Özet (TL;DR) @ 2018-10-08T08:23:00.000Z: Meslekten ihraç edilen 'rockçı imam' Muhsin Tüzer, "Tarikat mensubu olsam meslekten ihraç edilmezdim. İlahiler icra etsem, takdir ederlerdi" dedi. Tüzer, "Bu yaşadıklarımı hak etmedim. Burada aydınlık…



Turkiye

08:23 08.10.2018URL'yi kısaltın

Meslekten ihraç edilen 'rockçı imam' Muhsin Tuzer, "Tarikat mensubu olsam meslekten ihraç edilmezdim. İlahiler icra etsem, takdir ederlerdi" dedi. Tuzer, "Bu yaşadıklarımı hak etmedim. Burada aydınlık ve karanlığın savaşı var. Bu davanın kazanılması, aşılmaz denilen duvarların aşılması için bir adım olacak" diye konuştu.

Antalya'nın Kaş ilçesindeki Pınarbaşı Camii'nde imamlık yaparken, arkadaşıyla 'FiRock' adlı bir muzik grubu kuran ve 'rockçı imam' olarak bilinen 47 yaşındaki Ahmet Muhsin Tuzer, meslekten ihraç edildi. Gerekçe ise, "Atamalarında dini oğrenim şartı esas alınan unvanlarda itikat, ibadet, tavır, hareketlerinin İslam torelerine uygunluğunun bilinir olması şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiği" olarak gosterildi.

DHA

Turkiye'nin yanı sıra ABD ile Portekiz'de konserler de veren Tuzer, konuyu yargıya taşıyacağını dile getirerek "Bu soruşturma hakkaniyetli ve adaletli olmadı. Tarikat mensubu olsam meslekten ihraç edilmezdim" dedi.

Birgun gazetesinden Mehmet Emin Kurnaz'a konuşan Tuzer, "Rock muziğin İslamiyet'e aykırı bir yonu olduğunu duşunmek bir çeşit bağnazlık, bir butunluk fikrinin yeterince olgunlaşmamış olması soz konusu. Kendi bildikleri inanç sisteminin en doğru olduğunu iddia ediyorlar. Dolayısıyla kendi kafaları dışındaki diğer inançları, ideolojileri hep duşman olarak goruyorlar. Benim içinse rock olmuş, caz olmuş, blues olmuş fark etmiyor, neyle ifade ederse kendini insan, o bir guzelliktir" ifadelerini kullandı.

' KAFALARIMIZ HAKİKATTEN UZAK OLDUKÇA HEP DÜŞMAN YARATMA SÖZ KONUSU OLUYOR'

Tuzer, "Ben bugun Diyanet İşleri Başkanlığı'nda çalışan diğer imamlar gibi, yani onların istediği profilde olsam atılmazdım. Mesela tasavvuf musikisi icra etsem, alkış alırdım. İlahiler, kasideler icra etsem, takdir ederlerdi. Ama rock muzik olunca boyle oldu. Ben bu gunlerin de geçeceğini, insanların bunlara da alışacağına inanıyorum. Ama kafalarımız hakikatten uzak oldukça hep bir duşman yaratma soz konusu oluyor. Kendimiz gibi olmayan her şeyi kafalarımızda yarattığımız algılarla, kendi tarafımızda olmadığı için oteki haline getiriyoruz" diye konuştu.

(C) Fotoğraf : DHA

Diyanet'in kendisi hakkındaki suçlamalarına yanıt veren Tuzer, şunları soyledi:

"Diyanet'ten birkaç kişinin bana kafayı taktığını, ismini vermek istemediğim birileri bana iletti. Soruşturma maalesef adaletli olmadı, beni mahkemelerde susturamadılar, haklı çıktım. Beni Balıkesir'e surduler, Diyanet'ten atmayı amaçladılar ve en sonunda başardılar. Hakkımda yapılan iftiralar da var. Mesela, izinsiz konserlere çıktığım, namaz vakti camide olmadığım yonunde. Bakınız ben hepsinin belgesini onlerine koydum. Kaymakamın izniyle konsere çıktığımı gosteren belgeyi koydum. Para aldığımı iddia etmişler, bir kuruş bile para almadım. Hatta kendi cebimden çıktı, onların da belgesini belediyeden aldım. Yani Kaş Muftuluğu, Kaymakam'ın verdiği karara saygı duymuyor. Kaymakamlık destek olurken muftuluk engel oluyor. Portekiz konserine gitmem de buyuk desteği eski Kaş Kaymakamı verdi. Bir de şu var, bazen itikadi konularda birkaç arkadaş toplanır konuşuruz. Bu defa ilginçtir konuşmalarım birileri tarafından cımbızla çekilerek Diyanet'e iletiliyor. Bu konuda da dava açacağım. Başından beri beni sevmediler. Ben ulkeye çok hizmet ettim, yurtdışında konserler verdim. Bu yaşadıklarımı hak etmedim. Burada aydınlık ve karanlığın savaşı var. Bu davanın kazanılması aşılmaz denilen duvarların aşılması için bir adım olacak diye duşunuyorum."