Özet (TL;DR) @ 2018-10-08T23:28:00.000Z: Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı üzere gerçekten IMF defterini ‘bir daha açılmamak üzere’ kapatıyor mu? Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Enç ve Saadet…
Turkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı uzere gerçekten IMF defterini 'bir daha açılmamak uzere' kapatıyor mu? Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Enç ve Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ekonomist Ergun Kaya, konuyu Sputnik'e değerlendirdi.
Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan 48 saat içerisinde ekonomiye ilişkin art arda iki onemli çıkış geldi. Birkaç gun once ''Butun bakan arkadaşlarıma soyledim, 'bunlardan (McKinsey) fikri danışmanlık hizmeti almayacaksınız' dedim. Hiç gerek yok, biz bize yeteriz'" sozleriyle McKinsey'den alınacağı açıklanan danışmanlık anlaşmanın iptalini duyuran Erdoğan, Pazartesi gunu de IMF tartışmalarına son noktayı koydu. Erdoğan "Bizim IMF'le işimiz yok, biz bu defteri kapattık. Biz ulkemize yatırım için arayıştayız. Bugun Turkiye IMF'nin kredi desteğine ve teknik yardımının çok ama çok uzağında duruyoruz. Ekonomik gostergelerimiz çok iyi bir durumdadır. Turkiye IMF defterini tekrar açmamak uzere kapatmıştır. Turkiye anlıyor ki IMF'ye başvurulması ve kredi alması ulkenin ekonomi için iyi yontem değildir ve onu iyileştirmeyecek ve genişletmeyecek. Turkiye ekonomisi için ulkeye yatırımları çekmek ve kendi guçle ekonomi durumu duzeltmek yolunu seçti" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın Turkiye'nin IMF'den borç almasını ihtimal dışı bırakan bu açıklamasını Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Enç ve Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ekonomist Ergun Kaya, Sputnik'e değerlendirdi.
' MCKINSEY'DEN ALINACAK DANIŞMANLIK İPTAL EDİLMESEYDİ TÜRKİYE'NİN TÜM SIRLARI CIA TARAFINDAN ELE GEÇİRİLECEKTİ'
Prof. Dr. Ercan Enç "McKinsey ile yapılan anlaşmanın Cumhurbaşkanı'nın direktifiyle sonlandırılması onemli bir şeydir. Sonuç olarak 16 bakanlığın tum ekonomik sırları CIA'in eline geçecekti. Aynı şekilde Turkiye'nin IMF'ye başvurmaması da olumludur. Çunku IMF'nin yalnızca Turkiye değil, gelişmekte olan hiçbir ulkeye yonelik programı başarıya ulaşmamıştır. Bunu, IMF'nin onerdiği politikalar ve sonuçlarıyla ilgili bir yuksek lisan tezinin danışmanlığını yapmış bir isim olarak soyluyorum. IMF reçetelerinin nasıl hiçbir işe yaramadığı ortada. Dolayısıyla Turkiye'nin IMF'ye başvurmaması olumlu bir şeydir. Zaten Turkiye, IMF'ye başvurmaya kalksaydı, biz Vatan Partisi olarak buna karşı çıkardık" değerlendirmesinde bulundu.
' TÜRKİYE'NİN IMF'YE BAŞVURMASI DOĞRUDAN BATI'YA TESLİMİYETİ ANLAMINA GELİR'
Turkiye'nin IMF'ye başvurmasının, Batı'ya teslim olmak anlamına geleceğine işaret eden Enç "Turkiye'nin IMF'ye başvurması Batı'ya teslim olması anlamına gelir. Boyle bir adım, Turkiye açısından kurtuluş olamaz. Çunku IMF'ye başvurmak sadece ekonomik bir adım değil, siyasi talepleri de beraberinde getiriyor. Turkiye'nin de siyasi talepleri karşılaması, ulkenin bağımsızlığından çok onemli olçude feragat etmesi anlamına gelir. Yani sadece odun değil, doğrudan Batı'ya teslimiyettir. Turkiye, Batı'ya teslim olmadan da içinde bulunduğu çare bulabilir, bulmalıdır da. Ya mevcut iktidar bu çareyi bulur, ya da o çareyi bulacak iktidar gelir" diye konuştu.
