Özet (TL;DR) @ 2018-10-10T09:55:06.000Z: Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının Ankara-Riyad ilişkisine etkisini değerlendiren emekli Büyükelçi İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erozan, “Böyle kriminal bir konunun gündemde…



Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının Ankara-Riyad ilişkisine etkisini değerlendiren emekli Buyukelçi İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erozan, "Boyle kriminal bir konunun gundemde olması çok iyi ilişkiler içerisinde olduğunuz ulkelerin dahi ilişkilerini zedeler" dedi. Erozan'a gore bu olayın ilişkilerde bir izi kalacak.

Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı'dan, 2 Ekim'de ulkesinin İstanbul'daki Başkonsolosluğu'na girdiğinden beri haber alınamıyor. Kaşıkçı'nın konsoloslukta oldurulduğu iddiaları da dile getirilirken, Turkiye, konsolosluk binasında inceleme yapma kararı aldı. Dışişleri Bakanlığı, bu kararı "Suudi makamları işbirliğine açık olduklarını ve başkonsolosluk binasında inceleme yapılabileceğini bildirmişlerdir. Soruşturma çerçevesinde konsolosluk binasında inceleme yapılacaktır" diyerek duyurdu.

Peki bu olay Turkiye-Suudi Arabistan ilişkilerini nasıl etkiler, Turkiye uluslararası hukuk çerçevesinde neler yapabilir? Bu soruların yanıtlarını İYİ Parti'nin diplomat kokenli isimlerinden Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan Sputnik'e değerlendirdi. Diplomatik ilişkilerin Viyana Sozleşmesi ile duzenlendiğini ifade eden eski Buyukelçi Erozan, şoyle konuştu:

' DİPLOMATİK İLİŞKİLERLE İLGİLİ İKİ SÖZLEŞME VAR'

(C) REUTERS / REUTERS

"İki tane Viyana Sozleşmesi var. Bir tanesi 1961 tarihli, o diplomatlara ilişkin, diplomatik ilişkilerle ilgili Viyana Sozleşmesi. Bir de 1963 tarihli konsolosluk ilişkileriyle ilgili Viyana Sozleşmesi var. Bu duruma uygulanması gereken 1963 tarihli Viyana Sozleşmesi. Nedense basında hep boyle Buyukelçiliğin dokunulmazlığı, oranın ulusal bir toprak sayıldığı gibi temalar işlenmekte. 61 anlaşması ile 63 anlaşmasının arasında onemli bir fark var. Konsolosluk ilişkilerindeki anlaşma çok daha sınırlı ayrıcalık ve bağımsızlıklar verir.

İ KİNCİ GÜN 'KONSOLOSLUĞU ARAMAK İSTİYORUZ' DENİLMELİYDİ

Dolayısıyla bu gazetecinin kaybolmasını takip eden gun bizim, Veliaht Prens Selman'ın 'İsterseniz girebilirsiniz' demesini beklemeden ki Selman bunu beşinci gun soyledi, ikinci gun 'ceza hukukunu ilgilendiren bir suç işlendiğine dair bize iletilen bilgiler var, biz bu çerçevede bu binayı aramak taramak istiyoruz' diye demiş olmamız lazımdı."

' DELİL BULMAK BUGÜN İKİNCİ GÜNDEN ÇOK DAHA ZOR'

Aradan bir hafta geçtikten sonra 'arama işleminin' yapılacağının açıklandığına dikkat çeken emekli buyukelçi Erozan, "Eğer orada kotu niyetli insanlar kotu bir eylem yaptılarsa, bunun delilini bulmak bugun ikinci gunden çok daha zor. Bunun zamanında yapılmış olması gerekirdi. Dolayısıyla ister istemez Suudileri rahatsız etmemek uğruna mı bu iş bu kadar ertelendi…? Yani kimsenin uzerine bir ithamda bulunmak istemiyorum ama geç, çok geç" diye konuştu.

