Özet (TL;DR) @ 2018-10-03T15:35:00.000Z: Rusya ile Türkiye arasında Soçi’de imzalanan İdlib mutabakat zaptı 15 Ekim’de hayata geçirilecek. Ancak bu anlaşma aynı zamanda bölgedeki ağır silahların 10 Ekim’e kadar bölgeden çıkarılmasını da…



Goruş

15:35 03.10.2018(Guncellendi 15:59 03.10.2018) URL'yi kısaltın

Rusya ile Turkiye arasında Soçi'de imzalanan İdlib mutabakat zaptı 15 Ekim'de hayata geçirilecek. Ancak bu anlaşma aynı zamanda bolgedeki ağır silahların 10 Ekim'e kadar bolgeden çıkarılmasını da ongoruyor. Ve bu konuda Ankara çok onemli yukumlulukler ustlendi.

Öte yandan İdlib'deki bazı cihatçı orgutlerin, Soçi anlaşmasına uymama ve silahlarını bırakmama kararı aldıkları oğrenildi. Aynı şekilde cihatçı Ceyşul İzze orgutu, Lazkiye-Halep ticaret yolunun açılmasına da izin vermeyecekleri yonunde açıklamalarda bulundu.

Peki bu koşullarda Turkiye, ustlendiği İdlib yukumluluklerini mutabakat metninde belirtilen surelerde yerine getirebilecek mi?Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan guvenlik uzmanı ve eski asker Abdullah Ağar, şunları soyledi.

Bununla ilgili buyuk bir belirsizliğin olduğunu biliyorum. Ancak şu anda Turkiye'nin ilgili kurumları İdlib bolgesinde 15 Ekim'e kadar Soçi mutabakat zaptına uygun bir ortamın yaratılması için buyuk bir gayret içindeler. Sonuçta Rusya ve Turkiye bolgede silahlar patlamasın diye bu mutabakat zaptı imzaladı. Ve İdlib meselesinin muzakereler ve ikna yoluyla veya başka siyasi ve diplomatik metotlarla çozulmesi için buyuk bir gayret gosteriliyor. Ama diğer taraftan sahada sorunlu olan cihatçı orgutler uzerinden ciddi anlamda manipulatif ve provokatif yaklaşımların olduğunu da gormek gerekiyor. Artık çok net olarak gozukuyor ki, İdlib meselesinin çozumunun uzaması bir kere Fırat'ın doğusundaki YPG/PKK-ABD işbirliğine çok yarıyor. Dolasyısıyla bu guçler, İdlib sorununun çozulmemesi için çok ciddi bir çaba sarfediyor. Çunku İdlib meselesi devam ederken bunlar Suriye'de nufuz alanlarını genişletmeye çalışıyor.

Turkiye şu anda İdlib meselesinin çozulmesi için her turlu gayreti gosteriyor. Peki çozulebilir mi? Aslında bu, sadece gayretle ilgili bir mesele değil, ortaya konulacak irade ve kararlılıkla ve bunun sahadaki gruplar tarafından kabul edilmesiyle ilgili bir şey. Sonuçta sorun yaratan grupların ortaya koyabilecekleri refleks, İdlib'i bir kan golune çevirmeyle ilgili bir risk uretiyor. Bunu ne Turkiye ne Rusya ne de Suriye istiyor. Artık siyasi bir çozum yonunde bir gayret var. Önemli, ama provokasyonlara açık bir safhadan geçiyoruz.
Turkiye'nin, Suriye'deki aşiretleri, sivil toplum orgutleri ve onlar uzerinde etkisi olan diğer birtakım yontemleri kullanarak, uzerinde soz sahibi olmadığı ama o bolgede var olan orgutleri bir şekilde İdlib mutabakat zaptına uymaya zorlamaya çalıştığına dair kuvvetli emareler var. Bu konuda umarım Turkiye başarılı olur. Başarılı olur diyemiyorum çunku bunların 'kocaları' farklı farklı. Yani bağlantıları, angajmanları, patronajları farklı farklı. Dolayısıyla mesele, sadece o orgutleri ikna etmek değil, patronlarını da ikna etmek gerekir. Sonuçta Suriye'de kuresel bir oyun oynanıyor. O kuresel oyunun kuklaları, vekalet savaşçıları orada. Dolayısıyla sahadaki orgutlerin koydukları refleks, hur bir refleks değil; patronajları uzerinden farklı farklı refleksler uretebiliyorlar.

İdlib'de Rusya ile Turkiye arasını bozmaya yonelik ve sureci uzatmaya yonelik tuzaklar da var, sureci kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaya yonelik birtakım refleksler de var. Şu anda İdlib bolgesinde yaklaşık 180 orgut var. Hepsinin kimyası başka, karekteri başka, davranış biçimleri başka, bağlantıları başka, fonlanmaları başka. Burada Rusya ile Turkiye'nin samimiyeti ve işbirliğinin ve bunun sahaya yansımasının çok onemli olduğunu duşunuyorum. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, orgutler direnecekler, çunku orgutlerin 'kocaları' başka.