Özet (TL;DR) @ 2018-10-08T13:13:00.000Z: Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı McKinsey danışmanlığının hafta sonunda Cumhurbaşkanı tarafından iptal edildiği duyuruldu. Ekonomist ve gazeteci Mustafa Sönmez, Seyr-i Sabah…



Seyr-i Sabah

13:13 08.10.2018(Guncellendi 19:17 08.10.2018) URL'yi kısaltın

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı McKinsey danışmanlığının hafta sonunda Cumhurbaşkanı tarafından iptal edildiği duyuruldu. Ekonomist ve gazeteci Mustafa Sonmez, Seyr-i Sabah programında bu olayların detaylarından çok sadece yaşanmış olmasının bile vahim olduğunu dile getirdi.

(C) Fotoğraf : McKinsey

Gundeme Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıklamasıyla giren McKinsey danışmanlığı çok ciddi tartışmalara sebep oldu. Muhalefet, bu danışmanlığın verilme biçimini ve doğasını sert bir dille eleştirirken hukumet kanadından da bu eleştiriler sert bir dille yanıtlandı. Hafta sonu Kızılcahamam'da duzenlenen AK Parti'nin 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, surpriz bir çıkışla McKinsey'den alınacak danışmanlığın durdurulduğunu dile getirdi. Ekonomist ve gazeteci Mustafa Sonmez, Seyr-i Sabah programında bu gibi kararların yurt dışında ekonomi ve hukumete duyulan guveni azalttığını dile getirdi. Sonmez, bu gibi olayların yaşanmasını vahim bulduğunu soyledi:

' AK PARTİ REJİMİ ALDIĞI KARARLARI DEĞİŞTİRECEK BİR SIKIŞIKLIK İÇİNDE'

"Fiili durumu bilmiyoruz. Anlaşma imzalandı da vaz mı geçiliyor yoksa niyet vardı da ondan mı cayıldı… İşin formel hale gelip gelmediğini bilmiyoruz. Ama vahim bir hadise var: Boyle bir işbirliği beyan edildi. Yeni ekonomik programın devam olarak takdim edildi iç ve dış kamuoyuna. Sonra Cumhurbaşkanı biz kimseye denetlettirmeyiz dedi. Bunun detaylarından ziyade boyle bir şeyin yaşanmış olması çok vahim. Hem de bu kadar dış dunyaya ekonomik olarak bağımlı ve para ihtiyacının can alıcı derecede onem taşıdığı bir konjonkturde. Bunu fotoğraf olarak vermemiz çok onemli. Bu konuda en ufak bir adım atmadan once mutlaka rızasını alıyorlardır gizli saklı yapacaklarını sanmıyorum. Ama AKP rejimi oyle bir sıkışıklık içinde ki durmadan karar değiştiriyor. Bir kararı hemen ertesi gunu tersine çevirebiliyor. İki tur sıkışıklık var biri ekonomik biri siyasi. Buyuk bir dış borç takvimi var. Ama Turkiye'nin gostergeleri çok bozuk ve dışarıdan para gelmiyor. Enflasyon yuzde 25'e yaklaşmış durumda. Boyle bir enflasyon bir tek IMF himmetine muhtaç kalmış Arjantin'de var.

Yabancılara guven vermek adına bir yandan faizler artırıldı diğer yandan yeni ekonomik program denen Berat Albayrak'ın açıkladığı program devreye alındı. Bunun için bir dış otorite olarak McKinsey ile anlaşıldı. Genelde bizim gibi ulkeler IMF'ye gider. Ama Turkiye çok ileri geri laf ettiği için ve birlikte çalışıldığında IMF butun hesapları ortaya doktuğu için boyle bir denetimi istemiyorlar. Yeni ekonomik program kemer sıkma vadediyor ama iş onunla bitmiyor. Ülkeye yeni para girmesi yazım. Yeni para girmeyince siz kemeri sıktığınızla kalırsınız. O yuzden McKinsey devreye alındı.

Bence Turkiye'de denetim yok. Sayıştay arada bir denetim yapıyor. Ortaya çıkan raporları sorup soruşturacak kovalayacak kimse kalmadı meclis işlevsizleştirildi. Biz kendimizi denetleyeceğiz diyene kendiniz bilirsiniz derler bakalım 12 ayda bu kadar milyar doları nasıl bulacaksınız gorelim derler. Turkiye'nin bağımsız olacak gucu yok o hale getirdiler. Guven o kadar yerlerde ki yine IMF'ye teslim olmak zorundalar. IMF ile anlaşmaların adaletsiz olduğunu biliriz ama butun bunlara rağmen IMF'nin kapılarını çalmak kaçınılmaz. Bunların yanında bir de siyasi sıkışıklık var. Yerel seçimler yaklaşıyor. IMF'ye teslim olurlarsa yerel seçimlerde AKP'ye cezayı keser. Zaten butun bu medya denetimi ve polis baskısına rağmen seçmen çarşı pazardaki yangının cezasını kesecektir. Ekonomiye onem verse siyasi bedel çıkıyor siyasi bedele onem verse bu sefer ekonomiden kaybediyor. Geçen hafta ABD ve Almanya ile temaslar kurdu. Ancak oradan oyle bir sihirli dokunuş bekliyordu ki buna cevap bulamadı. Bir de gelgitler toplumda guvensizlik uyandırınca hemen bir haftada rota tekrar çevrildi.

Bunun adının kriz oldu çok açık. Bununla yuzleşmesi kendi menfaatine. Yuzleşme yapmayıp yoktur demek olmaz. Herkes başına ne geldiğini işsiz kaldığında goruyor ya da firmalar iflas ettiğinde. Turkiye'nin Cumhurbaşkanı bununla ne kadar erken yuzleşirse o kadar iyi olur. Hastalıkta doktora gittiğinde kanser derse bunu kabullenmek lazım. Hane halkına borç para verildi, sanıldı ki bu devran hep boyle devam edecek. Halbuki 2013'ten itibaren ilan edildi bu geniş para politikası durdurulacak diye. Sonra bol para sunger gibi emildi, onu odemek zorlaştı. Sanıyorlar ki dunyada çok onemli bir şey başardılar ve dunya onlara hayran. ABD yuksek faizle veriyor paranın onemli bir kısmı oraya gidiyor. Guney Afrika Hindistan Çin var. He temasta sana para verecek durumda değil kimse. Yuzde 25 enflasyon olan bir ulkeye yabancı yatırımcı gelir de parasını batağa gomer mi? AKP rejimi bu haliyle dışarıdan para bulmaz. Her bulduğu sent için ciddi bedeller oduyor. Enkaz buyudukçe buyuyor. Bu rejim guven kaybetmiştir. Bir hafta içinde bu kadar tornistan yapan bir rejim, kayınpeder damat arasında bu kadar çekişme. Merkez bankasını bakanları adam yerine koymuyorsun… Boyle bir hukumete kimse itibar etmez."