(C) AP Photo / Alex Brandon

Ahmet Kamil Erozan'a gore buyukelçilik ya da konsolosluk binasında işlenen suçlarla ilgili Viyana Sozleşmesi çerçevesinde ulkelerin atabileceği adımlar var. Suudi gazetecinin kaybolmasıyla ilgili savcılığın talebini Dışişleri Bakanlığı'na iletebileceğini, bakanlığında bir nota ile bunu buyukelçiliğe iletebileceğini ifade eden Erozan, "Mevzuat buna izin veriyor. Dışişleri Bakanlığı'ndan bir adam, Ankara'daki buyukelçilikten bir adam ve polis makamları uçu bir araya gelip kapısını çalıp içeri gireceklerdi" dedi. Erozan, bu aramanın o ulkenin izni ile mumkun olduğunu izin vermeme hakkı da olduğunu da vurguladı. Erozan bu iznin ikinci gun istenmesinin onemini de, "Şimdi adam zaten işin temizliğini yaptı eğer o fiil işlendiyse orada. Onunun için rahatlıkla gelin izin istiyorsanız 'buyurun' deme cesaretine sahip" sozleriyle anlattı.

' KANIT ELE GEÇİRİLİRSE 'PERSONA NON GRATA' PROSTEDÜRÜ İŞLETİLEBİLİR AMA…'

Erozan, konsoloslukta suç fiilinin işlendiğine ilişkin bir kanıtın bulunması halinde, Turkiye'nin, 'persona non grata' yani 'istenmeyen adam' ilanına ilişkin proseduru işletebileceğini kaydetti. Erozan, "Ama bunun kanıtının ele geçirilmesi lazım" dedi. Bu kanıtın bulunmasının da zor olabileceğine dikkat çeken Erozan, "Bırakın konsolosluk içinde işlenmiş olabilecek bir cinayeti, sokaktaki bir cinayette bile uzerinden bir hafta geçtikten sonra kotu niyetli, bu suçu işlemiş olanlar arkalarında iz bırakmamaya çalışırlar" diye konuştu.

T ÜRKİYE KAYITLARI SUUDİLERİN ÖNÜNE KOYUP 'ÇIKMADI NEREDE' DİYE SORMALI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İspat etmesi gereken Suudi taraftır. Konsolosluktan çıktığı ispat edilmeli" açıklamasını da değerlendiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erozan, Suudi Arabistan'ın kendilerini savunacak bir çizgi belirlediğini, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın konsolosluk binasından çıktığını ancak kameraların o gun çalışmadığını ifade ettiklerini kaydetti. Erozan, sozlerini şoyle surdurdu:

"Kanıtları onlardan isteyeceğimize biz kanıtları koyalım, bizim de kameralarımız var dışarıda. Bu adam girdikten sonra çıkmadıysa o adamın çıkmadığına ilişkin kanıt bizim elimizde var. Bunu Suudilerin onune koymak lazım. İşlenen bir fiil varsa onun işlendiği anı goruntuleme imkanı yok ama içeri giren adamın dışarı çıkmadığına dair bizim elimizde var. Bizimkilerde mi arızalı, onu bilmiyorum. Bence bizim elimizdeki o video kayıtlarını o gunun kayıtlarını Suudilerin onune koyup, 'izah edin o zaman bu adam dışarı çıkmadı nerede' diye sormak lazım. Yani Suudilerden kayıt istemek yerine 'buyurun kayıtlar burada, bu adam içeri girdi çıkmadı şu kadar saattir, kayıtlar var bizim elimizde' diyebilmek lazım."

' TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİNDE İZİ KALACAKTIR'

İYİ Partili Erozan, bu olayın Turkiye-Suudi Arabistan ilişkilerine etkisini ise, "Suudiler ile ilişkimiz zaten biraz limoni. Biliyorsunuz onlar ılımlı İslam oldular. Dolayısıyla biz biraz yalnızları oynuyoruz Ortadoğu'da, onlar Arap alemini bizim sayemizde birleştirdiler. İlişkilerin eski duzeyde olduğunu sanmıyorum, yani Kral duzeyinde de Veliaht Prens duzeyinde de. Ama tabi boyle kriminal bir konunun gundemde olması çok iyi ilişkiler içerisinde olduğunuz ulkelerin dahi ilişkilerini zedeler. Yani bunun eksi hanesine yazılacak ilişkilerde bir izi kalacaktır" sozleriyle değerlendirdi.