Özet (TL;DR) @ 2018-10-06 08:02:11.866176: Star TV ekranlarında yayınlanan Aslı Enver ve Özcan Deniz'in başrolü paylaştığı İstanbullu Gelin'in 46. Uluslararası Emmy Ödülleri'nde dizi kategorisinde aday olmasının ardından projenin yönetmeni…



ntv.com.tr

05.10.2018 - 12:19 05.10.2018 - 16:08 Son Guncelleme : 05.10.2018 - 16:08

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

A İLE HAYATIBilmeyenler için kısaca Zeynep Gunay Tan'ı tanıyalım...

"1975 Gonen doğumluyum. Annem ve babam halen Gonen'de yaşıyorlar. 68 kuşağı her ikisi de avukat bir anne ve babanın çocuğuyum. Bir kız kardeşim var. Sevgili eşim de benim gibi yonetmen, meslektaşım Onur Tan. İki erkek çocuğumuz var. Ömer 9, Mete 5 yaşında."

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

E ĞİTİMİ

"İlkokul 5. Sınıfa kadar Gonen'de okudum. Daha sonra İzmir Amerikan Lisesini kazanıp İzmir'de yatılı okudum. İzmir Amerikan Lisesi'nde okurken lise son sınıfta Milli Eğitim Bakanlığından tam bursla Birleşik Dunya Koleji'nde Turkiye'yi temsil etmek uzere seçildim. Bu okul, 70 ulkeden her oğrencinin kendi ulkesini temsil ettiği ve herkesin bursla okuduğu, eğitim felsefesi dunya barışı ve farklı kulturlerin bir arada yaşayabilmesi olan çok ozel bir okuldu. Kazandığım dostluklar bir yana, hayata ve insanlara bakışımı da çok etkileyen iki muthiş yıl geçirdim o okulda. Sinema merakım da bu sureçte başladı."

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

SEKT ÖRE NASIL GİRİŞ YAPTI?

"Orada kurduğumuz bir kulupte ilk kez kendi yazdığımız kısa filmleri çekmeye, hem oynamaya hem yonetmeye hem montajını hem de muziklerini yapmaya başladık.Daha sonra İtalya'da sinema okuluna kabul edilmişken ekonomik krizle bursumun kesilmesi uzerine apar topar Turkiye'ye dondum. İtalyan Dili ve Edebiyatı'nı kazandım. İtalyan Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Fakat universite 1.sınıftan itibaren setlerde çalışmaya başladığım için mesleğimde alaylıyım."

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

K İMLERLE ÇALIŞTI?

"Kendi yaşımda birinin denk gelebileceği en kıymetli hocalar oğretmenlerim oldu. Yonetmenliği usta çırak ilişkisiyle oğrendim yani. Saymam gerekirse; Kartal Tibet, Atıf Yılmaz, Orhan Oğuz, Ömer Kavur, Şerif Goren, Ziya Öztan, Turkan Derya, Taner Akvardar ve en son Çağan Irmak, hep şukurle andığım hocalarım."

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

DAHA ÖNCE ÇEKTİĞİ PROJELER

"İlk çektiğim dizi Guz Yangını. Daha sonra Kaybolan Yıllar, Eşref Saati, Öyle Bir Geçer Zaman ki, Kurtlar Vadisi Pusu, Kayıp, Benim Adım Gultepe ve şimdi de İstanbullu Gelin'de yonetmenlik yapmaktayım. Öyle Bir Geçer Zaman Ki ile Antalya Televizyon Ödulleri'nde En İyi Yonetmen Ödulunu aldım. Yine aynı yıl Altın Kelebek'te Öyle bir Geçer Zaman Ki En İyi Dizi odulunu aldı. Yonetmenlik ile ilgili bildiğim her şeyi usta çırak ilişkisi uzerinden setlerde oğrendim. Uzunca bir surede studyoda çalıştığım için aslen montaj kokenli olduğumu da soyleyebilirim."

" HERKESİN DERDİ 'İYİ İNSAN' OLMAK" Reyting kaygısıyla birçok proje ilk bolumlerde sonlanırken siz İstanbullu Gelin'le 3. sezonu çekiyorsunuz ve Emmy gibi prestijli odullere aday gosteriliyorsunuz. Nedir bu başarının arkasında yatanlar, izleyici neden sevdi?

"Her başarılı işte olduğu gibi İstanbullu Gelin'in başarısının arkasında da çok buyuk bir emek, çok iyi bir takım çalışması, birbirini iyi anlayan,çok iyi anlaşan bir ekip ve yıldızlar kadrosu var. Teknik ekibimiz, işlerinin en iyileri. Hem çok çalışkanlar, hem de işlerini çok severek yapıyorlar. Gerçekten bu işe yureklerini açan canla başla inanan, işlerini çok seven çok yetenekli bir oyuncu kadromuz var. Yetenekten daha da onemlisi ekibimizdeki herkesin derdi 'iyi insan' olmak. Çok iyi anlaştığımız için bence bu enerji de ekrana yansıyor."

