Özet (TL;DR) @ 2018-10-03T12:31:00.000Z: Gazeteci Şükrü Küçükşahin, Seyr-i Sabah programında dün ilk grup toplantılarına başlayan Meclis’e dair değerlendirmelerde bulundu. Küçükşahin, parlamentonun denetim ve gensoru etkisinin olmamasını,…



Seyr-i Sabah

12:31 03.10.2018(Guncellendi 12:54 03.10.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci Şukru Kuçukşahin, Seyr-i Sabah programında dun ilk grup toplantılarına başlayan Meclis'e dair değerlendirmelerde bulundu. Kuçukşahin, parlamentonun denetim ve gensoru etkisinin olmamasını, yetkilerinin sınırlanmasını eleştirdi.

(C) AP Photo / Burhan Özbilici

Başkanlık sistemine geçildikten sonra Turkiye Buyuk Millet Meclisi (TBMM) açılışını gerçekleştirdi. Salı gunu partiler ilk Meclis toplantıları gerçekleşti. Gazeteci Şukru Kuçukşahin, Seyr-i Sabah programına yaptığı açıklamalarda yeni donemde meclisin denetim yetkisinin iyice kısıtlandığını, partilerin etkisinin yok edildiğini, ulkenin Meclis tarafından çıkarılmış kanunlarla değil kanun hukmunde kararnamelerle yonetildiğini soyledi. Kuçukşahin, Meclis'in eski tarafsızlığını da yitirdiğini dile getirdi:

' GRUP TOPLANTILARI SALI ATIŞMALARI OLMAKTAN ÇIKARILMALI'

(C) AA / Murat Kaynak

"40 yıldır siyaseti izliyorum. İtiraf edeyim demokrasi konusunda çok eleştiriler yaptık ama boylesi bir donem hiç yaşamadık. Partilerin etkisinin yok edildiği bir donem yaşanıyor. 16 Nisan referandumu ardından bu tablonun geleceğini biliyorduk. Parlamentonun artık bir denetim ve gensoru etkisi yok. Milletvekilinin bakanlara soru sorma yetkisi yok. Cumhurbaşkanı veto edince yasanın çıkması için 301 oy gerekiyor yeniden çıkması neredeyse imkansız. Parlamentonun yetkilerinin yok edildiği işlevinin sınırlandığı bir doneme girdik. Meclis başkanı Meclis açılış konuşmasında yasayı kendimiz çıkaracağız dedi ama oyle değil. Kanun hukmunde kararnamelerle ulke yonetilebiliyor. Öyle bir hukuki donem yaşıyoruz ki kim anayasa mahkemesine gidecek veya oradan nasıl karar gelecek beli değil. Turkiye'de artık yasama yetkisi cumhurbaşkanlığının gucunun altında. Meclis denetleme gucunu kaybetti. Turkiye'de erkler ayrımı ortadan kalktı. Yasamanın iktidar çoğunluğu cumhurbaşkanlığı tarafından tek tek yazılıp milletvekili yapılmış adamlar. ABD'de başkan milletvekili ve senator belirlemez.

Bu Meclis'in işlevi maalesef eski o beğenmediğimiz demokrasi donemine gore bile gerilemiş durumda. Meclis'e her gidişimde içim sızlıyor. Cumhurbaşkanı gelecek diye bariyerlerle çevrili. Meclis o eski bağımsızlığını ve gucunu yitirmiş durumda. Butun milletvekillerinin eli ayağı bağlanmış durumda. Muhaliflerin yapabileceği bir şey yok. Kavga gurultu. Sonuçta çıkan bir şey olmayacak. Parlamento Turkiye gundemine hakim olmalı. Salı gunleri, Salı atışmaları olmaktan çıkmalı. Somut açıklamalar yapıldığı vizyon kursuleri haline donuşmeli. Ama birbirlerine her tur hakaretin yapıldığı bir zemin haline donuştu. Liderler birbirlerini duşmanlaştırıyor. AKP iktidarında bu soylem tavan yaptı birbirlerine hain ve duşman diyebiliyorlar.

Parlamentonun butun yetkileri bitti. Bir konu muhalefet tarafından defalarca gundeme getirildi. Eskiden olsa savcılar harekete geçerdi. Medya yolsuzluklarla ilgilenmiyor. Medya ve yargıya bakarsanız Turkiye yolsuzluklardan arınmış bir ulke. Ama uluslararası raporlarda durum bunun tam tersi. Medyanın işlevi yoneten değil yonetilenden yana olmaktır. Mağdurdan yana olmaktır ama şu anda guçluden yana. Mujde haberleri veriliyor sadece cumhurbaşkanından. 3 ayda 3 kez evde kullanılan doğalgaza yuzde 9'ar zam yapıldı bunlar bile medyada yer almadı. Araştırmacı gazetecilik bitti. 3. Havaalanı için 400'un ustunde işçi gozaltına alındı. Medyada havaalanı çalışma koşulları için herhangi bir haber gordunuz mu? Çare topluma duşuyor. İktidar boyle bir medyayı tercih ediyor. Tek başına gazetecilerin direnmesi yetmiyor. Gazeteci gucunu halktan alır. Bizim gibi bağımsız gazeteciler sosyal medyada yeni bir ortam açmaya çalışıyor. Bu gazeteciler yaygın medya için bir denetim gucu haline geliyor. Medya kağıt zammı gibi çok ciddi sıkıntılarla da karşı karşıya. Burada en buyuk gorev bizi dinleyenlere duşuyor. Yeni mecralar yaratılması gerekiyor. Bağımsız gazeteciler olmazsa sıkıntı çeken sadece gazeteciler olmayacak."