' HÜKÜMETTEN GELEN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR GÜVENSİZLİĞE YOL AÇIYOR'
Konuyu Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ekonomist Ergun Kaya'ya goreyse hukumetten gelen birbiriyle tutarsız açıklamalar, guvensizliğe sebep oluyor:
"Öncelikle McKinsey ile hukumetten gelen çelişkili açıklamalar, hukumette ekonomi konusunda çok başlılık olduğunu gosteriyor. Bir ekonomi bakanı bununla ilgili bir karar açıkladıktan sonra, Cumhurbaşkanı tarafından ters istikamette bir açıklama yapılması, ancak ekonomi yonetimi konusunda çok başlılığa sebep olur ve bu da piyasaya endişe veriyor. Bence McKinsey'le devam edilip edilmemesinden daha çok bu uyumsuzluğun oluşturduğu endişe onemli."
' IMF İLE İLGİLİ ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALARI MERKEZ BANKASI'NIN FAİZ ARTIRIM KARARIYLA İLGİLİ DE GÖRDÜK'
Turkiye'nin surdurduğu politikaların ulkeyi IMF'den borç almaya suruklediğine işaret eden Kaya " Turkiye'nin şu anki politikaları, ulkenin eninde sonunda IMF'den borç alacağını gosteriyor. Turkiye'nin bir yıl içerisinde odemesi gereken 238 milyar dolar dış borcu var. Ancak ulkeye herhangi bir ciddi para girişi yok. Mevcut şartların donebilmesi, bankaların, ozel sektoru, kamunun en azından borçlarını dondurebilmesi için bile IMF ile bir anlaşma yapılması kaçınılmaz gozukuyor. Çunku cari açığın birkaç ay içerisinde kapatılması mumkun değil. Yerli ureticiler, sanayi firmaları o kadar zor durumda ki yerli ve milli firmalara verilecek destek, bu açığın kapatılması için yeterli bir tedbir oluşturmuyor. Aynı çelişkili durum Merkez Bankası faiz artırımıyla ilgili de olmuş, en sonunda faiz artırımına gidilmek durumunda kalınmıştı. Ancak bu faiz artırımları oylesine geç olmuştu ki işe yaramamıştı. Bugun IMF ile ilgili soylenenler, Merkez Bankası'nın faiz artırım surecinde sarf edilen sozlerle benzerlik gosteriyor. Sureç de aynı şekilde surebilir" dedi.
' HÜKÜMET ŞİMDİYE KADAR KESİNTİSİZ ŞEKİLDE IMF POLİTİKALARI UYGULADI'
(C) AA / Mehmet Acar
Kaya "Hukumetin uyguladığı politikalar, IMF politikaları. IMF politikalarını uygulayan bir hukumetin IMF ile anlaşmaya gitmemesi buyuk bir çelişki. Bugun yapılan açıklamaların sebebi, daha once IMF'yle ilgili yurutulen propaganda ve 'IMF'ye olan borçlar odendi' soylemleridir. O sozler, politikacıları geri donulemez bir noktaya surukledi. Elbette ben ve partim IMF'yi bir ekonomik sistem olarak doğru bulmuyoruz. Ama ekonomideki butun kurallar IMF'nin istediği şekilde yapıp, 'IMF ile anlaşmayacağım' demek çelişkili. Yapılması gereken IMF politikalarını uygulamamaktı. Ama maalesef 2001 yılından bu yana Turkiye'de IMF politikaları kesintisiz bir şekilde uygulanıyor" dedi ve sozlerini şoyle surdurdu:
' ÜRETİM EKONOMİSİNİN KURULMASI YILLAR ALIR, BİR ANDA MİLLİ EKONOMİDEN BAHSEDEMEZSİNİZ'
"Turkiye'de uretim o kadar zayıfladı ki bugun dovizdeki artışın ardından ekmekte bile ardı ardına fiyat artışına gidiliyor. Bu da Turkiye'nin ne hayvancılıkta ne tarımda ne de sanayi urunlerinde uretici bir ulke değil, ithalatçı bir ulke konumunda. Bunları Turkiye'de ureten az sayıda firmanın girdileri, hammaddeleri de yurt dışından geliyor. Ve her şey dovize endeksli. Boyle bir yapı içerisinde bir anda milli ekonomiden bahsedebilmek bir hayalcilik. Ekonomik sistem uretim odaklı, ithalata ve dış borca dayanmayan şekle sokulmalı, ozellikle gıda, enerji, tarım, hayvancılık ve petro-kimyada ureten ulke konumuna gelmesi. Ancak kurulu bir fabrikaya yeni bir makine aldığınızda bunun uretime başlaması 6 ay-1 sene alır. Dolayısıyla Turkiye'de hiç olmayan fabrikaları kurabilmek yıllar alacaktır. Şu anki çaba, boşa gosterilen bir çaba. Eninde sonunda bu hukumet IMF ile anlaşmaya varacaktır."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.