BA ŞARININ SIRLARI

"İstanbullu Gelin'in gerçek bir hikayeden yola çıkması, senaristimiz Deniz Akçay Katıksız'ın, yapım grubumuz ve oyuncularımızın hayata, hikayeye aynı yerden bakması ve kurduğumuz dil birliği, uyum İstanbullu Gelin'in arkasındaki başarının en buyuk sırrı bence. İstanbullu Gelin'i one çıkaran faktorun duygu olduğunu duşunuyorum. Hem senaristimiz, hem ben hem de oyuncularımız, bu hikayeyi anlatırken insan ruhunun derinliklerini keşfetmenin peşine duştuk. Dizi şartlarının el verdiğince, olay uzerinden gitmek yerine, insan ruhunun hangi durumlarda nasıl davrandığını, ne duygular hissettiğini ve o karakterlerin çeşitli ruh hallerinin peşine duştuk biz, insanı tanımak için. Karakter ve duygu takip ederek bir hikaye anlattığınızda butun keratin ekibin ve oyuncuların da kalbini açması gerekiyor. Kalbinizi açabildiğiniz zaman da, vardığınız yerin evrensel bir yer olduğuna inanıyorum."

" EMMY'E ADAY OLMAK BİLE ÇOK BÜYÜK ONUR"Emmy adaylığı hakkında ne duşunuyorsunuz?

"Muzikte de oyle. Bazen bir şarkı dinlersiniz, şarkıyı soyleyen kişi hiç bilmediğiniz bir dilde bile olsa oyle bir duygu ile soyler ki onu, o bilmediğiniz dilden o şarkının sozlerindeki duygu, muzikle uzanır sizin kalbinize değer. Bizim yaptığımız işte de boyle olduğunu duşunuyorum. Tabii ki 140 dakika dizi çekerken bunu hakkıyla yaptığımızı soyleyemem ama en azından niyetimiz, isteğimiz ve yolumuz buydu. Ve bunun karşılığını Emmy adaylığı ile almak hepimizi gerçekten çok mutlu etti. Çunku duygunun dili, ırkı ya da sınırı olmaz. Zaten yaptığımız iş de bu yuzden guzel. Bu adaylık dediğim bu yuzden çok kıymetli. Hepimiz çok mutlu ve heyecanlıyız aday olmak bile çok buyuk bir onur. Ayrıca Uluslararası Platformda Turkiye'yi temsil etmekte ayrı bir gurur. Üstelik finale kalan 4 diziden ikisi Turk yapımı ki bu sektor için de çok guzel bir durum. Tolga Sarıtaş'ın En İyi Erkek Oyuncu da yine Emmy de aday olarak yer alması çok çok guzel."

İ ZLEYİCİNİN DİZİYİ SEVME NEDENLERİ

"İzleyicinin diziyi bu kadar sevmesindeki en başlıca neden; bence İstanbullu Gelin'in sadık izleyicisi yapımı bir dizi izler gibi değil de karakterleri evlerine konuk eder gibi ya da o konağa misafir olur gibi izlemesi. Bunun arkasındaki sebep, dizinin anlatığı hikayedeki gerçeklik, samimiyet ve karakterlerin derinlikleri bence. Biz sadece olaylar uzerinden bir hikaye anlatmadık.Çoğu zaman çok buyuk bir olay olmayan bolumumuz oldu ama karakterlerin ufacık şeylerden bile yaşadıkları ruh hallerini oyuncularımız o kadar kalplerini açarak yansıttıklar ki izleyici de bence İstanbullu Gelin'deki karakterleri sevdi. Üstelik de sadece 3 başrol oyuncusu uzerinden giden değil neredeyse butun kadroya yayılan rollerin hepsinin kendi hikayesi ve derinliği olan birer karakter olarak İstanbullu Gelin'de var olması herkesin hayatından bir şeyler bulabilmesi, tanıdığı kişilere benzetebilmesi ve tabi Adem'le gittiğimiz terapi seansları, Sureyya'nın bize umut ışığı olması bunlar İstanbullu Gelin seyircisinin dizi bu kadar sevmesinin en onemli sebebleri sanırım."

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

" ZORLUKLARA KARŞI BİRLİKTE OLURSAK GÜÇLÜ OLABİLİRİZ"

"Biz anlattığımız her oykude yuzumuzu aydınlığa ve umuda donmeyi seçtik. Boran ailesi, kotu şeyler yaşasa da oradan hep yuzlerini guneşe donerek, iyiliklerle, umutla çıktılar. Her kotu şeyin sonunda altı çizilen durum; butun zorluklara karşı birlikte olursak guçlu olabileceğimiz. Her karanlığın arkasında bir umut vardır cumlesi oldu ki, bence bu çok kıymetli bir İstanbullu Gelin cumlesi ben de sanırım en çok bu hissi seviyorum. Ayrıca İstanbullu Gelin, izleyicisine diziyi izlerken bu hızlı yaşam temposu içinde unuttuğumuz ama hepimiz içinde var olan o guzel ışıltılı renkli duyguları hatırlatıyor gibi geliyor bana. Bence bu da seyircinin diziyi sevmesinin bir başka nedeni."

