Özet (TL;DR) @ 2018-10-07 08:19:15.929557: Zika, dang humması, sarıhumma, cikungunya, Batı Nil ensefaliti... Sivrisineklerle yayılan bu hastalıklar bir zamanlar sadece tropik ülkeler için söz konusuyken artık kapımızda. Çünkü iklim…



Artık Avrupa da dahil, neredeyse dunyanın her yerinde sivrisineklerle bulaşan hastalıklara rastlamak mumkun. Nedeniyse bu hastalıkları insandan insana yayan sivrisinek turlerinin kutup dairesi hariç her yere yerleşmeye başlaması. Turkiye'de henuz bir vakaya rastlanmadı. Ama rastlanmayacağının garantisi de yok.

Bu konuda Turkiye'de en kapsamlı araştırmayı hazırlayan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Muhammet Mustafa Akıner'e, daha uç gun once, İstanbul'un Asya Yakası'nda, tarife bire bir uyan bir sivrisinek oldurduğumu ve adalarda bu sivrisineklerin yaygınlaştığını soyluyorum. "Doğu Karadeniz'de başladı, şimdi İstanbul'un her yerinde var. Hatta Bulgaristan sınırında ve Ege Bolgesi'nin bazı noktalarında gorulmeye başladı. Özellikle Kocaeli..." diye cevap veriyor.

Akıner kaplan sivrisineği 'Aedes albopictus'tan daha tehlikeli zika ve sarıhumma sivrisineği olarak bilenen 'Aedes aegypti' sivrisineğinin şimdilik sadece Rize, Artvin ve Trabzon'da gorulduğunu soyluyor ama yarın obun gun ne olacak, kimse emin değil.

Hen uz vaka yok ama olmayacak diyemeyiz

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi, TÜBİTAK ve Sağlık Bakanlığı'yla birlikte uç farklı proje yonettiklerini belirten Prof. Akıner, sorundan Sağlık Bakanlığı'nın da ilgili belediyelerin de haberdar olduğunu, mucadele için çalışmalar yapıldığını anlatıyor: "Ülkemiz ciddi bir turizm ulkesi. Çok fazla yabancı geliyor. Bununla birlikte çok sayıda goçmen de geliyor ve hangi hastalıklarla gelip gelmediklerini bilmiyoruz."

Grip ve nezle gibi semptomlara sahip olan sarıhumma ve dang hummasının anlaşılması ozel testler gerektiriyor ve bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar ve yaşlıları daha çok etkiliyor. Şimdiye kadar ulkemizde hastalık gorulmemesi buyuk şans.

Akıner, "Goçmenlerle birlikte bir hastalık gelmemesi en buyuk umudum. Sivrisineğin hasta birinden hastalığı alması halinde bunun çok hızlı bir şekilde salgına donme ihtimali var. Bu hastalıklarda hasta sayısı bir anda 10 binleri bulabiliyor. Hastalıkların tedavileri zahmetli ve uzun.  Bu da ekonomik anlamda çok ciddi maliyetler gerektiriyor. Komşularımız Yunanistan ve Gurcistan bu sorunla ciddi mucadele içinde. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Mudurluğu Zoonotik ve Vektorel Hastalıklar Dairesi Başkanlığı bu konuda tetikte."

_ Grip ve nezle gibi semptomlara sahip olan sar ıhumma ve dang hummasının anlaşılması ozel testler gerektiriyor ve bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar ve yaşlıları daha çok etkiliyor. _

Ne yapaca ğımızı bilmiyoruz

Heybeliada'da oturan emekli akademisyen Prof. Dr. Ayşe Erzan sorunu ilk fark edenlerden. Yazdığı dilekçelerle başvurmadık kurum bırakmamış. Her defasında "Gelip ilaçlayalım" yanıtını almış. Erzan; "İlaçlandı ama fayda etmiyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz" diyor.

İ klim değişiyor, bariyerler kalkıyor

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Prof. Dr. Levent Kurnaz

Gezegenimizde canlılar için doğal bariyerler bulunuyor ve en onemli bariyerse iklim şartları. İklim değişikliğiyle birlikte bu bariyerin kalkması birçok canlının da bulunduğu bolgelerden farklı alanlara dağılmasına neden oluyor. Climatic Change dergisinde yayımlanan bir çalışmaya gore iyimser ve kotumser iklim değişikliği senaryolarında sarıhumma sivrisineğinin gelecekte yayılacağı bolgelerin ve bu bolgelerde etkilenecek olan insanların analizi yapıldı. Bu analize gore sarıhumma sineğinin etkileyeceği alan 2070'te iyimser senaryoya gore yuzde 8, kotumser senaryoya goreyse yuzde 13 artacak. Dunya nufusunun sabit kalacağını kabul etsek bile 400 milyon kişi daha sarıhumma sivrisineğinden etkilenecek. Ama insan nufusu da artıyor. Sineğin etkileyeceği alanda nufus artışı daha hızlı. Etkilenen insan sayısı toplamda
8 milyar kişiye ulaşacak.