Özet (TL;DR) @ 2018-10-09T14:08:00.000Z: Ülke gündemini en çok meşgul eden konulardan biri olan Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda girdikten sonra kaybolmasını emekli Tuğamiral Türker Ertürk, Seyr-i Sabah…



Seyr-i Sabah

14:08 09.10.2018(Guncellendi 14:17 09.10.2018) URL'yi kısaltın

Ülke gundemini en çok meşgul eden konulardan biri olan Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda girdikten sonra kaybolmasını emekli Tuğamiral Turker Erturk, Seyr-i Sabah programında yorumladı. Erturk, yaşananları Turkiye'nin Ortadoğu bataklığında batmasının bir belgesi olarak niteledi.

Bir Suudi Arabistan vatandaşı olan Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'a girdikten sonra ortadan kaybolması, tum dunyada gundemde ilk sıralarda yerini aldı. Suudi Arabistan ile zorlu bir sureçten geçen diplomatik ilişkiler, bu olayla birlikte iyice gerildi. Seyr-i Sabah programına konuk olan emekli Tuğamiral Turker Erturk, yaşanan sureçleri Turkiye'nin diplomatik alanda attığı başarısız adımlara bağladı:

' KONSOLOSLUK O ÜLKENİN TOPRAĞIDIR, İÇİNE İSTEDİĞİNİZ GİBİ GİREMEZSİNİZ'

(C) REUTERS / Osman Orsal

"Elçilik ve konsolosluk bir ulkenin toprağı sayılır. Gidemezsiniz, arama yapamazsınız. Mesela Julian Assange halen Londra'da Ekvador Buyukelçiliğinde, 6 yıldır yaşıyor. Kimse onu oradan almak için hamle bile yapamıyor. Cemal Kaşıkçı'yı bence oradan aldılar ve oldurduler. Bu sıradan bir cinayet değil gonul işi aşk işi değil. Bunu buyuk resmin içinde değerlendirmezseniz anlayamazsınız. Emperyalizm Ortadoğu'da neler yapmak istiyor, Suudi Arabistan saray darbesi nedir bilmezseniz, bu olayı anlayamazsınız. Turkiye'nin Ortadoğu bataklığında battığının bir resmi, bir delili daha bu. Geçen yıl 20 Kasım'da Suudi Arabistan'da saray darbesi yapıldı. Arkasında Amerika ve İsrail vardı. Bunlar benim değerlendirmelerim değil. ABD'de bu yıl bir kitap çıktı Michael Wolff'un Ateş ve Öfke diye. Burada bunu anlatıyor zaten. Saray darbesiyle ne yaptılar? Suud kralı Selman bin Abdulaziz arkasından gelen veliaht vardı, onu değiştirip yerine oğlunu atadı. Arkasından tutuklamalar, darbenin içeriğini teşkil eden eylemler yapıldı. Bu atamanın arkasındaki Suriye ve Amerika, Suriye ve İran'da olacakların çetrefilli habercisiydi. Bu darbe olmasaydı Kudus'un başkent ilan edilmesi, ABD buyukelçiliğinin buraya taşınması duşunulemezdi.

Cemal Kaşıkçı sıradan bir insan değildi, saraya çok yakındı. Özellikle bu darbeden çok memnun değildi. Gonullu olarak ABD'ye surgune gitti. Orada Washington Post'a yazdı, Twitter'da 1.7 milyon takipçisi var. Musluman kardeşlerle bir şekilde girift ilişkisi var, siyasi bir tarafı var. Musluman kardeşler kimliğiyle bizim iktidarla olan ilişkisi ortaya çıkıyor. Konsolosluğa gidiyor belge almak için, evleneceği Hatice hanım da kapıda bekliyormuş. Ama başına bir iş geleceğinden şuphe ettiği için iki isme haber vermesini istiyor Kaşıkçı: Birisi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın danışmanlığını yapmış Yasin Aktay. Bir ihbar varsa buyukelçilik ile ilgili şeylere dokunabilir. Sadece konsolosluk içine mudahale edilemez çunku orası Suudi Arabistan toprağıdır. Araçlar eğer bir ihbar varsa bunu durdurabilmek bunun için gerekli tedbir almak, diplomatik kanalları çalıştırarak da mumkun. Bugun gazetelere yansıyan 15 kişi bir uçakla Kaşıkçı'yı almak için geldi tarafı olayın polisiye bolumu. Bunu polis araştırır. Bir diplomat aracı aranabilir. Bir diplomat ustunu ya da aracını aratmayı reddederse diplomatik kanallar yine devreye girer. Ama anlaşıldığı uzere Turkiye'de bu konuda herhangi bir adım atılmamış.

Diyelim ki bir araçla konsolosluktan bir şey kaçırmak isteniyor. Bir ihbar var diyerek bu aracı durdurmak kesinlikle mumkun. Bir senatorumuz vardı, uyuşturucuyla yakalandı yurt dışında. Olayı siyasi yone getirmek istiyorum: Musluman kardeşler çok onemli. ABD'de şunu soyluyorlar: Bugun dunyada Musluman kardeşlerin iktidarda olduğu tek ulke Turkiye. Korkunç bir laf bu. Şu anda 33 yaşında Suudi Arabistan'da gucu kullanan Prens Salman. Mısır'daki konuşmasında Turkiye'yi şeytan uçgenine dahil ediyor. Trump geçen gun ABD desteği olmadan Suudi Arabistan kralı koltuğunda iki hafta kalamaz dedi. Bu Trump'ın boşboğazlığı olabilir ama şu andaki gerçek bu.

' ÇANAKKALE DESTANIYLA 15 TEMMUZ'U KARŞILAŞTIRAMAZSINIZ'

Eski Turkiye'de bu mumkun muydu? Asla. Turk Silahlı Kuvvetleri'nde iyi şeyler olmuyor. Ekonomide iyi şeyler olmuyor ve bileşik kaplar kanunu gibi Turk Silahlı Kuvvetleri'nde de iyi şeyler olmuyor. Ben mulakat komisyonu başkanlıkları yaptım. Çanakkale destanı ile 15 Temmuz'u destanmış gibi kıyaslamak komiklik bile olmaz. Bunu yapmışlar mıdır? Kesinlikle yapmışlardır. Komisyonlarda askeri ağırlık yok iktidarın ağırlığı var. Harp okullarını absurt bir yapıya kavuşturdular. Milli Savunma Üniversitesi başında sivil bir rektor var. Bir tarikat gitti obur tarikat geldi. Öyle bir absurt yapı ki butun yapılar Milli Savunma Üniversitesi'ne bağlı. Deniz Harp okulu komutanı oradaki her şeyin komutanı değil. Bu muz cumhuriyetinde bile olmaz.

Kumpas davalarından biri olan askeri casusluk davalarından biri olan suçlanan FETÖ'cu hakim ve savcılara dava açılmasına izin verilmemiş. Ben bunu iktidarın bakış açısıyla çok normal buldum. Bu operasyonları iktidar ile cemaat beraber yaptılar. Bunu araştırdıkları zaman iktidarın bunun içinde olduğu ortaya çıkacak. Ergenekon Balyoz operasyonlarının içinde arkada emperyalizm, onunde iktidar ve cemaat vardı. 15 Temmuz darbe girişimi olamazdı, 4 milyon Suriyeli ulkeye doluşamazdı. Cemal Kaşıkçı olayının bir delilini daha goremezdik."