" BİRİNCİL OLAN ŞEY, SAHNENİN DUYGUSUNU ÇIKARTABİLMEK" Çekimleri gerçekleştirirken en çok dikkat ettiğiniz unsurlar ve olmazsa olmazlarınız nelerdir?

"Çekimleri gerçekleştiriken benim için onemli olan şey sahnenin duygusunu doğru çıkartabilmektir. İşimiz insan ve insan psikolojisini anlamak olduğu için insanın butun derinliklerine inebilmek, bunu seyirciye geçirebilmek adına en çok oyuncularla sıkı iş birliği içersinde çalışırım. Benim için birincil olan şey; sahnenin duygusunu çıkartabilmek ve oyuncu performansları. Herkesin de bunun için elinden gelenin en iyisini yapması. O kısıtlı zaman içersinde en iyi performansını çıkartabilmesi için elimden geldiğince oyuncularımı, teknik ekibi ve kendimi zorlarım."

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

" OĞULLARIMA FİLM BIRAKMAK İSTİYORUM" Kafanızdaki ileriye donuk hedefleriniz neler?

"Dizi sektoru içersinde aynı zamanda 2 çocuklu bir anne olarak yer aldığım için yazları onlarla geçirmeyi tercih ediyorum. Bu nedenle sinema filmine şimdiye kadar vakit ayıramadım. Artık sinema filmi de yapmak çok istiyorum. Dizi ya da sinema filmi olarak da çok ayırmıyorum aslında. Beni daha çok anlattığım hikaye ilgilendiriyor. Ama nerden baksanız dizi haftalık yayınlanan ve bir muddet sonra yok olan bir şey ama sinema filmi oyle değil. Sinema filmi hayat boyu elinizde kalan çok kıymetli bir şey. Ve bambaşka bir disiplin. Hikayenizi çok daha rahat şartlarda daha sınırsız bir zamanda anlatma luskune sahipsiniz. Oğullarıma, içinde iyilikler olan, insanı anlatan 'annem de ne guzel bir hikaye anlatmış' diyebilecekleri sinema filmleri bırakabilmeyi çok istiyorum. Kadın oykuleri, guçlu kadın oykuleri de hep çok ilgimi çekiyor."

" TEK İDOLÜM ERTEM EĞİLMEZ" Turkiye'den veya dunyadan ornek aldığınız ve takip ettiğiniz yonetmenler var mı?

"Dizi sektorunde başta eşim olmak uzere butun meslektaşlarımı takip ediyorum. Sinemada da iyi anlatılmış her hikayenin yonetmeni her zaman bana ilham veriyor. Ama benim tek idolum Ertem Eğilmez. Dunyadan da Giuseppe Tornatore, Stanley Kubrick, İnnaritu kalbimde ozle bir yerde. Son zamanlarda ise Ruben Östlond (The Square) yonetmeni çok çok ilgimi çekti. İlham veren hikayeler anlatıyor."

D İZİLERİN DÖNÜŞÜMÜ Projelerin ekrandan internet ortamına geçişi hakkında fikirleriniz nedir?

"Dijital platforma geçiş bence iyi bir başlangış oldu ornekleri açısından da. Turk seyircisinin bu anlamda çok şanslı olduğunu duşunuyorum. Kısıtlı bir zamanda çekilen hem teknik hem de oyunculuk anlamında uzun sureli ve kaliteli iş dunyada çok az yerde var. Ama tum bunlara ulaşabilmenin arkasında çok ciddi bir emek ve uzun çalışma sureleri var. Bu yuzden tabi ki hikayelerimizi daha az surede daha efektif anlatabilmeyi çok isterim. Dijital platformun ilerleyebilmesi sektor adına da çok onemli. Hepsini de takip ettim. Çok başarılı işler vardı aralarında. Daha da gelişmesini umuyorum."

  • İstanbullu Gelin, yonetmen zeynep gunay tan

Y ÖNETMEN OLMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER Son olarak bu mesleği yapmak isteyenlere ve bu bolumleri okuyan oğrencilere onerilerinizi alabiliriz.

"Bu mesleği yapmak isyetenlere onerilerim; merak etmeleri, herşeyi merak etmeleri, en çok da insanı. Ama onun dışında da her şeyi ve her turlu yaşantıyı da. Çok okumaları, bol bol film izlemeleri, çevreleri ve durumlarla empati kurabilmeleri de onemli. Ve iç seslerini dinleyen kişiler olmaları... Hızlı zaman akışında bunu çoğu zaman unutabiliyoruz. Mesleğin en onemli katorizerlerinden bir tanesi de iç duygumuzu dinleyebilmek, hissedebilmek ve onun peşine duşmek. Sadece kendimizle ilgili değil, başta sevdiklerimiz, dostlarımız ve çevremizle de ilgili. Merak etmeyi bırakmasınlar ve kalplerinin kapılarını once kendilerine açsınlar."