu goruşlere yer verdi:

(C) AA /

"Sincar Dağı ve Mahmur Kampı gibi Irak hukumetine bağlı guçlerin kontrolundeki bolgelerde teror orgutu PKK varlığını devam ettirmektedir. Irak hukumetinden dun olduğu gibi bugun de beklentimiz, Irak Anayasası uyarınca teror orgutu PKK'nın Irak topraklarındaki varlığının sonlandırılmasına yonelik ulkemizle iş birliği yapmasıdır. Irak hukumeti ve Irak Kurt Bolgesel Yonetimi'nin, PKK teror orgutune karşı gereken adımları atmamaları, Kuzey Irak'tan ulkemize yonelen teror tehdidinin ve teror saldırılarının devamına yol açmaktadır".

Turkiye'nin, Suriye'nin siyasi bağımsızlığını ve toprak butunluğunu savunduğunu, bolgede barış ve istikrarın hakim olmasını istediğini vurgulayan Yılmaz, "Turkiye, Suriye'de mevcut aktorlerle iş birliği ve koordinasyon içinde gerçekleştirdiği faaliyetlerle çozumde yapıcı rol oynayan ulkelerden biri olma konumunu da surdurmektedir. Turkiye, guney sınırlarının otesinde bir teror koridorunun oluşturulmasına hem kendi guvenliği hem de Suriye'nin geleceği için musaade etmeyecektir" ifadesini kullandı.

Turkiye ile Rusya arasında sağlanan mutabakat kapsamında, ateşkes ihlallerinin gozetlenmesi amacıyla gerginliği azaltma bolgesinde 12 gozlem noktası tesis edildiğine değinen Yılmaz, Soçi mutabakatıyla ise yaklaşık 3.5 milyon kişinin yaşadığı İdlib gerginliği azaltma bolgesine yonelik saldırının onlendiğine dikkati çekti.

Ortadoğu coğrafyasındaki ulkelerin siyasi sınırlarının yeniden çizilmek istendiğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Ülkelerin iç sorunları derinleştirilerek halkların surekli birbirleriyle kavgalı olmaları istenmektedir. Ola ki hakeme başvurulacaksa da kendilerine muracaat etmelerini istemektedirler. Teror de bu hedefler doğrultusunda bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu projelerin bolgemizde hayata geçirilebilmesi ve surdurulebilmesinin imkanı yoktur. Er ya da geç bu projenin takipçileri kaybetmeye mahkumdur. Bilinmelidir ki ulkemiz milli guvenliğine yonelik her turlu tehditleri bertaraf edecek tecrube, kararlılık, imkan ve kabiliyete sahiptir".

Konuşmaların ardından, Irak ve Suriye'ye sınır otesi operasyon konusunda hukumete verilen yetkinin 30 Ekim 2018'den itibaren bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

TEZKERE

Tezkerede, Turkiye'nin guney kara sınırlarına mucavir bolgelerde yaşanan gelişmeler ve suregiden çatışma ortamının milli guvenlik açısından taşıdığı risk ve tehditlerin artarak devam ettiği belirtildi.

Turkiye'nin, komşusu Irak'ın toprak butunluğunun, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına buyuk onem atfettiği vurgulanan tezkerede, "Diğer taraftan, Irak'ta PKK ve DEAŞ unsurlarının varlığını surdurmesi, etnik temelli ayrılıkçılığa yonelik girişimler bolgesel barışa, istikrara ve ulkemizin guvenliğine doğrudan tehdit oluşturmaktadır." ifadesine yer verildi.

PKK/PYD-YPG ve IŞİD başta olmak uzere, Suriye'de mevcudiyetini surduren teror orgutlerinin Turkiye'ye yonelik eylemlerini devam ettirdiği; diğer taraftan, Astana sureci ile başlayan ateşkesin kalıcı barışa ve çozume ulaştırılması yonunde Turkiye'nin ilgili diğer ulkelerle yuruttuğu çalışmalarda kaydedilen onemli mesafe sonucunda, Turkiye'nin, Suriye sınırları içerisinde ilan edilen gerginliği azaltma bolgelerinde teror faaliyetlerinin sonlandırılması ve huzur, barış ve guvenliğin sağlanması bağlamında yukumlulukler ustlendiği anımsatılarak, şunları kaydedildi:

"Butun bu gelişmeler çerçevesinde, teror ile Irak ve Suriye'nin toprak butunluğunu bozmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yonelik, milli guvenliğimize tehlike oluşturabilecek her turlu risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklarımız doğrultusunda gerekli onlemlerin alınması milli guvenliğimiz açısından hayati onem arz etmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi kararlarıyla, Irak ve Suriye'nin toprak butunluğunun ve bağımsızlığının teyit edilmiş olmasının ve yine 2170 sayılı kararda bu ulkelerdeki teror faaliyetlerinin kınanarak DEAŞ ve benzeri teror orgutlerinin faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler uyesi tum ulkelere 1373 sayılı karar ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunulmuş olmasının ışığında, Turkiye'nin DEAŞ ve diğer teror orgutleriyle mucadele amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bunyesinde iştirak ettiği faaliyetlerin surdurulmesi de onem taşımaktadır.

Bu mulahazalar ışığında, Turkiye'nin milli guvenliğine yonelik ayrılıkçı hareketler, teror tehdidi ve her turlu guvenlik riskine karşı, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her turlu tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tum teror orgutlerinden ulkemize bundan sonra da yonelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel goç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli guvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Turkiye'nin guney kara sınırlarına mucavir bolgelerde yaşanan ve hiçbir meşruiyeti olmayan tek taraflı bolucu girişimler ve bunlarla ilgili olabilecek gelişmeler istikametinde Turkiye'nin menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine gore ileride telafisi guç bir durumla karşılaşmamak için suratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak uzere, hudut, şumul, miktar ve zamanı Hukumetçe takdir ve tayin olunacak şekilde, Turk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır otesi harekat ve mudahalede bulunmak uzere yabancı ulkelere gonderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak uzere yabancı silahlı kuvvetlerin Turkiye'de bulunması, bu kuvvetlerin Hukumetin belirleyeceği esaslara gore kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her turlu tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak duzenlemelerin Hukumet tarafından belirlenecek esaslara gore yapılması için 30 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım".

Tezkerenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, yarın saat 14.00'te toplanmak uzere birleşimi kapattı.